YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Alper Tan: Suriye'yi, Irak'ı karıştırmaya çalışan İran, Suudi Arabistan'ı da...
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan İran ve Suudi Arabistan arasındaki son dönemlerde çıkan gerilimler hakkında İran'ın İslam ülkelerinde kargaşa çıkarma çabasını Suudi Arabistan'da da gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi.
Alper Tan: Suriye'yi, Irak'ı karıştırmaya çalışan İran, Suudi Arabistan'ı da...
05 Ocak 2016 / 08:48 Güncelleme: 05 Ocak 2016 / 09:09

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan İran ve Suudi Arabistan arasındaki son dönemlerde çıkan gerilimler hakkında İran'ın islam ülkelerinde karkaşa çıkarma çabasını Suudi Arabistan'da da gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi.

Kanal A da yayınlanan Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın moderatörlüğünde ve gazeteciler Celal Kazdağlı ile Tamer Korkmaz'ın değerlendirmelerde bulunduğu Sivil Düşünce programında gündeme ilişkin konular ele alındı. 

İran ve Suudi Arabistan arasındaki olaylar ve yansımalarına dikkat çekilen programda Alper Tan "Suriye'yi, Irak'ı, Yemeni karıştıran İran'ın Suudi Arabistan'ın içerisinde yaklaşık yüzde 20-25-30 oranında bulunan Şii kesimi de isyana teşvik etmeye çalıştığı anlaşılıyor. Zaten Ayetüllah Nemr denilen ve din adamı denilen kişi bir bakıma örgüt lideri gibi oradaki Şiileri yönetime karşı kışkırtan isyana teşvik eden konuşmalar yaptığı anlaşılıyor. Bunu bugün Rudav'a konuşan kardeşi de itiraf etmiş oldu zaten. Rudaw'a yaptığı konuşmada kardeşinin Ayettullah Nemr'in bu provokasyonu yaptığını bir bakıma kabul etmiş oldu" şeklinde konuştu.

Alper Tan'ın konuşmasından satır başları şunlar:

SUUDİ ARABİSTAN DURDUK YERE 47 KİŞİ İDAM ETMİŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR

Suudi Arabistan bir ülke. Suudi Arabistan'ın kuzey doğusunda Irak var Irak'ta İran etkin olmaya çalışıyor. Suudi Arabistan'ın kuzeyinde Suriye var İran orada etkin olmaya çalışıyor. Güneydoğusunda Suudi Arabistan'ın bahreyn var, Birleşik Arap Emirlikleri ve körfez ülkeleri var. İran orda da etkin olmaya çalışıyor. Güneyinde Yemen var. Yemen de etkin olmaya çalışıyor. Batısında İsrail var. israil ile İran sanki kanlı bıçaklıymış gibi düşmanmış gibi görünüyor ama İsrail ile İran gizlice işbirliği yapıyorlar ve Esad'ın ayakta kalıp varlığını sürdürmesi için destek oluyorlar. Bu çemberi açmaya yarmaya çalışan bir Suudi Arabistan yönetimi var. Çünkü şurdan başlatılıyor genelde değrlendirmeler yapılırken: Sanki durduk yerde Suudi Arabistan o 47 kişiyi idam etti de o ateşlemiş oldu gibi Suudi Arabistan başlattı gibi bir algı çıkıyor. Halbuki öncesinde Yemen'de Körfezde Irak'ta Suriye'de ve İsrail'de olan İran etkisi var. Yani Suudi Arabistan kendisini bir bakıma tehdit altında görüyor. Çünkü bu İran Suriye ile ilgileniyorsa Lübnan ile ilgileniyorsa İsrail ile gizlice anlaştıysa Irak ile anlaştıysa Yemen ile uğraşıyorsa körfez ülkelerinden oraları kurçalamaya çalışıyorsa yarın öbür gün Suudi Arabistan'ı da bir şekilde karıştırmaya kalkışabilir. 

ORTADOĞU'YU KARIŞTIRAN İRAN SUUDİ ARABİSTANI DA KARIŞTIRMAK İSTİYOR

Şimdi şunu hatırlatalım 2015 yılı içerisinde İran 189 muhalifi vinçlerle sallandırarak idam etmiş. Bunlardan 32 kişi din adamıydı ve Sunniydi. İran bunları idam ederken hiç kimse çıkıp sen mezhepçilik yapıyorsun demedi. Bu İran'da doğruydu yanlıştı tartışma bile olmadı. İran'da meydanı boş bulmuş gibi bunları devam ettirdi. Öbür taraftan İran'In yaptıklarına baktığımızda Esad 350-400 bin vatandaşını katlederken İran'ın desteğinde katletti. Rusya'nın ve özellikle İran'ın desteğinde katletti. Hem Lübnan'dan özel birliklerini gönderdi hem kendi özel birliklerini gönderdi Kasım Süleymani bile orada çatışırken yakalandı ve muhaliflerin eline düşmüştü biliyorsunuz. Öbür taraftan Irak'ta 125 bin insanın ölmesinde de İran'ın parmağı olduğunu unutmamak lazım. Yemen'de ölen 40 bin sünninin İran'ın elinin kanlı olduğunu hatırlatmamız da fayda var. Şimdi Suriye'yi Irak'ı Yemeni karıştıran İran'ın Suudi Arabistan'ın içerisinde yaklaşık yüzde 20-25-30 oranında bulunan Şii kesimi de isyana teşvik etmeye çalıştığı anlaşılıyor. Zaten Ayetüllah Nemr denilen ve din adamı denilen kişi bir bakıma örgüt lideri gibi oradaki Şiileri yönetime karşı kışkırtan isyana teşvik eden konuşmalar yaptığı anlaşılıyor. Bunu bugün Rudav'a konuşan kardeşi de itiraf etmiş oldu zaten. Rudaw'a yaptığı konuşmada kardeşinin Ayettullah Nemr'in bu provokasyonu yaptığını bir bakıma kabul etmiş oldu. 

İRAN FARS MİLLİYETÇİLİĞİNDEN DOLAYI BUNLARI YAPIYOR

Şimdi İran, Suudi Arabistan'da yetişmiş bir militan İran'a gitse ordaki çeşitli grupları rejime karşı kışkırtsa İran bunlara sessiz mi kalacak? Ayrıca 28 kişi var heran idam edebileciği onlarda sunni kimlikli insanlar. Şimdi Şii-Sunni şeklinde konuşuyoruz ister istemez ama İran'ın yaptığının bir Şiicilik olmadığını Şii mezhebinin gereği olarak bunu yapmadığını altını kalın çizğilerle çizerek ifade etmemiz lazım. Çünkü İran gerçekten Şii siyaseti takip etmiş olsaydı Azerbaycan halkı da Şii'dir. Ermenistan Karabağ'a saldırırken ve Azerbaycan ile savaşırken ve karabağ'ı gasp ederken işgal ederken İran'ın ne yaptığına bakıyoruz. İran'ın doksanlı yılların başlarında Şii olan Azerbaycan'ı tutmadığını Şii Azerbaycan ile savaşan ve onları katleden ve topraklarını ele geçiren Ortodoks Ermenileri Gregoryan Ermenileri desteklediğini görüyoruz. Suriye'deki müslümanlara karşı Rusya ile işbirliği yapan hatta İsrail ile işbirliği yapan bir İran rejimi söz konusu buda dininden ve mezhebinden kaynaklanmıyor tamamen Fars Milliyetçiliğinin gereği olarak bunu yaptığını ifade edelim. Ama ister İstemez bunu anlatırken bunu maske olarak kullanıyor. Tamamen bir istismar söz konusu burada. 

Celal Kazdağlı'da ise konuyla ilişkin şunları söyledi:

İRAN BATI ÜLKELERİNİN BİR TRUVA ATI

Bu tutum İran'ın körfez ve Suudi Arabistan'ı abluka altına almak isteğine bir itirazdır bir reddir karşı çıkıştır. Artık yeter evine dön bu oyunlara girme mesajıdır. Suudi Arabstan'ın Çünkü sadece idamdan dolayı tepki gösterilecek bir mesele değil. İran batı güçlerinin bir truva atı olarak islam coğrafyasında islam ülkelerinin içerisinde bir kaos çıkarma orada bir istikrarsızlık oluşturma görevini üstlenmiş ve hızla bunu uygulayan Türkiye'den Suriye'ye, Suriye'den Lübnan'a Yemen'e Bahreyn'e ve Suudi Arabistan'a kadar uzanan bir yelpazede bu görevini yerine getirmeye çalışıyor. Dolayısıyla bu bir siyaset batının bölge de varlığını sürdürmesine yönelik islam coğrafyasında islam birliğinin toplanmasına birleşmesine biraraya gelmesine birlikte işbirliği yapmasını engellemeye yönelik bir tutumdur, tavır alıştır davranıştır. Buna cevap vermiştir İran Suudi Arabistan'a. 

NEDEN İRAN SUUDİ ARABİSTAN'A BU KADAR YÜKLENİYOR?

Neden İran Suudi Arabistan'a bu kadar yükleniyor. Çünkü körfezin kilidi durumda Suudi Arabistan. Devlet olarak zayıflarsa çökerse orada İran için hiçbir engel kalmayacak. Sadece o kadar da değil. Suudi Arabistan diğer arap ülkeleriyle de  etkisi olan bir devlet. Dolayısıyla onların Suudi Arabistan'ın etkisinde hareket etmesini de engellemiş olacak. Orayı da parçalamış olacak. Olaylar sonrası bölgedeki devletler de İran'dan büyükelçiliklerini çekti. Dolayısıyla Suudi Arabistan'ın etkisini gösteriyor bu durum. Bu Suudi Arabistan'ın körfezdeki diğer ülkelerle birliğinden dolayı rahatsızlık bulunmuş bir mesele değil. Sadece onu yok etmek için değil. Suudi Arabistan kiminle çok yakın Türkiye ile neden yakın bir islam birliğini oluşturmak için. bu Türkiye'yi de engellemeye bu beraberliği de durdurmaya yönelik bir girişim. Suudi Arabistan'ı etki altına alacaksın hemde Türkiye ile bağını koparacaksın. Esas itibariyle emperyalist batının İran üzerinden, doğmakta olan İslam beraberliğini yıkmaya torpillmeye yönelik bir girişimdir. Buna dur demiştir. Tıpkı Türkiye'nin 24 Kasım da Rusya'nın uçağını düşürmesi gibi oda Türkiye'ye yönelik bir tehditti. Sınırları ihlal edildiği için Türkiye dur dedi burdan sonrasına izin vermem harekete geçiyorum mesajıydı. Şimdi de Suudi Arabistan bu saldırılara dur dedi. Bundan sonra proaktifim ve harekete geçiyorum mesajı verdi. Ve bu iki ülkenin arka arkaya gelen 40-45 günlük arayla arka arkaya gelen bu çıkışı sert tavrından sonra bölgede ilişkiler giderek değişecektir buna göre gerilim hatları yeniden oluışacaktır ve İran yalnızlaştırılması İslam ülkeleri içerisinde uzaklaştırılması esasen islamı kullanan mezhebi kullanan bir ülke olduğunu ortaya çıkarılması başlayacaktır. Bunun bir mezhep savaşı olmadığını kabul etmek gerekiyor. Hemen bunu mezhep savaşı diye söylüyorlar. Bir buçuk milyarlık bir islam dünyasında 150 milyon 200 milyon civarında bir Şii var. Yüzde onluk Şii nufüz yüzde doksanlık bir Sünni nufüs var. Bunların arasında bir kavganın çatışmanın olması mümkün değil. Bu islam birliği ortaya çıktıkça batı merkezli çevreden mezhep savaşı yaşanıyor mezhep kavgasına doğru gidiyor islam ülkeleri gibi bir terena bir yaygara kopartılıyor buda gerçek değil. Bu tam ders bir çıkar siyaseti bir güç mücadelesidir. 

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

 // Birde
Ayrıca Ecyad kalesini İranlılar değil suudlar yıkmıştır....
09 Ocak 2016 12:38
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler