YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Atalay: "100. yıla doğru sorunları kökten çözelim"
Atalay: "100. yıla doğru sorunları kökten çözelim"
24 Nisan 2014 16:03
Başbakan Yardımcısı Atalay, "Başbakanımızın açıklaması 100. yıla doğru giderken bu sorunları artık kökten çözelim mesajıdır. Acılar üzerine hiç kimse gelecek inşa edemez" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Cumhurbaşkanlığı konusu önümüzde rahat bir çalışma bizim. Çok iyi bir istişare mekanizması… Hiçbir zorluk yok. Kendi istişare mekanizmalarımız içinde biz bunu olgunlaştırıyoruz. Giderek olgunlaşıyor" dedi.

Atalay, Malta Köşkü'nde düzenlenen "Siyasetin Mihenk Taşı Seçimler ve 30 Mart" Çalıştayı'ndan önce gazetecilere yaptığı açıklamada, 30 Mart yerel seçimleri öncesi yaptıkları seçim kampanyası ve sonrasında yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti'nin en özellikli seçimlerden birini geride bıraktığını ifade eden Atalay, 30 Mart'taki seçimlerin siyasi tarihte diğerlerine göre çok farklılıkları olan bir seçim olduğunu dile getirdi.

Atalay, 30 Mart seçimlerinin sonuçlarının konuşulmaya değer olduğuna işaret ederek, zor ve meşakkatli bir seçimin geride kaldığını söyledi.

AK Parti'nin 12 yıl içinde 5 seçim, 2 referandum yaşadığını anlatan Atalay, şunları kaydetti:

"Bu seçimle 8 oldu. Mukayese ettiğimizde sanki birçok açıdan en zor seçim diye niteleyebiliriz bunu. Yani kendine hasları çok olan bir seçim. Kendine hasları dediğimizde mesela ittifaklar konusu en belirgin bu seçimde oldu. Hiçbir araya gelemeyecekler bir araya geldi. Hele yerel düzeyde baktığınızda bazı illerde, ilçelerde gerçekten çok tuhaf diyebileceğimiz ittifaklar oldu. Siyaset dışı faktörlerin en fazla rol aldığı bir seçim oldu. Belki siyasi partilerden daha çok çalıştı o mekanizmalar. Bu, seçimin temel özelliklerinden birisiydi."

Atalay, 30 Mart seçimlerinin bir yerel seçim olmasına rağmen, genel seçim atmosferinde geçtiğini belirtti.

Kendinden sonrasını en çok belirleme ve etkileme özelliği olan bir seçimin yaşandığını ifade eden Atalay, "Şöyle baktığımızda seçim öncesi ve seçim sonrası çok farklı. Hükümetimizin önündeki konulara bakıyorum, 30 Mart'tan sonra parti ve hükümetimiz olarak doğrusu milletimizin bize sunduğu tabloda rahatlamamız söz konusu. Tekrar önümüzdeki konulara ve geleceğe daha rahat bakma dönemi açıldı diyebilirim" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Atalay, seçim kampanyalarının iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bunun yapılmadığını dile getirdi.

Bu süreçte en dinamik unsurun yine gazeteciler olduğunu belirten Atalay, şöyle devam etti:

"Doğrusu kampanyalarda ipuçlarını yakaladılar. Köşelerinde yazdılar. Ama akademik ortamlarda da bu kampanyaların değerlendirilmesi lazım. Biz AK Parti olarak dört dörtlük bir kampanya yürüttük bu seçimde. 5 seçim, 2 referanduma baktığımızda en temiz, çizgileri iyi belirlenmiş ve bütün ayrıntılarıyla daha iyi yönetilmiş bir kampanyamız var bizim. Pırıl pırıl bir kampanya diyebilirim. Çok disiplinli ve olgunlaşmış bir kampanya. Sebebi şu; biz parti olarak çok tecrübeli olduk seçim kampanyaları için, ekiplerimiz ve bütün birimlerimiz. Hem de bizimle çalışan profesyonel kuruluşlar da bizi daha iyi anlar oldu."

Atalay, genel olarak bakıldığında reklamlardan ilanlara kadar hep somuttan ilerlediklerine değinerek, "İcraatla başladık mesela. 'Lafa değil icraata bakarım' meselesi. Zaten o toplumu teslim alıyor. Siz çok somutun üstünde gidiyorsunuz ve iktidar partisi olarak yapmanız gereken en önemli vurguyu yapıyorsunuz. Tüm bunlar tabii çok iyi çalışıldı. Kampanyamızın hiçbir boyutunu eksik bırakmadık" değerlendirmesinde bulundu.

Kampanya strateji ekiplerinin ve tüm birimlerin çok dikkatli çalıştığını anlatan Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"24 saat çalışırız biz. Hangi mitinglerde hangi lider ne söylüyor. Genel başkanımızın mitingleri. Hangi sözlerine müdahale etmeliyiz. Akşamları kendisine bir rapor veririz. Beklentilerimizi sunarız. Bazen mitinge gitmeden önce evine gider 'bugünkü mitingde şu konular' deriz ve o da genelde uyar. Kampanya dilimiz AK Parti'nin mümkün olabildiğince pozitif bir dil… Mitingler, siyaset dışı müdahalelerin olduğu ortamlarda, negatif bazı şeyler olur. Biz pozitif bir dil kullandık. Muhalefetle mukayese edildiğinde muhalefetinki tamamen negatif bir dildi. Paralel yapı diye nitelenen unsurların ürettiği veriler muhalefet tarafından miting alanlarında kullanıldı. Temel veriler bunlardı, tamamen iktidara karşı eleştirilerdi. Bunlar tabii çok da fayda getirmez yani negatif, kara kampanya diye nitelendirdiğimiz kampanya hiçbir partiyi iktidar yapmaz. Dünyada da örneği yoktur bunun."

"Vatandaşın nabzı iyi tutulmalı"

Atalay, vatandaşın nabzını iyi tutmanın çok önemli olduğunu belirterek, seçim döneminde aylık gündemlerini haftalığa indirdiklerini ifade etti.

Seçim öncesi dönemde her perşembe günü Türkiye geneli bir değerlendirme geldiğini aktaran Atalay, bütün illeri ayrı çalıştıklarını söyledi.

Atalay, tekrar seçmen tutumunun gerekçelerini öğrenmek için şu anda alanda geniş kapsamlı bir çalışma olduğunu dile getirerek, "40 ile uzmanlar gitti, sosyal bilimciler gitti. Onlar illerden görüşmelerle bize kanaatler getirecekler. Şu anda seçim sonuçları analizimiz çıktı. Sonuçlara baktığımızda tabii bu AK Parti açısından büyük bir başarıdır, büyük bir zaferdir" diye konuştu.

"Şu anda genel seçim olsa sorumuzun karşılığı, yüzde 50 bandında devam ediyor. Orada bir değişme yok" diyen Atalay, yerel seçimin kendine has faktörleri olduğunu herkesin bildiğini belirtti.

Atalay, bazı değerlendirmelerin olduğuna değinerek, "AK Parti'nin oyu düştü' gibi falan, öyle değil. 2011 seçiminden beri yüzde 50 bandında devam ediyoruz biz. Bazen 1-2 üstüne çıkar, bazen aşağıya iner. Bu seçimin bize verdiği en olumlu mesaj; Türkiye'nin her tarafında yine en güçlü partiyiz, tam bir Türkiye partisiyiz. Her kesimden, her şehirden her bölgeden oy alan bir partiyiz" değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'nin doğu ve güneydoğuda oylarının yükseldiğine işaret eden Atalay, "Güneydoğuya baktığımızda çözüm sürecinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Bölgede vatandaşlarımız terör ve şiddet yerine siyasetin içinde sorunları dile getirmenin ne kadar daha güzel, önemli, anlamlı olduğunu gördü" diye konuştu.

Bu seçimin en önemli vurgu noktalarından birinin de katılımın yüksekliği olduğunu ifade eden Atalay, yüzde 90'a varan bir katılım gerçekleştiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı seçimi

Başbakan Yardımcısı Atalay, hükümet olarak, parti olarak milletten iyi bir destek aldıklarını belirterek, milletin yürüttükleri çalışmalara yeniden destek verdiğini söyledi.

Cesaretlerinin daha da arttığını vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanlığı konusu önümüzde rahat bir çalışma bizim. Çok iyi bir istişare mekanizması… Hiçbir zorluk yok. Kendi istişare mekanizmalarımız içinde biz bunu olgunlaştırıyoruz. Giderek olgunlaşıyor. Kendi içimizde değerlendirmeler var. Bütün teşkilatlarımızla, hatta bütün kongre delegeleriyle değerlendirmeler yapılacak. Dışarıda görüldüğü gibi, yani bazen sanıldığı gibi hiçbir yerde bir kriz, sorun yok çok rahat yürüyor onu ifade edebilirim."

Atalay, çözüm süreciyle ilgili analiz ve değerlendirmelerinin olduğunu aktararak, geçen hafta ilgililerle bir araya gelerek kapsamlı bir analiz çalışması yaptıklarını söyledi.

Çözüm sürecini çok ciddiye aldıklarını vurgulayan Atalay, "En küçük bir tereddütümüz yok, nasıl bugüne kadar getirdiysek bundan sonra da onu iyi şekilde planlayacağız" dedi.

"Acılar üzerine hiç kimse gelecek inşa edemez"

Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin mesajına değinerek, şunları kaydetti:

"100 yıllık önümüzde bir sorun. O konuda çok ileri bir açıklama. İleri bir adım atıldı, bu çok önemlidir. Bunların hepsi milletin bize verdiği yeni destekle, yeni güçle oluyor. Milletin güveni olduğunda Türkiye'nin en kronik sorunlarını bile cesaretle omuzluyorsunuz. Çözüm süreci bunlardan biriydi, şu anda dünkü sayın Başbakanımızın açıklaması yine bunlardan birisi. 100. yıla doğru giderken bu sorunları artık kökten çözelim mesajıdır bu. Acılar üzerine hiç kimse gelecek inşa edemez. Varsa bunları çözmek, gidermek lazım. Türkiye geçmişte bu konuda adımlar attı, Cumhurbaşkanımız Ermenistan'a gitti, başka adımlar atıldı ama sonra kesilmeler oldu. Türkiye'nin önünde uluslararası alanda her sene yenilenen, her sene 24 Nisan gelirken ortaya çıkan bir sorun. Bunları artık temizlememiz lazım. Dünkü adım bu açıdan da değerlidir."

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler