YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ayaklarını denk alsınlar"
"Ayaklarını denk alsınlar"
08 Kasım 2009 10:41
MHP'nin 9.Olağan Büyük Kongresi'nde Devlet Bahçeli, 1225 delegeden 1171'inin oyunu alarak yeniden genel başkanlığa seçildi

MHP'nin 9. Olağan Kurultayı'nda Devlet Bahçeli yeniden genel başkan seçildi. MYK üyeleri, il başkanları ve delegelerin önerisiyle genel başkanlığa yeniden Devlet Bahçeli aday gösterildi. Bahçeli, Atatürk Spor Salonu'nda 1225 delegeden 1171'inin oyunu alarak yeniden genel başkanlığa seçildi.

KURULTAYDAN NOTLAR

MHP 9. Olağan Büyük Kurultay'nın yapıldığı Atatürk Spor Salonu'na sabah saatlerinden itibaren partililer ve delegeler gelmeye başladı.

Salonun girişine, ''Sonsuza Kadar 'Var Ol' Türkiye'' pankartı asılırken, erken saatlerden itibaren parti otobüsünden müzik yayını yapıldı.

Kırmızı ve beyaz renklerin hakim olduğu Atatürk Spor Salonu'nda, üzerinde Alparslan Türkeş ve Devlet Bahçeli'nin resminin yer aldığı ve ''Bir Hilal Uğruna 40 yıl'' yazılı dev afiş asıldı.

Kongre salonunun ortası delegeler için ayrılırken, tribünlerde basın mensupları ve partililer yer aldı.

Parti yönetimi, kurultay salonunda pankart açılmasına izin vermezken, salonu dolduranlar yalnızca Türk Bayrağı ve parti bayrakları taşıdılar.

Divan Başkanlığının yer alacağı kürsüde beyaz zemin üzerinde Atatürk'ün resmi, resmin her iki yanında da Türk bayrakları yer aldı. Ayrıca, platformun iki yanında sinevizyon ekranı kuruldu.

Salonun dışında ise kongreye giremeyenler için dev ekran kurulurken, Mehter Takımı gösteriler sundu.

Kurultayda 1500 civarında polis görev yaparken, salona gelenler kimlik ve üst kontrolü yapılarak içeri alındı. MHP'nin 9. Olağan Büyük Kurultayı'nda, 1225 delege, Genel Başkan, Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyeliklerini belirlemek üzere sandık başına gidecek.

Genel Başkan Devlet Bahçeli tekrar aday. Türkiye Tohumcular Birliği Genel Başkanı Hakkı Şafak Ses ile iş adamı Ahmet Reyiz Yılmaz da daha önce kongrede aday olacaklarını duyurmuştu.

Bahçeli, salona saat 10.15'te, partililer ve delegelerin alkışları arasında girdi.

Devlet Bahçeli'nin salona girişi sırasında, kurultay için hazırlanan ''Sonsuza Kadar Var Ol Türkiye'' adlı marş çalındı. Partililer sık sık ''Devletin başına Devlet gelecek'' şeklinde slogan attı.

Salonda, Türk bayrakları, parti bayraklarının yanı sıra Azerbaycan bayrağı da açıldı.

Kurultayın açılış konuşmasını yapan Genel Başkan Yardımcısı Ali Işıklar, konuşmasında sık sık AK Parti iktidarını ve ''Demokratik Açılım'' sürecini eleştirdi. MHP'nin tek başına iktidar olacağını savunan Işıklar, ''Türk milliyetçileri, bu ülkenin yok edilmesine asla müsaade etmeyecektir. Ne mutlu Türküm diyene'' dedi.

Işıklar'ın divan başkanlığı teklifini oylamaya sunduğu sırada, bazı delegelerin salona girişi sırasında kısa süreli arbede yaşandı. Salondakiler, bu sırada yaşananları yuhalayarak, ''Devletin başına Devlet gelecek'' sloganı attı.

Genel Başkan Bahçeli, partililer, konuklar ve delegelerin yerini almasının ardından Başkanlık Divanı oluşturuldu.

Divan başkanlığına Konya Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal seçildi.

Divanın oluşturulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

AHMET REYİZ YILMAZ ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ

MHP Genel Başkanlığı'na aday olan Ahmet Reyiz Yılmaz, "Bir tek arkadaşımın saçına teline zarar gelsin istemiyorum" diyerek adaylığını durdurduğunu açıkladı.

Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tabanın değişim iradesinden rahatsız olduğunu belirterek, "Önce AKP Hükümeti'ni ve güvenlik birimlerini suçlayarak kongreye gölge düşürmüştür." diye konuştu.

Yılmaz, yeterli imzalarının olmasına rağmen Ankara dışından gelen taraftarlarının Ankara'ya sokulmadığını ve parti kurucusunun dilekçesini sunmak için arkadaşlarının darp edildiğini öne sürdü. PKK'nın sevindiği bir dönemde arkadaşlarının birbirleriyle kavga etmesini istemediklerini ifade eden Yılmaz, kendilerinin bu oyuna gelmeyeceklerini vurgulayarak, "Bir arkadaşımın saçının teline zarar gelmesini istemem. 140 imzamız bulunmasına rağmen şu an itibariyle adaylık sürecimi durdurmuş durumdayım. Salondaki delegenin Devlet Bahçeli ile baş başa kalıp Türk milliyetçiliğinin kaderini ne yönde tayin edeceklerini göreceğiz. Muhafazakar milliyetçiliği üzerindeki işgal bu şekilde sürerse, Ülkücü misyon kendisine yeni bir yol çizebilir. MHP, artık karanlık güç odaklarının eline geçmiştir. Müslüman, muhafazakar milliyetçiler kendilerine yeni bir yol haritası çizmeyi düşünebilirler." görüşünü savundu.

 MHP lideri Devlet Bahçeli: AKP ve PKK, el ele tutuşmuş, adına da çözüm denilmiş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''demokratik açılım'' sürecine ilişkin olarak ''Gelişmelerden hala ders çıkaramayan varsa buradan onlara sesleniyorum, gittiğiniz yol yol değildir, PKK'ya teslimiyettir. Millet bunu görmüştür. Peşine düştüğünüz tuzak hayrımıza değildir. Eğer bir ihanet yoksa, bunu görme ve anlama sırası Başbakan'a gelmiştir. Bunun sonu yıkımdır, çöküştür'' dedi. 

Bahçeli, partisinin Atatürk Spor Salonu'nda yapılan 9. Olağan Büyük Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, hükümetin uygulamalarını ve ''demokratik açılım'' sürecini eleştirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin ''demokratik açılım'' süreciyle ''maksatlarının ortaya çıktığını, niyetlerinin anlaşıldığını'' ileri süren Bahçeli, ''Bu gelişmelerden hala ders çıkaramayan varsa buradan onlara sesleniyorum, gittiğiniz yol yol değildir, PKK'ya teslimiyettir. Millet bunu görmüştür. Peşine düştüğünüz tuzak hayrımıza değildir. Eğer bir ihanet yoksa, bunu görme ve anlama sırası Başbakan'a gelmiştir. Bunun sonu yıkımdır, çöküştür'' dedi.
Türkiye'yi önüne katıp giden sürecin sonunda terörün affedileceğini ve milli vicdanın zarar göreceğini ifade eden Bahçeli, bu tablo karşısında suskun kalmanın mümkün olmadığını savundu.
        

Gazilerin, şehitlerin, terörle mücadele edenlerin ve onların ailelerinin sahipsiz olmadığını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
''Başbakan Erdoğan'a sesleniyorum, Türkiye, bizim vatanımızdır.  Gideceğimiz başka yerimiz yoktur. Gitmeye niyetimiz de yoktur. Bizi buradan gönderecek de henüz anasından doğmamıştır. Çünkü bu uğurda sayısız şehadet yaşanmıştır ve bu topraklar karış karış vatanlaşmıştır. PKK'ya karşı kahramanlık göstermiş korucuların mücadelesi ortada. Teröre karşı gecesini gündüzüne katmış yöre halkının ve Mehmetçiğin mücadelesi ortada. Başbakanın, çürümüş zihniyeti anlamaz ama onlar, hiçbir zaman yan gelip yatmamıştır. Can verip, kan verip gönül verip, nefes verip, tertemiz toprağa uzanmışlardır. Bugün var isek onlar sayesindedir. Bugün yaşıyorsak onlar, canlarını, kollarını, bacaklarını,gözlerini kaybettikleri içindir. Şehitlerimizin duası biz olacağız. Gazilerimizin kolu, bacağı, gözü, eli ayağı biz olacağız. Başbakan'ın PKK açılımı onları
 incitmiştir, öfkelendirmiştir. Hakaretin sahibi odur ama millet üzülmüştür. Bu zilletin mimarı odur ama milletimiz utanmıştır. Milletim adına onlardan özür dilemek, gönül almak da bana düşsün. Şehitlerimiz ve gazilerimiz haklarını helal etsin. Dileğim odur ki muhterem aileleri küsmesinler, kırılmasınlar. Asker aileleri, polis aileleri, korucu kardeşlerimiz gönül koymasınlar, şehitleriniz ve gazileriniz, artık yalnızca sizin evladınız değildir. Mücadeleleri de kendileri de millete mal olmuştur. Bizim de evladımızdır. Ve millet AKP zihniyeti değildir.

Kimliksiz Başbakan Erdoğan değildir. Bugün vardır, yarın olmayacaktır. Yerinde yeller esecektir. Ama incinmiş gönülleri tamir etmek bize düşecektir. Zira, Milliyetçi Hareket bu inançla buradadır. Ve buradan bütün dünyaya meydan okumaktadır.

Bahçeli, barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan bütün vatandaşları Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmaya davet ederek, ''Biz, bunun için varız ve buradayız. Bu nedenle üç hilalin altındayız'' dedi.  

Bugün karşılaşılan tehlikelerin başlangıcının Anadolu'nun fethine kadar giden tarihlere uzandığını belirten Bahçeli, ''Türklüğe karşı bin yıldır sinmiş kin ve nefret, saklandığı yerden AKP'yi görünce yeniden doğrulmuştur. Bu tam bir hesaplaşmadır. Kapanmamış defterlerin, silinmemiş nefretlerin, tükenmemiş düşmanlıkların, unutulmamış yenilgilerin hesabıdır bu. bu, bitmemiş hesabın bugünkü taşeronu Adalet ve Kalkınma Partisi ve Başbakan Erdoğan'dır. Bu Türk milleti ile bin yıldır kapanmamış tarihi bir hesaptır'' diye konuştu.
         
''AYAKLARINI DENK ALSINLAR''
         
MHP'nin millet anlayışının ötekileştirici ve uzaklaştırıcı olmadığını kaydeden Bahçeli, ''kültürel eksende 'Ne mutlu Türküm' diyebilecek bir heyecan ve şuurda kaynaşmayı temsil ettiğini bildirdi. Bahçeli, hiçbir zaman kimsenin kökeni
veya mezhebini öne çıkaran, kaşıyan, reddeden, aşağılayan, engelleyen, yasaklayan bir zihniyetle yakınlaşmadıklarını söyledi. Bahçeli, ''Partimiz, ülkemizde yaşayan kardeşlerimizi 'Türk milleti' tanımı içinde kucaklamaktadır. Ne var ki,
Başbakan'ın başını çektiği zihniyet milleti oluşturan kimlikleri sorgulamakta, tahrikleri sürdürmektedir'' dedi.    

MHP'nin dayandığı ilkelerin ''Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet ve tek dil ülküsü'' olduğunu belirten Bahçeli, ''Bunlar da bizim kırmızı çizgilerimizdir. Varsa cüret etmek isteyen, bu değerleri çiğnemeye yeltenen, 'ben
 bunları kabul etmiyorum' diyen, buradan açıklıyorum ki; ayaklarını denk alsınlar,bir kere daha düşünsünler. Burada biz varız ve buna izin vermeyiz. Dün vermedik, bugün de vermeyiz, yarın da vermeyeceğiz. Ve tereddüt edenler varsa,
 buradan tam 1274 yıl önce Orhun'dan yola çıkan buyrukları ve inancı tekrarlamak istiyorum, 'Üste gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, senin ilini töreni kim bozabilir''  diye konuştu.

''AKP'NİN PKK AÇILIMI, TÜRKİYE'NİN ÖNÜNE KONAN UÇURUMDUR''
         
Bugün tüm kavramların ve değerlerin alt üst edildiğini ileri süren Bahçeli, şöyle konuştu:

''Bugün ülkemizin çıkmayan çivisi kalmamıştır. İnancımız, kutsallarımız,  ilkelerimiz, benliğimiz tahrip edilmiştir. Adına sıfır sorun denilmiştir, Kıbrıs, Karabağ, Kerkük peşkeş çekilmiştir. Adına dostluk denilmiştir, Barzani'nin hakaretlerine göz yumulmuştur. Adına barış denilmiştir, Washington masalarına yüz sürülmüştür. Adına uyum denilmiştir, dayatmalara, talimatlara boyun eğilmiştir. Adına pazarlık denilmiştir, milli varlıklarımız haraç mezat satılmıştır. Adına dik duruş denilmiştir, omurgada kırılmamış yer kalmamıştır. Adına yüzleşme denilmiştir, ecdadımız, tarihimiz katillikle suçlanmıştır. Adına açılım
 denilmiştir, eli kanlı PKK, omuzlarda gezdirilmiştir. Adına fırsat denilmiştir, AKP ve PKK, el ele tutuşmuştur. Adına çözüm denilmiştir, şehidimize 'kelle' diyenle, katile 'sayın' diyenler sınırda kucaklaşmıştır. Şehitlerin yarası yeniden kanatılmıştır. Gazilerin acısı yeniden yaratılmıştır. Güneydoğulu kardeşlerim PKK ile bir tutulmuştur. AKP'nin PKK açılımı, Türkiye'nin önüne konan uçurumdur.''  

Dünyada bugün gelinen süreçte teröristi küresel çıkarları için kullananlarla, teröre karşı savaş verenlerin aynı mihraklar olduğunu iddia eden Bahçeli, ''Tavşana kaç, tazıya tut diyenler aynı odaklarıdır. Ne üzücüdür ki, bu
 şiddet çarkı ezilmiş milletlerin başında bir kara talih olarak dönüp durmaktadır. Ve bu yönüyle küreselleşme paylaşma ve hakkaniyet değildir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismidir. Ve Türkiye, boğazına kadar bu kirli oyunun içine yuvarlanmıştır. AKP hükümetleri, yeni emperyalizmin dayatmalarına İslam ülkelerini hazırlama görevini içeriden üstlenen tam bir 'Truva atı' haline
 gelmiştir. Türkiye her uluslar arası ilişkide baskıya, hakarete, tehdide, sabotaja, aşağılamaya maruz kalmaktadır. Ülkemiz çok ağır ipotekler altına sokulmuştur. Milli çıkarlarımız ucuz pazarlıkların konusu haline getirilmiştir'' şeklinde konuştu.   

Bahçeli, bugün Türkiye'nin ne kendi geleceğini kendi belirleme iradesine, ne de dostunu ve düşmanını kendi menfaatlerine uygun olarak seçme gücüne sahip olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

''Tam bir teslimiyetle yörüngesine girdiği güçler, kiminle dost olunmasını istiyorsa, Başbakan yüzünü oraya çevirmektedir. Kiminle düşman olunması gerekiyorsa Başbakan onlardan yüzünü çevirmektedir. 

Ülkemiz tamamen küresel projeksiyonlara eklemlenmiştir. Tam bir uydu bağımlılığı izlemekte, milli varlığımızın geleceği yabancı unsurların yörüngesinde gezinmektedir. Cumhurbaşkanı'nın 'sorunlarını çözemeyen ülkelerin başkalarının istismarına açık olduğunu' söylemesi işte tam böylesi bir teslimiyetin itirafıdır. Başkalarının yazdığı oyunun figüranı olan AKP bu gerçekleri karartmak için bütün kavramları değiştirmektedir.''
 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler