YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Balyozun nedefi DSP ve MHP
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, Balyoz darbe planının AK Parti iktidarı için hazırlanmadığını ileri sürerek, "Balyoz'un asıl hedefi DSP ve MHP'dir" dedi.
"Balyozun nedefi DSP ve MHP
30 Ocak 2010 / 20:06 Güncelleme: 30 Ocak 2010 / 20:06

Partisinin Aydın İl Teşkilatın'ı ziyaret eden Türker, DSP İl Başkanı Sümer Büyükyurt ve partililer tarafından karşılandı. DSP Aydın İl Binasında Genel Başkan Yardımcısı Önder Aksakal ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Türker, Türkiye gündemindeki konuları değerlendirdi. 
  

Ülke gündeminde 'Balyoz' darbe planını değerlendiren Masum Türker, DSP olarak hem askeri, hem de askeri darbelere karşı olduklarını ifade ederek, "Çok iyi biliyoruz ki AKP iktidarı 2002 yılında sivil bir darbe sonra aradan çıkmış iktidar olmuş bir partidir. AKP iktidarının mantık ve felsefe olarak ortaya çıkmasının sorumlusu 12 Eylül ihtilalidir. 12 Eylül ihtilali bugün AKP modelinin ortaya çıkması için bütün yasal düzenlemeleri gerçekleştirmiştir. Ama AKP'nin seçim kazanıp, iktidar olması ise 2002 yılında gerçekleştirilen sivil darbenin sonucudur. O tarihte gerçekleştirilen sivil darbenin adı da çıktı, oda balyoz darbesidir. Balyoz darbesi aslında Demokratik Sol Parti'ye ve o zamanki ortağımız MHP'ye karşı iktidardan uzaklaştırmak amacıyla gerçekleştirilen ve ABD'nin Irak'ı işgal etmesi imkan veren ortam amacıyla hazırlanmıştır. Dikkat edilirse suçlanan bu darbenin tatbikat malzemesi olarak gündeme getirildiği gün, Mart 2003 yılının yani AKP iktidarının iktidara gelmesinden sonraki ilk dört aydır. Orada bir askeri senaryo olabilir ama orada sunulmayan bu darbeye eklenen bakanlar kurulu ise 2002 yılında özellikle Temmuz ayından sonra 'Ecevit gitsin' yerine ABD'ye 'Hayır' demeyen birisinin gelmesindeki bağlamındaki çalışmanın ürünüdür. Bakanlar kuruşluna bakın 57. hükümetin o tarihlerdeki versiyonundan ve o tarihteki mevcut üyelerinden hiç birisi bu bakanlar kurulu üyesi değildir. Hatta bu bakanlar kurulu arasından sonradan aday olup AKP'den milletvekili seçilen Sayın Köksal Toptan bile vardır" diye konuştu. 
  

Bu planın AK Parti için hazırlanmadığını öne süren Türker,  şunları söyledi: "Bu da gösteriyor ki bu darbe AKP'ye karşı değil, 2002 yılında Ecevit'in Başbakanlığına Demokratik Sol Parti'nin ve MHP'nin ulusalcı çizgideki direnişini kırmak, Irak'a bir işgal planı başlatmak amacıyla dışardan planlanmış, Türkiye'de para babası olarak bilinen Saroz'un beslediği insanlarla ve o tarihte Cuma zincirleri kuranlarla bu darbe hazırlanmıştır. Şimdi bu darbeyi hazırlayanlar umdukları kişileri darbeyi uygulayamadılar. Çünkü o tarihte aradan AKP çıkmıştır" 
 

"EMEĞE KARŞI OLAN SÖYLEMLERİ KINIYORUZ" 
Türkiye'de her evde muhakkak bir işsiz olduğunu kaydeden Masum Türker, iş bulma olanaklarının her geçen gün azaldığını, hükümetin ise bu konuda çözüm bulmak için hiçbir eylemde bulunmadığını dile getirdi. TEKEL işçilerinin açlık grevini, haklarını aramak için yaptıklarını ifade eden Türker, "Herkesi susturdukları için çıkıp utanmadan 4C'yi 57. Hükümetin çıkardığını söyleyebiliyorlar. Bizim anlayışımız her hangi bir kamu kurumu özelleştirildiği zaman, hiçbir çalışanın kılına, halel getirmemek, onların kılını bile sakınmak ve onların işsiz olmasını engellemektir. Ama maalesef AKP iktidarı 4C ile devletin kurumlarını satmak ondan sonra bu sattıkları yerlerdeki işçileri ne yapıp yapı, devletin güvencesi dışında bırakmaktadır. Bakanlar çıkıp, merhamet ettik diye neyin ne olduğunu bilmeden bir şeyler söylüyor. Başbakan 'yan gelip yatıyorlar' gibi laflar söylüyor. Emekle ilgili bu söylemleri biz affetmiyoruz ve kınıyoruz. Emeğe karşı tavır alanlar birgün elbette bunun bedelini ödeyeceklerdir" şeklinde konuştu. 
 

TARAFLARIN ÜZERİNDE UZLAŞTIĞI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR 
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Anayasa'nın mutlaka değişmesi gerektiğinin altını çizerek, "Türkiye'nin ciddi ama üzerinde bütün tarafların uzlaştığı ve anlaştığı bir Anayasa değişikliğine ihtiyacı vardır. Bu Anayasa değişikliğini AKP'nin sulandırmak istediğini, rejimi değiştirmek adına bazı şeyler yapmak istediğini hepimiz biliyoruz. Hepimizin Anayasa değişikliği konusunda yapılması gerekenleri ortaya koyup tartışılmasını sağlamamız gerekiyor. Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Yasasının değişmesi lazım. Bir kere biz Türkiye milletvekilliğine karşıyız. Türkiye milletvekilliği seçim barajının neden olduğu temsildeki adalet olgusunu biraz düzeltmek amacı güdüyor. Meclisteki az sayıdaki Demokratik Sol Parti milletvekili adaletsizlikleri değiştirmek için çalışma yapıyorlar, bu arkadaşlarımız mecliste dün 4 adet kanun teklifi verdiler. Bunlardan birisi seçim barajının yüzde 5'e düşürülmesiyle ilgilidir. Eğer bu konuda 12 Eylül anayasasını AKP iktidarını reddediyorsa 12 Eylül'Ün ürünü olan seçim barajının da düşürülmesini ve demokratikleşme açısından gerekli görüp, en azından yüzde 5'e düşürülmesi gerekir. Aslında bu konuda dünyadaki seçim barajı ortalaması yüzde 3 civarındadır" ifadelerini kullandı. İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler