19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,429
  • BIST106.926
  • Dolar3,6718
  • Euro4,3287
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8550
  • İstanbul16 °C
  • Ankara4 °C
  • İzmir12 °C
  • Konya3 °C
  • Adana18 °C
  • Antalya18 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa10 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakan Ala: "Cizre olayında provokasyon var"
İçişleri Bakanı Ala, terörle mücadele de ve Çözüm Süreci'nde, çok ciddi provokasyonlar olabilir uyarısı yaptı. Ala, Cizre'de ölen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan olayında polisin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını söyledi.
Bakan Ala: "Cizre olayında provokasyon var"
15 Ocak 2015 / 00:03 Güncelleme: 15 Ocak 2015 / 11:16

Efkan Ala, Habertürk'te Ankara temsilcisi Veyis Ateş'in gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Sultanahmet saldırısıyla ilgili olarak gerekli soruşturmanın yürütüldüğünü söyleyen Bakan Ala, bu konuda sonuca ulaşmadan bir açıklama yapılmasının doğru olmadığını ifade etti.  Cizre olaylarında provokasyon olduğunu vurgulayan Ala canlı yayında şunları söyledi;

"Şu anda provokasyonun açık bir şekliyle karşı karşıyayız. Bana verilen bilgi orada poliç hiçbir şekilde silah kullanmamış, gaz kullanmamıştır. Buna rağmen bir takım sitelerde polisin silah kullandığı söylenmektedir. Kesinlikle bu doğru değildir. Terörün olduğu yerlerde çatışmalar olabiliyor. Toplumsal olaylarda gaz kullanılabiliyor. Bugün bu tür bir olay yok. Herhangi bir polis müdahalesi yoktur. Bununla birlikte bu vefat eden çocuğumuzla ilgili ciddi bir soruşturma başlatacağız.

"Cizre'de durum kontrol altındadır"

Bir ilçenin üzerine bu kadar odaklanmanın sizce bir amacı yok mudur? Bir kaç basın mensubu bir şey söylediği zaman üçüncü bir basın mensubu için bu kamuoyu oluyor. Bölgede minimize etmeye çalıştığımız bir terör sorunu vardır. Bazı ilçelerde de illerde de sorunlar olabilir. Bunları ele alıyoruz ama heyecanlamadan ve provokasyonlara gelmeden bunları çözmeye çalışıyoruz. Bu konuda, bu sorunun çözülmesini isteyen herkesinde katkıta bulunmasını istiyoruz. Bunun için toplumun çeşitli kesimlerini devreye soktuk, Akil İnsanlar Heyeti gibi.

Cizre'de durum kontrol altındadır. Orada asayiş problemlerinin de oluşturduğu kara propaganda ve iklime de boyun eğmeden, onların arzu ettiği yanlışları yapmadan bu sorunu çözmek sorundayız.

"Yeni iç güvenlik paketi"

Biz kamuoyu araştırması yapıyoruz. Biz bir partiyiz ve büyük bir partiyiz. Yüzde 50 oy alıyoruz ve vatandaşın ne dediğini merak ediyoruz. Bu İç Güvenlik Paketi ile biz öncelikle sokaktaki vatandaşın güvenlik talebini yerine getirmek zorundayız.

Polisin şu anda kimlik sorma yetkisi yok mu? Polisin böyle bir yetkisi vardır. Biz çok spesifik olarak bir polisin, hırsızlık olduktan sonra gözaltı yetkisi yoktur. Bir suç üstü halinde, evde hırsız yakalanıyor ve polis onu gözaltına alamıyor; çünkü adli makamlardan karar alınması gerekiyor. Bu da uzun bir prosüdür. Bu çok ciddi şikayetlere neden olabiliyor. Bu düzenlemeyle birlikte örneğin eğer hırsızı yakalanırsa, polis gözaltına alabilecek. Suç üstü durumunda bile polis bunu yetkili amirlerine bildirmek zorunda. 2005'te polisin bu yönde bir yetkisi vardı; ancak bu adli makamlara devredilmişti. Bakıldı ki güvenlik zaafiyeti oluştu, bunun üzerine batı standartları dikkate alınarak bu düzenlemeler yapıldı.

Molotof ve uyuşturucu ile mücadele

Burada suç işlememiş hiçbir vatandaşımıza yönelik olumsuz bir düzenleme yoktur. Molotof zaten Yargıtay tarafından silah olarak tanımlanmıştı bu düzenlemeyle birlikte bu yasal boşluk giderildi. Biz molotof atanlara karşı bu düzenlemeyi yapıyoruz. Sonra bonzai ya da adına başka isimler koyarak bunu yapanlar için bu düzenleme getiriliyor. Okulların, camilerin, kışlaların etrafında bunları görmek istemiyoruz ve buna çok ağır ceza getireceğiz. Çocuklarımızı milletimizi korumak zorundayız.

"O karikatürlere izin vermeyiz"

Teröre karşı duruşumuz son derece berrat ve nettir bunu baştan söyledik. Buna rağmen Peygamberimize karşı yapılacak bir saygısızlığa karşı da duruşumuz berrak ve nettir. Bizim varlık nedenimiz Hz. Peygamebirimize herhangi bir hakareti, saygısızlığı şiddetle redderiz. Bu yanlıştır, provokasyondur. Hakaret yasalarımıza göre de suçtur. Bu konuda çok hassas ve dikkatli olunmalıdır. Bu tür şeyler olursa bu provakasyondur buna da müsaade etmeyiz. Orada bir ek verileceği söylenmiştir (Cumhuriyet gazetesi) sosyal medyada. Buna ilişkin bir istihbarati bir çalışmadır. Öyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca önlemler de kaldırılmıştır. Provokasyonu önlemek için bu çalışma yapılmıştır. Hazreti Peygamberimize birileri hakaret edecek biz de izleyecek miyiz? Buna mutlaka müdahale ederiz herhangi bir tereddüte mahal yoktur.

"Paralel yapı ile mücadele"

İnsanlardan yardım diye haraç toplamaya başlamışlar. İnsanlar haraç vermeyince onlara komplo kurmuşlar. Başbakanlık'tan Cumhurbaşkanlığa hatta MİT'e kadar dinlemişler. Önemli biçimde arındırıldı ve hala devam ediyor. Suç işlenmiş ve buradan kişiye gidiliyor. Bu dinlemeler biriktirilmiş ve 17-25 Aralık'ta bu karşımıza darbe olarak karşımıza çıkmıştır ve bertaraf edilmiştir.

İnsanlar bir zamanlar bu işin içinde olmuş; ancak bundan öte bir ilişkisi olmamış vatandaşlarımızla bizim işimiz yok. Suç işlememiş olanlara yönelik bir sorunumuz zaten yok.

Devlet içerisinde, devletin kendi memurlarına ilişkin soruşturma açıyorsunuz bir bakıyorsunuz ki dışarıdan bunlara ilişkin açıklamalar ve yayınlan yapılıyor. Peki neden yapıyorsunuz bunu? Hani bu insanların sizinle bir ilişkisi yoktu! Yani bu örgütler zaten kendiliğiyle ortaya çıkıyor.

"Ergenekon diye bir yapı vardır"

Türkiye’de siyasi iktidarlara karşı maalesef 60’dan beri kurgulanan sistem, sürekli bir sorun üretiyor. Ve siyaseti bitirmeye yönelik, bürokratik devlet içerisindeki yapılar harekete geçiyor. Bunlar zaman zaman adını değiştiriyor ama sonuç değişmiyor. Ergenekon diye bir yapılanma vardı. İktidara karşı ciddi müdahaleler yapıldı, darbe planları ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı seçimiyle ne ilişkisi var. İlkokul düzeyinde muhakeme seviyesine sahip olan bir kişi bunu rahatlıkla anlayabilir.

Kayıt dışı müdahaler olunca, paralel müdahaleler olunca böyle sorunlar olabiliyor. Oslo’yu dinlediler bunu deşifre ettiler. MİT’e 7 Şubat’ta operasyon yapmaya çalıştılar.

"O gece gereği neyse onu yaptık"

Buradan vatandaşlarıma şunu söylemek istiyorum: Bir darbe ile karşı karşıyaydık ve uçurumdan döndük. Eğer olsaydı böyle bir şey dilim varmıyor ama siyasi istikrar bitseydi ne olurdu. Bugün Suriye ve Irak nasılsa öyle olurdu. Herşey hazırlanmış, Başbakan için dönemin başbakanı diye fezleke hazırlanmış. Biz 25 Aralık’ta bunu durdurmamazı rağmen bir ay boyunca her gece farklı illerde yaşandı. Burada şunu söylüyorum. Darbeye müsaade edemezdik bunun gereği neyse onu yaptık.

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler