YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan'dan çarpıcı açıklamalar
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Birileri çıkıyor başta anamuhalefet, bizler için diktatör falan saçma sapan yakıştırmalar yapıyorlar. Aynaya baksınlar aynaya'' dedi.
Başbakan'dan çarpıcı açıklamalar
29 Aralık 2012 / 15:06 Güncelleme: 29 Aralık 2012 / 16:10

 

Başbakan Erdoğan, Şanlıurfa Abide Kavşağı ve diğer yatırımların ortak açılış töreninde yaptığı konuşmada, 4 4 4 eğitim sisteminin bir değişim ve dönüşümün adı olduğunu söyledi.
 
Erdoğan, ''Karşımda gördüğüm kızıyla erkeğiyle bu genç kuşaklar bu zorunlu eğitim sistemiyle, zorunlu öğrenim sistemiyle inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacak, Türkiye'nin temel taşları olacaktır'' dedi.
 
Cumhuriyet'in nasıl kardeşlik üzerine inşa edildiyse, aynı şekilde yine kardeşlik üzerinde yükseltileceğini dile getiren Erdoğan, ''Bütün sorunlarımızı kardeşlik hukukuyla çözeceğiz. Bütün meseleleri, samimiyetin diliyle, gönül diliyle konuşacak, bütün meselelere diyalogla, uzlaşmayla yaklaşacak, istişareyle çözüm üreteceğiz'' diye konuştu.
 
Siyasete girdikleri andan itibaren, gençlik yılların itibaren çok büyük zorluklarla karşılaştıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
''Siyasi görüşlerimiz yok sayıldı, siyasi taleplerimiz yok sayıldı. Bu ülkede bize öteki muamelesi, zenci muamelesi yapıldı. Tehditler aldık. Maddi-manevi saldırılara maruz kaldık. İstanbul'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaparken İstanbul'a hizmet üretmemizin, eser üretmemizin önüne geçilmek istendi. Siyaset yaptığımız partiler kapatıldı. Yetmedi, Siirt'te okuduğum bir şiirden dolayı mahkum oldum. Cezaevinde yattım. 3 Kasım seçimlerinin ardından hükümeti kurduktan sonra da önümüze engeller çıkarıldı, önümüze zorluklar çıkarıldı. Bize Cumhurbaşkanı seçtirmemek istediler, bizim partimizi kapatmak istediler. Sizlerin oyuyla iktidara geldiğimiz halde bizi türlü türlü ayak oyunlarıyla, türlü provokasyonlarla, tuzaklarla bu yoldan ayırmak istediler.
 
Siyasi hayatımız boyunca yaşadığımız tüm zorluklara, karşılaştığımız tüm engellere rağmen biz hiçbir zaman şiddete başvurmak istemedik, şiddete başvurmadık. Şiddetin yanında olmadık. Şiddeti bir metot olarak hiçbir zaman benimsemedik. Biz, Anayasa'ya bağlılıktan ayrılmadık. Yasaların dışına çıkmadık. Demokratik yollar dışında bir yola asla ve asla tevessül etmedik. Çünkü biz milletimize inanıyorduk. Çünkü biz Hakk'a inanıyorduk ve halk hakla beraber tecelli etti. Halk, hakkın dilini yakaladığı için bizleri de iktidar etti. Şimdi işte muhtar bile olamaz dedikleri insan başbakan oldu.''
 
 
''Hizmetkar olmaya geldik''
 
 
''Önümüzü kestiler ama millet önümüzü açtı. İşte şimdi buradayız ve hizmet ediyoruz'' diyen Erdoğan, millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini, hizmete devam edeceklerini söyledi. 
 
Erdoğan, ''Zaman zaman birileri çıkıyor, başta anamuhalefet olmak üzere bizler için diktatör, bilmem ne filan falan gibi böyle saçma sapan yakıştırmalar yapıyorlar. Aynaya baksınlar aynaya, aynaya baksınlar. Biz milletimize hizmet yarışında varız. Bunu benim milletim iyi gördüğü için de işte 3 Kasım 2002'den bu yana hep artırarak bizlere iktidar görevi veriyor'' diye konuştu.
 
Sevginin dilinden sevenlerin anlayacağını ifade eden Erdoğan, ''Biz milletimizi seviyoruz, milletimiz de bizi seviyor. Sevgi dille olmaz gönülde olur. Leyla ile Mecnun'un arasındaki gibi olur. İşte budur aslolan'' dedi.
 
Türkiye'nin 2023 hedefine doğru yürüdüğünü belirten Erdoğan, şunları söyledi:
 
''2023 Türkiye'nin Allah'ın izniyle dünyada ilk 10 ülke arasında yer alacağı bir dönem olacak. 2023 yetmez, biz büyük düşünüyoruz. Büyük düşünenler kazanır. Biz Sultan Alparslan'ın torunlarıyız. 1071 Anadolu harekatı, işte nasıl ki 2023'te nasıl ki 100. yılı kutlayacaksak 2071'de de Anadolu harekatının 1000. yılını torunlarımız kutlayacak. Torunlara inşallah 2071'in Türkiye'sini temelini atma görevini bırakalım, onlar onu halletsinler. Burada anne adaylarını görüyorum, inşallah onlardan meydana gelecek nesiller 2071'in Türkiye'sini kuracaklar. Bunu görüyorum. Kim bizi ne kadar mağdur etmeye kalkarsa kalksın.''
 
 
''Silahları hiçbir zaman tasvip etmedik''
 
 
''Taşı, sopayı, molotofkokteyli, hele hele silahları hiçbir zaman tasvip etmedik'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
 
''Şiddet, düşüncenin bittiği yerde başlar. Düşüncenin hakim olduğu yerde şiddet olmaz. Şiddet acizlerin işidir. Şiddet mücadele azminin, mücadele ruhunun bittiği yerde başlar. Şiddet hiçbir zaman çözüm olmadı, olamaz ve olmayacak. Söyleyecek sözü olmayanlar şiddete başvururlar. Verilecek bir mücadelesi olmayanlar şiddete başvururlar. Konuşacak birikimi, tartışacak yeteneği, bir mücadele geleneği olmayanlar şiddete başvururlar.
 
10 yıldır bir şey söylüyoruz. 'Terör meselesinin çözümü, Kürt kardeşlerimin sorunlarının çözümü için siyaset bir araç olsun, demokrasi bir araç olsun meclis bir çatı olsun' diyoruz. Kürt kardeşlerimin sorunu var da Arap kardeşimin sorunu yok mu  Türk kardeşimin sorunu yok mu  Boşnak kardeşimin sorunu yok mu  Roman kardeşimin sorunu yok mu  Bütün etnik unsurların hepsinin kendine göre sorunu var ama bu ülkede bakıyorsunuz bir grup yatıyor kalkıyor sanki sadece kendilerinin sorunu var. Dürüst olacağız. Biz 75 milyon kardeş olarak el ele vereceğiz. Kürdüyle, Arabıyla, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Boşnağıyla, Romanıyla el ele vereceğiz ve biz yaradılanı yaradan dan ötürü seveceğiz. Ne Arab'ın Kürde, ne Kürdün Türk'e, ne Türk'ün Kürde üstünlüğü yoktur. Hepimiz kardeşiz. Olaya böyle bakacağız ve birbirimizi paradan puldan, makamdan, ırktan dolayı sevmeyeceğiz. Sadece yaradandan ötürü seveceğiz. Mesele budur. Bizim birbirimize bağlayan en güzel bağ, mensubu olduğumuz İslam'dır, o kardeşliktir. Bundan daha güzel bağ olabilir mi  Biz onunla birbirimize bağlandık, onun için birbirimize olan muhabbetimiz hep arttı. Ama bunu birileri kıskandı. Varsın onlar kıskansın, biz yine sevmeye devam edeceğiz. Biz 'şiddet sona ersin' diyoruz, 'silahlar değil siyaset konuşsun' diyoruz. 10 yıldır biz demokrasinin, siyasetin zeminini hazırladık. Şu anda bu konuşanlar, afedersiniz ileri ileri gidenler, sınır tanımayanlar acaba 10 yıl-15 yıl önce bu parlamentoda veya değişik yerlerde bugün konuştukları gibi konuşabiliyorlar mıydı  Bu imkanı bunlara hangi iktidar hazırladı  Biz hazırladık ve daha iyi olacak, daha güzel olacak.''
 
 
4+4+4 vurgusu
 
AK Parti iktidarından önce başörtülü kızların okullara sokulmadığını, üniversitelere alınmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Ama biz sabrettik, sabrettik'' dedi.
 
Kızların imam hatip okullarına da sokulmadığını, imam hatip okullarının orta kısımlarının kapatıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
''Kızlarımız imam hatip okullarına sokulmuyordu, üniversiteye sokulmuyordu. Suçları neydi, ne yapmışlardı  Onlar da ellerinde molotofla mı dolaşıyorlardı, taşla, sopayla mı dolaşıyorlardı  Ellerinde sapanla demir bilyeler mi kullanıyorlardı  Neydi suçları  Sadece inancı gereği başörtü. Öbür taraftan 'ben, imam hatipte okumak istiyorum' buydu ama hazmedemiyorlardı. Niye  Bu ülkenin başbakanı imam hatip mezunu, bundan dolayı rahatsız oluyorlardı, bakıyorlar ki kabinede imam hatip mezunları var, bundan rahatsız oluyorlardı. Bırakın kim, nerede okuyacaksa okusun, ne giyiyorsa giysin niye bunun önünü kesiyorsunuz ve sabır, sabır, sabır işte 444 gerçekleşti. Sabrettiniz, muradınıza erdiniz. Şimdi artık üniversitelere giriyor muyuz, giriyoruz. Artık katsayısı vesaire bunlar kalktı mı, kalktı. Şimdi imam hatiplerin orta kısımları açıldı mı, açıldı. 
 
Artık bundan sonrası size ait. Şimdi siz, daha fazla çalışacaksınız ve bu yarışta inşallah bilgiyi, hikmetle donatacaksınız ve geleceği böyle yakalayacaksınız. Ben tüm gençliği karşımda böyle görüyorum. Sadece bilgi değil hikmetle zenginleştirilmiş bilgi. Gençliğimizi böyle görüyorum, tüm düz liseleriyle, fen liseleriyle, Anadolu liseleriyle, imam hatipleriyle, sağlık meslek liseleriyle, endüstri meslek liseleriyle, aklınıza ne gelirse hepsinde hikmetle donanmış, zenginleştirilmiş bilgi, işte bu.'' 
 
 
''Sizleri yarının alimleri olmaktan öte aynı zamanda arifleri olarak görmek istiyorum''
 
 
Yunus Emre'nin ''İlim, ilim bilmektir/İlim, kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır'' dizelerini okuyan Erdoğan, ''Biz, bundan olacağız. Ben, sizleri yarının alimleri olmaktan öte aynı zamanda arifleri olarak görmek istiyorum. Bu bakımdan Türkiye'nin yarınları çok daha farklı olacak konuşulmayanların konuşulduğu, tartışılmayanların tartışıldığı bir Türkiye'yi, evet AK Parti iktidarı olarak biz inşa ettik, bunu başardık'' diye konuştu.
 
Başbakan Erdoğan, yasaklara, kısıtlamalara, engellemelere AK Parti iktidarının son verdiğini, terör örgütünün hem güvenlik güçlerine hem bölge insanına uyguladığı şiddetin de hiçbir meşru gerekçesi, haklı gerekçesi olamayacağını vurgulayarak, ''Buradan hem bölge insanına hem de terör örgütünün yedeğinde siyaset yapan o malum partiye çok açık bir çağrıda bulunuyorum. Artık şiddet sussun, artık siyaset konuşsun, artık silahlar sussun, fikirler, düşünceler konuşsun, artık terör örgütü elini tetikten çeksin, silahları gömsün. Eğer varsa kalbiyle, yüreğiyle, eğer varsa fikriyle konuşsun. Bizim askerimize, polisimize, bu bölgenin insanlarına karşı tetik çeken örgüt, hiçbir hakkın savunucusu olamaz'' diye konuştu.
 
 
''Artık köylerimiz, mezralar eskisi gibi kalmayacak''
 
 
Kürt, Türk, Arap, Zaza, Roman ya da Boşnak kim olursa olsun hepsine hizmet götürdüklerini, daha da iyisini götüreceklerini anlatan Başbakan Erdoğan, Büyükşehir Kanunu'nun Meclis'te görüşüldüğü zaman da başta ana muhalefet partisi olmak üzere bazı kesimlerin bu kanuna karşı çıktığını söyledi.
 
Yeni kanunla Şanlıurfa'nın büyükşehir olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu.
 
''Ne diyorlar, 'artık köyler mahzun, mezra mahzun, buralara hizmet gitmeyecek'. Kim diyor bunu, ana muhalefet, kim diyor diğerleri. Bunlar bu işi bilmez, bunlar hala çırak, çırak. Bakın bizim dışımızdaki partilerin hepsi de büyükşehir çalışmalarına karşı çıktılar. Kardeşlerim, ben bu işin içinde geliyorum, İstanbul gibi şehrin büyükşehir belediye başkanlığını yaptım ve dönemim de şu andaki statü yoktu, eksiklikler vardı. Biz bu eksiklikleri yaşadığımız için dedik ki 'mülki sınırları, büyükşehir belediyesi sınırları yapalım.' Niye  Çünkü, şehrin tamamına aynı hizmet gitsin, planlar şehrin bütününde olsun ve bunun ilk uygulamasını nerede yaptık  İstanbul'da ve Kocaeli'de yaptık, başarılı netice aldık. Neden  Çünkü imar, plan bütünlüğü vardı, hizmet altyapısıyla üstyapısıyla, kanalizasyonuyla, içme suyuyla, atık, bütün çöp, bunların toplanmasına varıncaya kadar, ilçe belediyeleri, büyükşehir belediyesi müşterek çalışarak mezralara varıncaya kadar bu hizmeti götürdüler, götürüyorlar.''
 
 
''İstanbul'un İSKİ'si varsa, Urfa'nın da belki USKİ'si olacak''
 
 
Türkiye'deki 16 büyükşehire belediyesine, 13 büyükşehir belediyesinin daha ilave edildiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
''Sayı 29'a çıkıyor. Bu ne demektir, Türkiye'nin yüzde 85'ine bu anlayışla hizmet vereceğiz, artık köylerimiz eskisi gibi kalmayacak, mezralar eskisi gibi kalmayacak. İlçe belediyeleri o köyler mahalle olacağı için onlara her türlü hizmeti verecek, büyükşehir kendisiyle ilgili hizmeti verecek. 'Efendim nasıl verecek', hepsinin oralarda ofisleri, şubeleri olmak suretiyle verecek. İstanbul'un İSKİ'si varsa, Urfa'nın da belki USKİ'si olacak ve oraya onunla ulaşacak. Oraya su ve kanalizasyon idaresiyle Şanlıurfa belediyesi hizmetini götürecek. Şanlıurfa'nın 3 bin köy, mezra neyse hepsi bunlar bugün hizmet almıyor. İl Özel İdaresi bunlara yetişemiyor. Çünkü yetişecek birimleri de yok. 10 yıldır ben il özel idarelerimiz çalışmasını da görüyorum, onun için bu yerel birimler olarak belediyelerimizle bu işi göreceğiz.''
 
Şanlıurfa'nın 2014'ten sonra 5 yıl içinde daha başka bir kent olacağını vurgulayan Erdoğan, ''O hizmet gitmeyen köyler, mezralar, ilçeler daha fazla ayağa kalkacak. Çünkü ilçelere de büyükşehir farklı hizmetler ulaştırılacak. Artık çöpler nehirlerin kenarında depolanmayacak, modern depolama çalışmalarıyla bunlar depolanacak. O çöplerden enerji üretilecek, o çöplerden kompos gübreler üretilecek. Böylece Şanlıurfa nasıl ki 10 yıl önce şu gördüğünüz Şanlıurfa merkez farklıydı, bugün daha farklı. İşte ben şimdi Şanlıurfa'nın merkezine bakıyorum farklı, çevrede Karaköprü ile farklı. Ama şimdi Karaköprü'ye belde demek ayıp olur, onun için Karaköprü şimdi ilçe oluyor. Yakışanı yapmak lazım, daha güzel olacak, hepsiyle daha güzel olacak. Bu adımı atmak, hamdolsun bizim iktidarımıza yakışırdı, bunu yaptı'' ifadelerini kullandı. 
 
 
''Sizlerin mağduriyetine asla göz yumamayız''
 
 
Başbakan Erdoğan, Şanlıurfa'daki değişim dönüşümü hayata geçirmek için gerekli adımları attıklarını belirterek, ''Sizlerin mağduriyetine asla göz yumamayız. Çünkü, Güneydoğu Anadolu yani GAP Projesi burada farklı bir noktaya geldi'' dedi.
 
AK Parti'nin 30 Eylül'de yapılan büyük kongresinde ''Gelin, bir beyaz sayfa açalım. Bütün Kürt kardeşlerim, Arap kardeşlerim, Türkü, Lazı, Çerkezi, Abazası hep beraber ve bu beyaz sayfa kardeşlik sayfası olsun. Kardeşliğimizi daha da yüceltelim. Mevcut sorunların üzerine birlikte gidelim, sorunları birlikte çözelim'' çağrısında bulunduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
''Buradan Şanlıurfa'dan çağrımı yineliyorum; bölgedeki kardeşim, hep beraber bu terör örgütüyle, bu terör örgütünün yedeğinde siyaset yapan partiyle arana duvarı çek, bu duvarı çek ve kardeşlerinin sömürülmesine müsaade etme. Bu ülkeye, bu millete, özellikle de benim Kürt kardeşime kast eden terör örgütüyle aranıza mesafe koyun diyorum. Hiçbir ortak değeri yok bunları, hiçbir ortak inancı yok, maneviyat denilen bir şey yok bunlarda. İnanıyorum ki bu mesafe konulduğu zaman süratle bizde mesafe alırız.
 
Kardeşlerim, 15-16 yaşındaki çocukları alıp dağa götüren, kız çocuklarını alıp dağa götüren, onlara zulmeden, onları ölüm robotlarına çevirenlerle aramıza duvar koyalım. Bizim derdimiz bu. İnanıyorum ki bugün yapacağımız bu açılış, her alanda eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, tarımda, enerjide farklı bir dönemin adımları oluyor ve şu anda açılışını yapacağımız Abide Kavşağı başta olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, hepsi Şanlıurfamıza, milletimize hayırlı olsun diyorum. 2013 yılının milletimiz, ülkemiz için, tüm insanlığın barışı için hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum.''
 
AA

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler