YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Alevi sorununun üzerine bir tek AK Parti gitti"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Alevi vatandaşlarımızın sorununu kendi sorunu bilen ve bugüne kadar bu sorun üzerine gitmiş tek Cumhuriyet hükümeti AK Parti hükümetidir" dedi.
"Alevi sorununun üzerine bir tek AK Parti gitti"
03 Ekim 2013 / 09:25 Güncelleme: 03 Ekim 2013 / 09:31

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Türkiye’de Alevi vatandaşlarımızın sorununu kendi sorunu bilen ve bugüne kadar bu sorun üzerine gitmiş tek Cumhuriyet hükümeti AK Parti hükümetidir. Dedeliği yasaklayan CHP’dir, bugün dedelere maaşı konuşuyoruz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, TGRT Haber’de yayınlanan, İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un moderatörlüğünü yaptığı Ankara’nın Gündemi programına konuk oldu.

Programda, Nuri Elibol ile beraber Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Kartoğlu ve Vatan Gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Çelik’in sorularını cevaplayan Bozdağ, gündem ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Bozdağ, Demokratikleşme Paketi’nin Türkiye’nin iklimine çok büyük bir katkı sağladığını ve paketin içinde yer alan konuların her birinin, bir diğerinden önemli olduğunu ifade etti.

En önemli olanın, paketin açıklanmasının ardından Türkiye kamuoyunun ortaya koyduğu tepki olduğunu belirten Bozdağ, “İdeoloji gereği konuşanları bitarafa koyarsanız, kamuoyu tepkisi olarak, ‘Bu pakette şunlar niye yok, şunlar biraz daha ileri noktalara taşınmalı’ şeklinde paketten daha ilerisini talep eden bir yaklaşım ortaya çıktı. Biz bu yaklaşımdan dolayı iftihar ediyoruz. Bu, 11 yıllık iktidarımız döneminde, önemli bir zihniyet dönüşümünü başardığımızın bir göstergesi” diye konuştu.

Bozdağ, 2008 yılında yüksek öğretimde öğrencilerin başı örtülü şekilde üniversitelere gidebilmeleri için bazı maddelerde değişiklik yapıldığında, Türkiye’de kıyamet koptuğunu ve 14 Mart 2008’de AK Parti’ye kapatma davası açıldığını söyledi. O tarihte grup başkanvekili olduğunu hatırlatan Bozdağ, o zamanlar yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

“Bana “Kamuda başörtüsü konusu nedir, Nasıl olacak, orada da olacak mı, şurada da olacak mı?” diye sorduklarında, “Hayır, öyle bir düşüncemiz yok, olmayacak” diye birkaç açıklamam oldu. Benim gibi başka arkadaşlarımın da açıklamaları oldu. Düşünebiliyor musunuz, 2008’de bunun olacağını söylemekten çekinen ve söyleyecek iklimi bulamayan bir grup başkanvekiliydim ben. Başkaları da hakeza öyleydi.

O zamanlar üniversitelerde başı örtülü evlatlarımızın okuması için anayasa değişikliği yapmanın kaos olarak algılandığı bir dönemdi. ve kapatma davasında ben, “Anayasa değişiklikleri doğrudan uygulanma kabiliyetine haizdir, bunun için ayrıca bir kanun düzenlemeye gerek yoktur” dediğim için, o dönemin Cumhuriyet Başsavcısı, benim bu sözümden hareketle beni siyasi yasaklılar listesine koydu.

Baktığınız zaman bugün geldiğimiz noktada, artık Türkiye’de CHP dahil, hiç kimse bunun karşısında bir görüşü ortaya koyma mecalini kendinde göremez hale geldi. Çünkü, Türkiye’nin demokrasi iklimi değişti, hürriyet iklimi değişti, insanların bakışı değişti.”

“Memleket bölünecek demişlerdi"

Bozdağ, programda Kürtçe ile ilgili atılan adımları da anlattı. Toplumun, Kürtçe konusunda adımlar atıldıkça Türkiye’nin bölünmediğini, aksine bütünleşmenin sağlandığını anladığını ifade eden Bozdağ, “Kürtçe’nin kurslarda serbest olması gündeme geldiğinde çok tartışmalar oldu. Televizyon yayınları, radyo yayınları olduğunda memleket bölünecek dendi.

Üniversitelerde bölümler açıldı, enstitüler kuruldu gene başka şeyler söylendi. Daha sonra okullarda seçmeli ders koyduk yine konuşuldu. Ama baktı ki toplum, bu adımlar atıldıkça Türkiye bölünmüyor aksine bir bütünleşme oluyor, insanlarımız arasındaki bağlar daha da kuvvetleniyor, o nedenle şimdi daha ileri bir adım attığımızda o adımı birkaç parti, bilindik ezberleri tekrarlayanlar dışında toplumun yadırgamadığını görüyoruz. Bütün bunların hepsi geçmişte atılmış doğru adımların, milletimizde nasıl değişim ortaya çıkardığının somut göstergesi” şeklinde konuştu.

“Nevşehir Üniversitesi'nin adının değiştirilmesinden ibaret kalmayacak" 

Demokratikleşme Paketi’nde Alevilikle ilgili maddelerin olmadığı eleştirilerini cevaplayan Bozdağ, Alevilikle ilgili yapılacak reformların sadece Nevşehir Üniversitesi’nin adının Hacıbektaş-ı Veli olarak değiştirilmesinden ibaret kalmayacağını söyledi. Konunun, ayrı bir çalışma talimatıyla ele alındığını belirten Bozdağ şunları dedi:

“Başbakanımızın Kayseri’de bir açıklaması oldu. Milli İradeye Saygı Mitingi’nde açıkladı. Şahsıma da bu konuyla ilgili bir görev verdiğini ifade etti. İşte o günden beri süregelen bir çalışma var. Ama bu çalışma henüz nihayetlenmiş bir çalışma değil. Dolayısıyla ayrı yürüyen bir çalışma olduğu için bu paketten çıkarılmış bir şey değil. O kendi mecranda yürüyor. Tamamlandığı zaman o da Türkiye kamuoyuyla paylaşılacak.”

“Orta öğretim öğrencisi, izin almadan dersten çıkıp namaz kılamaz"

Öğrencilerin ders anında, öğretmenlerinden izin isteyip namaz kılma şanslarının olup olmadığı yönündeki bir soruyu cevaplayan Bozdağ, şöyle devam etti:

“İnsanlar öğrenciyken üniversitede ya da orta öğretimde namaz kılabilir. Öğrenciler şimdi üniversitede istedikleri zaman dersten çıkabiliyor. Bunda herhangi bir sorun yok. Fakat orta öğretimde bunun bir disiplini ve düzeni var. Herkes ona uyacak. Namaz kıldığınızda vakit hemen 1 dakikada geçmiyor. Öğle namazının ikindiye kadar vakti var. Başka namazların da vakitleri var.

Dolayısıyla öğrencinin oradaki eğitimi aksatması mümkün değil. Yani bir kişi bunu yapmak istiyorsa teneffüste yapabilir, arada yapabilir, izin alarak yapabilir. Ama öğrenci dersin ortasında bunu yapacağım dediğinde ve öğretmen ona izin vermediğinde bir suç oluşmaz. Çünkü onun o hakkını kullanması için uygun zamanı var. Biri kalkar uygun zamanda namaz kılar ve biri de gelip burada namaz kılma dediği zaman suç oluşur."

Dersim'i yapan CHP'dir, özür dileyen AK Parti 

Bozdağ, Türkiye’de Alevi vatandaşların sorununu kendi sorunu bilen ve bu sorun üzerine giden tek Cumhuriyet hükümetinin AK Parti hükümeti olduğunu kaydeden Bozdağ, CHP’ye eleştirilerde bulundu.

CHP’nin geçmişte Aleviler’in aleyhinde yasalar çıkardığını ifade eden Bozdağ, “1930lu yıllarda Dersim’i yapan CHP’dir. Ama Dersim’den özür dileyen AK Parti’dir. Dedeliği yasaklayan, Alevi kardeşlerimizin dergahlarını, tekkelerini, zaviyelerini kapatan kanun 1925’te çıkmıştır. O zaman iktidar yine CHP’dir.

Bugün Cem Evleri’ne statü vereceğim diyen iktidar AK Parti’dir. Dedelik, halifelik, çelebilik, seyitlik, efendilik, babalık yasaktır. Ve bunlara ilişkin cezalar da 677 sayılı kanunda alt cezası 3 ay hapis, üst sınırı yok. Yani devlet çıkarmış yasayı ve demokrasinin kılıcı gibi tutuyor. Yani iklim değişir, hava değişir alt sınırı 3 ay ama ben sana 30 yıl ceza verebilirim. Böyle bir şey olabilir mi? Bunu CHP çıkardı. Şimdi biz dedelere maaşı konuşuyoruz” dedi.

“Neredeyse 10 yıl sol zihniyet iktidardaydı"

Bekir Bozdağ, Madımak olayında iktidarda, sonradan CHP ile birleşen SHP’nin olduğunu hatırlattı. AK Parti’nin Madımak Oteli’ni kamulaştırdığını, kültür merkezine çevirdiğini belirten Bozdağ, “1993 yılında Sivas’ta bir Madımak hadisesi oldu. Orada pek çok insanımız, hepimizin içini acıtacak bir şekilde hayatını kaybetti. İktidarda o zaman CHP zihniyeti vardı. Adı SHP ama hepimiz biliyoruz ki onlar CHP zihniyetindendi.

Olaya bakın ki, Rahmetli İnönü başbakan yardımcısıydı ve özel kalemi Sivas Valisi’ydi. Ondan sonra CHP de oldu SHP ile birleşti. Daha sonra DSP iktidar oldu. Neredeyse 10 yıl sol zihniyet iktidardaydı. Ama Madımak’ta döner kesmeye hala devam edildi. ,

Orayla ilgili Alevi kardeşlerimizin bir sürü talebi oldu. Neden yapmadılar? O oteli kamulaştıran AK Parti iktidarıdır. Kültür merkezine çeviren, oraya kütüphane yaptıran, anı merkezi kuran ve bu konuda somut adım atan yine biz olduk. Davayı zaman aşımına biz uğratmadık. O dava ile ilgili kanunlar bizden önceki kanunlardı. O zaman Adalet Bakanı Mehmet Moğultaydı. Davaları bitirselerdi, ellerinden tutan mı oldu. Ve biz zaman aşımlarını uzattık” ifadelerini kullandı.

“Devlet ilk defa Alevi vatandaşları muhatap aldı"

Orta öğretimde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarına Alevilik ile ilgili bilgiler koyduklarını kaydeden Bozdağ, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Orta öğretimde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarına ilk defa Alevilik ile ilgili bilgileri, Aleviler’in saygın, bilge kişilerine biz yazdırdık. Noktasına, virgülüne dokunmadan da kitaplara koyduk. Alevi klasiklerini ilk defa Türkçe’ye çeviren ve yayınlayan adımı da biz attık. Alevi çalıştayları yaptık ve devlet ilk defa alevi vatandaşları muhatap aldı.

Bizden önceki dönemde insanlar, Alevi olduğunu gizliyordu bu toplumda. Bugünün Türkiye’sinde herkes göğsünü gere gere “Ben Alevi’yim diyor.” Kimsede bununla ilgili bir yadırgama duygusu kalmadı, çünkü biz bunu normalleştirdik. Özellikle Alevi vatandaşlarımız için büyük önemi olan Muharrem Ayı ile ilgili TRT’de ilk defa Alevi kardeşlerimizin saygı duyduğu bilge kişilerin katıldığı programlar yapıldı.

“Belediye Başkanı adayı olan bakanın istifa etmesi gerekmez"

Bozdağ, son günlerde sıklıklar gündeme gelen, belediye başkanı adayı olmak isteyen bakanların istifa etmesi gerekip gerekmeyeceği konusuna da açıklık getirdi.

Aday olmak isteyen bakanların istifa etmelerini gerektirecek bir sebebin olmadığı yönünde görüş bildiren Bozdağ, “Belediye başkanları da aynı zamanda kamu görevlisidir. Ama seçime girerken belediye başkanları istifa etmezler. Bizim anayasamızda sadece, milletvekili seçimlerine giderken, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları’nın istifası yer alıyor. Milletvekilleri de istifa etmez. Seçildiği zaman birinden birini tercih etmek zorundadır. Fakat bakanlık görevi çok ciddi bir görevdir.

Bence bir bakan aday olduğu zaman, 3-4 ay milletin huzuruna çıkacağı için, seçim kampanyasıyla uğraşacağı için orada birtakım aksamalar olabilir. Bunun için kendi tercihleriyle istifa edebilirler" diye konuştu.

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler