YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Anayasa uzlaşma komisyonu toplandı
Yeni anayasa çalışmalarını yürütecek olan uzlaşma komisyonun ilk toplantısı başladı. Hakkari'de meydana gelen hain saldırıyla ilgili konuşan Çiçek, "Acılarımız ne kadar büyük olursa olsun, bağrımıza taş basacağız. Girdiğimiz bu yoldan dönmek yok"dedi.
Anayasa uzlaşma komisyonu toplandı
19 Ekim 2011 / 10:08 Güncelleme: 19 Ekim 2011 / 12:53

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ''Anayasa yapım süreci, kendi fikirlerimizi faklı düşünenlere kabul ettirme veya onları ikna etme çabası değildir'' dedi.

Yeni anayasa çalışmalarını yürütecek olan Anayasa Uzlaşma Komisyonunun ilk toplantısının açılışında konuşan Çiçek, hem kendisi için hem komisyonda görev yapacak arkadaşları için heyecanlı ve tarihi bir gün olduğunu söyledi.

''Siyasi hayatımızın en heyecanlı, en önemli günlerinden birini yaşıyoruz'' diyen Çiçek, şöyle devam etti:

''Meclis başkanı sıfatı ve komisyon üyeleri olarak bu çalışmayı birlikte yürütmek hepimiz için büyük bir onurdur diye bu konuşmaya başlamak istemiştim, öyle yazdım. Ancak yaşadığımız üzücü olaylar, yaşadığımız sıkıntılar ve acılar maalesef, bu sevincimizi büyük ölçüde gölgeledi. Bu sevincimizin yerine derin bir acıyı ikame etti. Demokrasi kültürümüzü derinleştireceğine, çağdaş Türkiye'nin siyasal ve toplumsal zeminini güçlendireceğine inandığımız yeni bir anayasa için birlikte yola çıkıyoruz. Böyle ifade etmiştim. Ama bu yoldan dönmek de yok. Acılarımız ne kadar büyük olursa olsun, onu içimize gömeceğiz, bağrımıza taş basacağız. Bu olaylar ne kadar yürek yakıcı olursa olsun, gelişen şartlar ne kadar bu çalışmamızı zorlaştırırsa zorlaştırsın, girdiğimiz bu yoldan dönmek de yok. Beki de bu gelişmelerin özünde bizi bu yoldan döndürmek yatıyor olabilir. Onun için soğukkanlılıkla, sağduyu ile ve sorumluluk duygusu içerisinde, hukuk ve demokrasi içerisinde kalarak, üzerimize düşeni yapma gayreti içerisinde olacağız. Yeni anayasa için işe başlarken, bir taraftan bu olayları telin ettiğimizi burada ifade edeceğiz. Ama öbür taraftan da milletimizin beklentisi olan yeni anayasayı topluma kazandırabilmek için yoğun bir çabanın gayretin içerisinde inanıyorum ki birlikte olacağız.''

''yeni anayasa yapma olgunluğunu göstermeliyiz''

Çiçek, komisyonun oluşmasına katkı veren başta siyasi partilere, genel başkanlara süreçte kendilerine destek, cesaret ve katkı verecek herkese işin başında şükranlarını sunduğunu söyledi.

Komisyonun, ortaya çıkacak görüş ve önerileri değerlendirerek çalışmalarını tamamlayacağını kaydeden Çiçek, ''Komisyonun toplantılarında ülkemiz ve geleceğimiz için hayati konular tartışılacak, düşünceler ifade edilecek ve değerlendirmeler yapılacak. Anayasa gibi bütün toplumsal kesimlerin ittifak ettiği uzlaşı metninin ortaya çıkması, gelişen olayları da dikkate aldığımızda ne kadar zor olduğunu hepimiz kabul etmeliyiz. Ama ülkemiz için bu bir zorunluluktur. Yeni anayasa yapma olgunluğunu hep beraber göstermeliyiz. Ortak aklı harekete geçirerek ve uzlaşı kanallarını açık tutarak anayasa yapım sürecini başarıyla tamamlamalıyız'' diye konuştu.

Çiçek, komisyonun diyalog ve işbirliğine örnek zemin olmasını ve başarılı bir anayasa yapım sürecini gerçekleştirmesini temenni ederek, şunları kaydetti:

''Komisyonunun üyelerini bugüne kadar farklı siyasi partilerin üyeleriydi, halen de öyle. Ama bugünden itibaren parti kimliklerinin ötesinde yeni bir kimlik kazandılar. O da yeni anayasayı hazırlayacak komisyonun üyeliğidir. Şüphesiz siyasi parti gruplarına mensup milletvekilleri, temsil ettikleri seçmen kitlesinin görüşlerini ve hassasiyetlerini burada yansıtmaya çalışacaklardır. Bugünden itibaren kamuoyunun bütün dikkati burada olacak. Yapılan her açıklama büyük dikkatle izlenecek, televizyon ekranlarında tartışılacak, haber ve köşe yazılarına konu olacaklar. Buradan verilecek mesajlar, halkımız umuda veya umutsuzluğa sevk edecektir. Komisyonun değerli üyelerinin bu sorumluğunun bilincinde hareket edeceklerinden en ufak bir şüphem bulunmamaktadır.''

Çiçek, burada bulunma amaçlarının Türkiye'ye ve millete yakışan bir anayasa yapmak olduğunu vurgulayarak, ''Ülkemizi geleceğe taşıyacak, hepimizin içinde kendisini bulacağı, 'işte benim anayasam' diyebileceği bir toplum sözleşmesine ihtiyacımız var. Bu konudaki mutabakat, başlangıç noktası olarak en büyük avantajımızdır. Toplumun bütün kesimleri, yeni anayasa konusunda büyük beklenti içindedir. Tercih çok basit; ya  bu beklentiye uygun olarak uzlaşmayı sağlayıp yeni anayasayı yapacağız ya da anlaşamayıp milletimizi hayal kırıklığına uğratacağız'' dedi.

Milletin kendilerine yeni anayasa yapma konusunda ağır bir görev yüklediğini belirten Çiçek, şunları söyledi:

''Tek bir Türkiye var ve hepimiz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Tüm toplumu kuşatıcı, hiçbir baskı olmayıp, milletin hür iradesiyle hazırlanacak demokratik ve özgürlükçü anayasa, bizim gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Yeni anayasa, Meclisimizin temel sorumluğudur. Geldiğimiz aşamada ülkemiz için de bir zorunluluktur. Sened-i İttifak ile başlayan demokrasi geleneğimiz, bize köklü birikim ve büyük deneyimler sunmuştur. Toplumumuz, önemli demokrasi aşamalarından geçerek bugünlere gelmiştir. Türkiye aşama aşama demokrasisini olgunlaştırmış, 1920'de açılan TBMM, bir halk meclisi ve demokrasi olarak kurulmuş, Cumhuriyetimiz egemenliği halka vermiştir.''

''Otoriter miras kısmi değişikliklerle kaldırılamaz''

12 Eylül yönetiminin, 1982 Anayasası ile Türkiye'ye bıraktığı otoriter mirasın, kısmı değişikliklerle ortadan kaldırılamayacağına dikkati çeken Çiçek, ''Geçmişte yapılan değişiklikler göstermiştir ki bu anayasayı restore ederek demokrasinin evrensel standartlarına ulaşılamaz. Bütün toplumsal ve siyasal kesimlerin de bu konuda genel mutabakat içinde oldukları görülmektedir'' dedi.

İnsan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı, demokratik mekanizmaların güçlendirildiği ve çoğulcu demokrasinin gereğine uygun anayasa düzeninin ancak yeni bir anayasanın kabulüyle mümkün olduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Anayasada toplumu oluşturan tüm kesimlerin hangi ortak paydada yaşayabileceklerin gösteren, herkesin hak ve menfaatlerini güvence altına alan irade belgeleridir. Anayasalara toplumsal sözleşme denmesinin nedeni budur. Türkiye'nin uzun süreden beri içinde bulunduğu kültürel ve siyasal kutuplaşma ortamından yeni anayasanın gerektirdiği hoşgörü ve uzlaşma zeminiyle uzaklaşabilir. Yeni bir anayasa yapım sürecinin teknik sorunlarından önce bu gerilimin dinmesi ve kutuplaşmanın sona erdirilmesi gerekir. Diyalogla, konuşarak ve tartışarak mutabakat aramanın yolu öncelikle uzlaşma zeminin hazır olmasıdır. Toplumu oluşturan bütün unsurların serbest ve eşit şartlar altında belirledikleri temsilcileri, temel meselelerin çözümü için müzakerelere başlayacaktır. Demokrasi tecrübemizin de bu eşiği aşmamıza ziyadesiyle yeteceğine inanıyorum. 

Milli egemenliğin temsil mekanizması olan TBMM, aklın ve bilimin yolunda giderek bu tarihi görevini yapacaktır. 1982 Anayasasının yasakçı ve vesayetçi zihniyetinden, birey olarak özgürlükçü ve demokratik temsil esasına dayalı bir anayasa yapmak için uzlaşma komisyonu, ortak akıl komisyonu olarak çalışmalıdır. Yeni anayasa da milletimizin anayasası olacaktır. ''

''Sihirli değnek işlevi görmediği de gerçek...''

Anayasaların toplumsal mutabakatla yapılması halinde önemli referans metinleri olduğunu kaydeden Çiçek, ''Ancak anayasaların toplum hayatının doğal akışı içinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçların karşılanmasında ve sorunların çözümünde sihirli değnek işlevi görmediği de bir gerçektir. Anayasa tek başına toplumun tüm siyasal ve sosyal sorunlarının çözümünü sağlamaya muktedir olmayabilir. Ancak bir anayasa metni, dayandığı felsefe ve hükümleriyle devlet ile vatandaş arasındaki ihtilaf alanlarını giderici zemin hazırlayabilir'' diye konuştu.

1982 Anayasası'nın Türkiye'ye dar geldiği konusunda bütün toplumsal kesimlerin, 13 Eylül 1982 tarihinden beri hemfikir olduklarına işaret eden Çiçek, şöyle konuştu:

''Demokratik kurumlar ve mekanizmalar aracılığıyla çözümü mümkün olan toplumsal sorunlar çözümsüz bırakıldığı için toplum büyük maliyetler ödemiş ve gerilimler yaşamıştır, yaşamaya da devam ediyor. Bu gerilim, devlet mekanizmasını içine alarak devletin itibar kaybına, devlet ile vatandaş arasında güven zeminin de aşılmasına sebep olmuştur. Bundan hızla uzaklaşmanın yolu, öncelikle sağlıklı toplumsal mutabakat metnini oluşturmak ve bu metni ivedilikle hayata geçirmektir.''

 Anayasa konusunda çalışmalar yapacak komisyon üyeleri ile başta medyaya olmak üzere herkese büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Çiçek, ''Ancak başarıldığı takdirde en başta komisyonumuzun değerli üyeleri olmak üzere, siyaset tarihine geçecek ve bu çalışmanın manevi mükafatını hep birlikte göreceğiz. Anayasa yapım süreci kendi fikirlerimizi faklı düşünenlere kabul ettirme veya onları ikna etme çabası değildir. Hepimizin kafasında faklı anayasa olabilir. Ancak Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini zamanın ruhuna uygun şekilde yorumlayarak yeni anayasayı mümkün olan en geniş mutabakatla yapabilmeliyiz. Bu sürece önyargısız ve şartsız bakabilmeliyiz. Uzun ve yorucu bir anayasa yolculuğuna çıkarken birbirimize de güvenmek zorundayız. Bu komisyonda oluşacak güven ortamının dalga dalga toplumun tüm kesimlerine yayılacağına ve oluşacak toplumsal uzlaşma zeminine, anayasa yapım sürecini güçlendireceğini düşünüyorum'' dedi. 

Çiçek, çalışmalar sırasına Mecliste temsil edilmeyen siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve uzmanların da görüşlerine başvurulacağını vurgulayarak, komisyonun üyelerinin kimleri davet edeceğine karar vereceğini, sivil toplumun yanı sıra sade vatandaşların da sürece katılımını önemsediklerini söyledi.

Cemil Çiçek,  ''Mademki bu anayasayı halkımız için yapıyoruz. Her aşamasında mümkün olduğunca vatandaşlarımızın ve onun örgütlerinin katılımın sağlamalıyız. Vatandaşlarımız ne kadar yoğun bir şekilde sürece katılıp, katkı yaparsa, ortaya çıkacak metne de o ölçüde sahip çıkacaklarına inanıyorum. Bunun için gerekli teknik altyapıyı hazırladık'' dedi.

Yeni anayasa için özel bir web sayfası kurduklarını, Anayasa ile ilgili tüm belge, doküman ve metinleri sayfaya koyduklarını anlatan Çiçek, konuşmasını,  ''TBMM Başkanı olarak tüm vatandaşlarımızı, bireysel ya da örgütlü şekilde yeni anaysa yapım sürecine katılmaya davet ediyorum. Toplumun tüm kesimlerince benimsenecek daha katılımcı, şeffaf ve demokratik bir Anayasa dileklerimle katkılarınıza peşinen teşekkür ediyorum. Allah bizi milletimize mahcup etmesin'' diyerek tamamladı.


AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler