YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bahçeli: Bütün siyasi partilere saygı duyulmalı
Bahçeli: Bütün siyasi partilere saygı duyulmalı
17 Mart 2014 19:45
Bahçeli, 'Bütün siyasi partilere saygı duyulmalıdır. Her siyasi parti, demokratik hakkını kullanmak ve seçimlerde yarışmak için vardır' dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Mart seçimlerinin bin 394 seçim çevresinde 25 siyasi partinin katılımıyla yapılacağını hatırlatarak, bütün siyasi partilere ve onların değerli adaylarına parti olarak başarılar dilediklerini söyledi.

Eskişehir’de Odunpazarı Meydanı’nda halka seslenen Bahçeli, demokrasimizin vazgeçilmez unsurları olarak kabul edilen siyasi partilerin, milletin aziz evlatları tarafından kendi dünya görüşleri çerçevesinde oluşturulmuş siyasi kurumlar olduğuna dikkat çekti. Bütün siyasi partilere saygı duyulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Her birine saygı duyulmalıdır. Her siyasi parti, demokratik hakkını kullanmak ve seçimlerde yarışmak için vardır. Çünkü hedefleri doğrultusunda bir başarıyı elde etmek istemektedirler. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasi hayatının güzide bir siyasi kurumudur. Gelenekli, köklü, ilkeli, dürüst, temiz yönetim, temiz siyaset, temiz toplum hedefleriyle 45 yılı bulan varlığıyla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu seçimlere de Milliyetçi Hareket Partisi çok önceden, siyasi partilerimizin henüz daha aday belirleme sürecine girmedikleri, ön hazırlıklara başlamadıkları bir dönemde Milliyetçi Hareket Partisi bütün ilçe, belde, illerde ve büyükşehirlerde aday belirleme sürecini erkenden başlatmış, ilki Ankara, sonrası Kayseri daha sonra da İstanbul’da olmak üzere toplu aday tanıtım toplantılarıyla milletimizle adaylarımızı hem tanıştırmış hem de buluşturmuştur. O sebepten dolayı faaliyetlerimiz hızla ilerlemektedir" dedi.

Başkan adayı Çalışıcı'ya övgüler

Bahçeli, seçimlerin 51 il 30 büyükşehirde yapılacağını belirterek, eskiden 16 büyükşehir olduğunu hatırlattı. Bir yasa değişikliğiyle beraber, buna 14 büyükşehirin ilave edildiğini belirten Bahçeli, "Bu büyükşehirlerden birisi de Eskişehir ilimiz olmuştur. Öncelikle Eskişehir’in 750 bin nüfusu aşan yapısıyla büyükşehir olma kapsamı içerisinde bulunuşu hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ancak burada bir konuya dikkatli olmak gerekiyor. Daha önceden ifade ettiğim gibi 16 büyükşehrimiz vardı. Buna 14 ilave yapılarak 30 oldu. Ancak dün 16 büyükşehrin kapsamıyla bugün 14 ilaveyle beraber oluşmuş, 30 ilin büyükşehrin kapsamı büyük farklılık göstermektedir.

Artık sadece merkez ilçelerle yoğrulmuş büyükşehir yerine, son yasa değişikliğiyle bütün ilin mülki idare sınırlarını kapsayan bir alanda büyükşehir hizmet sürecini ve hizmet alanına sahip olmaktadır. Böyle düşündüğümüz vakit artık Eskişehir mülki idarenin sınırları dahilinde nere varsa büyükşehir olarak oraya hizmet sunacaktır. Bunu şu şekilde ifade etmek mümkündür. Şuan Eskişehir’in nüfusu 799 bin 724’tür. Yüzölçümü ise 13 bin 925 bin kilometre karedir. Bunun manası şudur. Büyükşehir olarak öncelikle 799 bin 724 Eskişehir’de yaşayan insanlarımıza hizmet sunulacaktır. Bunların içinde köy var, belde var, mahalle var, ilçeler var ve dolayısıyla büyükşehir olmaktadır.

Böyle bir durum karşısında dün sadece Tepebaşı ve Odunpazarı’nı merkez ilçeler olarak kavrayan ilimiz, bugün bütün Eskişehir’i ilçeleri beraber kucaklamak durumunda olmalıdır. Hal böyle olunca böyle bir geniş kapsamlı alan yeniden oluşacak olan bir büyükşehir nasıl kurulacak, kim tarafından yönetilecek, yönetecek olan kişinin birikimi, tecrübesi nedir? Bunları iyi tartmak lazımdır. Bazı yerlerde büyük hizmetler sunulmuş olabilir. Şehrin modernleşmesi için gayretler gösterilmiş olabilir. Bu Eskişehir il için geçerlidir. Odunpazarı için geçerlidir. Tepebaşı için geçerlidir. Ama 13 bin 925 kilometre kare toprak alanı bulunun ilimizin en ücra köyünden en ücra mahallesine kadar hizmetin sunulabilmesi; Eskişehir’i çok iyi tanımak, Eskişehir’de ilçelerin gelişmişlik seviyesini bilmek, köylerde ve mahallelerde kimle yaşamaktadır. Bunlar sonradan büyük bir göç olayıyla muhatap olmuşlar mıdır. Nereye gitmişlerdir. Ne kadar Eskişehir’e gelmişlerdir. Suyu, elektriği olmayan dün ama bugün var olan fakat içinde hayat bulunmayan köylerimize nasıl kalan yaşlı büyüklerimize hizmet sunulabilmesini de düşünerek öyle bir belediye başkanlığı adayı bulmalıyız ki bu hizmetleri sunabilsin.

İşte Milliyetçi Hareket Partisi anlayışını bu yönde geliştirerek bütün büyükşehrin oluşumunu bir başka ifadeyle kuruluşunu gerçekleştirecek bilgi, birikim, tecrübe ve devlet yönetimindeki geniş çevresiyle büyük hizmet sunabilecek bir şahsiyeti bulmak gerekiyor. Bu şahsiyet Eskişehir’de var mıdır diye baktığımızda 6 yıldan bu yana vali olarak köyden kente, merasından dağına, ovasına, şehrine kadar hizmet aşkıyla çalışmış olan bir şahıs, 6 yıldan sonra bu tecrübesini bu geniş kapsamlı bir belediye başkanlığında halkımıza tekrar hizmet olarak sunabilir mi diye düşünülmektedir. Böyle düşündüğümüz takdirde bu görevi sadece ve sadece Eskişehir ili ve merkez ilçeleriyle dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de yapabilecek insanlar vardır. Ama Eskişehir’in tozlu yollarında köylere kadar, ilçelere kadar, mahallelere kadar orada kalmış büyüklerimizin ellerini sıkarak, hallerini sorarak suyun, elektriğin, aşın var mı diyerek dün yapılmış olan hizmetleri bu defa büyükşehrin kaynaklarıyla götürebilmek için bir şahıs bulunmalıdır ki; işte bu biraz evvel özetle tanımladığım sayın emekli Vali Kadir Çalışıcı beyefendidir" dedi.

Devlet Bahçeli, Eskişehir’i sadece merkez olarak değil, bütün alanlarıyla tanıyan, bilen ve hizmeti dengeli olarak götürecek, ilçeler arasındaki gelişmişlik seviyesini dengeli bir hale getirebilecek, köyde şehirde yaşayanlara ve özellikle de sonradan kapanan beldeler, mahalleler ve köylere şehir hayatının hizmetlerini sunabilecek, şehirde yaşayanların ihtiyaç duydukları ihtiyaçlar nasıl karşılanıyorsa oralara kadar ulaştırılabilecek bir tecrübeyle bu hizmetin yürütülmesi gerektiğini anlattı. Bunun, Kadir Çalışıcı tarafından başarılacağına inandıklarını ifade eden MHP Lideri Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü;

"Eskişehir’de büyükşehrimizin kurucu başkanı olacak bu değerli birikimi, bu emekli valiyi tekrar Eskişehir’in hizmetine sunmak için Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak ilan ediyoruz. Ancak bununla da yetinmemek lazım. 685 bin 725 kişinin yaşadığı yer Eskişehir’in Tepebaşı ve Odunpazarı olmak üzere merkezde bulunmaktadır. 113 bin 997’de taşrada, belde, ilçe olarak insanlarımız bu nüfusla orada yaşamaktadır. Böyle olunca sayın kurucu başkan olacak olan şahsiyete yardımcı olabilecek, beraber çalışabilecek, dayanışma içerisinde yardımlaşma ruhuyla hareket edebilecek, fikri temelleri sağlam, projeleri geliştirmede önemli bir katkı sağlanacak ve güzel bir kadroyla Eskişehir’in bu gelişme sürecine yeni gelişimleri dahil edebilecek bir çatının kurulması gerekmektedir. Bu kimdir dediğimiz de; Odunpazarı Belediye Başkan adaylığına sayın Emine Edizgül hanımefendiyi aday olarak koyuyorum. Tepebaşı Belediye Başkanlığına ise değerli bir arkadaşımız sayın Murat Sanlar beyefendi adayımız olarak takdim ediliyor. Emine hanımefendi ile Eskişehir’de Murat’a ulaşmak için Kadir Bey’le üçlü bir yapıyla burada Eskişehir’de artık yeni bir mührün vurulması gerekiyor."

MHP oy pusulasının son sırasında

Konuşmasında, seçim pusulası ile ilgili uyarılarda da bulunan Bahçeli, "Sandığına gittiğiniz zaman karşınıza bir oy pusulası gelecek. Bu oy pusulası Yüksek Seçim Kurulu’nun kurası ile partilerin nerede, hangi sırada yer alacağı belirlenmelidir. Bu son seçimde çekilen kurada oy pusulasının en sonunda Milliyetçi Hareket Partisi var. Dolayısıyla 3 hilal orada. Sandığa gittiğimiz zaman şöyle bir baktığımız vakit en sonda MHP vardır diye başınızı oraya çevirip mührü vuracağınız sırasında gönlünüzden bir şey geçeceğinden eminim. O da Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı şu günkü siyasi, sosyal, ekonomik ortamda 'En son ümidim sensin MHP' demek içindir. Oraya vardığınız zaman Kadir bey için aynen 3 hilal gibi bir mühür vuracaksınız. Emine Edizgül hanımefendi için 2’nci hilale bir mühür daha vuracaksınız ve sonunda muradım olsun diyerek 3’üncü hilalle Murat için vuracaksınız. Allah’ın izniyle Eskişehir’de bundan böyle MHP olacak” dedi.

“Bazı televizyonlar, bazi araştırmalar; bu seçimler AKP ile CHP arasında olabilir diyor”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bazı televizyonlar ve araştırmalar tarafından seçimlerin AK Parti ve CHP arasında geçeceğinin öne sürüldüğünü belirterek, “12’den hedefi vurmak için ne AKP, ne CHP diyeceğiz ille de MHP diyeceğiz. Bunu başaracağımıza inanıyorum” dedi.

Eskişehir’de Odunpazarı Meydanı’nda halka seslenen Bahçeli, seçimlere 25 siyasi partinin girdiğine dikkat çekti. Bahçeli, “Her tarafta sanki milli iradeyi iki kafese hapsetmişler gibi bazı televizyonlar, bazı araştırmalar hep bu sloganı söylüyorlar. Bu seçimler AKP ile CHP arasında olabilir. Pekala 25 siyasi parti giriyor. Onlar bu aziz milletin evlatları tarafından kurulmamış mıdır? Onların adayı yok mudur? Onların siyasi varlığı devam etmiyor mu? E bunların içerisinde bir de gelenekli ve güçlü, milletimizin özünden gelen bir Milliyetçi Hareket var. Onun hiç mi hakkı yok? O sebepten dolayı kalan 13 gün içerisinde yarın 12’den hedefi vurmak için ne AKP, ne CHP diyeceğiz ille de MHP diyeceğiz. Bunu başaracağımıza inanıyorum” dedi.

“30 Mart seçimleri bir kaderin değişmesinde başlangıç olacaktır”

30 Mart 2014 Mahalli İdareler Seçimleri’nin önemine değinen Bahçeli, “30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimleri, Türkiye’nin siyasi, sosyal, ekonomik yönden önemli krizlerin yaşandığı, kutuplaşmaların, cepheleşmelerin, kamplaşmaların, kavga ve iç çatışmaya sevk edilmenin büyük kaygısı içerisinde gerçekleştirilecektir. Bu seçimler, geleceğimizin belirlenmesinde, siyasetin yeninden şekillenmesinde, bir kaderin değişmesinde inanıyoruz ki başlangıç olacaktır. Çünkü Mahalli İdareler Seçimleri’nden hemen sonra, kısa bir süre içerisinde daha evvelden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçilmiş olan Cumhurbaşkanlığı bir yasa değişikliğiyle atık halk tarafından seçilecektir. Bunun ilki 28 Ağustos 2014’te yapılacaktır. Bundan sonra bir siyasi olay daha olmaktadır ki o da; 25. dönem milletvekilliği genel seçimleridir. Bu seçim de 2015 yılı en geç 12 Haziran’a kadar yapılması gerekiyor. Demek ki milli irade olarak siz değerli vatandaşlarımızın 30 Mart’ta sandığa gittikten sonra bir sürece giriyor ve o süreç arka arkaya devam edecek ve Türkiye’nin 2015 yılından sonra siyasi kaderini, siyasi yönetimini ve siyasi tercihlerini değiştirecek büyük bir iradeyi, hamleyi, atılımı ortaya koymuş olacaksınız” diye konuştu.

“Oy kullanmak yetmiyor, oya sahip çıkmak da lazım”

Bahçeli, “Oy kullanmak yetmiyor, oya sahip çıkmak da lazım” diyerek, “O sebepten dolayı 30 Mart’ta belediye başkanlarımızı seçelim. Bunu yaparken yüksek katılımla gerçekleştirelim. Meşruiyeti tartışılır hale gelmemelidir. O sebepten dolayı 18 yaşında oy kullanmaya başlayan gençlerimizi de yanınıza alarak sandığa gidiniz, oylarınızı kullanınız. Gönlünüzden geçecek olan hangi siyasi anlayışsa ona; iyi değerlendirip, iyi tartışıp ondan sonra vicdanınızın süzgecinden geçerek oylarınızı kullanınız. Oy kullanmak yetmiyor, oya sahip çıkmak da lazımdır. Oya sahip çıkabilmek için de partilerinizin görevlendirdikleri sandık kurulu üyelerine büyük sorumluluk düşünüyor. O bakımdan Eskişehir’de ilçe teşkilatlarımızın sorumlu kılmış olduğu sandık görevlileri sabahın erken saatinde görevli olduğu sandığa ulaşmalı, akşama kadar orada görev orucu tutmalı. Yok karnım acıktı bir yemek yiyeyim, sıkıldım biraz çay içeyim gibi davranışlarla sandıktan uzaklaşmamalıdır. Sandık görevini sürdürürken gelenlere güler yüzlü, yaşlılarımıza ellerinden tutarak yardımcı olup, yol gösterici göreviyle onlara hizmet ederek onların da iradesinin sandığa yansımasına katkı bulunmalıdırlar” ifadelerini kullandı.

“Oy sayımı sırasında bazı hilelerle ve çalmalarla karşı karşıya kalıyoruz”

Oy sayımı konusunda çok dikkatli olunması gerektiğini de anlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Hepsinden önemlisi oyların sayımı sırasındadır. Oyların sayımı çok önemlidir. Burada siyasi kültürümüzün gelişmesine paralel olarak, oy sayımının dürüst, adil olması gerekir. Ancak arada sırada bazı hilelerle ve çalmalarla karşı karşıya kalıyoruz. Bir ilkokulda 150 sandık bulunduğu düşünelim. Bunlardan bir tanesi söz gelimi 44. sandıkta A partisi, akşamüzeri oy kullanmayla 11 oy almış. Ama tutanaklara bu geçirilirken oradaki bir kişi, sağına veya soluna 1 rakamını koyduğu takdirde 111 oy olur. Bu 111 oy hırsızlıkla, hileyle ve çalıntıyla elde edilmiş olan oydur. Böyle bir oyun kullanımı, o hileye başvuranlar oy çalımında marifetli olanlar, bununla da kalmıyorlar bir de sorumluluk üstlendiklerinde o alışkanlıkları sorumlu oldukları mevkide de devam ediyor. Çalmaya, çırpmaya orada da devam ediyorlar. Bunun önlenmesi lazım. Bu böyle gidemez. Bunun için görevli olan arkadaşlarımız dikkatli olmak mecburiyetindedirler.”

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler