YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Bayrağa uzanan eller cevabını alır"
Başbakan Erdoğan, grup toplantısında gündemi değerlendirdi.Suriye'de Türk bayrağına ve temsilciliklerimize yönelik saldırılara çok sert tepki veren Erdoğan Esad yönetimine seslendi: Türk bayrağına uzanan her el tereddütsüz karşılığını almıştır
"Bayrağa uzanan eller cevabını alır"
15 Kasım 2011 / 12:06 Güncelleme: 15 Kasım 2011 / 14:08

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de Türk bayrağına yönelik çirkin saldırıya ilişkin, ''Şunu buradan Esad yönetimine açık açık ifade etmek istiyorum; Tarih boyunca, yüzlerce yıldır ay yıldızlı Türk bayrağına uzanan her el hiç tereddütsüz biçimde cevabını almıştır, bundan sonra da alacaktır'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Suriye'deki gelişmelere değindi. Son günlerde bu ülkede önemli gelişmelerin yaşandığını dile getiren Erdoğan, Arap Birliğinin 16 Ekimdeki toplantısında, Suriye'deki yönetimden bazı şartların karşılanmasını istediğini, Suriye yönetiminin de bunu kabul ettiğini hatırlattı. ''Ne var ki tıpkı bize yapıldığı gibi Arap Ligine de Esad yönetimi tarafından samimiyetsiz bir tavır sergilendi'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Arap Ligine reformlar konusunda adım atacağız sözünü veren Esad yönetimi adeta operasyonlara, baskılara hız vererek kan akıtmaya devam etti. 12 Kasım'da Kahire toplantısında Arap Ligi, Suriye'nin bu dürüst olmayan, güven vermeyen tavrını değerlendirdi ve aldığı kararları dünya kamuoyuna duyurdu. Arap Ligi, talepler yerine getirilinceye kadar Suriye'nin toplantılara ve çalışmalara katılımını askıya aldı. Suriye'deki sivillerin korunması, şiddetin sona ermesi amacıyla Arap Ligi başta BM olmak üzere ilgili tüm kuruluşlarla ve Suriye muhalefeti ile temas halinde olma kararını da yine bu toplantıda aldı. Arap Liginin Kahire zirvesinde Suriye hükümetine karşı ekonomik ve siyasi tedbirlerin alınması, üye ülkelerin Şam'daki büyükelçilerini çekmesi, Suriye muhalefetinin tanınması da değerlendirildi. Türkiye olarak Arap Ligi'nin aldığı tüm bu kararları zamanlı ve sağduyulu kararlar olarak değerlendirdik ve desteklediğimizi ifade etti.''

Türk bayrağına saldırı

Erdoğan, Suriye yönetiminin Arap Birliğine karşı sergilediği samimiyetsiz tavırdan geri adım atmak, verdiği sözleri tutmak yerine maalesef şiddetin boyutunu ülkesindeki yabancı temsilciliklere yönetmek gibi yeni bir yanlışın içine girdiğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

''12 Kasım gecesi, Suriye'deki Suudi Arabistan, Katar, Fransa temsilciliklerine saldırılar gerçekleştirildi. Türkiye'nin de Şam, Halep ve Lazkiye'deki temsilcilikleri, bu saldırılarda hedef alındı. Biz öncelikle bu saldırıları şiddetle kınadık. Suriye'deki diplomatik temsilcilerin güvenliğinin derhal sağlanması çağrısında bulunduk. Ankara'daki Suriye Maslahatgüzarı Dışışleri Bakanlığımıza çağrıldı ve Suriye'ye bir nota tevdi edildi. Ayrıca Şam Büyükelçiliğinde görevli personelin bir kısmı ile aile fertlerinden oluşan 60 kişiyi önceki gün itibariyle tahliye ederek, ülkemize ulaşmalarını sağladık. Bizi asıl üzen nokta, Lazkiye'de bazı kendini bilmezler tarafından kameralar önünde, Türkiye bayrağına yönelik olarak yapılan çirkin saldırı girişimi olmuştur. Şunu buradan Esad yönetimine açık açık ifade etmek istiyorum: Tarih boyunca, yüzlerce yıldır ay yıldızlı Türk bayrağına uzanan her el, hiç tereddütsüz biçimde cevabını almıştır, bundan sonra da alacaktır. Ben şuna da çok eminim, ay yıldızlı Türk bayrağı, Türkiye için milletimiz için ne kadar aziz ve kutsalsa, Suriye'nin kardeş halkı için de en az o kadar aziz ve kutsaldır. Bu, şu andaki Suriye yönetimi için bir anlam ifade etmeyebilir. Ama ben inanıyorum ki gerçek manada, Türkiye'yi kardeş bilen, bizim de onları kardeş bildiğimiz Suriye halkı, yönetimle aynı şeyleri paylaşmıyor. Nitekim karşıt gösterilerde bulunan muhalif kesimde ellerinde Türk bayraklarıyla onlar da meydanlarda dolaşıyor. Hata Türk bayrağının anlam ve önemini, barışın, kardeşliğin ve özgürlüğün sembolü olduğunu, yeryüzünde Türkiye kadar iyi bilecek milletlerden birisi hiç şüphesiz yine Suriye halkıdır. Türk bayrağına yönelik çirkin saldırı, ben inanıyorum ki Suriye'deki bir avuç kendini bilmezin, alçağın, kışkırtmalar neticesinde ortaya koyduğu bir eylemdir.''

"Kılıçdaroğlu'nun tek bildiği ortalığı karıştırmak"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ''Erciş il olmalıdır'' görüşüne karşılık, '''Anamuhalefetin Başkanı'nın, yapacağı bir şey yok. Tek şey var; ortalığı karıştırmak,  akılları bulandırmak. Ne diyor, 'Erciş il olmalıdır.' Böyle kolaycılık, böyle bir popülizm olmaz'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Van'da yaşanan depreme değindi. Deprem üzerine bir çok spekülatif çalışma olduğunu belirten Erdoğan, ''Anamuhalefetin Başkanı, yapacağı bir şey yok ya... Tek şey var; ortalığı karıştırmak,  akılları bulandırmak. Ne diyor, 'Erciş il olmalıdır.' Yani il olduğu zaman, Erciş ne kazanacak, bunu filan düşünmüş değil veyahut da Türkiye'nin uygulamaları ortada. Böyle popülist yaklaşımlarla il yapacağız diyenlerin il yaptıkları yerlerin halini biliyoruz, görüyoruz. Ama ilçe dahi olsa, eğer başarılı bir yönetim varsa, oraların da nerelere taşındığını biliyoruz'' diye konuştu. 

Van'ın 2014'te büyükşehir olacağını ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Büyükşehir olduğu zaman mülki sınırlar içinde olacağı için Erciş de büyükşehirin bir ilçesi olacak. Dolayısıyla bugün İstanbul'un, Kocaeli'nin modernleşen, değişen ilçeleri neyse, yarın Erciş de böyle bir ilçe haline gelecek. Altyapısı, üstyapısı, herşeyiyle yoğun bir şekilde orada bir gelişimin olduğunu göreceğiz. Ama bunları hiç düşünmeden, hani ağzı olan konuşuyor ya.. Böyle bir şeye başvurmak suretiyle, 'Bak ben size gayet güzel bir proje ürettim, Erciş il olmalı.' Böyle kolaycılık, böyle bir popülizm olmaz. Nitekim biz bunu Erciş'te vatandaşımıza meydanda  söyleyince, vatandaşımız, ben söylemedim onlar konuştu, 'Başbakanım ağzı olan konuşuyor, siz bunlara bakmayın' dedi.

Aynı şekilde bir başkası çıktı, 'Burası afet bölgesi ilan edilsin' diyor. Sorun afet bölgesi nedir diye bunu bilmez. Mevcut şu andaki mevzuatımızda siz bir yeri afet bölgesi ilan ettiğiniz zaman orada inşaat yapamazsınız. Oraya mevcut inşaatlarda herhangi bir restorasyona bir çivi dahi çakamazsınız. Ha nedir, belediyeler para kazandıracak ya, O para geldiği zaman ondan da ne yapılacağını biliyorsunuz. Şu anda Van merkezde biz belediyenin yaptığı çalışmaları görüyoruz. Neler yaptığı ortada. Sadece popülizm, sadece ideolojik yaklaşım tarzıyla bakıyorsunuz belediyenin imkanları oralarda kullanılıyor. Biz tabii bütün bunları bir kenara koyuyoruz, ne yapacağız onlara bakmamız lazım. Hamd olsun tüm kurum kuruluşlarla yoğun bir çalışma yürütülüyor.''

Erdoğan, mevsim şartlarının işleri zorlaştırdığını belirterek, ''Ama bütün bu zor koşullara rağmen elimizden geleni yapacağız ve inşallah Van merkez olsun, köyleri olsun, Erciş ilçesi ve köyleri olsun buraları çok kısa zamanda çok daha değişik bir yapıya kavuşturacağız. Arkadaşlarıma onu da söyledim; yani işi böyle çok da abartılı anlatmaya gerek yok. Ne yapacaksak bunu konuşalım, bunu anlatalım; herkes de bunu görsün, bunu bilsin. Onun için de şu anda ilk etapta sıkıntıları, çadırlar, konteynerle, prefabrik konutlarla inşallah aşacağız. Ama hedefimiz, Ağustos sonuna kadar kalıcı konutları yapmak, tamamlamak suretiyle, inşallah Van merkezde ve aynı şekilde Erciş'te çok daha farklı bir kentsel dönüşüm değişimi gerçekleştirmiş olacağız'' dedi.

AA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler