YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Başbakan Davutoğlu: "BM'de reforma ihtiyaç var"
Başbakan Davutoğlu, Birleşmiş Milletler'de reforma ihtiyaç olduğunu belirterek, konuyla ilgili olan herkesin sürece dahil edilmesini istedi.
Başbakan Davutoğlu: "BM'de reforma ihtiyaç var"
23 Ocak 2015 / 02:54 Güncelleme: 23 Ocak 2015 / 03:06

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler'de (BM) reforma ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Her konuda o konuyla ilgili olan herkes sürece dahil edilmelidir. Şimdi daimi bu 5 ülke herhangi bir kriz konusunda ne yapılacağına karar veriyor. Sadece Suriye değil, Afrika'da çok fazla güvenlikle ilgili konu var. Ancak bu P5 ülkeleri arasında hiçbir Afrika ülkesi yok. Birçok Müslüman devlette sorun var ama onların temsiliyeti yok'' dedi.

Davutoğlu, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) katılımcısı iş dünyasının yerli ve yabancı üst düzey temsilcileri ile Rixos Hotel'de verilen akşam yemeğinde buluştu.

Davetlileri selamlayan ve katılımlarından dolayı büyük memnuniyet duyduğunu kaydeden Davutoğlu, iki gün önce İngiltere’nin başkentli Londra’da finans sektörünün temsilcileri ile bir araya geldiğini ve dün itibarıyla da Davos'a gelerek, görüşmelerine başladığını belirtti. Başbakan Davutoğlu, konukların sorularını yanıtladı.

İklim değişikliği konusunda ne düşündüğü sorusuna Davutoğlu, iklim ve çevreyle ilgili konuların kimi zaman tartışılmak istenmediğini, Paris toplantısında bunu yapacaklarını dile getirerek, iki yolda ilerlemeyeceklerini, Paris toplantısının başarılı olması için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını kaydetti.

Bununla eş zamanlı olarak sadece G-20 Zirvesi'nde değil, diğer gündemlerde de iklimin her türlü gündemin parçası olması gerektiğini anlatan Davutoğlu, 3 yıl kadar önce dışişleri bakanlarının New York'ta buluştuğunu, bu toplantıya Meksikalı bir meslektaşının başkanlık ettiğini anımsattı.

Davutoğlu, şunları söyledi:

''Kendisi o zaman G-20'nin başkanıydı. Bu zamanda, farklı dışişleri bakanı meslektaşlarımdan farklı yorumlar geldi. Genellikle dışişleri bakanları bir araya geldiğinde özel konulara yorumlarda bulunur. Bunlar resmi metinlerdir. Dürüst olmak gerekirse ben metinleri okumayı sevmem. 8 veya 9 kadar bakan yazıdan konuştuktan sonra ben şunu fark ettim. İnsanlar bu bakanların okuduğu resmi yazıları dinlemekten çok sıkılmışlardı. Ben de bu yüzden kendi konuşmam geldiğinde şöyle dedim: Lütfen, beni farklı bir bakış açısıyla dinleyin. Şunu ekledim: Her konuda biz ulus devletlerin dışışleri bakanları olarak kendi tavırlarımızı, tutumlarımızı korumalıyız. Fakat iklim değişikliği, bu bir istisnai konudur. Çünkü insani bir konudur. İklim değişikliği ve çevre konularına geldiğimizde zaman ülkelerimiz, ulus devletlerin dışişleri bakanları gibi değil, insanlığın içişleri bakanları gibi davranmalıyız. Çünkü ontolojik varlık olmazsa, politik varlık olmaz. Ulus devletler politik varlıklardır.''

Çevreye ve uygun bir iklime ihtiyaç olunduğunu dile getiren Davutoğlu, ancak bu şekilde bir sonraki nesillerin ontolojik olarak var olabileceğini kaydetti.

Davutoğlu, ''Benim görüşüm ve bizim G-20 duruşumuz iklim değişikliğiyle ilgili konuların da her türlü gündemde olması gerektiğidir. Tüm G-20 üyeleri Paris toplantısına katılacak ve biz Paris toplantısının başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. BM çevreyle ilgili tüm programları destekleyeceğiz ancak iklim değişikliği ve çevreyle ilgili konuları G-20 başkanlığımız süresince kendi gündemimizde tutacağız'' diye konuştu.

"BM'de reforma ihtiyaç var"

''Küresel düzen içinde güvenlik eksikliği ortaya çıkıyor mu? Geçtiğimiz 10 yıllar içindeki yetersiz politikaları suçlayabilir miyiz'' sorusuna ise Davutoğlu, sorunun güvenlik boşluğu bağlamında çok önemli olduğunu belirtti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

''Mesela, Suriye, Somali... Mesela bizim Cumhurbaşkanımız Etiyopya'da, yarın da Somali'de olacak. Somali'de bir saldırı gerçekleşti. Ancak biz ne olursa olsun Somali'yi desteklemeye devam edeceğiz. Soğuk savaştan önce devletler arasında güvenlik konuları vardı. Yani iki devlet arasındaydı. Fakat artık güvenlik konuları devletlerin ötesinde, her yerde karşımıza çıkıyor. Neden peki bu şekilde farklı terör örgütleri var?  Bunlarla bağlantılı olarak güvenlikle ilgili konular var. Fakat günün sonunda tüm güvenlik konularıyla ilgili bir makam var. Bu da BM Güvenlik Konseyi. Adı Güvenlik Konseyi ve görevi güvenlikle ilgili konuları ele almak. BMGK içinde 5 daimi üye var. Yani aslında güvenlik tüm dünyayı, tüm insanlığı ilgilendiren bir konu. Fakat BM içinde yalnız 5 ülke güvenlikle ilgili belli kararla alabiliyor, savunma mekanizmaları geliştirebiliyor.''

''BMGK dünyanın düzeninden sorumludur''

Suriye ilgili olaylardan sonra BM'nin bu krizi çözemediğinin fark edildiğinin altını çizen Davutoğlu, şunları ifade etti:

''Şu anda da çözemiyor. Neden? Çünkü halen soğuk savaş mantalitesi devam ediyor. P5 ülkelerinden 2 tanesi bir vakayı savunurken, diğer 3'ü başkasını savunuyor. Filistin konusunda bir ülke veto kullanıyor, bir başka konuda da veto kullanıyor. Suriye konusunda da Çin ve Rusya veto kullanıyor. Aslında bundan Rusya veya Çin değil, Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak etkileniyor. Yani komşu ülkeler etkileniyor. Fakat küresel bağlamda biz Suriye kriziyle ilgili ve Güvenlik Konseyi'ne hiçbir şey söyleyemiyoruz. Bu konuda bizim bir önerimiz var. BM'de reforma ihtiyaç vardır ve her konu o konuyla ilgili olan herkes sürece dahil edilmelidir. Yani ilgili ülkelerin dahil edilmesi gerekmekte. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki güç dengesinde oluşturulmuş bu sistem. Şimdi daimi bu 5 ülke herhangi bir kriz konusunda ne yapılacağına karar veriyorlar.

Sadece Suriye değil, Afrika'da çok fazla güvenlikle ilgili konu var. Ancak bu P5 ülkeleri arasında hiçbir Afrika ülkesi yok. Birçok Müslüman devlette sorun var ama onların temsiliyeti yok. Bu Latin Amerika ülkeleri için de geçerli. Aslında temsilde eksiklik var. BM'nin reforma gitmesi lazım. BMGK dünyanın düzeninden sorumludur. Bu nedenle tüm insanlığı kapsayıcı olmalıdır. Bu halletmemiz gereken meselelerden birisidir. Temsiliyet derken herkesi dahil etmelidir. Bu çok önemli bir konu. Sadece BM'de değil. Kriz yönetim mekanizmalarında da kapsayıcı bir yaklaşım olmadır."

Davutoğlu, Türkiye'de 2003'te Irak sürecinde komşu ülkeleri tek masa etrafında toplamayı başardıklarını hatırlatarak, bu sürecin 2008'e kadar devam ettiğini, Türkiye, Ürdün, İran, Suudi Arabistan ve diğer ülkelerin bir araya gelip tek masanın çevresinde buluştuklarını, bunu da Irak'ın istikrarı ve güvenliği için yaptıklarını anlattı.

Bu tür benzer süreçlerin BM'de olması gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, 1990'larda donmuş çatışmaların halen gündemde olduğunu, hiç kimsenin Ukrayna'da bu kadar detaylı bir krizin ortaya çıkmasını beklemediğini, bu noktada uluslararası krizlerle başa çıkma mekanizmasının oluşturulması gerektiğini söyledi.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler