YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Baykal'dan 'İnönü' kızgınlığı
Baykal: Başbakan Erdoğan, ülkenin anayasası ve tarihi ile barışık değildir
Baykal'dan 'İnönü' kızgınlığı
04 Mayıs 2010 / 16:23 Güncelleme: 04 Mayıs 2010 / 16:24

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. Baykal, "Bu insanlara karşı şükran duygusundan vazgeçtik, en azından terbiyesizlik yapmamayı başarmak çok mu güçtür?" dedi. Baykal, Erdoğan'ın, ülkenin anayasası ve tarihi ile barışık olmadığını iddia etti.
 

Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, Erdoğan'ın, İnönü'yle ilgili sözlerine değindi.
 

Baykal, İnönü'nün, milli mücadele içinde, bağımsız Türkiye'yi kuran iki büyük kahramandan biri olduğunu belirterek, "Çankaya'dan, arkasında hiçbir dedikodu, yolsuzluk iddiası olmadan, elinde çantasıyla, yürüye yürüyüşe Pembe Köşk'e inmeyi göze almış, başarmış bir insan." dedi.
 

Baykal, şöyle devam etti; "Hitlermiş... Hitler kim; demokratik bir toplumun, Weimar Cumhuriyeti'nin, o zamanın koşulları içindeki liberal demokrasinin imkânlarını, seçimi kullanarak, işbaşına gelip, tarihin kaydettiği en acımasız diktatörlüğü, insanlığa karşı en büyük soykırım suçunu işleyerek, kendi ülkesi ve bütün dünyadaki milyonlarca insanın ölümünün doğrudan sorumlusu olan biri.
 

İnönü, vatanı işgalden kurtarmak için savaşmış, sonra Lozan'da barışı yapmış, kendi devletini inşa etmeye çalışmış, bir barış adamı, devlet adamı. Ülkesine demokratik rejimi, çok partili rejimi getirmiş, hakimlere bağımsızlık, basına özgürlük vermiş, ülkeye demokratik hak ve özgürlükleri taşımış, bunu misyon olarak kabul etmiş bir insan. Buna diyeceğiz ki 'sen Hitler'sin'... Hitler kim? Dünyayı belaya ve ateşe atan insan. İnönü, Hitler'in dünyaya attığı ateşten, Türkiye'yi kurtarmak için tarihin hayranlıkla izlediği, en büyük diplomasi zaferlerini kazanan insan.''
 

Baykal, ''Eğer o tarihlerde, Türkiye'nin başında, 1 Mart 2003'te ABD askerlerinin, Irak'a müdahalesi için tezkere hazırlayıp, Türkiye'yi savaşa açmaya gönüllü olan, Irak'ta 1 milyon Müslüman'ın öldürülmesine destek vermeyi içine sindiren zihniyet, işbaşında olsaydı ne olurdu?" diye sordu.
 

İnönü'nün, hem Hitler hem de Stalin'in ordularını, Anadolu topraklarının dışında tutmayı başardığını vurgulayan Baykal, İnönü'nün, büyük haksızlıklara, iftiralara maruz bırakıldığını, hakkında ''asker kaçağı'' denildiğini belirtti.
 

 Baykal, şu ifadeleri kullandı; ''Böyle bu işler... Anadolu'nun maneviyatını, dinini, imanını, kimliğini, milliyetini, ırzını, şerefini kurtarmış insanlara, bunca yıl sonra, bir Başbakan sıfatıyla bu sözleri söylemeyi içine sindiren bir anlayışa acaba ne söylemek gerekir? Bugün Rize Güneysu'daki çocuklarımız, İsmet İnönü'nün, Türkiye ile tanıştırdığı çay üretimi ve Çaykur'un helal paralarıyla beslenip büyümüş, bu milletin evlatları olarak yetişmesi imkanını elde etmiş insanlardır. Bu insanlara karşı şükran duygusundan vazgeçtik, en azından terbiyesizlik yapmamayı başarmak çok mu güçtür?"
 Baykal, "Bu sözlerin altında hiç şüphe yok, husumet, düşmanlık, kötü niyet, peşin fikir var da cehalet de var. İnönü'yü faşizmle suçluyor." dedi.
 

''Bu durum, Başbakan'ın zihniyet dünyasının bir yansımasıdır.'' diyen Baykal, ''Başbakan, ülkenin anayasası ve tarihi ile barışık değildir. Fırsat bulduğu zaman, fırsat bulduğu yerde onlarla savaşmayı kendisine temel bir ilke edinmiştir. Böyle bir durumun dünyada örneği yoktur. Uganda da bile olamaz. Başbakan, devleti, Cumhuriyeti ve modern Türkiye'yi sevmiyor. Başbakan, İnönü'nün sözlerini de sevmiyor; 'Bu ülkede namuslular da en az namussuzlar kadar cesur olmalı' sözünü de sevmiyor. Başbakan'ın görevi ülkeyi kaynaştırmaktır. Ayırmak, çarpıtarak, dağıtmak, birbirine düşürmek değildir.'' ifadelerini kullandı. CHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler