YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Başbakan özür dileyecek'
'Başbakan özür dileyecek'
23 Ekim 2011 21:34
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Başbakan Erdoğan'ın Sadece CHP'den değil bütün CHP'li belediyelerden özür dileyecek'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''AKP'li, MHP'li, CHP'li, Saadet Parti'li, HAS Parti'li, BDP'li bütün yurttaşlara sesleniyorum, siyasette ahlakı egemen kılmak istiyorsak o köstebeği orada oturtmamak lazım'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Yalova İl Başkanlığınca Raif Dinçkök Kültür Merkezi'nde düzenlenen, partililerin katıldığı toplantıda, yeni anayasada demokrasi ve özgürlüğü istediklerini söyledi.

Güçler ayrılığı ilkesinin oturmasını arzu ettiklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Konuşan üniversiteler, medyanın özgürlüğünü, özel yaşamın gizliliğine saygı gösterilmesini istiyoruz'' diye konuştu.


-''Anayasa değişirse zihniyet değişecek''-


Kılıçdaroğlu, seçimlerden önce düşüncelerini açıkladıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

''Anayasa'da neler yapacağımızı da açıkladık. Hedeflerimizi koyduk. AKP'nin anayasa değişikliklerinde ne istediğini bilen var mı  Niye açıklanmıyor  Anayasa değişikliklerinde güzel giriş yapıldı. Uzlaştırma Komisyonu oluşturuldu. Biz 3 kişi verdik. Biri anayasa profesörü. Birisi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde uzun süre yargıçlık yapan milletvekili. Bir başkası uzun yıllar avukatlık yapan deneyimli milletvekili. Önyargısız, iyi niyetle yaklaşıyoruz. Ülkeye çağdaş anayasa kazandırılmasını istiyoruz. Herkesin eline aldığı zaman 'benim anayasam' dediği anayasa istiyoruz. Anayasa her şey demek değil. 'Anayasa düzeldi Türkiye de düzeldi' hayır. Önce zihniyet değişecek. Anayasa'nın 90. maddesi 'Uluslararası anlaşmalar iç hukukun üstündedir. İç hukukla uluslararası anlaşmalar arasında farklılık varsa uluslararası anlaşmalar esas alınır' diyor. İçeride tutuklu milletvekilimiz var mı  Var. Uluslararası anlaşmalara uygun mu  Hayır. Anayasa ne diyordu, nasıl oluyor da anayasa hükmü uygulanmıyor bu ülkede  Anayasa değişirse zihniyet değişecek. Anayasa'nın gereği yerine getirilecekse şimdi yerine getirilmeli.''


-''O koltuktan çekil kardeşim''-


Anayasa'da ''Basın hürdür sansür edilemez'' denildiğini de vurgulayan Kılıçdaroğlu, ''Basının hür olduğunu söyleyen biri elini kaldırabilir mi  Basın mensupları söylüyor zaten 'özgürce yazamıyoruz, oto sansür uyguluyoruz' diye. 'Kişinin özel yaşamının gizliliği esastır' diye de yazıyor. Anayasa her şey demek değil. Anayasa ile birlikte eş zamanlı iç hukukun da değişmesi lazım'' dedi.

CHP lideri, ''Siyasette asıl olan ahlaktır'' ifadesini kullandığı konuşmasında şunları söyledi:

''Ahlak önemli bir kavramdır. Ahlakın olduğu yerde her şey özgürce tartışılır. Saygı esastır, eğitim düzeyi iyidir. Ahlakın olduğu yerde topluma saygı vardır. Gecenin 22.30'unda telefon ediyorsun, kim  Köstebeğin koruma müdürü, Kırıkkale Belediye Başkanı'na telefon ediyor. Başka birinin telefonundan Deniz Feneri'nin asıl faillerinden birini arıyor. 134 saniye konuşuluyor. O kişiler savcılıkta ifade veriyorlar, 'arama yapılacağını biz önceden öğrendik bize haber verdiler'. Bakın diyor ki, 'Efendim ben Kırıkkale milletvekiliyim, özel büromdan aranır'. O tarihte Kırıkkale milletvekili değilsin, yalan söylüyorsun, Ankara milletvekilisin. Koruma müdürü, Deniz Feneri'nin asıl failiyle konuşuyor. 'Ailece konuşuyoruz'. diyor. Konuştuğu telefon belediyenin telefonu. Sen ailece belediyede mi oturuyorsun  Hepsini çıkardık ortaya. 'Şurası yalandır' demiyorlar. 'Külliyen yalan'. Samimi söylüyorum külliyen doğru.''

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ahlak denilen bir şey varsa o kişinin o koltukta oturmaması lazım. Eğer bu topluma, insanlara saygı duyuyorsan o koltuktan çekil kardeşim. Efendi gibi gel bir köşede otur. Şimdi kişi diyor ki, 'bize haber verdiler'. Bir Başbakan ne yapması lazım  'Kim haber verdi bunlara '. Hiç buna girmiyorlar. Ben senin ahlakını sorgulamayacak mıyım  Sana bunun hesabını sormayacak mıyım  Milletten para topladın, insanlar da yoksula yardım yapılıyor diye verdi. Ben nişan yüzüğünü verenler biliyorum, sırf '2 yoksula benim de katkım olur mu ' diye. Aldınız paraları, köşeyi döndünüz. Şimdi hapisten çıkardılar. Hapisten çıkar çıkmaz, ayrı bir şey. Biz bir şey daha öğrendik. Bu ülkede sağlıklı bir adalet yoktur, siyasi adalet vardır. Siyasi otorite karar verir, hakimler onaylar. Adliyenin önünden geçerken burnunuzu tutun, kötü kokular geliyor. Tuz koktu. AKP'li, MHP'li, CHP'li, Saadet Parti'li, HAS Parti'li, BDP'li bütün yurttaşlara sesleniyorum, siyasette ahlakı egemen kılmak istiyorsak o köstebeği orada oturtmamak lazım. Bunu yaparsak siyasette önemli adım atmış olacağız. Bunun arkasını bırakmayacağız. Şehitlerimiz geldi sesimizi kestik, boynumuzu büktük, bekliyoruz. Deprem oldu, gideceğiz, elimizden geldiği kadar yardım götürmeye çalışacağız ama ahlaksızlığın da peşini bırakmayacağız.''


-Alman vakıfları konusu...-


''CHP'ye büyük bir iftira atıldığını'' ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ne söylediğini bilmiyor. CHP'li belediyelerin bazı Alman vakıflarından aldıkları paraları, müteahhitler aracılığıyla PKK'ya aktarmış. Çıktım bir salı günü şu soruyu sordum, 'Sen gizleyemezsin, çok önemli suçlamada bulundun. Hangi CHP belediyesi ya da belediye başkanı bunu yapmışsa açıkla, çünkü şerefli bir başbakana bu yakışır'. Bir hafta geçti tık yok, ikinci hafta geçti tık yok. Gensoru vereceğiz. Meclise gelecek, belediye başkanları kim açıklayacak. Hiçbir belediye başkanımızda bu yok. Kendileri alıyor biliyoruz. Onların ne mal olduğunu biliyoruz. Bizlere iftira atılmasını içimize sindiremiyoruz. Bu parti Cumhuriyet'i kuran parti. Bu partiye böyle suçlama yapılır mı  Dokusunda, genlerinde Kuvayi Milliye ruhu var, böyle suçlama yapılır mı  İftiranın bu boyutuna tahammül edemeyiz. Gelecek, hesabını verecek, özür dileyecek. Sadece CHP'den değil bütün CHP'li belediyelerden özür dileyecek. Bütün CHP'li belediyeler dava açacak 'gel ispat et' diye.''

Kılıçdaroğlu, seçimlerden önceki projelerinin arkasında olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

''Hepsinin kanun tekliflerini veriyoruz. Emekli İntibak Yasası'nın teklifini verdik. Bir emekli geldi 'ne olacak halimiz ' dedi. 'Bundan sonra Porshe'ye, BMW'ye binmeyeceksin' dedim. Sen kalktın AKP'ye oy verdin. 9 milyon emekli. Ben senin hakkını savunacağım sonra gelip 'benim halim ne olacak '. Ben de Başbakan'ın dilinden 'BMW'ye, Mercedes'e binme' diyeceğim. Bunlar işin şaka tarafı. Bize oy veren-vermeyen her yurttaşın hakkını savunacağız. Doğrular bir gün ana eksenini bulacaktır.''

Buradaki toplantının ardından Kılıçdaroğlu, Yalova merkeze bağlı Sugören köyü ile Bursa'nın Orhangazi ilçesine bağlı Ortaköy'ü ziyaret ederek, vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Kılıçdaroğlu, feribotla Yalova'dan İstanbul'a gitti. AA
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler