27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya11 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır15 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri8 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel18 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan  Işık: 'Bu ülke Yeni Çeri Ocağını kapatmış ülkedir'
Bakan Işık: 'Bu ülke Yeni Çeri Ocağını kapatmış ülkedir'
30 Ocak 2014 09:02
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın moderatörlüğünü yaptığı Ankara’nın Gündemi Programı’na konuk oldu.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Bu ülke ucunda ne olursa olsun nereden talimat alırlarsa alsınlar, dünyanın en güçlü yapılarıyla bağlantılı dahi olsalar kendi içlerindeki hainleri temizlemesini bilir. Kendi içlerindeki paralel yapıları tasfiye etmesini bilir.”

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın moderatörlüğünü yaptığı Ankara’nın Gündemi Programı’na konuk oldu. Bakan Yıldız, TGRT Haber Ankara Temsilcisi Yaşar ve Türkiye Gazetesi Ankara Temsilci yardımcısı Ercan Gürses’in sorularını cevapladı. Bakan Işık, Merkez Bankasının faizleri yükseltmesi ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Türkiye çok parlak bir Mayıs ayını yaşadıktan sonra çok ciddi bir gezi süreci yaşadı. Parlak bir Mayıs ayı belki Cumhuriyet tarihinin en parlak aylarından biriydi. Yani siz düşünün ki İMF’ye olan borcunuzun son taksitini ödemişsiniz. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları sizin notunuzu yükseltmiş. Hem de geldiğiniz seviye yatırım yapılabilir bir seviye. Yabancı yatırımcı için git Türkiye’de yatırımını yap pişman olmazsın seviyesinde.

Borsa tarihi rekorlarını kırıyor. Faiz 4,61’e gelmiş. Türkiye çok önemli iki tane ihaleyi sonuçlandırmış. 46 milyar dolar değerinde 3. Havalimanı ihalesini sonuçlandırmıştır. Bu rüyada görsen zor inanılacak bir durum. Böyle bir sürecin arkasından 2 milyar 800 milyon fidanı toprakla buluşturan bir iktidara ağaç kesmek bahanesiyle bir operasyon yapıldı. Ama milletimizin basireti ve Başbakanımızın dik duruşu ile gezi sürecini ülkenin ekonomisine ve siyasetine büyük bir hasar vermeden atlattık.

Türkiye’de artık seçime giderken, seçim konuşulması gerekirken, projelerin konuşulması gerekirken, kadroların konuşulması gerekirken 17 Aralık Operasyonu başladı. Belli ki Türkiye’de siyaseti dizayn etme hevesinde olan bir takım güçler var. Bunların 17 Aralık’tan beri operasyon üzerine operasyon yapma gayretini görüyoruz.”

'Son operasyon çok sinsi"

Dövizde ki yükselişin ve ekonomide oluşturulmak istenen kaos ortamının bu süreçten bağımsız olmadığına dikkat çeken Bakan Işık, “Amerika’da ki gelişmeler, dünya ekonomisinde ki gelişmelerden dolayı gelişen piyasalarda bir dalgalanma vardı. Türkiye’de gelişen piyasalardan olduğu için Türkiye’yi etkilememesi mümkün değildir. Ama buna bir de 17 Aralık operasyonu eklenip siyasete yönelik bir risk algısı oluşturulmaya çalışınca bizde dalga boyu biraz daha arttı. Bugün de yaşadığımız süreç Amerika’da ki FED’in tahvil alım programıyla ilgilidir ama içerde oluşturulmak istenen siyaseti yeniden dizayn sürecinin oluşturduğu bir tedirginlikte var. İşte bu tedirginliği arttırmaya çalışan bir yapının olduğunu biliyoruz. Bunların sonuca ulaşmayacağını da gayet iyi biliyoruz. Bu operasyonları Türkiye çok gördü. Son operasyon en sinsi operasyon. 17 Aralık süreci olmasaydı, Amerika’da ki tahvil alım programının Türkiye’ye etkisi çok sınırlı olacaktı. Hükümet gündemine hakim. Her senaryo için mutlaka çözümler, yol haritaları bellidir. Türkiye’yi biz siyasete, ekonomi yoluyla da müdahale edilebilir bir ülke olarak görmüyoruz ve buna müsaade etmeyeceğiz. Şuan da Türkiye’de ki dövizde ki yükselmeyi biz iç manipülasyona bağlarsak o insanları büyütmek olur. Tahvil programının azaltılmasıyla bir döviz çıkışı olur. Kısa vadeli borcu olan şirketlerimizin yarın açığa düşmemek noktasında tedbir amacıyla döviz satın alması olur. Bunlar normaldir” diye konuştu.
Şuan da kontrol dışında bir şeyin olmadığını vurgulayan Işık, Merkez Bankası’nın gerektiği zaman faiz silahını çektiğini ve yarın farklı bir enstrüman gerekirse onu da yapacağını söyledi.

"Türkiye'de güçlü bir iktidar, güçlü bir Başbakan var"

Her senaryonun mutlaka masa da olması ve o senaryolara karşı değişik çalışmaların yapılmasının esas olduğunu kaydeden Işık açıklamalarına şöyle devam etti:
“Türkiye’de bunu çok güçlü ve bilinçli bir şekilde yapan bir iktidar var ve güçlü bir başbakan var. Burada önemli olan şudur; Bu operasyonları yapmak isteyenlere karşı milletimiz uyanık olsun. Hükümet ekonomi yönetimi gündemine hakimdir. Bu güne kadar 2008 krizini hatırlarsanız sayın Başbakanımız teğet geçecek dediği zaman bazıları adeta başbakanımız ile kafa yapmaya kalktılar. Ama kendileri mahcup oldu. Gerçekten 2008 krizi Türkiye açısından şirketlerimizde kalıcı bir hasar bırakmamış. Gerçekten de teğet geçmiş.”
Enflasyon ve büyüme etkisine de değinen ışık, şunları dedi:

“Faizin artması yatırım açısından bir negatif etki oluşturabilir. Ama şuan Türkiye’de enflasyon kapasite kullanım oranları açıklandı. Kapasite kullanımı Ocak ayında arttı. Artma sebebi ise yatırım malları. Yatırım Türkiye’de devam ediyor. Bu faiz artırımının çok fazla yatırımı önleyici, büyümeyi önleyici yapacağına inanmıyorum. Türkiye’de yakın zamanda bir denge kurulur. Türkiye artık 2014 itibariyle ihracat odaklı bir büyüme hedefliyor. İç tüketimin biraz daha daralmasını istiyoruz. Ama ihracatın artmasını istiyoruz. Biz serbest kur sistemini uyguluyoruz. Ben bu noktada piyasanın birkaç gün içerisinde dengesini bulacağını düşünüyorum. Dün daha faiz kararı açıklandı ve bugün FED’in kararı geldi. Faiz silahının çekilmesinin amacı da dövizde ki stabilizasyonu sağlamaktır. Dün gece faiz kararı açıklandı ve bugün FED’in programı açıklanınca aradaki oynaklık biraz daha fazla oldu. Önümüzdeki birkaç günde bir sükûnet oluşur. Ben bugün ki seviyenin çok üzerine çıkacağını düşünmüyorum. Birileri ekonominin bozulmasını çünkü AK Parti’nin iktidardan götürmenin ekonomide ki bozulma olduğunu düşünüyor. Eğer ekonomi bozulursa bunun bedelini Türkiye’nin ödemesi hiç önemli değil. Yeter ki Tayyip Erdoğan gitsin. Böyle bir anlayış var. Ama bu anlayışı normal konjonktür de hayata geçirme şansları yoktur. Dışardan gelen bir oynaklığın üzerine Türkiye içinden de bir oynaklık ekleyerek, sarsma etkisini biraz daha arttırarak ekonomide bir bozulma arzu ediyorlar. Ama Türkiye’nin ekonomisi son 11 yılda alınan tedbirler, atılan adımlar artık onların kolayca bozabilecekleri bir ekonomi olmaktan çoktan çıktı. Bu etkiyle birleşince buradaki dalga boyu biraz daha yükseldi. Olan budur. Ama bu dalga boyu ekonomiyi yıkmak için yeterli değildir.

"Bu ülke kendi içindeki paralel yapıları tasviye etmeyi bilir"

Bu noktada bunları çok önemsemek durumunda da değiliz. Birileri bazen çok ufak bir eylem yapar ama toplum onu çok önemserse bu başarıya ulaşma noktasına gider. Bu ülke ucunda ne olursa olsun nereden talimat alırlarsa alsınlar, dünyanın en güçlü yapılarıyla bağlantılı dahi olsalar kendi içlerindeki hainleri temizlemesini bilir. Kendi içlerindeki paralel yapıları tasfiye etmesini bilir. Şuan da yaşadığımız süreç böyle bir süreçtir.”

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler