YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bahçeli'den ABD, Papa ve Gülen'e çok sert sözler
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Gülen'in iadesi konusunda ABD'ye, "Bunun 'aması, fakatı, bir durun bakalımı, somut belge ve delil getirin' sızlanması yoktur, kabulü de mümkün değildir. Delil, 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye'dir" dedi.
Bahçeli'den ABD, Papa ve Gülen'e çok sert sözler
02 Ağustos 2016 / 13:13 Güncelleme: 02 Ağustos 2016 / 13:31

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz teröristler dağlarda ararken, sinsi caniler ordumuz içerisine yuvalanmış, ilk fırsatta saldırıya geçmiştir. Yüce dinimiz ardına saklanan, mevki ve mertebe elde eden bu insanlık artıklarının emelleri nasıl fark edilememiştir? Az kalsın Türkiye işgal ve imha edilecekti" dedi.

Bahçeli, OHAL kapsamında açıklanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle aceleci kararlar verildiğini belirterek, "Önceliğimiz zihniyet değişimini aşama aşama hayata geçirmektir. Konu askerle hesaplaşma değil, darbe üreten hainleri heveslendiren kaynakları kurutmak olmalıdır. Türk ordusu millidir, topyekun darbeci gösterilemez" ifadelerini kullandı. 

MHP lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli'nin konuşmasının satırbaşları şöyle:

"TÜRKİYE İŞGAL VE İMHA EDİLECEKTİ"

Biz teröristler dağlarda ararken, sinsi caniler ordumuz içerisine yuvalanmış, ilk fırsatta saldırıya geçmiştir. Yüce dinimiz ardına saklanan, mevki ve mertebe elde eden bu insanlık artıklarının emelleri nasıl fark edilememiştir? Az kalsın Türkiye işgal ve imha edilecekti. 

Hamd olsun milletimizin övülecek ferasati sayesinde teröristler geldikleri gitmek yerine yerin dibine geçmişlerdir. Milli birlik ve beraberlik FETÖ'yü durdurmuştur. FETÖ, Türkiye'ye pusu kurmuştur. Vatanı koruyoruz bahanesiyle, müdahale için uygun zamanı kollamışlardır. Türkiye FETÖ gibi bir düşmanla ilk defa mücadele etmektedir. Bunda iktidarın çok günahı vardır. Ülkemizin oldukça kırılgan bugünlerinde siyasi eleştiri ve suçlamalar bizlere bir şey kazandırmayacaktır. Yeni tartışmalara kapı aralamak bize göre faydasız ve anlamsızdır. Mesele Türkiye'nin varlığı ve bağımsızlığında tam bir mutabakat sağlamaktır. Devletin ve milletin bekaası her türlü siyasi gayretin üstündedir. İşin şakaya gelir hiçbir yanı yoktur. Çanakkale'de, Milli Mücadele yıllarında olduğu gibi bir olamazsak, azap dolu gelecek beklemektedir.

Türk milleti 15 Temmuz'dan itibaren nasıl kucaklaşıp, meydanlarda demokrasinin namusunu savunduysa, ülkenin istiklal ve istikbalina sahip çıkmalıdır. Herkes Türk kimliğinde buluşmalıdır. Başkentine ateş yağan bir ülkenin başka bir seçeneği yoktur. 

"MHP HAİN GİRİŞİME HAYIR DEMİŞTİR"

MHP yeni bir hareket değildir. 47 yıldır mücadelesini sürdürerek gelmiştir. Yarım asıra yaklaşan süre partimizin siyaset tecrübesini artırmıştır. MHP, kurulduğundan beri verdiği mücadele ile milli kimlik ve milli bekaa ile Türk siyasetinde yer edinmiştir. Bizim geçmişte dile getirdiğimiz önce ülkem ve milletim ve sonra partim ve ben bu görüşün tezahürüdür. Kamuoyu partimizin ne dediğine dikkat kesilmiştir. MHP temel meselelerde söz sahibi haline gelmiştir. 

15 Temmuz'daki hain girişime hayır diyen MHP'dir. Bizim yerli ve milli oluşumuz lafta değildir. Biz bu vatanı karşılıksız sevdik derken kalpten söylüyorduk. MHP, Türk İslam ülküsünün şeref nişanesidir. Türkiye kimsesiz ve metruk bir ülke değildir. Türkiye'nin ihtiyacı kimlikleri buluşturan, dirliği bozmak isteyenlere hak ettiği dersi veren iktidar anlayışıdır. Biz Türkiye sevdalısıyız. Bugünkü ortamda siyasi çetele tutmayız. 

KENDİSİNİ MEHDİ SANAN MECZUP TERÖRİST

"Eğer ABD, 15 Temmuz FETÖ melanetini kayıtsız ve şartsız lanetliyor ve karşısında duruyorsa, o zaman kendisini Mehdi sanan meczup teröristi derhal ülkemize iade eder ve insanlık değerlerine bağlı olduğunu kanıtlar." diyen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun 'aması, fakatı, bir durun bakalımı, somut belge ve delil getirin' sızlanması yoktur, kabulü de mümkün değildir. 

Delil, 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye'dir. Delil, darbeci teröristlerin rezil ifadeleridir. Delil, seri halinde ceplerde taşınan bir dolarlardır. Delil, inlerinden çıkan haşhaşilerin infaz seferleri, cinayet uçuşlarıdır. ABD Genelkurmay Başkanı gelmişken, TBMM'ye yaptığı ziyaret gibi, zahmet edip Gölbaşı'ndaki Polis Özel Hareket Daire Başkanlığına giderse yıkımdaki parmak izlerini, havadan bomba fırlatan katillerin eşkallerini mutlaka hissedecek ve idrak edecektir."

"FETÖ VE PKK CİNAYET DEVRİYESİNDELER"

Pensilvanyalı teröristler, Türkiye'de iç huzuru bozmak için emir almışlardır. Bu sırada PKK işbaşındadır. Cinayet devriyesindedirler. FETÖ'nün boşluğu PKK tarafından doldurulmaktadır. Ülkemiz boyunduruk altındadır. Her tarafta hain ve melun vardır. 15 Temmuz'dan sonra 18 polisimiz, 17 de askerimiz terörle mücadele sırasında şehit düşmüştür. 35 vatan evladı FETÖ'nün ortağı PKK tarafından katledilmiştir. FETÖ ne kadar alçak ve şerefsizse PKK da aynısıdır. Şu rezilliğe bakınız ki Türk vatanında teröristler cirit atmaktadır. Son terörist teslim alınıp silahı alınmadıkça bu ülkeye huzur yoktur. 15 Temmuz kalkışması PKK tarafından namertçe sürdürülmektedir.

Türkiye adeta adı konmamış bir savaştadır. Son günlerde yaşadıklarımız olağanüstü niteliktedir. FETÖ ve PKK saldırıları nasıl bir tehditle yüzyüze geldiğimizi göstermektedir. 680 vatan evladı şehit olmuştur. Felaket tablosu karşımızda, milli güvenliğimiz alarm zilleri çalmaktadır. 

"PAPA'NIN GÜLEN'E DUYDUĞU HASRETİ..."

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı'nın sözleri, Yunanistan'da FETÖ'cülerin yanında yabancı bir istihbaratçı olduğu söylenmektedir. Türkiye'ye gelen ABD Genel Kurmay Başkanı'nın bunlara cevap vermek zorundadır. ABD niye 15 Temmuz'a karşı çelişkili mesajlar vermiştir? ABD, Suudi Arabistan'ın darbe girişiminden önceden haberi var mıydı? ABD 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine neden sert tepki koymak yerine çelişkili mesajlar vermiş, CIA'da görevli bir şahıs ne hakla kefil olmuştur? Papa'nın '15 Temmuzda Türkiye'de ne olduğundan emin değilim' sözleri nasıl yorumlanmalıdır? Papa'nın aklı karışık, ruhu bulanıksa kardinalleriyle ayine katılması, bu yolla Gülen'e duyduğu hasreti az da olsa hafifletmesi kendisine tavsiyemiz olacaktır.

"PKK'NIN YAPAMADIĞINI FETÖ YAPTI"

FETÖ ihanetiyle 239 vatan evladı şehit olmuştur. Başka bir ülkenin devlet başkanı darbe girişimini kınayamamıştır. Bunlarda yüz yoktur, vicdanları kurumuştur. ABD'de FETÖ melanetini kayıtsız ve şartsız lanetliyorsa, kendisini mehdi sanan meczubu Türkiye'ye iade eder. Bunun sızlanması yoktu, kabulü de mümkün değildir. Delil 15 Temmuz gecesidir, delil, darbeci teröristlerin rezil ifadeleridir, delil 1 dolarlardır, delil cinayet uçuşlarıdır. ABD Genel Kurmay Başkanı gelmişken Gölbaşı'ndaki Özel Harekat'a giderse, bu hainlerin eselerini göreceklerdir. PKK'nın yapamadığını FETÖ yapmıştır. 

OHAL çerçevesinde bugüne kadar 3 adet KHK yayınlanmıştır. Bunlarla devlet teşkilatlanmasında köklü değişikliklere gidilmiştir. Türkiye'nin bu yüksek tansiyonlu ortamında KHK'lerle reformlar uygulanmaktadır. MHP olarak gelişmeleri takip ediyoruz.

"HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE BAĞLILIK ŞART"

1- TSK içinde 15 Temmuz'a adı karışan kim varsa ihracı yerindedir. 3 bin 74 kişi TSK'dan çıkarılmıştır. Sivil bürokrasi için de aynısını söylemek mümkündür. Bunlarla ilgili olan kim varsa atılmalıdır. Hukuksuz ve kanunsuz yere hiç kimse mağdur edilmemelidir. Bürokraside çok sayıda mağdur olan kardeşlerimize hükümet kulak vermelidir. Haksız ve mesnetsiz yere görevinden veya açığa alınan kim varsa görevine getirilmelidir. Hukukun üstünlüğüne bağlılık şarttır. 

"TSK'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER ACELEYE GETİRİLMİŞTİR"

2- TSK'nın yapısında radikal değişiklikler yapılmıştır. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın kuvvet komutanlarına emir verilmesi mümkün olmuştur. TSK'nin ana gövdesinde yapılan değişikler aceleye getirilmiştir. TSK'nin yeniden yapılanması önemlidir, ihtiyaçtır. Ancak kuvvet komutanlarını MSB'ye bağlamanın emir-komuta zincirini bozacağını görmek zorundayız. Önceliğimiz zihniyet değişimini aşama aşama hayata geçirmektir. Konu askerle hesaplaşma değil, darbe üreten hainleri heveslendiren kaynakları kurutmak olmalıdır. Türk ordusu millidir, topyekun darbeci gösterilemez.

Ergenekon, Balyoz denilen davalarla mahkum edilen askerlerin kumpasa kurban gittileri anlaşılmıştır. TSK'nin içindeki darbeciler ayıklansın ancak Türkiye'nin milli güvenlik sorunu varken askerin itibarı ezilmesin, linç edilmesin. Vatan nöbeti bekleyenlere parmak sallanmasın. TSK'nin yapısal sorunlarını çözeyim derken, gelenek ve ilkeleri kalırsa geriye Saddam ve Kaddafi ordusuna benzer bir kalabalık kalacaktır. TSK caydırıcılık niteliğinin korunması yanı sıra linç ve tehditlere karşı dinamik şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Türkiye'nin bölgede tarihi değişiklikler oluşmakta, birçok sarsıntı meydana gelmektedir. TSK bölgesindeki krizlerin yanı sıra, politik kararlara bağlı olarak dünyadaki krizlere müdahalelere hazır olmak zorundadır. TSK'nin zincire vurulması, suçlanması sonuçları önümüzdeki süreçte görülecek badirelere yol açacaktır. Bize göre söz konusu değişiklikler Türkiye'nin normalleşme sürecinde yapılmış olsaydı kalıcı olacaktı. Ordu-millet kaynaşması eski mevkisine taşınmalıdır. Genelkurmay'ın Cumhurbaşkanı'na bağlanması zamansızdır. Darbe niyetleri tümden bitmelidir.

MHP her gelişmeyi izlerken, yanlış bulduklarını eleştirmeyi sürdürecektir. Bizim yerimiz milletimizin vicdanıdır. Darbecilere, teröristlere, Türkiye'yi hazmedemeyenlere karşı biriz. Cumhurbaşkanı'nın siyasi partilerin tamamını dikkate alması demokrasi ahlakı bakımından zorunluluktur. 

 

HABERTÜRK

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler