YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ali Babacan: Halkımız ve iş dünyamız...
Ali Babacan: Halkımız ve iş dünyamız...
26 Ekim 2014 14:17
Başbakan Yardımcısı Babacan, "Halkımız geleceğe güvenle bakıyor, iş dünyamız geleceğe güvenle bakıyor. Türkiye'de hem halkımızda hem de iş dünyasında güven göstergelerinin en yüksek noktada" dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, halkın, iş dünyasının geleceğe güvenle baktığını belirterek, "Şu anda bütün güven endeksleri, uluslararası güveni ölçen bütün ölçütler, endeksler Türkiye'de hem halkımızda hem de iş dünyasında güven göstergelerinin en yüksek noktada olduğunu bize söylüyor" dedi.

AK Parti İzmir İl Danışma Meclisi toplantısı Balçova Termal Otel'de yapıldı. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, şair Erdem Bayazıt'a ait "Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair" şiirini seslendirdiği barkovizyon gösterildi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yaptığı konuşmada, AK Parti olarak önemli dönemlerden geçtiklerini, iktidarın 12. yılını tamamladıklarını, bu yıl içerisinde 2 önemli seçimi başarıyla geçtiklerini, halkın yoğun destek ve teveccühüyle, başarıyla yollarına devam ettiklerini anlattı.

Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğunu, Ukrayna ile Rusya arasında ciddi problemlerin yaşandığını, Suriye'de iç savaşın, Irak'ta ciddi sorunların bulunduğunu, her gün insanların öldüğünü ifade eden Babacan, "Böylesine bir zor coğrafyada AK Parti, Türkiye'nin istikrarının güvencesi, istikrarının sigortası olarak yola devam ediyor" dedi.

Türkiye'nin iç huzurunu, barışını bozmaya çalışanların olduğunu dile getiren Babacan, "Gençlerimizle uğraşanlar var, fitne fesat peşinde olanlar var. Türkiye'nin bu coğrafyada istikrarının sembolü olmasını çekemeyenler var. Kendi içimizde de maalesef söylüyorum ihanet edenler var. Uzaklarda da Türkiye'nin başarısını, Türkiye'nin güçlenmesini istemeyenler var. Bunlara karşı uyanık olacağız, diri olacağız, bir olacağız, birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde olacağız" diye konuştu.

Musul, Bağdat, Şam gibi bölge coğrafyasında yüzlerce yıl farklı kültürlerin, etnik unsurların, farklı mezhep ve dinlerden insanların bir arada, huzurlu bir şekilde yaşadığını dile getiren Babacan, şöyle konuştu:

"Peki ne oldu da insanlar birbirine düştü? Ne oldu da etnik çizgiler ya da mezhep çizgileri insanları bölüyor, komşuyu komşuya düşman hale getiriyor? Çok dikkat etmemiz lazım. Etrafımızdaki pek çok ülkeyi karıştırdılar. Türkiye'yi de karıştırmak isteyenler var ama şuna da kuvvetle inanıyoruz ki biz uyanık olduktan sonra, akıllı hareket ettikten sonra, kendi içimizdeki birlik ve beraberliği koruduktan sonra inşallah Türkiye'nin istikrar ve güven ortamını hiç kimse bozamaz."

AK Parti iktidarı olarak devraldıkları 23 milyar dolarlık IMF borcunu Mayıs 2013'de tamamen ödediklerini, bunun ardından Gezi olaylarının başladığını, 17 Aralık, 25 Aralık darbe girişimlerinin yaşandığını, son olarak Kobani bahanesiyle ülke içinin karıştırılmaya çalışıldığını anlatan Babacan, şöyle devam etti:

"Bütün bu sıkıntılı dönemde geçen yıl Türkiye yüzde 4,1'lik ekonomik büyümeyi elde etti. Bu oran, Avrupa'nın en yüksek büyüme oranı. 2013 yılında, 28 tane AB üyesi ülke var. 7-8 tane de üye olmayan ülke var. Bunların tamamında Türkiye en hızlı büyüyen ekonomi oldu. Bu niye böyle oldu, bu nasıl oldu. Bu halkımızın sağduyusuyla, geleceğe güveniyle oldu. Halkımızın o fitne, fesat, bölücülük peşinde koşanları elinin tersiyle itmesiyle oldu. Halkımız geleceğe güvenle bakıyor, iş dünyamız geleceğe güvenle bakıyor. Şu anda bütün güven endeskleri, uluslararası güveni ölçen bütün ölçütler, endeksler Türkiye'de hem halkımızda hem de iş dünyasında güven göstergelerinin en yüksek noktada olduğunu bize söylüyor. Güven olunca yatırım oluyor, finans sistemimiz asli fonksiyonunu yerine getirmeye devam ediyor. Güven olunca halkımız günlük yaşantısına, alışverişe devam ediyor. Böylece ekonominin çarkları dönüyor ve ekonomimiz büyümeye devam ediyor. Bu yıl da inşallah yüzde 3,3'lük büyümeyi öngörüyoruz. Bu da yine Avrupa'nın en hızlı büyüme oranlarından bir tanesi olacak. Belki biz yüzde 5'lik, 6'lık bazı dönemlerde gördüğümüz büyüme oranlarıyla karşılaştırdığımızda 'acaba daha iyi olmaz mı' diye gönlümüzden geçiyor. Daha yüksek rakama ulaşmak için çalışıyoruz. Bu rakamlar dahil Avrupa'nın içindeki coğrafyanın en yüksek rakamlardır. Ekonomideki gelişmeler dahi bizi bölme, parçalama çabasında olanlara fitne, fesat peşinde olanlara en güzel cevaptır halkımızın verdiği."

Türkiye'nin etrafındaki coğrafyada 6-7 ülkede devlet mefhumunun ortadan kalktığını, o ülkelerin devletleriyle muhatap olamadıklarını, pek çok ülkede terörist örgütlerin, birbirleriyle kavga eden, savaşan grupların oluştuğunu, devletsiz bir ülkenin ne hale gelindiğinin görüldüğünü vurgulayan Babacan, 130 milyar varillik kanıtlanmış petrolüyle dünyanın en büyük ikinci petrol rezervine sahip Irak'ın etnik bazdaki parçalanmalar, mezhep bazındaki bölücü politikalar nedeniyle zenginlik içinde sefalet yaşanılmasına neden olduğunu kaydetti.

Çözüm süreci

Bunun için birlik ve beraberliğin kıymetinin bilinmesi gerektiğinin altını çizen Babacan, şunları söyledi:

"Bizim AK Parti olarak felsefemiz şu; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bazında etnik kökeni, mezhebi, dini ne olursa olsun hepsi vatandaşımızdır diyoruz. Hepsini kucaklıyoruz. Zaten çözüm süreci dediğimiz işin özü de bu. Nedir çözüm süreci diye sorduğunuzda hemen 2-3 cümleyle cevabı çok basit. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkesin temel hak ve özgürlüklerden doyasıya yararlanması ve demokratik sistem içerisinde barışçıl yollardan kendini ifade edebilmesi. Aynı zamanda da devletin tüm vatandaşlara, etnik kökeni, mezhebi, dini ne olursa olsun, aynı samimiyette tüm vatandaşlarını kucaklaması. Özü bu. Fakat bakıyoruz maalesef barışçıl ve demokratik yollarla TBMM içerisinde bir yandan Mecliste demokrasi şapkasını takan fakat Meclis dışında terörist örgütle kol kola gezen arkadaşlar var. Bu arkadaşların net bir tercih yapması lazım. Demokrasi mi diyorlar, barışçıl yollardan hak ve özgürlük ifade arayışında mı bulunmak istiyorlar ya da şiddeti, vahşeti mi destekliyorlar. Net bir tercih yapmaları lazım. Biz AK Parti olarak yolumuzu seçtik. Politika tercihlerimiz çok çok açık. Biz ne dedik. Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak dedik. Bu kavram altında zaten tüm vatandaşlarımız huzur ve güven içerisinde yaşayacaktır."

Babacan, Türkiye'nin zor bir coğrafyada yer aldığını, zor dönemler geçirdiğini kaydederek, AK Parti'nin güvendiği en önemli unsurun halkın dirayeti ve sağduyusu olduğunu belirtti. Halkın dirayeti ve sağduyusunun sağlam halde devam ettiği sürece hiçbir şeyden korkulmaması gerektiğini vurgulayan Babacan, "Türkiye'nin önüne ne kadar engel koyarlarsa koysunlar, ne kadar problem sarmaya çalışırlarsa çalışsınlar bu dirayet en zor şartlardan dahi tertemiz sıyırır çıkarır Türkiye'yi. Türkiye, bir başarıdan diğerine koşmaya devam eder. Gelecek yıl inşallah genel seçimler var. Özellikle de bu genel seçimlere giderken provokasyona açık bir ortam olabilir. Farklı metotlarla tahrik etmek isteyenler olabilir. Her türlü tahrike, provokasyona karşı sapasağlam, soğukkanlılığımızı koruyacağız" ifadelerini kullandı.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler