YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"AKP'yle hiçbir şey çözülmez"
Ahmet Türk partisinin grup toplantısında hem kapatma davasına hem de Tokat'taki terörist saldıyıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu...
"AKP'yle hiçbir şey çözülmez"
08 Aralık 2009 / 14:17 Güncelleme: 08 Aralık 2009 / 15:26

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Tokat'taki terörist saldırının ''karanlık bir provokasyon'' olduğunu  iddia ederek, bunun bir an önce açığa çıkarılması gerektiğini söyledi.

Türk, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, son günlerde yaşanan acı kayıplarla ilgili derin üzüntü duyduklarını belirterek, ''Ne yazık ki aylardan sonra bizleri tarifi imkansız acılara boğan, yüreklerimizi dağlayan gencecik yavrularımızın ölüm haberlerini, yine duymaya başladık'' dedi.

Türk, iki gün önce Diyarbakır'da, üniversite öğrencisi Aydın Erdem'in, demokratik bir miting sırasında ''polis tarafından hedef gözetilerek açılan ateş sonucu'' yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Türk, dün de bir aydan beri tedavi gören liseli Serap Eser'in henüz hayatının baharındayken hayatını kaybettiğini ifade etti.

Bunların çok büyük acılar olduğunu belirten Türk, her iki gencin de yaşamına mal olan bu saldırıları kınadığını söyledi.

Tokat'taki terörist saldırıya da değinen Türk, ''Dün akşam saatlerinde duyduğumuz, Tokat'ta, karanlık bir provokasyon olduğu gün gibi ortada olan bir saldırı sonucu, aramızdan ayrılan askerlerimiz için, yüreklerimiz parçalandı. Anne babaları ve yakınları şahsında tüm yurttaşlarımızın acılarını paylaşıyorum. Reşadiye'deki provokasyon bir an önce açıklığa kavuşturulmalı ve aydınlatılmalıdır'' diye konuştu.

Bu acıların herkesin ortak acısı olduğunu belirten Türk, bütün çabalarının, bir an önce bu gözyaşlarına son vermek olduğunu dile getirdi.

DEMOKRATİK AÇILIM

Hükümetin demokratik açılım konusunda cesur adımlar atamadığını ileri süren Türk, Hükümet yetkililerinin, günlerden beri DTP'yi suçlayarak, kendi sorumluluklarını gizlemeye çalıştığını iddia etti.

Türk, şöyle devam etti:

''Hükümete sormak istiyorum: Bizim bu çatı altında verdiğimiz demokrasi mücadelesi olmasaydı, siz acaba açılımın A'sında bile bahsedebilir miydiniz?

Hükümet, tamamen kendi dar siyasi çıkar hesaplarıyla, bu temel sorunu ele aldığından dolayı içinden çıkamaz hale geldi. Şimdi de 'yol yakınken işin içinden nasıl çıkarım' diye kara kara düşünüyor. Bir günah keçisi arıyor ve partimizi hedef tahtasına oturtuyor. Bizi sorumlu gösterme arayışına giriyor.''

Türk, Meclis tutanaklarına bakıldığında, DTP'nin, ülkenin temel problemleri ile ilgili proje ve önerilerinin görüleceğini belirterek, ''Toplarsanız, çalışmalarımızdan bir demokrasi manifestosu çıkar'' dedi.

TBMM Adalet Komisyonunda görüşülmesi iptal edilen Terörle Mücadele Kanunda Değişiklik Öngören Yasa Tasarısı'na da değinen Türk, Hükümetin, ''Tasarıyı, son olayları gerekçe göstererek, adeta toplumla dalga geçercesine, teknik sebepleri bahane edip, sonraki haftalara ertelediğini'' öne sürdü.

''GERİ DÖNÜŞ YOK''

Hükümetin gerçek bir açılımdan kaçmanın fırsatını ve koşullarını oluşturmaya çalıştığını iddia eden Türk, ''Ama kaçamayacaklar. Bu halkın mücadelesi eninde sonunda gerçek bir açılımı yapmaya zorlayacaktır. Bunun yolu açılmıştır. Geri dönüş yok. AKP olsa da olmasa da Türkiye kendi barışına ve demokrasisine mutlaka kavuşacaktır'' diye konuştu.

Son günlerde şehirlerde protesto ve mitingler yapıldığını hatırlatarak, bölgede gerginliğin hakim olduğunu ifade eden Türk, şöyle devam etti:

''Toplumun realitesi dikkate alınmadan, üstüne üstüne giderek, dayatarak böyle toplumsal bir mesele hal yoluna girebilir mi? Hele hele açılım yaptığını iddia eden bir Hükümet, tehlike ortadayken yangına körükle gitmeye nasıl cesaret eder? Bunu anlamak mümkün değil.

İmralı'daki durumdan haberdar olur olmaz, geçen yılki deneyimlerimizden yola çıkarak, hemen Hükümet nezdinde iletişime geçtik. Durumu izah ettik. Toplumun bu konudaki hassasiyetini ortaya koyduk. Türkiye'deki 72 milyon yurttaşımızın algısını ve doğuracağı tehlikeleri dile getirdik. Fakat, şu ana kadar Hükümet yeni bir adım atılmış değil.

Meclis İnsan Hakları Komisyonunu devreye sokmaya çalıştık. Fakat Sayın Komisyon Başkanının, partimizden gelen en ufak bir öneriyi bile reddetmek için, kırk dereden su getiren bir anlayışıyla karşı karşıyayız.

Günlerden beri şehirlerimiz, sokaklarımız adeta yangın yerine dönüşmüş durumda. Hükümet maalesef, böylesi bir dönemde, alabildiğine hassas ve kırılgan bir atmosferde, bile bile tehlikeye davetiye çıkarmıştır. Hala da gereklerini yerine getirmemekte, kör inadını sürdürmektedir.''

KAPATMA DAVASI

Ahmet Türk, partisi hakkındaki kapatma davasının Anayasa Mahkemesinin gündemine alınmasının, gerilimli sürece denk getirildiğini iddia etti.

Davayla ilgili verilecek kararın, bütün toplumu ve Türkiye'nin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini savunan Türk, şunları söyledi:

''Bu öyle bir dava ki verilecek karar ülkemizi önemli bir demokrasi sınavından geçirecektir. Çünkü, DTP'nin varlığı, demokratik süreç açısından büyük önem taşımaktadır.

Bütün sindirme ve yıldırma politikalarına karşın DTP, siyasi çizgisinden sapmamış, kararlı durmuştur. Bu kararlı duruşunun bir sonucu olarak bugün, bir kez daha bedel ödemeyle karşı karşıya bırakılmıştır. Biz, bu bedeli 12 Eylül zindanlarında ödedik.

Dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri görülmeyen baskı ve saldırılarla karşı karşıya kaldık. Barış için sarf ettiğimiz her cümle bize saldırı olarak döndü. Ne söylediysek, temsil ettiğimiz halk adına, demokrasi adına ne talep ettiysek, yok sayıldı, çarpıtıldı, partimiz hedef haline getirildi. DTP hiçleşsin, vesayet rejimine diğerleri gibi alışsın, evcilleşsin istendi.

Kapatma yönünde bir karar çıkması halinde, bu siyasi bir darbe niteliği taşıyacaktır. DTP kapatılırsa, bunun Kürt halkına demokratik siyaset kanallarının kapatılması anlamına geleceği açıktır. DTP’yi kapatmak Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar olacaktır.''

DTP hakkındaki kapatma davasının, Türkiye demokrasisi açısından bir sınav olacağını belirten Türk, çıkacak kararın, sadece DTP ve Kürtlerle sınırlı bir karar olmayacağını, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğinin ve demokrasinin rotasını da belirleyeceğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD'ye giderken uçakta, ''Venedik Kriterlerini bile az gördüğünü, daha ileri bir partiler hukukundan bahsettiğini, parti kapatmalarını kesinlikle demokrasiyle bağdaştıramadığını'' söylediğini anlatan Türk, ''Bunlar timsah gözyaşlarıdır. Hiç kimse inanmaz'' dedi.

Partilerinin kapatılması, gruplarının düşürülmesi halinde Parlamentoda bulunmalarının bir anlamı kalmayacağını kaydeden Türk, ''Fakat şu da çok iyi bilinmelidir ki demokratik siyasetten, barış mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğiz, geri adım atmayacağız. Mücadelemizi halkımızın içinde ve demokrasi güçleriyle birlikte sürdüreceğiz'' diye konuştu.

DTP Grup toplantısına Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile bazı DTP'li belediye başkanları da katıldı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, grup toplantısı çıkışında, gazetecilerin soruları üzerine, ''Herkesin metin olması lazım. Her darlığın sonu mutlaka ferahlıktır'' dedi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler