YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Arınç: Kendimden utandım
'Fişleme kepazeliği' bundan sonra yok diyen Arınç, 'Pırıl pırıl insanlara düşülen, kırmızı kalemli notları gördüm. 'Asla terfi edemez çünkü bur adam sosyal değildir, içki bile içmiyor' notunu görünce kendimden utandım.' dedi.
Arınç: Kendimden utandım
07 Eylül 2010 / 22:12 Güncelleme: 07 Eylül 2010 / 22:18

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa değişikliğiyle fişlemenin sona ereceğini belirterek, ''Fişleme kepazeliği yok bundan sonra. Herkes özel hayatında serbest. Sicil dosyalarında tertemiz, pırıl pırıl insanlara düşülen, kırmızı kalemli notları gördüm. 'Asla terfi edemez çünkü bu adam sosyal değildir, içki bile içmiyor' notunu görünce kendimden utandım. Bunları kaldırıyoruz'' dedi.

Arınç, Manisa'nın Soma İlçe Belediyesinin Kaymakam Gündüz Beder Kültür Merkezi'nde düzenlediği iftarda yaptığı konuşmada, Türkiye'de fişleme diye bir olay olduğunu, bu olayın adının bile çok kötü olduğunu, insanın özel hayatının, kişilik haklarının çok önemli olduğunu söyledi.

''Komşunla iyi geçin ama aradan duvarları kaldırma'' sözünü anımsatan Arınç, evdeki duvarların, perdelerin oradaki aile hayatının mahremiyetinin bir göstergesi olduğunu, bir kişinin perdeyi açıp da başkasının yatak odasına bakma, kapısını kırıp da içerde nelerin olduğunu görme hakkı olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Telefon dinleme hakkım yok benim, röntgen yapma hakkım yok benim. Gizli kameralarla senin işyerinde, evinde ne yaptığını benim öğrenme hakkım yok. O dünya sana ait, ona kimse karışamaz. Ama Türkiye'de öyle olmadı. Fişlenmeler oldu. Bazen jandarma, bazen polis, bazen kapıcı, bazen MİT mensubu, bazen aynı yerde çalıştığın insandan bilgiler aldılar; bu adam ne yer ne içer, eşinin başı açık mı, kapalı mı, namaz kılar mı, kılmaz mı? Çocuklarını hangi dershaneye, okula gönderir? Bunları bilsen ne olacak? 'Ama bunları bilsem çok önemli. Çünkü onun zihniyetini öğrenmiş olacağım' der. Sana ne? Hangi düşüncede, mezhepte, etnik kökende olursa olsun, o özel hayat seni ilgilendirmez desek de fişlenmeler öyle boyuta ulaştı ki, elimize gelen kağıtlarda görüyoruz. 'Bu kaymakam şöyle şöyledir, bunun terfisini engelleyin, bu vali olmasın, buna kırmızı bir not düşelim.' Ben bunları kendi gözlerimle gördüm. Biz de bu devleti tanıdık. 5 sene meclis başkanlığı yaptım. Bu kepazelikleri bizzat yaşadım. Elimde aldığım sicil dosyalarında, tertemiz, pırıl pırıl insanlara düşülen kırmızı kalemli notları gördüm. 'Asla terfi edemez, çünkü bu adam sosyal değildir, içki bile içmiyor' notunu görünce kendimden utandım. Bunları kaldırıyoruz. Fişlenme kepazeliği yok. Bundan sonra herkes özel hayatında serbest, ne istiyorsa yapsın, neye inanıyorsa inansın. Artık kişisel verileri koruyacağız. Bir madde de bu. Bana ait bilgiler benim rızam olmadan, benim bilgim dışında hiç kimse tarafından bilinemeyecek ve açıklanamayacak. Vicdanlarınıza hitap ediyorum. Böyle bir düzenleme Anayasa'da yoktu. Biz bunu Anayasa'ya koyuyoruz. Sizce bu kötü mü, çirkin mi, yanlış mı?''


-''MİLLETVEKİLLİĞİ HAYATIMIN EN GÜZEL İŞİNİ YAPTIM''-


Anayasa değişiklik paketi için uzun süre gece gündüz çalıştıklarını, 8 yıldan bu yana hükümet olarak hizmet ettiklerini ve hiç kötülük yapmadıklarını, bilerek bir haksızlık yapmadıklarını, vatandaşlara getirecekleri hizmetlerin en önemlilerinden birinin de bu Anayasa değişikliği olacağını vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:

''Ben iftihar ediyorum ki, milletvekilliği hayatımın en güzel işini yaptım. Bir ay boyunca geceledik, gündüzledik. Hakaretler yedik, ağır konuşmalar karşısında kaldık ama inşallah değecek. Millet bundan çok şey kazanacak. Artık 12 Eylül'deki zulmün hesabını verebileceği, herkesin iade-i itibar yapabileceği güzel bir geleceğe yürüyeceğiz. Türkiye hukuk düzeniyle ilk defa tanışıyor. Bu Anayasa değişikliğinin anlamı budur. Cesaret edin 'evet' oyu kullanın ki, bunları hayata geçirelim. Bunların sonunda vatandaşın hukuku güçlenecek, demokrasi güçlenecek ve ben çok daha özgür olacağım. Hürriyetimizi en güzel manada hep beraber kazanacağız.

Rahmetli Menderes'e karşı kalbimizde muhabbet var. Haksızlığa uğradı ve Türkiye, başbakan asan bir ülke konumuna düştü. Onun bugün hayattaki tek temsilcisi oğlu Aydın Menderes'tir. Yanlışlıkla Cindoruk aklınıza gelmesin. Aydın Menderes bu Anayasa değişikliği için 'Bir defa değil, bin defa evet' diyor. İkincisi de 'Her evet oyu, rahmetli babam Adnan Menderes'e okunacak birer Fatiha'dır' diyor. Bu güzel hatırayı evladının dilinden dinledikten sonra Türkiye'de darbe istemiyoruz. Türkiye'de sivil irade, parlamento güçlü olacak diyebilirsiniz.'' AA

burası Türkü'ye...
 // ibrahim çelikoğlu
Sayın Arınc'a inanasımız geliyor.Türkiye'yi yiyip bitiremeyenler ne yapacak?Anayasasına saygısı olmayan Anayasa mahkemesi? Kanun yaptıracakmı?İptalmi edecek? Bilmiyoruz.Bekleyip göreceğiz......
08 Eylül 2010 00:12
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler