YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
AKP'nin içindeki vicdanlara sesleniyorum
AKP'nin içindeki vicdanlara sesleniyorum
06 Mart 2012 16:43
Partsinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ''Sadece CHP değil, Adalet ve Kalkınma Partisi içindeki vicdanlara sesleniyorum; böyle bir eğitim politikası Türkiye'yi ileriye değil, geriye götürür'' dedi...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran, ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin Türkiye'yi ileriye değil, geriye götüreceğini ileri sürerek, ''Benim hiçbir ön yargım yok. Uzlaşma konusunda çağrı yapıyorum, elimi uzatıyorum, gelin barış içinde, huzur içinde yeni bir yasa yapalım'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 7 çocuklu bir ailenin 4. çocuğu olduğunu, ablasının okula gitmediğini, ailede üniversiteye devam edip bitiren tek kişinin de kendisi belirterek, bu öykünün kendisinin de dahil olduğu kuşağın genel öyküsü olduğunu anlattı. Babasının ilkokul mezunu olduğunu, annesinin ise okuma-yazma bilmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, onların neslinin Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte çağdaş uygarlığın peşinden gittiğini, çocuklarını bu şekilde yetiştirmek için çabaladıklarını ifade etti.

Eğitimin bütün ülkelerin ortak strateji alanı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Eğitim yasası Anayasa'dan çok daha önemlidir. Eğitimle insanı şekillendirirseniz, insanın ufkunu açarsınız. Onun için eğitim yasaları Anayasa'dan önemlidir'' diye konuştu.

Yeni bir anayasa yapılması için toplumsal uzlaşının arandığını, bunun için çalışmalar yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımın eğitim yasası için de sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Dayatma kültürü ile eğitim yasası gerçekleştirilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımın 21. yüzyılın Türkiye'sine yapılabilecek en büyük ayıp olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Anayasa'da nasıl bir uzlaşma arayışına giriyorsak eğitimde de aynı arayışı yapmalıyız. Bir araya gelmeliyiz. Eğitim konusu iki siyasal partinin ortak mücadele alanı olmaktan çıkmalı. Karşılıklı kutuplaşma alanı olmaktan çıkarılmalı. Eğitim bizim milli davamız, milli sorunumuzdur. Hepimizin sorumlulukları var eğitim konusunda'' diye konuştu.

Eğitim konusunda siyasal partilerinde, sade vatandaşın da sorumluluğu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, eğitim alanında yapılan çalışmalarda ruhun ve vicdanını rahat olması gerektiğini söyledi. ''Eğitim bir ülkenin ortak stratejik alanıdır'' diyen Kılıçdaroğlu, bunun demokrasisi gelişmiş tüm ülkeler için geçerli olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, eğitimin ''politikacının rahatlıkla at oynattığı bir alan olamayacağını'' ifade etti.
 
 ''Temel eğitimi kısaltırsanız çocuklarınızın geleceğin mahvedersiniz''

 
Kılıçdaroğlu, Hükümetin Türkiye'nin en önemli konusu eğitim sistemini ''bir gece yarısı kanun teklifiyle düzenlemeye çalıştığını'' ileri sürerek, tartışılmayan, halkın haberdar olmadığı bu teklifin ve yaklaşımın demokrasiye sığmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, CHP olarak halkın ne istediğini belirlemek üzere bir kamuoyu yoklaması yaptıklarını ve sonuçlarını yarın açıklayacağını da söyledi.

Kılıçdaroğlu, çocuklar arasında hiçbir ayrım yapmadıklarını ve onlara karşı sorumluluklarının bilinci içinde olduklarını da belirtti.

Çağdaş demokrasilerde temel eğitimin çok önemli olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, temel eğitimde herkese iyi yurttaş olmanın öğretildiğini söyledi. Temel eğitim ne kadar güçlü olursa yetiştirilen insanın da o kadar güçlü olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, temel eğitimi bir binanın temeline benzetti. Kılıçdaroğlu, ''Temel eğitimi keserseniz, onu kısaltırsanız çocuklarınızın geleceğin mahvedersiniz'' dedi.

CHP milletvekillerini zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran, ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmeleri sırasındaki mücadeleleri için kutlayan Kılıçdaroğlu, bu teklifin Hükümet Programında, Kalkınma Planlarında, Milli Eğitim Bakanlığı Strateji planınında bulunmadığını, Bakanlar Kurulu kararı da olmadığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bu kadar temel bir meselesinin bu yöntemle TBMM'ye gelmesinin doğru olmadığını belirterek, şunları söyledi:

''Böyle bir şeyi şiddetle reddetmeliyiz. Sadece CHP değil, Adalet ve Kalkınma Partisi içindeki vicdanlara sesleniyorum; böyle bir eğitim politikası Türkiye'yi ileriye değil, geriye götürür. Sizler de sorumluluk sahibisiniz, sizin de çocuklarınız var. Benim hiçbir ön yargım yok. Uzlaşma konusunda çağrı yapıyorum, CHP Grubunda bütün Türkiye'nin önünde elimi uzatıyorum, gelin barış içinde, huzur içinde yeni bir yasa yapalım.

Eğitim konusu uzlaşma konusudur. Anayasa konusunda nasıl bir uzlaşma kültürünü geliştirmeye çalışıyorsan eğitim konusununda da elimizi uzatıyoruz. Çatışmanın içine girmek, bir çatışma ortamı yaratmak istemiyoruz. Saygı içinde gelin hep beraber daha çağdaş, daha uygar bir eğitim yasasının temellerini atalım. Parlamentoda el kaldırırken çocuklarımıza karşı sorumluluğun bilinci içinde elimizi kaldıralım.''
 
''Hiç bir şey bilmeyen adam...''

İlköğretime başlama yaşının 5 olarak belirlenmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, teklifte okul öncesi eğitim ile eğitime başlama yaşının karıştırıldığını, okul öncesi eğitimin yer almadığını öne sürdü.

CHP olarak hafta sonu konunun uzmanlarını davet ettikleri bir toplantı düzenlediklerini ve teklifi ayrıntılı olarak ele aldıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, uzmanların teklife ilişkin ''Bu teklif yasalaşırsa eğitimde Afrika ülkelerinin bile gerisine düşeriz'', ''kabul edilirse böyle bir yasası olan dünyadaki tek ülke olacağız'' değerlendirmelerinde bulunduklarını söyledi. Hükümetin de uzmanları dinleyerek hareket etmiş olmasını dilediklerini, ancak böyle olmadığının görüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Herşeyi ben bilirim derseniz kusura bakmayın size batıda derler ki hiçbir şey bilmeyen adam'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in katıldığı bir televizyon programında dünyada ''okul öncesi eğitimin önem kazandığı'', ''eğitim yaşının küçüldüğü'' ve ''mesleki eğitimin biraz da ötelendiği'' şeklinde eğilimler olduğunu anlattığını aktaran Kılıçdaroğlu, ancak teklifin bu eğilimlerin tam tersi olduğunu savundu. Teklifin okul öncesi eğitimi gözardı ettiğini, meslek seçimini küçük yaşlarda gündeme getirdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, eğitimde başarılı ülkelerin bundan çok uzak sistemler geliştirdiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, ''21. yüzyılın Türkiye'sinin bir eğitim cumhuriyeti olması lazım. Eğitim Cumhuriyeti olacak ki eğitilmiş insanların ülkesi olacak ki Türkiye kendi iç dinamikleriyle kalkınmayı sağlayabilsin. Çocuklara iPad dağıtacağız. Övünüyoruz bununla asıl övünmemiz gereken nokta şu; iPad'i dağıtmak değil, o iPad'i sen Türkiye'de yapabiliyor musun, yapamıyor musun sorun bu işte '' diye konuştu.

SEN ERBAKAN'I HANÇERLEYEN ADAMSIN

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''Eğer Erbakan'dan helallik almadıysan Erbakan'ın arkadaşları var, git bari onlardan al. Ama senin yüzün yok, gidip helallik bile isteyemezsin çünkü, sen Erbakan'ı arkadan hançerleyen adamsın. Baba katilinden miras sahibi olunmaz; bunu çok iyi bil'' diye seslendi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında 8 yıllık zorunlu eğitimi kademelendirerek, 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bu konuya partiler üstü, çocuklar için bakmaları, ayırım yapmamaları gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, teklifin, ''Çocuklar din eğitimi alsın diye getirdik'' denilebileceğini ancak bunun da söylenmediğini anlattı. Kılıçdaroğlu, böyle bir niyet varsa, gizli kapaklı yapılmasına gerek olmadığını belirterek, ''Çocukların din eğitimi alması isteniyorsa, en mükemmel şekilde verilmesi lazım. Böyle bir ihtiyaç varsa tartışalım, niye korkuyorsunuz  Gizli kapaklı iş yapmak AKP'nin işidir ama burada gizli kapaklı iş yapmak, çocuklarımıza ihanettir, yanlıştır. Uzmanları çağırıp, dinleyeceğiz. Uzmanlık farklı bir alandır, siyaset farklı. Siyasetin temel işlevi, uzmanlara saygı duymak ve dinlemektir. Siyasetçi 'ameliyat yapacağım' diye ameliyathaneye girmez. Eğitim alanına da bir cerrah gibi giremezsiniz, onun uzmanları vardır'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, ''Teklifi, 28 Şubat'tan intikam için getiriyoruz'' anlayışının da doğru olmadığını ifade ederek, 8 yıllık temel eğitimin, hükümet programlarına girdiğini, Milli Eğitim Şuralarında tartışılarak, olgunlaştırıldığını anlattı.

''Gereksiz yere konuşur mu ''

Teklifin komisyondaki görüşlerinde 12 saat konuşan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç'u kutlayan Kılıçdaroğlu, Özkoç'un, 12 saatlik konuşmayla rekor kırdığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Özkoç'u 12 saat konuştuğu için eleştirdiğini anlatarak, ''İnsanda biraz vicdan olur. İnsan gereksiz yere konuşur mu  Önce kendine sor; o insan niye konuşuyor  Bundan sonraki arkadaşlarım da ta ki Erdoğan, bunlar niye bu kadar konuşuyor diye soruncaya kadar konuşacak. Ağaç yaşken eğilirmiş... Doğru ama çocuklar ağaç değil, onların üzerinde titremeliyiz'' diye konuştu.

Yasa teklifinde, okullarda dağıtılacak tablet bilgisayarların Kamu İhale Yasasının dışına çıkarıldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Utanma olur, bari eğitim yasasının içine koyma. Niye insanlar ihaleden korkarlar  Otur adam gibi ihaleni yap, kimse tabletleri verme demiyor, ver. Verdiğin için de kutluyoruz. Bunlar yanlış şeyler; bu yanlışlarla yola çıkılmaz, çıkılırsa kaybeden Türkiye ve bizim çocuklarımız olur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, umutlu olduğunu, entelektüellere, aydınlara, sesi yeni yeni çıkan üniversitelere, ülkenin ortak vicdanına, annelerin vicdanına güvendiğini dile getirerek, annelere, ''Bu yasa teklifine engel olun, çocuklarınızın geleceği ellerinizde. Annelerin gücüne inanıyorum. Onların gücü her türlü haksızlığın önüne geçecektir'' diye seslendi.

Cezaevindeki iddialar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Pozantı M Tipi Çocuk ve Gençlik Cezaevi ile ilgili iddialara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, olayın önce medyada işlendiğine, daha sonra CHP milletvekillerinin incelemelerde bulunduğuna işaret etti.

Buradaki çocukların da kendilerinin çocukları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Suçlu, adam gibi muamele görmek zorunda, o da insandır; ona şiddet, baskı, tecavüz uygulamazsınız. Ona da saygı duyacaksınız. Bu dram 21. yüzyılın Türkiyesine yakışmıyor; ne insanlık ne insan haklarıyla ilgisi var. Hazırlanılan raporun ayrıntılarını burada anlatmaya vicdanım elvermiyor. Oradakilerin onda biri bile gerçekse, AKP ve onun bakanlarının vicdanlarını sorgulamaları lazım. Böyle bir anlayış olabilir mi  Olayın üzerinden 8 ay geçmiş, tık yok. Medya yazıyor, CHP heyet gönderiyor. Bakan da apar topar müfettiş gönderiyor. 8 ay sonra 3 maymunu oynamaktan vazgeçiyor, 4 kişinin görevden uzaklaştırıldığını açıklıyor. 8 ay niye yapmadın, harekete geçmek için CHP'nin gitmesi, medyanın yazması mı gerekiyordu  8 ayda anlaşılmayan konu 72 saatte anlaşıldı. Arkasını bırakmayacağız, sonuna kadar takip edeceğiz. Özgür basın diyoruz, işte bunun için diyoruz. Özgür basının olmadığı yerde, bu tür insan hakkı ihlalleri medyada yer almaz. Bu olayı 3-5 kişinin sırtına yıkarak kurtulmak da yok.

Adalet Bakanı, bu olaylar olduğu süre içinde cezaevlerinin yüzde 110 dolu olduğunu açıklıyor. Bunu da CHP'nin sırtına yıkacaklar ama son on yılda CHP iktidarı yok. Sen bunu yeni mi öğrendin, on yıldır iktidar değil misin, önlemini niye zamanında almadın. Hapishanelerin dolu olduğu ülke, ayıplı ülkedir. İnsanlar boşuna haksızlık, cinayet işlemez. Yaşanan ekonomik tablonun, Türkiye'nin nereye götürdüğünü hapishanelerdeki dolulukla görmen lazım.

Diyarbakırlılara sesleniyorum; Başbakan Diyarbakır'a geldi, size modern cezaevi yapacaktı, güvendiniz, AKP'ye oy verdiniz, çok sayıda milletvekili gönderdiniz. Hayırlı olsun yeni cezaeviniz. Cezaevi daha yapılmadı ama modern bir cezaevi yapılacak. Diyarbakır'a fabrikaya gerek yok ki hapishane yaparak da oy topluyor. Diyarbakırlılara sesleniyorum; AKP'ye oy verdiniz size hapishane vaat etti, çocuklarınızın geleceğini bu teklifle elinizden alıyor. Artık uyanın, bakın, gerçeği görün, artık bilin CHP'yi.''

''Parsasını topluyor''

Kılıçdaroğlu, Hükümetin ve Erdoğan'ın bir huyu olduğunu, demokrasinden, ''gömlek demokrasisini'' anladığını ileri sürerek, ''Birisi kendilerinden farklı mı düşünüyor; bütün ekip koro halinde saldırıya geçiyor'' dedi.

Necmettin Erbakan'ın, 28 Şubat'ın mağduru olduğunu, ''Erdoğan'ın da Erbakan'ı arkadan hançerlediğini'' söylediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Beyefendi çok rahatsız olmuş. Söylediğimde bir eksik, yanlış var mı; arkadan hançerledin'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a, Erbakan ile helalleşip helalleşmediğini de sorduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

''Tık yok. Helalleşmedi. Biz Erbakan'ın vefatı dolayısıyla arkasından rahmet okuduk. Bu ülkeye hizmet eden kim olursa olsun hayattaysa saygı duyar, hürmet ederiz, vefat ettiyse rahmet okuruz. Yetişme tarzımız, anlayışımız, insanlığımız, ahlakımız budur. Yardımcısı bir konuşma yaptı. Erbakan'ı rahmetle ananlara ölü seviciler diye hakaret etti. Eskiden bir adap, edep, usul, yol, yordam vardı. Ölü sevicilik kültürünü sen nereden aldın, nereden beslendin, hangi inanca sahipsin  Eğer Erbakan'dan helallik almadıysan Erbakan'ın arkadaşları var, git bari onlardan al. İsimlerini hatırlamıyorsan hatırlatayım; Oğuzhan Asiltürk, Fehim Adak, Şevket Kazan, Recai Kutan, Ahmet Tekdal'a git, ondan helallik iste. Ama senin yüzün yok, gidip helallik bile isteyemezsin çünkü, sen Erbakan'ı arkadan hançerleyen adamsın. Şimdi kalkmış 28 Şubat'ın parsasını topluyor. Sana söylüyorum Recep Tayyip Erdoğan; baba katilinden miras sahibi olunmaz, bunu çok iyi bil. 28 Şubat süreci post modern diktatörlük yarattı, diktatörümüz oldu; Erdoğan. Kafasına göre, ülkeyi istediği gibi yönetmeye çalıyor. AKP Grubunu kendi kulu kölesi olarak, makine gibi görüyor.''

Kılıçdaroğlu, Silivri'deki konuşması nedeniyle düzenlenen fezlekenin Meclise geldiğine işaret ederek, ''Meydan okuyorum, yüreğin, cesaretin varsa, kaldırın dokunulmazlığı ben hesabı vereceğim'' diye seslendi.

''Bunu yaparsan büyürsün''

Konuşmasında Suriye'deki gelişmelere de yer veren Kılıçdaroğlu, Suriye'deki durumun, bir iktidar muhalefet çatışmasının ötesine geçtiğini, şehirlerin yakılıp, yıkıldığını, Suriye'nin mezhep savaşının eşiğinde olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti Hükümeti'nin, Suriye'nin bu noktaya gelişini önleyecek basireti göstermediğini, tam tersine kışkırtıcılık yaptığını, insanları kışkırttığını, kolaycılığın peşine düştüğünü iddia etti.

Erdoğan'ın, ''Bıçak kemiğe dayandı. Buna izin vermeyeceğiz'' dediğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini, ''Kan akıyor, seyrediyorsun. Akan kanda senin vebalin, günahın vardır. Siz batının, egemen güçlerin Ortadoğu'daki taşeronusunuz. Başbakan'a sesleniyorum; Suriye'de yaptığın hataları gör, aynı hataları tekrar etme. Barışı, huzuru getirmek için rol üstlen, yeni bir şeyler yap. Rusya, İran ile biraraya gel, Suriye'de barış ve huzuru sağla. Bunu yaparsan büyürsün, Türkiye büyür, Ortadoğu'da söz ve karar sahibi olur. Yapmazsan Ortadoğu'nun çöplüğünde olursun'' diye sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, ABD askerlerinin Kürecik'e gittiğini, açıklamayı Türkiye'nin değil, ABD'nin yaptığını ifade ederek, ''Yüzleri tutmuyor, millet uyanır, söylersek tepki gelir diye mi  AKP'nin yalanları sıradan olmaktan çıktı, kuyruklu yalana dönüştü'' dedi. (AA)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler