YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Arınç: 'Yeni Türkiye'nin patenti bana ait
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Yeni Türkiye" kavramının yeni olmadığını ancak şimdi daha çok konuşulduğunu ifade eden Arınç, "2004 yılında, TBMM'de yaptığım bir konuşmada her paragrafta yeni Türkiye'yi anlatmışım" dedi.
Arınç: 'Yeni Türkiye'nin patenti bana ait
21 Şubat 2015 / 01:14 Güncelleme: 21 Şubat 2015 / 02:02

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Birkaç yıldan bu yana siyasi söylem olarak, hem hükümetimiz hem dünün Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın konuşmalarında bir hedef olarak 'yeni Türkiye'yi daha çok konuşmaya başladık. O artık literatürümüze yerleşti ancak 'Acaba bu, yeni Türkiye olarak birkaç yıldan beri mi konuşuluyor?' derseniz, hayır. Bunun patenti bana ait" dedi.

"Yeni Türkiye" kavramının yeni olmadığını ancak şimdi daha çok konuşulduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

"Birkaç yıldan bu yana siyasi söylem olarak hem hükümetimiz hem dünün Başbakanı, bugünün Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın konuşmalarında bir hedef olarak yeni Türkiye'yi daha çok konuşmaya başladık. O artık literatürümüze yerleşti ancak 'Acaba bu, yeni Türkiye olarak birkaç yıldan beri mi konuşuluyor?' derseniz, hayır. Bunun patenti bana ait. Kayıtlara baktım, ben ilk defa 2004 yılında, TBMM'de yaptığım bir konuşmada her paragrafta yeni Türkiye'yi anlatmışım. O konuşma da yanımda var, çoğaltıp bazı arkadaşlarımıza verebiliriz. O zaman bana kuşkuyla bakmışlar. Bazı siyasetçiler de laf atmış. Yani ne demek istiyorsun? 'Eski Türkiye kötü, yenisini mi kuracaksınız? Cumhuriyeti red mi ediyorsunuz?' gibi abuk sabuk sorular da sorulmuş. Bir kısım insanlar da yeni Türkiye'yi dikkatle takip etmeye başlamışlar. Yani ilk defa TBMM'de yeni Türkiye lafzının, cümlesinin konuşmasının şahsen tarafımdan yapıldığını, ben biliyordum ama arkadaşlarım bana bunun 1 Kasım 2004 tarihinde mecliste yaptığım bir konuşmada olduğunu söylediler. Ben de bunu yanıma aldım getirdim. Tek tek okuyacak değilim."

"Devlet anlayışını yeniden ihya etmek mecburiyetindeyiz"

Arınç, Türkiye'de geçmişte "devlet" kavramının "Çatık kaşlı zat, jandarma veya despot bir yönetim" olarak anlaşıldığını ifade ederek, şunları dile getirdi:

"Oysa devletin bizim inancımızda babalık vasfından ziyade, annelik vasfı vardır. Devlet vatandaşına baba gibi eli ağır sopalı yaklaşmaz, anne gibi yaklaşır, bazen kızar, kulağını büker, bazen kabalarına tokadı basar ama sonra da çocuğunu alır, kucaklar, yumuşatır 'Senin ne derdin var, anlat bakalım' der ve onun gözyaşları içerisinde dövdüğü halde bile anacığım' diye sarıldığı hale gelir. Biz bugün böyle bir devlet anlayışını yeniden ihya etmek mecburiyetindeyiz. Özellikle bugünlerde buna biraz daha fazla ihtiyacımız var. Devleti ceberut olmaktan, böyle tanınmaktan uzaklaştırmamız lazım."

"Türkiye'nin ayıpları olarak sayılabilecek şeyler"

Türkiye'de geçmişten bu yana zor günlerin yaşandığını çok iyi bildiklerini, "yeni Türkiye"nin nasıl gündeme geldiğine bakılması gerektiğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti:

"Ben olaya siyasi açıdan bakmak zorundayım. Çünkü Anayasa Mahkememiz var, 1961'den beri var, 1980'de de var. Anayasa Mahkemesi, hiçbir darbede kapatılmamıştır. Meclis, siyasi partiler kapatılmıştır, hükümetler sona ermiş, Erbakan'lar, Ecevit'ler, Demirel'ler, rahmetli Türkeş'ler Uzunada'da veya bir başka yerde sigaya çekilmiştir... Şimdi böyle günlerde hepimizin geçmişe dönüp bakması lazım. Hiçbirisi yeni Türkiye'den bahsetmedi, bahsedemedi... 1921 Anayasası'nı meclis yaptı, 1924 Anayasası'nı da meclis yaptı, ta 1960 darbesine kadar, 1960 darbesinden sonra askerler, karşılarına gelen Anayasa Mahkemesi üyeleri onlara şunu söylüyordu; 'Efendim sizi kutlarız, iyi ki bu darbeyi yaptınız, bizden nasıl bir anayasa istersiniz. Sipariş üzerine anayasa. Bunu 1980'de de yaptılar. Dünyanın hiçbir yerinde yargı, darbe yapanların huzurunda başını eğmez, onları tebrik etmez, onlara sipariş üzerine anayasa hazırlamaz. Bu Türkiye'de oldu. Hatta garabet şudur ki TSK'nın komuta kademesi, bunların hepsini benzetmek olmasın, sizin gibi oturttu, onlara her söylediğini de ayakta alkışlattı. Bunlar 28 Şubat'ta da onun öncesinde Türkiye'nin ayıpları olarak sayılabilecek şeylerdir."

"AB bizim için iyi bir manivela oldu"

Arınç, AB'ye amansız düşman olarak yetiştirildiğini, "vatana ihanet olarak gördüklerini" ama rahmetli Erbakan'ın 28 Şubat'ta karşılaştığı olayları birebir yaşamış bir insanın AB'ye taraftar olmamasının mümkün olmadığını dile getirerek, "Bana her zaman sormuşlardır; ne zaman AB taraftarı oldun? 28 Şubat'ı gördükten sonra. Türkiye'de ne zaman anayasayı değiştirmek isteseniz ne zaman sivil-asker ilişkisini batı ölçütlerinde yapmaya kalksanız ne zaman özgürlük alanlarını genişletmeye kalksanız karşınıza koskocaman bir duvar çıkar. O duvarı geçmeniz mümkün değil. Halkın talepleriyle de bunu yapmak mümkün değil. Dolayısıyla AB'nin bizden istediği bir görev olarak bunu söylediğimizde, AB adına bunu yaptığımızda mesafe aldık. Bu bir manivelaydı. AB bizim için iyi bir manivela oldu" ifadelerini kullandı.

"Meşruiyeti kalmayan anayasayı, tarihin çöp sepetine atmamız lazım"

"Yeni Türkiye"nin gerçekten sivil, çağdaş, iyi bir anayasaya sahip olan ülke anlamına geldiğini ifade eden Arınç, göreve geldikleri tarihten itibaren bu anayasayı değiştirmekle meşgul olduklarını ancak artık yama tutar hali kalmadığını vurguladı.

Arınç, mevcut anayasanın 78 maddesini değiştirdiklerini, 100'den fazla kanunda değişiklik yaptıklarını hatırlatarak, "Zaten 175 madde, geçici maddeleriyle 185 madde, yarı yarıya yakını değişti ve o kadar garip bir anayasadır ki 82, artık darbeciler de korunmadığına ve yargılandığına göre meşruiyeti de kalmadı. Meşruiyeti kalmayan bir anayasayı, artık tarihin çöp sepetine atmamız lazım. Yeni, sivil, demokratik bir anayasa yapmamız lazım. Biz 2007'den itibaren bunun ihtiyaç olduğunu gördük" değerlendirmesinde bulundu.

"Yeni anayasamızı bu seçimlerden sonra yapacağız"

Anayasanın en önemli maddelerini 2010 yılında değiştirdiklerini, 2011 seçimlerinden sonra yeni anayasa yapmak için çalışma yaptıklarını ancak yine muvaffak olamadıklarını anlatan Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Allah kısmet ederse yeni anayasamızı bu seçimlerden sonra yapacağız. Bu yeni anayasa kısa olacak. Az maddeli olacak, öyle ansiklopedi gibi olmayacak. Yemek nasıl pişirilir tarif etmeyecek. Temel hakları esas alacak, yasama, yürütme, yargıya ait bir sistemi ortaya koyacak. Bu parlamenter demokratik sistemde, başkanlık mı yarı başkanlık mı onu da yeni anayasa içinde monte edeceğiz. Parlamento kabul eder halkın önüne gider o da kabul ederse yeni anayasamız yürürlüğe girecek. Yeni anayasa yapmak zorundayız. Bu bütün siyasi partilerin ve parlamentonun namus meselesidir. Mademki darbe dönemleri geride kaldı. Darbe anayasalarından da kurtulmamız lazım. Bu ülkenin parlamentosu bugüne kadar hep anayasasını 20'de 21'de yaptı ama 60 ve 80'de askeri darbeler sonucu yapıldı. Bu bir dayatmaydı. Şimdi yine parlamento ve halk referandumuyla bu işi bitireceğiz diyoruz."

Türkiye'de geçmişte ülkenin önünü tıkayan ayrımcılıkları ortadan kaldırdıklarını anlatan Arınç, "Yeni Türkiye aslında kökü mazide olan yeni bir gelecek demektir. Biz mazimizden iftihar eden insanlarız, utanan ve korkan insanlar değiliz" ifadesini kullandı.

AA

19:12
 // e guzel
insallah senin söylediğin olur.mustafa bey.polis kolejinin kapatılmasını nerden biliyorsun.yasanin tamamını okudun mu?...
21 Şubat 2015 19:12
15:02
 // mustafa
kolej kapatılmıyor,
üniversiteler de sırf eylem yapmak için mezun olmayan militanlar var....
21 Şubat 2015 15:02
03:18
 // e guzel
yeni Turkiye de akademi ve kolejde kapatmakta var mi? 7.5 yildan fazla okuyan ögrencinin hakkını yemek var mi? bu mu yeni Türkiye.sayın Bakanım bunuda lutfen soyleyin.yari yilda okul kapatmak yakışıyor mu ak partiye. 20 yıldır size oy veriyorum ama pkk yasaları ile akadami ve koleji ayni torbaya koymaniz bana cok koydu. lütfen bunu daha geçmiş ber sey yok yapmayın. selamlar...
21 Şubat 2015 03:18
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler