YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Balbay'dan Meclis'te 'gülen' açılım
Balbay'dan Meclis'te 'gülen' açılım
12 Ocak 2014 16:30
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, siyasette bir üslup sorunu olduğunu, gazeteci olarak yazılarında kullandığı ciddi ama güleryüzlü söylemi Meclis kürsüsüne de taşımak istediğini belirtti.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, siyasette bir üslup sorunu olduğunu, gazeteci olarak yazılarında kullandığı ciddi ama güleryüzlü söylemi Meclis kürsüsüne de taşımak istediğini belirterek, "En sert anda, en sert sözü bile bir espriyle söyleyeceğim. Eleştiri yine eleştiri olsun ama belki biraz esprisi olur. Türkçe dünyanın en zengin dilleri arasında. Bunu siyasette kullanmak istiyorum" dedi.

Balbay, tahliyesinin ardından milletvekili olarak TBMM'de geçirdiği ilk bir ayı değerlendirdi.

Gazeteci olarak çok iyi bildiği Meclis'e milletvekili olarak ilk kez geldiğinde, daha önce kıyısından baktığı ve gözlemler yaptığı bir denizin artık içinde olduğu hissini yaşadığını ifade eden Balbay, gazeteci olarak taşıdığı sorunları aktarma sorumluluğuna, artık çözüm üretme sorumluluğunun da eklendiğini belirtti. Görevine bir an önce başlarsa sorunlar daha hızla çözülecekmiş gibi bir duygu içinde olduğunu anlatan Balbay, şöyle konuştu:

"Özgürlüğün birinci ayını doldurdum. Çok olumlu duygularla başlamıştım. Aynen devam ediyorum. Yakın çevreme size kötü bir haberim var; siyaseti çok sevdim diyorum. İlk grup toplantısında siyasetin bir başka yüzüyle tanıştım, 'vekilim ben geldim' diyenler, kendinden biri gibi görerek, sorunlarını aktarmak isteyenler... Bunlar zaten benim çok sevdiğim şeylerdi. İlleri dolaşıyorum, tutukluluğum döneminde imza kampanyası düzenleyen iller oldu oralara da gideceğim. Cezaevinden çıkışta demiştim ki ne bu olumsuzlukların üzerine sünger çekip unutalım ne de kin güdelim. Bu olumsuzlukların bir daha yaşanmaması için başka bir şey olmalı. Bunun Anadolu'da kabul gördüğünü gördüm. Bu da beni sevindirdi, bu dili güçlendireceğim."

TBMM Genel Kurulu'ndaki ilk konuşmasının beklediğinden daha erken gerçekleştiğine işaret eden Balbay, ruhen hazır olduğunu, ancak yine de çok heyecanlandığını vurguladı. Geçmişten bu yana dile getirdiği "En kötü meclis, kapalı meclisten iyidir" düşüncesini vurgulayan, ama eleştirisi de olan bir konuşma yapmaya çalıştığını belirten Balbay, olumsuz tepkilere de kendini hazırladığını, ancak diğer partilere mensup milletvekillerinin de konuşmasını dikkatle dinlediğini, bundan son derece memnun olduğunu vurguladı. Balbay, "Benim 1, 1.5 ay sonra olmasını arzu ettiklerim, Meclis'te ilk günümün sonunda, akşam saatlerinde olmuş oldu. Hep böyle yaparmışım gibi rahattım. Tedirginlik yoktu üzerimde, ama heyecan vardı" dedi.

"En garip renkli yer, oturduğumuz koltuklar. Kızılay'dan sonra en kalabalık yer Meclis kulisi"

Balbay, henüz stajyer bir gazeteci olduğu yıllarda, İzmir'de valilik görevinde bulunan şu an AK Parti Milletvekili olan Vecdi Gönül ile Meclis Kulisinde karşılaştıklarını, Gönül'ün kendisine geçmiş olsun dileğinde bulunduğunu ifade ederek, tüm partilerden milletvekillerinin kendisine benzer dileklerini ilettiklerini söyledi. Balbay, "Ben daha yeniyim ama çıkıyorum ve her karşılaştığıma merhaba diyorum. Çünkü merhaba bana ait değil. Topluma, hepimize ait bir şey. Belki benimle ilgili çok kötü bir düşüncesi var ama bilmiyorum. Bu çatının altındaysak herkese bir merhaba diyorum" dedi.

Milletvekili Balbay olarak Meclis'e baktığından farklı ayrıntılar gördüğünü belirten Balbay, şöyle konuştu:

"En garip renkli yer, oturduğumuz koltuklar. Kızılay'dan sonra en kalabalık yer Meclis kulisidir. Kulis çok yoğun. Belki de döneme uygun ama Türkiye'nin en kalabalık yerlerinden biri milletvekilleri kulisi. Enlerden gitmek gerekirse, otoparkı en kalabalık yer. Ben buranın bahçesinin güzel olduğunu biliyorum ama henüz daha kış, tanıyamadık. Ben doğayı ayrıca seviyorum. Ankara'daki parklarda 20 kadar arkadaşım var. Seğmenler, Botanik, Dikmen, Basın Şehitleri Parklarında dokunduğum, arkadaşım dediğim ağaçlar var. İğdeler, kestane, selvi... O yüzden Meclis bahçesini de ayrıca bir dolaşmak istiyorum, havalar iyileşince. Meclis bahçesinde de bir arkadaş belirleyeceğim."

Milletvekili olduktan sonra kendisine ulaşan vatandaşlardan gelen ilk talebin iş isteği olduğunu belirten ve bunu bir Türkiye gerçeği olarak nitelendiren Balbay, mektuplar arasında ise ilk sırada cezaevi mektuplarının yer aldığına dikkati çekti. Cezaevinden kendisine mektuplarla birlikte ağaç ve boncuk kullanılarak yapılan el emeği hatıralar gönderildiğini de ifade eden Balbay, tutuklu ve hükümlülerin sorunlarını dile getirmeye özen göstereceğini bildirdi. Balbay, "İçeri attığınız insanların büyük çoğunluğu o suçla ilgili daha da ustalaşmış olarak çıkıyor. Uyuşturucu taciri daha iyi bir uyuşturucu taciri, hırsız daha iyi bir hırsız olarak çıkıyor. 'Atın içeri, toplum huzur bulsun' değil olay. Gerçekten bir başka çözüm olabilmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Zamanı iyi kullanarak daha çok kişiye ulaşmaya ve sorunlarını dinlemeye çalıştığını kaydeden Balbay, "İnsanların sorunlarıyla ilgilenmek benim yazarlığıma da katkıda bulunacak, oraya konu zenginliği sağlayacak diye düşünüyorum" dedi. Milletvekilli süresince temasta olacağı vatandaşlardan edineceği izlenimlerin yeni kitaplar yazmasına yol açacağına inandığını aktaran Balbay, "Yazı yazmayı bırakmayacağım. Eli kalem tutan Balbay devam edecek ama toplumun sorunlarını anlatmaya çalışan Balbay'ın yerine, toplumun sorunlarını çözmeye çalışan Balbay gelecek" ifadesini kullandı.

Siyasi açıdan baktığında geleceğe dair büyük umutlar taşıdığını belirten Balbay, Türkiye'nin dinamik bir ülke olduğunu vurguladı. Balbay, "Ben bu iktidarın değişmesini istiyorum. Sandıkta değişmesini istiyorum. Başka bir seçenek aramanın gerçekten hiç kimseye yaramayacağını düşünüyorum, onun yerine gelen iktidar da dahil. Onun için CHP'nin iyi bir seçenek olmasını istiyorum. Ve bu yönde de umutluyum" şeklinde konuştu.

"Hayat beni siyasete itti"

Gazeteci olarak Türkçe'nin zenginliklerini kullanmayı, espriler yapmayı sevdiğini belirten Balbay, okurlarının "güleryüzlü ciddiyet" diye tanımladığı yazılarındaki üslubu Meclis kürsüsüne taşımak istediğini söyledi. Balbay, şunları kaydetti:

"En sert anda bile en sert sözü bile bir espriyle söyleyeceğim. Belki farklı bir şey olur. Çünkü dil çok önemli bir unsur. Türkiye'de siyasette bir dil sorunu olduğuna inanıyorum. Eleştiri yine eleştiri olsun ama belki biraz esprisi olur. Belki biraz farklı paylaşımla 'Balbay'ın dili' olabilir diye düşünüyorum. Türkçe'nin bütün zenginliklerini kullanmaya çalışıyorum. Türkçe'de sözcük içinde sözcük gizlidir. Sözcük eklenerek farklı anlam üretir. Sözcükler farklı anlamlardadır. Bu yönüyle Türkçe dünyanın en zengin dilleri arasında. Ben de buna kafa yoran biriyim. Bunu siyasette kullanmak istiyorum."

Gazeteciliğe ihanet etmek istemediğini ama siyaseti de sevdiğini vurgulayan Balbay, "Hayat beni siyasete itti. Ben yaşadıklarımı bundan sonraki kuşakların yaşamaması için, ülkede hukukun, özgürlüğün daha tartışmasız ve herkes için kullanılabilir ve ulaşılabilir bir şey olması için mücadele edeceğim. Siyaseti çok özgür yapacağım. Siyasette, şuraya geleceğim diye bir hedefim yok. Yapabildiğim kadar iyi yapacağım. Zaten iyi yaparsam da toplumda bir karşılık bulacağına inanıyorum. Partide bir karşılık bulacağına inanıyorum. Siyasette bir konuya değinme, insanlarla temas kurma... Bunların olabileceğini hissediyorum" diye konuştu.

AA

 
 
 

 

 
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler