YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bahçeli, Erdoğan'ı işçilerle vurdu
Partisinin grup toplantıısnda gündeme ilişkin değerlendirme yapan Bahçeli, Erdoğan'a yönelik sert ifadeler kullandı: "Yattığınız yerden servetiniz üzerine server kattınız"
Bahçeli, Erdoğan'ı işçilerle vurdu
08 Aralık 2009 / 12:26 Güncelleme: 08 Aralık 2009 / 13:36

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde sokaklarda meydana gelen olaylardan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Hükümeti sorumlu tutarak, ''Temennimiz, ülkemizin sağ salim seçime kadar ulaşabilmesidir. Aksi halde millet ayağa bir kez kalkarsa ortada ne hükümet, ne işbirlikçi lobiler, ne de kandil şebekeleri kalacaktır'' dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Tokat'ın Reşadiye ilçesinin kırsalında asayiş görevi esnasında Mehmetçiğe yönelik kanlı saldırıyı, nefret ve lanetle karşıladığını söyledi. Hunhar saldırıda, 7 askerin şehit olması ve 3 askerin yaralanmasının milleti derinden üzdüğünü ifade eden Bahçeli, en zor şartlar altında huzur ve güvenliği sağlamak için görev yapan şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve silah arkadaşlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.

Bahçeli, hayatın her alanında ağır sorunların baş gösterdiği AK Parti yönetiminde, Türkiye'nin acil çözüm bekleyen konularının giderek katlandığını ifade ederek, ''Geri adım atmanın diyalog, boyun eğmenin iş birliği, aldatılmanın zafer, teslim olmanın açılım, bozgunculuğun demokratik çözüm olarak tanımlandığı vahim süreçte ülkemiz ve milletimiz geri dönülmez bir batağa doğru sürüklenmektedir'' diye konuştu.

''PKK açılımı'' olarak nitelendirdiği ''demokratik açılımı'' Başbakanın, ABD, Peşmerge, İmralı ve Kandil'le tam bir iş birliği ile yürüttüğünü ileri süren Bahçeli, bu açılımla birlikte, etnik bölücülüğün meşru bir siyasi amaç sayılmaya başladığını söyledi. 
    
''AŞİRET REİSLERİ İLE KUCAKLAŞMA...''
    
''Terör örgütü, taleplerinin bile ötesinde zemin ve itibar kazanarak bölünme dinamikleri harekete geçirilmiştir'' diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

''Aşiret reisleri ile ısrarlı kucaklaşma, bölücü taleplerin meşrulaşması, terörü, teröristi ve isyanları aklama çabaları, milli tarihimizi karalama kampanyaları, milli kimliğe mayın döşeme gayretleri, bölücülüğe anayasal kılıf arayışları ve şahadeti sorgulayan, gaziliği aşağılayan emsali görülmemiş alçalma hali geride kalan ayların hükümet açısından özeti olmuştur. En önemlisi, Başbakan Erdoğan'ın terörün demokrasi eksikliğinden ve sözde kimlik baskısından doğduğuna dair 1991 yılından itibaren açıkça gördüğümüz kusurlu algısı, kapanmaya yüz tutmuş yaraları yeniden kanatmıştır.'' 
    
''ŞEHİR UZANTILARINI AZDIRDI''

    
Bahçeli, partisinin yaptığı ikazlar ile süreçle ilgili sorduğu soruların karşılıksız kaldığını, AK Parti zihniyetinin milletin tepkilerine rağmen dönüşü olmayan bir yola girmekteki ısrarını sürdürdüğünü belirtti.

Başlatılan sürecin gerçeklerinin bugün bütün yönleriyle karşılarına çıktıklarını vurgulayan Bahçeli, ''Maalesef, yöneldiği sapmalarla terörü ve bölücülüğü hiç olmadığı kadar dirilten iktidar zihniyeti, Kandil kadrolarını dağdan indirmek bir yana, şehir uzantılarını azdırmıştır'' dedi.

Bahçeli, Habur'dan dönüş törenleri ile başlayan gelişmelerin ardından, bölücülüğün suç olmaktan çıktığını, açık bir yozlaşma ve meydan okuma yaşanmaya başladığını dile getirerek, hükümetin suskun kaldığını iddia etti.

Bölücübaşının infaz şartlarını ve PKK terörünün başlamasının yıldönümünü gerekçe gösteren mihrakların, ihanet provalarında yeni bir aşamaya geldiğini ifade eden Bahçeli, son günlerde yaşanan sokak olaylarına da değindi.

''Başbakan Erdoğan'ın tam bir acziyet içinde olan biteni oturduğu yerde seyrettiğini'' ileri süren Bahçeli, şunları söyledi:

''Son zamanlarda bizim, Türkiye'nin bir bölgesine gidemediğimizi ağzına sakız yapan Başbakan'a buradan huzurunuzda sormak lazımdır: haftalardır bu yörede devam eden saldırılara karşı duracak devlet gücü nerededir? Kamu düzenini sağlamakla sorumlu hükümet iradesi ne zaman ortaya çıkacaktır? Şehit cenazelerinden ürken Başbakan, ihanetler için neden suskundur? Günlerdir devam eden bu rezalet karşısında Başbakan Erdoğan sinmiştir ve ortalarda görünmemektedir. Açılımın koordinatörü olan İçişleri Bakanı'nın 'yasadışı eylemlere müdahalede kararlıyız' açıklaması ise gerçekte hiçbir anlam ifade etmemektedir.'' 
    
ÇEVİK KUVVETİN TAVRI
    
Bahçeli, 1 Ağustosta yapılan açılım toplantısının üzerinden 4 ay geçtiğini hatırlatarak, ''Aradan geçen dört aydan sonra, hükümetin açılım ortaklarının saldırı hedefinin polis karakolları olması, tam bir zihniyet iflasının ilanı olmuştur. Çok şükür ki önceki gün Gazi mahallesindeki olaylara müdahale eden Çevik Kuvvet Polisi açılım sürecine gereken dersi vermiştir'' dedi.

Polislerin, üzerilerindeki siyasi baskıları yırtıp atarak hep bir ağızdan ''şehitler ölmez vatan bölünmez, Ne mutlu Türküm diyene, 'Akan kan bayrak için'' sloganları attığını belirten Bahçeli, ''Hükümete rağmen canla başla çalışan, asayişi sağlamaya gayret eden ve AKP'nin hilafına, şehide ve bayrağa sahip çıkan Emniyet Teşkilatını kutluyorum, hepsiyle iftihar ediyorum'' diye konuştu.

Bahçeli, ''İyi şeyler olacak'' denilerek aylardır devam eden gelişmelerin geldiği noktada, iyi şeylerden söz etmenin mümkün olmadığını söyledi. 
    
''KARDEŞLİK AĞIR YARA ALDI''

    
Biteceği söylenen terörün azdığını, Kandil kadrolarına şehir teröristlerinin dahil olduğunu, kardeşliğin ağır yara aldığını ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

''Milli birlik denilen sözde projeden ayrışma ve husumet doğmuştur. Daha dün olduğu gibi şehitler gelmeye devam etmiştir. Ve bunların hiçbirisi ne müjdelenecek iyi bir şeydir, ne de sözde fırsat yılı ilan edilen 2009 yılındaki rezaletlerin üstünü örtmeye yetecektir. Ağır bedeller ödemeden söz eden Başbakan Erdoğan'ın ve işbirlikçilerinin son olaylar karşısında foyası ortaya çıkmıştır.

Başbakan ve hükümeti, Türkiye'yi ayrıştırma ve bölme projelerini İmralı, Kandil ve Barzani'nin desteğiyle hayata geçirmek için çıktığı yolculukta suçüstü yakalanmış, gerçek niyetler açığa çıkmıştır. Sokaklarda PKK paçavralarının gezdirilmesinin, bölücü sloganlar atılmasının, etrafın ateşe verilmesinin suç olmaktan çıktığı, PKK'ya kucak açmanın cezadan muaf hale geldiği bir çürümenin odağı da artık belli olmuştur. Barış ve kardeşlik projesi gibi sahte etiketler bu gerçeği saklayamamıştır. Gelişmeler, gizlenmeye çalışılan oyunu ve oyuncuları giderek netleştirmiştir. Sokaklara inmiş ihanetin, İmralı'dan diriltilen rezaletin sorumlusu ve müsebbibi Başbakan Erdoğan ve hükümetidir. Dağdaki bölücülüğü törenle siyasete taşıyan Başbakan, Türkiye'nin milli birliğinin temellerine dinamit döşemiştir. Yıllardır terörden ve bölücülükten muzdarip Türk milleti bu gelişmelerden son derece huzursuz, tedirgin ve endişelidir.'' 
    
HÜKÜMETİ UYARDI

Hükümeti uyaran Bahçeli, şunları sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hükümetin girdiği yoldan dönmemesi halinde milli değerlerine açıkça yapılan saldırılar karşısında milletimizin daha fazla sabır göstermesini, daha fazla sakin kalmasını beklemek mümkün olmayacaktır. Hükümeti, sorumluluklarını yerine getirmeye, idari, adli, güvenlik mekanizmalarını tam bir destekle olayların önüne geçmeye davet ediyorum. Temennimiz, ülkemizin sağ salim seçime kadar ulaşabilmesidir. Aksi halde millet ayağa bir kez kalkarsa ortada ne hükümet, ne işbirlikçi lobiler, ne de Kandil şebekeleri kalacaktır. Mardin Nusaybin'de bir erimizin şahadeti ile şehir eşkıyalarının yaktığı otobüste yaralanan lise öğrencisi genç kızımızın vefatının ardından, dün Reşadiye'deki acı kayıplarımızla birlikte yaşanan olaylar son derece vahim ve kaygı veren bir hal almıştır.

Bu gelişmelerin tamamının sorumlusu, hükümetin sözde demokratik açılım adını verdiği yıkım projesidir.

Ayaklanma provalarının tırmandığı, şahadetlerin arttığı, saldırıların ve huzursuzlukların yoğunlaştığı, kutuplaşmaların yaygınlaştığı bu süreçte benim hükümete tavsiyem şu olacaktır. Gelin girdiğiniz yanlış yoldan bir an önce dönün. Daha fazla tahribata neden olmadan başlattığınız sözde açılımı terk edin. Önce son terörist teslim oluncaya, son terör silahı ele geçinceye kadar PKK ile her şart ve ortamda mücadele edin. Teröristin elindeki mayınları, bombaları ve silahları susturmadan insanımıza refah, huzur ve barışın gelemeyeceğini kabul ve itiraf edin. Ve bu amaçla, hangi sınırı geçecekseniz, hangi ülkeye girecekseniz ve nereye kadar ulaşacaksanız ulaşın ve sonuna kadar mücadele edin. Terörün kökünü mutlaka kazıyın. MHP de aziz milletimiz de böylesi bir girişimin sonuna kadar arkasında olacak ve her desteği mutlaka verecektir.''

AÇIK HAVA TOPLANTILARI
    
Bahçeli, açık hava toplantılarının ilkini 13 Aralık Pazar günü Ankara Tandoğan meydanında gerçekleştireceklerini hatırlatarak, ''Partimiz, yüreği Türk milleti için atan, kutlu vatan sevgisi ile çarpan, aziz şehitlerimizle sızlayan Türkiye'mizin tamamını, köken, mezhep, yöre ayrımı yapmaksızın kucaklamak için yola çıkmıştır. Bayrağa, vatana, kardeşliğe ve şahadete sahip çıkmaya hazır bütün Ankaralıları ellerinde al bayraklarımızla beraber Tandoğan Meydanına davet ediyorum'' diye konuştu.
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler