YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Anlamakta güçlük çekiyorum"
"Anlamakta güçlük çekiyorum"
27 Aralık 2013 17:54
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Danıştay 10. Dairesi’nin Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılan değişliklerin yürütmesini durdurmasıyla ilgili olarak, “Anlamakta güçlük çekiyorum” dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Danıştay 10. Dairesi’nin Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılan değişliklerin yürütmesini durdurmasıyla ilgili olarak, “Anlamakta güçlük çekiyorum” dedi.

İzmir ziyareti kapsamında AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek İl Başkanı Ömer Cihat Akay’la görüşen Bakan Yazıcı, Danıştay 10. Dairesi’nin Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılan değişliklerin yürütmesini durdurmasıyla ilgili olarak, “Anlamakta güçlük çektiğim bazı hususlar var. Başsavcı varsa savcıların görev ve yetkilerini kullanırken talimat anlamında değil ama en azından bilgilendirmesi gerekiyor. Bir yıl 14 ay teknik takip yapılıyor, Türkiye’nin istihbaratı veya benzer birimlerinin haberdar olmayışlarını anlamakta zorluk çekiyorum.

Bunlar inşallah aşılır, hiç kimse kaygıya kapılmasın. En kutsal varlık insandır. En üstün güç hukuk ve adalettir. Adalet mülkün temeli sözüne inanırız. Elbette suçlu varsa kanıtlarla birlikte yargı önüne gider, hesabını verir. Kimse örtmez, örtemez de” dedi.

"Başsavcının haberi olmadan nasıl sürdürülüyor”

Bakan Yazıcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Hukukçu kimliğimle anlamakta zorluk çektiğim hususlar var. Elbette ki mahkemeler bağımsızdır. Savcının görev, yetki alanları bellidir. Türkiye’de kuvvetler ayrılığı vardır. Anlamadığım şey, bir yerde bir savcı görev ve yetkisi çerçevesinde çalışmalar icra ederken başsavcı dediğimiz kişinin haberi olmadan bu işleri nasıl sürdürüyor bilmiyorum. 5-6 yıl hakimlik yaptık, bu alanlara ilişkin iddialıyım.

Anlamakta zorluk çekiyorum. Usul amaçlar kadar önemlidir. Bir noktaya giderken başka alanlara zarar verecek, hak ihlallerine yol açacak uygulamalar içerisine giremezsiniz. Yargısal faaliyetlerin adalet merkezli olması lazım. Faaliyetin başka yansımaları varsa, başka alanlara da sonuçları algısı itibariyle sirayet edecekse mühendislik faaliyetine dönüşür, ülkenin, milletin yasama yürütme sorumluluğu üstlenmiş birimlerinde. Yöntemleri izah edeceksiniz. İyi kullanacaksınız.”

“En azından bilgi verilmeli”

Konuşmasını bir örnekle destekleyen Yazıcı, “Örnek verirsek bakanlığın denetim organı vardır. Bunlara görevler veriliyor, Teftiş Başkanlığınca inceliyorlar. Bazen bakanlığımda genel müdürüm ya da daire başkanım savcı çağırıyor diyorlar. Hayırdır? Müfettiş inceleme yaparken suç işlendiği kanaatine varmış, suç ihbarında bulunmuş hiç kimsenin haberi yok. Böyle bir şey olabilir mi? Tek kişi yanılmış olabilir. Savcılıkların çalışmasının koordineli olması gerektiğini düşünüyorum. Başsavcı varsa savcıların görev ve yetkilerini kullanırken en azından talimat anlamında değil, en azından bilgilendirmesi gerekiyor. Bir yıl, 14 ay teknik takip yapılıyor. Türkiye’nin istihbaratı veya benzer birimlerinin haberdar olmayışlarını anlamakta zorluk çekiyorum. Bunlar inşallah aşılır, hiç kimse kaygıya kapılmasın. En kutsal varlık insandır. En üstün güç hukuk ve adalettir. Adalet mülkün temeli sözüne inanırız. Elbette suçlu varsa kanıtlarla birlikte yargı önüne gider hesabını verir. Kimse örtmez, örtemez de” dedi.

İzmir’le ilgili de konuşan Yazıcı, “İzmir’in lojistik sorunları da çözüldüğünde Türk ekonomisi içerisinde sahip olduğu payı yükseğe taşıyacak. İzmir’e geldiğimde hava kirli. Doğal gazın gelmemesi gibi bir durum olamaz. Eski yapılar var, kentsel dönüşüm sorunu var. İzmir’de halen önemli ölçüde kömür kullanılıyor. Bu sorun yerel yönetimler ve 30 Mart seçimlerinde gündemde olacak konulardan bir tanesi. İzmir’de ivedilikle kentsel dönüşüm ihtiyacı var. İzmir’de yapılacak çok iş var. Hükümet imkanları, kaynakları projelere dönüştürürken ayrım yapmadan merkezi ve yerel yönetimlerin uyumlu çalışması gerek. İzmir inşallah tercihini hizmet odaklı olarak kullanır. Bir yıl içinde İzmir’e 4. gelişim. İzmir’i seviyoruz” diye konuştu.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler