YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bahçeli 2009'u değerlendirdi
MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu...
Bahçeli 2009'u değerlendirdi
05 Ocak 2010 / 11:24 Güncelleme: 05 Ocak 2010 / 11:37

MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu...

2009'un olumsuzluklarla geçtiğini söyleyen Bahçeli şöyle konuştu: "Manevi değerleri istismar konusu yaparak milletimiz sancılı bir dönemi yaşamak zorunda kalmıştır. AKP zihniyetinin 6. yönetim yılında Türk milleti haketmediği bir çaresizlik içine itilmiş, maddi ve manevi tahribattan devletin her kurumu ve toplumun her kesimi etkilenmiştir.

İçi boş sloganlarla, sanal umut ve vaatlerle hayali vaatlerle Türk milletini kandırma ihmali artık kalmamıştır. Türkiye'nin milli birliğinin korunması, milli devlet yapısının savunulması hükümet tarafından 'çağdışı hassasiyetler' olarak tanımlanmış ve aşağılanmıştır. Etnik tahriklerin hız kazandığı böyle bir dönemde terörün önünü kesmeyi amaçlayan siyasi çözüm çabaları proje adıyla getirilmiştir. Bizim yıkım projesi adını verdiğimiz bu süreçte bölücüler muhatap alınarak Türkiye'nin pazarlık ortamına çekilmeye çalışıldığı, ABD destekli, peşmerge onaylı, İmralı imzalı açılımın hükümet tarafından pazarlanmak istenmiştir.
 
Türkiye'nin sosyal dokusunun acımasızca tahrip edilmeye çalışıldığı ve yıkım ortağı anlayışının sürdürülmesi geçen yıl şahit olduğumuz gerçekler olmuştur. AKP zihniyetinin bölücü teröre gösterdiği hoşgörü 2009'da bütün berraklığıyla ortaya çıkmıştır. Kurgulanan sinsi bir oyun hükümet eliyle ve bütün yıkım aktörleri kullanılarak sahnelenmeye çalışılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin temel harcı olan bütün ilke ve değerler tartışılmaya açılmıştır. Türkiye'de etnik ayırımcılığa zemin oluşturacak ve milleti bölerek ayrı bir millet olmaya hizmet edecek dayatmalar hız kazanmıştır.
 
Teröristle yapılan pazarlıklarla oluşturulan siyasi ortam İmralı canisiyle pazarlık yapılmıştır. Hükümetin PKK açılımının milletimizde uyanma, toplumda yaşanan ayrışma ve çatışma tehlikesi, Başbakan Erdoğan ile İmralı mahkumunun açılım konusunda yaşadıkları yetki ve ön alma çabaları. Habur'da Başbakan ve kadrolarınca yönetilen karşılama törenleri. Yakılan araçlar, şehitler, bu rezalete karşı şehit aileleri ve gazilerimizle milletimizin gösterdikleri haklı ve meşru talepler, Erdoğan'ın İslam düşmanını NATO genel sekreterliğine seçmesi. Irak'ın kuzeyindeki peşmerge reisleriyle bakan düzeyinde yapılan diplomatik üst düzey kucaklaşmalar, tavizlerin protokellere bağlanması, sınır ötesi harekata yetki veren tezkerenin meclisten çıkmasına rağmen hükümetin Kandil'e gitmemekte ısrar etmesi, toplumun tamamına yayılan  dinlenme, izlenme ve özel hayatın takibi gibi ihlallerin yaygınlaşması emeğin ve alınteri talep edenlere sergilenen zorbalık, Irak'ta, Karabağ'da, Urumçi'de boyun eğmişlik hali, hükümetin taviz ve teslimiyet siyasetiyle meşruiyet arama çalışmalarıdır. Türkiye'nin ağır sorunlarla yüklü siyasi gündemi her geçen gün yeni bir badireyi karşımıza çıkarmaktadır. Türkiye bir yol ayrımına doğru hızla gitmektedir. Türkiye'nin milli bünyesini tehdit eden gelişmeler giderek ağırlaşmaktadır. Türkiye'nin hazin manzarası budur...
 
Türk siyasi hayatında milletlerin ve devletlerin uzun ömürleri içinde zaman zaman tehlikelerle dolu kriz döneminden geçtikleri tarihi bir gerçektir. Demokrasinin askıya alındığı karanlık ve bunalımlı dönemler yaşandığı da bilinmektedir. Bir türlü sonu gelmeyen vaatlerin ipoteğinde ardına takıldığı yöneticilerle yoksulluğun ve işsizliğin aşıldığı bilinmektedir. Türk milleti demokrasi ve kardeşliğin hilafına yaşanan gelişmeleri üzüntü ve ibretle hatırlamaktadır.

Bugün ateş çemberinden geçmekte olan Türkiye Cumhuriyeti bir beka sorunuyla karşı karşıyadır. Türkiye'yi etnik tuzakların içine çekmek isteyen küresel aktörlerin niyeti ortaya çıkmıştır. Türkiye'yi kimlik tahrikleriyle kavga ortamına çekerek geleceği karartmak ve dönüşü olmayan bir husumeti milletimizi alet etmektir. AKP'nin bu çizgide ısrarcı olacağı anlaşılmaktadır. Bölücü heveslere cesaret vermenin, etnik tahrikleri sürdürmenin ve bunlardan medet ummanın Türkiye'nin birliğini ve kardeşliğini katledecek yanlıştan dönmesi en büyük temennimizdir.

boşver kuru söylemleri icraate bak
 // ugur kayabas
öncelikle içinizdeki ergenekon yapılandırmanızı temizleyin siz. tabi bizim ergenekon destanından bahsetmiyorum. bunu kastederken dürüst milliyeçcileri ayıklayın demiyorum askeriyedeki gibi. ülkücu camia zaten kendi içinde öyle çürükleri farkederse affetmeyecek lerinin bilincinde olun. şimdilik bir takım söylemlerle geçiştiriliyor ama gün yüzüne çıkarsa vah vah olur o kişilerin hali....
05 Ocak 2010 12:04
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler