YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Akşener'den can alıcı soru
Refahyol Hükümeti'nin İçişleri Bakanı olan TBMM Başkanvekili Meral Akşener, 28 Şubat döneminde millete zulmedenlerin 'pişman oldum' dediklerinde 'Baş tacı mı edilecekler? diye sordu.
Akşener'den can alıcı soru
13 Nisan 2012 / 18:28 Güncelleme: 13 Nisan 2012 / 18:35

Refahyol Hükümeti'nin İçişleri Bakanı olan TBMM Başkanvekili Meral Akşener, 28 Şubat sürecine ilişkin soruşturma kapsamında yapılan arama ve gözaltıları ilgili, ''İnşallah o dönemle sağlıklı bir biçimde yüzleşme imkanımız olur'' dedi.

İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisi'ne katılan Akşener, gazetecilerin sorularını cevapladı.

28 Şubat sürecine ilişkin soruşturma kapsamında yapılan arama ve gözaltıları ilgili soru sorulan Akşener, soruşturmayı hayırlı bir şey olarak gördüğünü belirterek, ''İnşallah o dönemle sağlıklı bir biçimde yüzleşme imkanımız olur'' dedi.

Akşener, dün başlayan soruşturmayı, süreci takip ettiğini, gelişmelere bakacaklarını belirtti.

Soruşturmayla ilgili olarak iki konuda uyarıda bulunmak istediğini, bunu görev saydığını ifade eden Akşener, şunları kaydetti:

''Birincisi, 28 Şubat'ın asker aktörlerini, yani batı çalışma grubunun etrafında toplananların hakkında bir soruşturma açıldığını görüyoruz. Ancak 28 Şubat bir süreç. Bu sürecin pek çok mağduru var. O mağdurların, o hale gelmesinde yer alan, rol alan sivil işbirlikçi aktörler var. Şimdi bunlarla ilgili bir uyarıda bulunmak isterim. Bu işbirlikçilerin İstanbul ayağı var, yazar-çizer ayağı var, sivil bürokrat ayakları var, yargı ayağı var. Bu konuya dikkati çekmeyi görev biliyorum. O da şudur, yargı mensupları brifinge çağrıldılar, gittiler. Korkudan gitmiş olabilirler. Ona bir şey diyemem. Herkes aynı cesarette olmayabilir. Ancak 8 dakika ayağa kalkıp da alkışlamaları için onları zorlayanın olduğunu zannetmiyorum. O dönemde çeşitli iktidar mensupları olan, ben başta olmak üzere pek çok arkadaşımızın hakkında yargıda açılan davalarda çok hızlı kararlar verildiğini biliyorum. Bir günde kararlar verildiğini biliyorum. Dolayısıyla o gün ayakta alkışlayan bu şahıslar, bugün hangi karar mekanizmalarının başındadır. Buna dikkat çekmek isterim.''


-''Kusura bakmayın dediği zaman nadim baş tacı olacak mı ''-


Akşener, o dönemin asker aktörlerini ayakta alkışlayanların olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Onları ayakta alkışlayanlar, onlardan aldıkları talimatlarla manşetler yapanların bir kısmı nadim olduğunu söyledi. Yani gerçekten şaşkınlıkla izliyorum. Bu kişiler nadim oldukları için baş tacı ediliyor şu anda. Benim açımdan soru şu, Çevik Bir ve arkadaşları da (batı çalışma gurubuyla sınırlı görüyorum bugün yapılan soruşturmayı) 'kusura bakmayın nadim olduk' dedikleri zaman, yargı ve kamu vicdanı ne yapacak  Yani siz bir tarafta nadim olanları başınızın üstüne koyarsanız, böyle bir yol açılır. Bu manşetlerle itibar infazı yapanlar, nadim oldukları için baş tacıysa, iktidarın yıkılmasına neden olmuş olanlar da kusura bakmayın dediği zaman baş tacı edilecek midir ''


-''Zamanın Emniyet Genel Müdürü''-


Meral Akşener, o dönem devletin içindeki sivil bürokratlardan da işbirlikçilerin bulunduğunu, bu kişilerin de krizlere yol açtığını, bu konuda bir örnek paylaşmak istediğini dile getirerek, şöyle konuştu:

''28 Şubat sürecinin Refahyol Hükümeti'nin en derin krizlerinden birine sebep olan, zamanın emniyet genel müdürü, talimatı sivil iradeden değil, askeri vesayetten almıştı. Sivil irade 'sizi o makamdan bu makama tayin ettim' dediğinde, bu şahıs yerinden kalkmamıştı. Bir aya yakın Türkiye'de 2 emniyet genel müdürü olmuştu. İktidarı o dönemde manşetleriyle, bu olay üzerinden müthiş sıkıştıran, dehşet bir şekilde eleştiren yazar, çizer ve manşetleri hatırlıyorum. Bu kişi gibi insanlar, o zaman bolca vardı. Şimdi Alaaddin Yüksel Ankara Valisi'dir. Sayın başbakan kendisiyle ilgiyi bilgiyi bilmez. Çünkü o İstanbul belediye başkanıydı ama sayın cumhurbaşkanı bilir. Kendisinin alınma kararnamesini sayın başbakan, rahmetli Erbakan hocaya beraber götürmüştük. Şimdi dolayısıyla bütün bunlara baktığımız zaman, bu soruları sizler aracılığıyla kamu oyuyla paylaşmak isterim.''


-''Binlerce kız okul kapılarından çevrilip, gurbete gitti''-


Akşener, ''Müdahil olacak mısınız'' şeklindeki soru üzerine de soruşturmanın nasıl işleyeceğini ve hukuk sürecinin nasıl devam edeceğini bilmediklerini söyledi.

Süreçte birçok kişinin mağdur olduğunu ifade eden Akşener, şunları kaydetti:

''Bu tanımın içine kendimi koyarsam, binlerce kızın okul kapılarından çevrilip, gurbete gitmiş olmaları karşısında biraz haksızlık yapmış olarak görüyorum. Annelerin yanında kendimizi mağdur olarak tanımlamamızı haksızlık olarak görüyorum. Hukuki sürecin nasıl işleyeceğini bilmediğim için bu konuda önceden bir şey söylemem mümkün değil. Biz yöneten insanlardık. Bizden beklentiler vardı. Dolayısıyla mağdur olan kişiler, bürokrasiden, askeriyeden atılmış insanlardı, hayatları değişmiş insanlardı. Ben bugün TBMM başkanvekili olarak buradayım. Dolayısıyla millet bizim arkamızda olduğu için, biz buradayız. Milletin mağduriyetinin yanında, kişiler olarak mağduriyet konusunda doğrusu bir haksızlık yapma durumunda kalmamayı tercih ederim.''


-''Yağlı kazık tehdidi''-


Akşener, ''Batı çalışma gurubuyla ilgili olarak bir belgeyi o dönemde verdiğiniz ve daha sonra bugün 'Bir Numara' olarak gösterilen Çevik Bir'in bir yağlı kazık tehdidini size ilettiği hala söylenir  Bu tehditle ilgili olarak düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz '' sorusunu da şöyle cevaplandırdı:

''Kem söz sahibine aittir. Atalarımızın böyle güzel bir sözü var. Dolayısıyla o günler de kötü günlerdi. Doğrusu bana kimse talimat verebilme hadsizliğini gösteremedi. Esas olan o. Ben talimat almadım, talimat verme gibi hadsizlikte kimse bulunamadı. Şimdi onun getirdiği bazı çirkinlikler yaşanmıştır. Ben de o konuyla ilgili olarak, kendi tarafımdan gereğinin yapıldığını düşünüyorum.'' AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler