YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'AYM, CHP mahkemesine döndü
Erdoğan: Adeta Anayasa Mahkemesi, 'ana muhalefet mahkemesi' haline dönüştü.
'AYM, CHP mahkemesine döndü
28 Nisan 2010 / 22:32 Güncelleme: 29 Nisan 2010 / 00:15

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesine götürecekleri açıklamasıyla ilgili, ''Ana muhalefet partisi liderinin tüm bu müzakerelerden sonra Anayasa Mahkemesine gitme olayı, artık bizim tespit ettiğimiz bir CHP klasiği oldu'' dedi.

Bu döneme kadar hiçbir zaman Anayasa Mahkemesinin bu kadar yasa değişikliği, bu kadar Anayasa ile ilgili değişiklik konularında müracaat kapısı olmadığını kaydeden Erdoğan, ''Ama bu dönemde sürekli ana muhalefet partisi oraya adeta yatağı sermiştir. Adeta Anayasa Mahkemesi, 'ana muhalefet mahkemesi' haline dönüştü, bu duruma getirdiler'' görüşünü ifade etti.

Başbakan Erdoğan, TGRT Haber'de yayımlanan ''Ankara'nın Gündemi'' programına katılarak, soruları yanıtladı.

''CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onayladıktan sonra Anayasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesine götürecekleri'' yönündeki açıklamasının anımsatılması ve bu konuda AK Parti'nin ne yapmayı düşündüğünün sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Bunlara yabancı değiliz ve Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir dönemdir bu. Bu döneme kadar hiçbir zaman Anayasa Mahkemesi bu kadar yasa değişikliği, bu kadar Anayasa ile ilgili değişiklik konularında müracaat kapısı olmamıştır ama bu dönemde sürekli olarak ana muhalefet partisi oraya adeta yatağı sermiştir, böyle bir durum var.

Ana muhalefet partisi liderinin tüm bu müzakerelerden sonra Anayasa Mahkemesine gitme olayı, artık bizim tespit ettiğimiz bir CHP klasiği oldu. Adeta Anayasa Mahkemesi 'ana muhalefet mahkemesi' haline dönüştü, bu duruma getirdiler. Sürekli bakıyorsunuz hangi yasa çıkarılsa meclisten hemen gittikleri yer burası. Ben bunların üzerinde durup zaman kaybedecek değilim.''

Meclis'te 10 gündür gecelediklerini, yoğun bir tempoda çalıştıklarını belirten Erdoğan, ''CHP'li arkadaşlardan bazıları çıkıyor 'uyuyanlar var, şöyle var, böyle var' diyor. Uyuyanlar olabilir doğrudur ama sizden kimsenin oraya geldiği yok'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, milletin meselelerini çözmek için milletvekillerinin sabahlara kadar orada olacağını ifade ederek, engellemelerle karşılaştıklarını söyledi.

Anayasa değişikliğiyle ilgili maddelere geçmek için 6-7 saat parlamentonun meşgul edildiğini, engellendiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tüzükle ilgili boşluklar ne ise bu boşlukları kullanmanın gayreti içindeler. Oraya da çıktıklarında konuşmak için çıkıyorlar. Herhangi bir maddeydi, katkıydı, böyle bir şeyleri yok. Katkıları zaten yok. Dönerli bir şekilde çalışıyorlar. Hiçbir zaman ana muhalefet grubu orada tam olarak bulunmuş değil, nöbetleşe bir çalışmanın içindeler.

Maddelere geçtikten sonra da oyalama yoluna gidiliyor. Bir madde ortalama üç saat alıyor. Zaman kaybı olunca sabaha kadar bu işin uzadığı oluyor. Samimiyseniz, dürüstseniz gelin burada maddeleri konuşalım. Engelleme gayretleri içine girmeyin. içtüzükteki bu boşluklar sebebiyle ne yazık ki bunları yapıyorlar.''

Başbakan Erdoğan, Pazar günü Anayasa değişiklik paketiyle ilgili ikinci turun başlayacağını ifade ederek, ikinci turun çok önemli olduğunu kaydetti.

Erdoğan, ''İkinci turu bitirdikten sonra parlamentodan geçecek ve Sayın Cumhurbaşkanımız gözden geçirdikten sonra kararını verecek. O karardan sonra tabii millete, eğer bu işi götürme durumunda olursak, millet kendi sorununu kendisi en ideal şekilde çözmeyi bilecektir'' şeklinde konuştu.


-''ERKEN SEÇİM BENİM KİTABIMDA YOK''-


Başbakan Erdoğan, ''erken seçim'' ile ilgili bir soru üzerine, ''Asla benim kitabımda böyle bir şey yok. Erken seçim başka bir olaydır, referandum başka bir olaydır'' yanıtını verdi.

''Türkiye, artık bu tür böyle erken seçim oyuncağıyla meşgul edilecek bir ülke değildir. Bu arada, Türkiye referanduma da alışacaktır'' diyen Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Yani yeri geldiği zaman bazı meseleleri milletin kendisi çözme hakkını kendinde görecektir. Niçin? Çünkü kayıtsız şartsız egemenlik onundur. Aslında söz de onun, karar da onundur. Biz burada vekiliz, niye millete gitmekten korkuyoruz? Korkmayalım gidelim millete. Milletimiz kendi kararını kendisi versin ve sorunu da en iyi şekilde çözsün. Olumsuz mu yaklaşıyor bu işe? Başımız gözümüz üstüne, olumlu mu yaklaşıyor, o zamanda olumlu olanı yapalım.

Buna hiçbir zaman yaklaşmadılar. Çünkü milletimizin bu noktada iradesini bizzat kullanmasından korktular. Kendileri milletimizin iradesi istikametinde hareket etmiyorlar, sıkıntı burada. Böyle hareket etseler kulübeye gidip oyu kullanmaları lazım.

'Burada bir diktatörlük anlayışı var...' Yattılar kalktılar bana bunu devamlı söylüyorlar. İstedikleri kadar bu tür çamur atsınlar, bunların hiçbiri evelallah tutmayacaktır. Burada yine benim aziz milletim en isabetli olan kararı verecektir.

Öyle şeyle konuşmaya başladılar ki işte referandumdan sonra da Anayasa Mahkemesine gideriz, ondan önce de gideriz filan falan. Benim milletim kararı verecek. Benim milletim kararını verdikten sonra siz nereye götürürseniz götürün aslolan milletimin kararıdır. Onun vicdanındaki yerin üstünde biz başka bir yer tanımıyoruz. Aslolan milletimin vicdanındaki yerdir, milletimin gönlündeki yerdir.

Bunun için erken seçim diye bir şey yok. Zamanında seçim yapılacaktır ve buna da Türkiye alışacaktır. Hiçbir gelişmiş bir ülkede böyle bir mantık, böyle bir anlayış göremezsiniz. Parlamenter demokrasi olarak söylüyorum.'' AA
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler