YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Atmazsanız namertsiniz'
'Atmazsanız namertsiniz'
29 Mayıs 2012 15:41
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tutuklu vekillerle ilgili Meclis Başkanı Cemil Çiçek'İ eleştirdi, Fazıl Say'a sahip çıktı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, özel yetkili mahkemelerin siyasi iradeden talimat aldıklarını iddia ederek, ''Bu mahkemeler (özel yetkili mahkemeler) Kenan Evren'in sıkı yönetim mahkemelerinin 2012 versiyonudur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin siyasi gündeminin yoğun olduğunu, ancak bu gündemin büyük bölümünün geniş halk kitlelerini ilgilendirmediğini, halkın gündemi ile siyasetin gündeminin farklı olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, CHP olarak her iki gündemi de bir arada tutmaya özen gösterdiklerini ifade etti.

Orta Anadolu'da patates üreticilerinin sorunlarını araştırmaları için dört milletvekilini görevlendirdiklerini anlatan Kılıçdaroğlu, onların derdini yalnızca CHP'nin bildiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, ''Sizin dertlerinizle ilgilenen tek parti, CHP'dir. Şu veya bu şekilde geçmişte belki CHP'ye sempati göstermediniz, belki oy da vermediniz ama artık herkesin şapkasını önüne koyup düşünme vaktidir. Ülkeyi yönetenlerden hesap sormalısınız. Bu da demokrasilerde sandıkla olur. Artık AKP'ye sempati duymayacaksınız. Sizin partiniz CHP'dir'' diye konuştu.

Esnafın oyunu AK Parti'ye verdiğini, ancak AK Parti'nin esnafın sonunu getirdiğini savunan Kılıçdaroğlu, 2002 yılında, krizin en yoğun yaşandığı dönemlerde 10 milyon 26 bin olan icra dosyası sayısının, 2011 yılında 20 milyon 506 bine yükseldiğini söyledi.

Konya'dan daha küçük olan Hollanda'nın yılda 80 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç ettiğini, Türkiye'de ise bu rakamın 12 milyar dolar olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bunun nedenin siyasi irade olduğunu ifade etti.

İzmir'de, Pamukçu Beldesi'nde uğradığı bir kahvehanede vatandaşların sorunlarını dinlediğini anlatan Kılıçdaroğlu, herkesin dertli olduğunu söyledi. Üreticinin sarımsağı 1 liraya mal ettiğini, ancak 50 kuruşa alıcı bulamadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Eğer böyle giderse, 1 liraya mal ettiğinize 40 kuruşa da alıcı bulamazsınız. Köylü kardeşlerime sesleniyorum: Sizin partiniz CHP'dir. Destek vermezseniz, sizin kazançlarınızdan alınan vergiler birilerine faiz olarak ödenir. Bu tabloyu artık görün'' dedi.

İktidarın, gündemi değiştirmek, vatandaşın düşünmesini engellemek için her şeyi yaptığını savunan Kılıçdaroğlu, vatandaşın sakin ve dikkatli düşünmesi, iktidarın izlediği politikadan yarar gelip gelmediğini sorgulaması gerektiğini söyledi.


-''Sen artık TBMM Başkanlığı koltuğunda rahat oturamazsın''-


Milletvekillerinin tutuklu olmasına rağmen TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, ''Elimden bir şey gelmiyor'' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''O zaman neden boyundan büyük işlere girdin. Bunu sormayacak mıyız  Defalarca uyardık, 'bir ülkede milletvekilleri hapisteyse, bu sorun TBMM'nin sorunudur' dedik. 'Çözecek olan TBMM'dir' dedik. Üç partinin grup başkanvekillerini çağırıyorsun, neden AKP'yi çağırmıyorsun  'Bu üçü anlaşamazlar, dolayısıyla AKP'nin eline koz vereceğiz...' Ama anlaştılar, ne oldu  AKP'ye gönderdin, o izin vermedi. 'Bu olmuyor, benim elimden de bir şey gelmiyor...' Sen artık TBMM Başkanlığı koltuğunda rahat oturamazsın. Kusura bakma, kimse seni dikkate almaz bu saatten sonra. 'Benim gücüm var' diye ortaya çıkma. Senin gücün yok. Sen itiraf ettin, 'elimden bir şey gelmiyor' dedin.''

İki hafta önceki grup toplantısında basın mensupları ile ilgili bazı düşüncelerini dile getirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bekir Coşkun için, ''Kaleminden pislik akıyor'' dediğini, ancak basının büyük kısmının sessiz kaldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Tabii ki bundan cesaret aldı postmodern diktatör, 'sizin boynunuzdaki tasmaları ben çıkardım' dedi. Bunu basın mensuplarının önünde söylüyor. Ertesi gün gazetelere bakıyorum, basın mensupları kendilerine yapılan bu hakareti en ağır şekilde eleştirecekler mi diye. Bir iki yazar dışında, tamamında Recep Tayyip Erdoğan'a övgü var. Dönüp bir kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Medyada özgürlük olmadığını biliyoruz da 'boynunuzda tasma var' diyen bir Başbakan var. En azından bunu içinize sindiremediğinizi söyleyin. Türkiye'de basın tarihinde, gazetecilere bu denli bir hakaret ilk kez yapılıyor. Kendisini eleştirenlere tahammül edemiyor, 'sizin boynunuzda tasma vardı, o tasmaları ben çıkardım şimdi başka çevreler boynunuza o tasmaları taktılar' diyor. Bunu ben içime sindiremiyorum. Basın özgürlüğü için mücadele eden bir kişi olarak içime sindiremiyorum. Medyanın da içine sindirememesi lazım. Böyle bir anlayış, böyle bir tutum, demokrasi olabilir mi  Siz bunun adına, 'ileri demokrasi' diyorsunuz.''


-''Atmazsanız namertsiniz''-


Her ülkenin, içinden, Fazıl Say gibi bir sanatçıya sahip olmayı geçirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, Say'ın, yılın 340 gününü yurtdışında geçirerek Türkiye'yi tanıttığını ifade ede etti.

Ancak Say'ın, 1,5 yıl hapisle yargılandığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Demokrasiye bakın siz. Nasıl anlatacaksınız bunu dünyaya  Siz onu hapse atacaksınız. Atmazsanız namertsiniz, atın bakalım, cesursanız atın. Savcı, hakkında fezleke düzenlemiş. O savcı acaba kendisine savcı sıfatını yakıştırıyor mu merak ediyorum. O savcı sanat,kültür nedir biliyor mu  Fazıl Say kimdir onu biliyor mu  Siyasi otoriteden talimat alanlara savcı denmez, onlar olsa olsa kapı kullarıdır'' dedi. AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler