YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Baykal'dan şok Sarkozy iddiası
Emine Erdoğan'ın türbanından kaynaklı GATA'ya alınmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan'la ilgili Baykal şok bir iddiada bulundu. Baykal'ın iddiasına göre, Sarkozy Başbakan'a Fransa'ya giderken eşini getirme mesajı verdi...
Baykal'dan şok Sarkozy iddiası
09 Şubat 2010 / 14:56 Güncelleme: 10 Şubat 2010 / 10:07

CHP Genel Bakanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu...

Eleştiri oklarını yine hükümete çeviren Baykal'ın sözleri şöyleydi;

Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliğinin bir kenara bırakılması gerektiğine dikkate çekti. Artık Anayasa değişikliğinin zamanının geçtiğini ve takip edilemeyeceğini gördüğümü şifade etmiştim. Bunun ardında sadece 330 oy toplamakonusunda güçlükle karşılaşacağı ifade ediliyor Başbakanca ama önemli olan bu değil referandumda yüzde 50 imkansızdır. Anayasa değişikliği bir kenara itilecektir demiştim anaysa değişikliği önemli bir konudur. Ak Partinin Anayasa değişikliğini kendileri için hukukun arkasından dolanmak için böyle bir yola gittiklerini biliyoruz. Bu yüzden Anayasa değişikliği konusunda anlayış birliğine girmesi güçtür. 608 tane fezleke dosya var mecliste neden dokunulmazlık yüzünden bekliyor.

Madem bu kadar demokrasi diyorsunuz bir de dokunulmazlık sorununa değinin. İlk şart önce vekil olarak hesap vermeye hazır olduğunu ortaya koyacaksın. Evet bu gerçek ortaya çıktı. sayın Cumhurbaşkanı tarihi fırsattır dedi ama ardından iyi bir şey çıktığı görülmedi. Anayasa değişikliğinde de tarihi fırsatı kaçırdık diyor. üzülmesin Gül bu millet zamanı gelince yapacak biz de gerekeni yapacağız.

Türkiye'de uzlaşma konusundaki ilk temel yanlış cumhurbaşkanı seçimi konusunda olmuştur. Bu milletin en çok Cumhurbaşkanı konusundaki uzlaşma konusunda yok sayarsanız şimdi de bu konuma düşersiniz. Millet çıkar der ki Türkiye'ye bir ombudsman lazım. O işte CUmhurbaşkanının ta kendisidir. Eğer uzlaşma olsaydı o Cumhurbaşkanı ombusdman olurdu.

İZZET BAYSAL'DAKİ ATAMA

Son dönemde 14 rekotör atandı ki bütün bunlar üniversite görevlilerinin seçimlerinin dışında alınmıştır. Bu atamaların en dramatik sonuç doğuranı İzzet Baysal'da gerçekleşti.

Geçenlerde bu üniversitede rektör konsuunda bilinen usul uygulandı. Öğretim üyelerinin aptığı sıralamayı YÖK'ün değiştirmesi üzerine Baysal ailesinin büyüğü mektup yazdı. Mektupta rahmetlinin en büyük arzusu bu üniversiteden iyi öğrenciler çıkması ülkenin ileri gitmesidir. Yeni rektörlük seçimleri yapıldı. Vereceğiniz karar önemlidir. Atilla kılıç sayesinde devlet üniversitesi büyük atılım sağladı ve mütevelli heyetinin takdirini kazanmıştır. YÖK tarafından size verilen listede bir sıra değişikliği olursa bana  dakika bir söyleme fırsatı verin diyor. Muhetemel bir tehlikeye karşı aman ha deme fırsatını bana verin. En azından bir 15 dakika anlatayım ne olduğunu... Mektupta böyle dendi.

Bu olayla bir kez daha ortaya çıkmışır ki sorun Anayasa'da değil sizin kafanızdadir. Hiç bir Anayasa sizi demokrat yapamaz...

Olay budur işte. Sizin gerçeğiniz budur....

ERMENİ AÇILIMI

Bu kürsüde hep neyin nereye varacağını söyleriz. Bizi hep eleştiriler her şeye karşı çıkıyorsun her şeyi eleşitiriyorsun diye. Ama sonucu gördüğümüz için uyarıyoruz biz... Ermenistan bizim bir komşumuzdur Ermensitan kurulduktan sonra onu tanıyan ilk ülkelerden biri Türkiye olmuştur... Bizim Ermenistan'la ilgili hiç bir sıkıntımız olamaz... Öneceden yaşananlar için ise gerçkler ifade edildiği sürece her zaman konuşabiliriz. Ermenistan 1993 yılında Azerbaycan'ı işgal etti. Bunun işgal olduğunu bütün dünya biliyor. Herkes biliyor ki bu bir işgaldir. Türkiye de bunun üztüne tepki koydu. Azerbaycan'ın arkasında durdu ve sınırı kapattı. Ermenistan bundan rahatsız oldu tabi.

Türkiye sınırı Ermenistan'a düşmanlık duyduğu için değil... Ermeni halkı zorda kalsın diye değil... Sözde soykırım suçmaları için değil. Azerbaycan'a yapılan işgalden kaynaklı kapattık. Şimdi aradan zaman geçti. Arada hiç itilaf olmayacak, sıfır itilaf diyor. İtilafı biz yarattı ki şimdi düzeltemeye çalışıyosun.

Arada bir protokol imzalandı.. Ama Ermenistan hala işgalde... İşgale son vermeyi de düşünmüyor. Yapmayın dedik biz o yüzden Azerbaycan'la aranızı bozmayın, onları tedirgin etmeyin dedik... O zaman daha önce neden bunları uyguladık. Şimdi niye teslim oluyorsunuz. Ne için ne karşılığında teslim oluyorsun. Dedilerki Karabağ işgali bitmedikçe sınırlar açılmayacak dedi. Peki protokolde var mı? Yok. Azerbaycan tepkisini koyunca oraya gittin işgal kalkamadn açmıycam kapıları dedin o zaman neden bu protoklü imzaladın...

Protokolde neler var?

Hani bizim sınırımızı kabul etmiyorlar ya işte artık o kabul edilecek dediler. Biz görmedik protokolde dedik... Yok var var dediler...

Sonra soykırımiddilarıyla  ilgili yumuşama var dediler. Biz görmedik dedik. Olur mu var var dediler...

Sonra Ermeni mahkemesinden karar çıktı... Türkiye ile ilişkilerimiz düzelsin ama sınırlar kabul edilmeyecek.. Soykırımla ilgili bilim kurulu inceleme yapmayacak...

Bunun üzerine hala hükümet siz protokolün gerçerliliğine ilişkin açıklama yapın dediler. Böyle bir açıklama da gelmedi. Yani Ermeni açılımı tıkandı arkadaşlar.... Ermeni açılımı tam bir fiyaskodur... Hiç bir şey elde edilmedi ancak çok şey kaybedildi. En başta Azerbaycan'ın dostluğu kaybedildi. Şimdi Azerbaycan doğalgaza zam yapacağını açıkladı. Sanmayınki bu olaylar sadece tarih kitaplarında yer alacak... AKP'nin yanlış politikalarının bedelini vatandaş ödeyecek...

TBMM'DE ACI GÜN

Geçen hafta TBMM'de en tarihimizde en acı en kötü günlerimizden birini yaşadık bakınca acaba Tayvan'dan mı bu görüntüler diye düşündük. Meclis'te atışmalar her zaman olur ancak sözlüdür bunlar hiç bir zaman temas olmaz. Ama bu olayda oldu. Bu olayın arakasında 3 ana nokta var...

* Birisi eş tartışmasıdır. Siyasi tartışma işine eş aile kavramı girmiştir. Bu tartışma olayın tansiyonunu yükseltmiştir.

* Din istismarı vardır bu olayın içinde

* Saldırı boyutu vardır. Çok sistemli parti düzeynde organize bir saldırı gerçekleşmiştir...

Eş ve aile tartışması; Siyaset ilkeler, görüşler etrafında yapılır. Siyasi tartışmanın hedefi aile eş kardeş gibi kavramlar karıştırılmaz... Bu bizim ahlakmıza da insanlığımıza da yakışmaz. Kavgayı kiminle yapıyosan onunla yap. Bunu öğrenmediysen senin siyaset sahnesinde yerin yok demektri.. Ama bu tek taraflı bir ilke değil ama hiç birimizde ailemizi eşimizi asla siyaset sahnesine taşımayacaksın. Taşırsak o da saldırıya uğramaya başlar. Eşine en büyük haksızlığı sen yapmış olursun...

YANLIŞ ERDOĞAN'LA BAŞLADI

Yanlış Erdoğan'ın eşi ile ilgili konuşması ile başlamıştır. Kılık kıyafetle ilgili sıkıntını eşin üzerinen dile getirirsen eşin de hedef haline gelir... Başbakan pazar günü bir olayı anlattı. Bizim bildiğimiz ama bir türlü dile getirmediğimiz bir şey daha var. Devlet ziyaretlerinde eşini getirme mesajları verildi. Sarkozy Emine Erdoğan için Başbakan'a eşini getirme mesajı gönderdi. Biz bu konuyu şikayet yaptık mı? Sadece kılığından kıyafetinden kaynaklı... Ama kendi başına gelince şikayet eder, ağlarsın... Sen bu ülkede şikayet edecek merhamet dilenecek noktada değilsin. Sen bu ülkenin başbakanısın...

Dini istismar, Bununla ilgili de senin il partinde ki bi adam tutmuş sana methiyeler dizmiş referansolarak da peygamberi göstermiş. Bu kadar gereksiz, bu kadar saçma bir söz daha olamz. Burada saygısızlık peygambere yapılmıştır. Peygamber herkesin peygamberidir saygısızlık herkese yapılmıştır. Ayrıca Başbakan vicdanları hakkı adaleti çiğnemiş biri daha hesabını yüce divanda vermemiş o zaman siyasetçi... Bu adamla peygamberi nasıl benzetirsin. Hadi o benzetti. sen niye o adamı görevde tuttun..

ŞÜKÜR NAMAZI KILIN

Bir belediye başkanı çıktı herkes iki rekat başbakana namaz kılsın şükür namazı...Namaz kime kılınır, şu saçmalığa şu densizliğe bakarmısınız? Bu dine saygı mı? Dine en büyük saygısızlık bu işte.. Bu teklifin müslümanlıkla ne alakası var. Daha hesabını vermemiş birine peygamber benzetmesi yapmak bunun neresi müslümanlık.. Birini istifa ettirdiler diğeri şükür namazı diyen hala görevde... Onu da istifa ettireceğiniz için değilde aman üstümüze gelmesinler diye yaptırdınız.

Meclis'te kavga ne zaman çıktı? Osman Durmuş'un sözlerinin üzerine değil... Durmuş'un sözlerini hazmetmişlerdir. Herkes sakin sakin dinlemiştir.. Ne zamanki Başbakan kürsüye çıkıpda cevap vermiştir işte o zaman Başbakan'ın öfkesini görünce gün bugün deyip MHP'lilerin üstüne saldırmışlardır...

Sen aileni eşini kullanırsan onlarda çıkar sana cevap verir... Sonrada sanki saldırıya uğrayan bunlarmış gibi davranıyorlar. Bir de Başbakan diyor ki, biz gerilim siyasetinde yokuz. Asıl gerilimin temel sebebi sensin.

ARINÇ'A CEVAP

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına giren Bülent Arınç'ta Baykal'ın konuşasından nasibini aldı...

Birinin odasına kapı çalmadan giriyosun ki bu kişi TBMM Başkanvekili hem de bu bir kadın, edep yahu... Sen onu kadın diye sahipsiz mi sandın, ali kıran baş kesen misin sen? Bir de tabi bunun Anayasal boyutu var. Daha önecede zaten Başbakan Meclis başkanına dönüp sen mi susuturusun ben mi susturuyum demişti. Aynı şeyi bugün Başbakan yardımcısı da yapıyor... Bir de bir başkası için "sarhoş" diyor bu ne imana ne izana hiç bir şeye sığmaz. Bu ağır iham bu bir ayıp.

Bir de üstüen "Eğer meclis başkan vekili özür dilememi isterse dilerim" diyor. Özür siparişle dilenmez... Senin vicdanın rahat değilse git özür dile biz o zaman sana saygı duyarız. Sen o hakkında dedikodu yaptığın gıybet yaptığın kişi hakkında vicdanını nasıl rahat ettirebiliyorsun... Sen önce bunun cevabını ver...

TEKEL İŞÇİLERİ

Tekel işçileri sadece kendi haklı davalarının peşinde koşuyor değildir.Tekel işçierlinin uğrunda mecadele ettikleri konu sadece kendi mücadeleleri değildir. Onlar çok büyük bir mücadele veriyor.. O yüzden zaten bu kadar çok destek alıyorlar... Onların mücadelesi herkesin maruz kaldığı haksızlığa karşı bir mücadele.

Çünkü bu mücadeiyi veren arakadaşalr kırıp dökmüyor, kimseye el uzatmıyorlar sadaece haklarını istiyorlar...

kendi işlediği suçu bile,başkasına atıyor.
 // ibrahim çelikoğlu
Pislik at tutmazsa izi kalsın.Yalan,iftira,inkâr bunların en iyi hüneri.
Vatan başka şeye benzemez.Engellenirse yabancı güçler dürüler yağını çıkarır.Teknelojiye ayak uydurmak şarttır.Yoksa tökezler durursunuz.Bu kesimde bunun böyle olması için ellerinden ne gelirse yapıyor.Yabancı güçlerle bir oluyor.Onlardan nemalanıyor.
İspatı her zaman açık seçik.Korkmuyorlar.Korkutuyorlar.Yargıda ellerinden tutuyor.Koruyor.Bunebiçim devlet?Ne biçim yönetim?
Birilerini...
09 Şubat 2010 18:35
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler