YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
AKP Türkiye'nin yaşam şeklini değiştirmeye çalışıyor
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, yeni alkol düzenlemesine tepki göstererek, bunun AK Parti'nin bir dayatması olduğunu ve "Türkiye'nin yaşam şeklini değiştirmeyi" amaçladığını söyledi.
AKP Türkiye'nin yaşam şeklini değiştirmeye çalışıyor
25 Mayıs 2013 / 11:33 Güncelleme: 25 Mayıs 2013 / 11:38

 

ABD'nin başkenti Washington'daki temasları çerçevesinde Amerikan Atatürk Derneği'nde bir konuşma yapan İnce, "AKP alkole kafayı takmış durumda. Keşke bu alkole gösterdikleri duyarlılığı, hırsızlığa, yolsuzluğa, ihaleye fesat karıştırmaya, kent rantını yandaşlara dağıtmaya gösterselerdi.

Bunlar bunu dini gerekçelerle, inandıkları için yaptıklarını sanmıyorum, bu bir dayatma, diğer alanlarda böyle bir duyarlılıkları yok AKP'nin. Yani hırsızlık almış başını gitmiş, yolsuzluk almış başını gitmiş, bu konularda tek kelime etmiyorlar.

İngiliz viski şirketlerinin 500 milyon dolar borcunu affediyorlar. TEKEL'in içki bölümünü ucuza satıp fakir fukara milletin parasını yediriyorlar. Burada haramdan helalden bahsetmiyorlar. İhalelere nasıl fesat karıştırdıklarını, özellikle İstanbul'da kent rantını nasıl yandaşlarına verdiklerini burada hiç haram akıllarına gelmiyor. Ama ne zamanki içki gündeme gelse, bunu bir dini referans kabul ederek, Türkiye'yi dönüştürmek, yaşam şeklini değiştirmek, yaşam şekline müdahale etmek anlamında akıllarına geliyor bu.

Samimi değiller. Bu konuda insanların dini duygularını sömürerek oy devşirmek istiyorlar, Yaşam şeklini dayatmak istiyorlar, bunların mantığı bu" şeklinde konuştu.

"Atatürk düşmanlarını görünce heyecanlanıyorum"

Atatürk düşmanları karşısında olunca daha güzel konuştuğunu söyleyen İnce, "Onları görünce heyecanlanıyorum. Tabi ki bu bağımsızlık idealinin öldürülmeye başlandığı bir tarih var geçmişimizde. Bu da 12 Eylül 1980 maalesef.

Atatürk sevgisiyle, Atatürk'ün yaptıklarıyla uğraşılmaya başlanan tarih 3 Kasım 2012 değildir. Bunun asıl sorumlularından biri Kenan Evren'dir. Burada hatırlayınız, gençlik ve spor bayramını Atatürk'ün anma, gençlik ve spor bayramı haline getirdiler. Bu Atatürk'ü anma gibi anlaşıldı, bu böyle anlaşıldı, Atatürk'ü hatırlama değil, anma... Ama bugün durum farklı.

Bugün de cumhuriyete saldırılar var, kuruluş felsefesine saldırılar var, geçmişten farklı bir millet var karşımızda. Çünkü Türk milleti artık manüplasyona açık bir millet. Bu kadar çok internet sitesi, bu kadar çok yalaka, yandaş, yağcı medya, bu kadar çok besleme sivil toplum örgütü. Bunlar milleti manüplasyonu açık hale getirdiler. Yani Türkiye'de sınırların değişmesinden tutun, Anıtkabir'in kaldırılmasına, silahlı kuvvetlerin lağvedilmesine, Abdullah Öcalan'a paşa ünvanı verilmesine, artık bunlar Türkiye'de konuşulabiliyor.

Yani Atatürk resmiyle, Türk bayrağı ile meydana çıkan çocuk polisten cop yiyor, Abdullah Öcalan'ın posteriyle çıkan özgürlük savaşçısı oluyor ve bunun doğru olduğunu anlatan televizyon var, internet sitesi var, gazete var, yandaş var, yağcı var, yalaka var" diye konuştu.

"AKP iyi olduğu için değil, biz kötü olduğumuz için burada"

İnce, "Ben sizin tarikat şeyhinizim, doğrusu budur diyorum, siz de gidiyorsunuz hepiniz oraya oy veriyorsunuz, sonra da diyorsunuz ki şu kadar oy aldık. Bu millet iradesi değil ki. Millet iradesinin olabilmesi için birey özgür olacak, özgür olabilmesi için de laik olacak, sistem de laik olacak. AKP iyi olduğu için burada değil, bence biz kötü olduğumuz için onlar burada.

Biz diyoruz ki, din eğitim 12 yaşından sonra olmalıdır. Neden? Çünkü soyut düşünme 12 yaşından sonra başlar. Cennet, Cehennem, ölüm, Allah, 4 yaşındaki çocuk bunu algılayamaz. Onlar diyor ki, hayır, 2 yaşında başlatacaklar neredeyse. Diyoruz ki, bak sen bunu erken yaşta başlatırsan bu empoze etmek olur.

Aile çocuğuna din eğitimini empoze edebilir ama devlet bunu yapamaz. O zaman laik devlet olmaz. Laik devlet olabilmesi için din eğitiminin 11-12 yaşından sonra olması gerekiyor diyoruz" dedi

"Seçmeli din dersi zorunlu din dersinden daha tehlikeli"

İnce, "Din dersiyle ilgili tartışma, zorunlu din dersinden daha tehlikelidir. Zorunlu din dersi derseniz hepiniz geleceksiniz, seçmeli olunca tek tek her birinizin tercihini öğrenmiş olacağım. Geçen hafta Başbakan Silikon Vadisi'ndeydi. Bakın şimdi, tablet almaktan bahsediyor. Yani ticaretten bahsediyor, tablet almak başka birşey, Silikon Vadisi'nde tablet satılmıyor, orada bilgi üretiliyor, bilgi, orada bir araştırma var, orada bir bilginin üretimi var. O tabletten almaktan bahsediyor" diye konuştu.

"AKP'lileri ne kadar eğitirsen eğit, bunların cibilliyerinde Cumhuriyet düşmanlığı var"

"Bunları ne kadar eğitirsen eğit, bunların okut, öğretmen yap, doktor yap, mühendis yap, bakan yap, cumhurbaşkanı yap, bunların cibilliyetinde cumhuriyet düşmanlığı vardır" diyen CHP Grup Başkanvekili İnce konuşmasına şöyle devam etti:

"Şimdi 2009'un 10 Kasım'ında AKP birşey attı ortaya. Kürt açılımı, yahu bula bula bu tarihi mi buldun? Bu bir ihanet süreci tabi. Yani ülkenin birliğini sağlayan tarihde bunu görüştüler mecliste. Barışa evet, çözüme evet, çözülmeye hayır.

AKP, Apo'yu Kurtarma Partisi, bunun adı bu. Yine bir başka konu, ben millevetkili olarak bu konuda bilgi sahibi olmam lazmı, ben birşey bilmiyorum, MHP birşey bilmiyor, genel başkanlarımız birşey bilmiyor, AKP'li milletvekilleri de, bakanlar da bilmiyor.

Bilen Tayyip Erdoğan, Beşir Atalay, MİT Müşteşarı Hakan Fidan, Başbakanlık Müsteşarı Efgan Ala, Başbakanın danışmanı Yalçın Akdoğan, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan. 5-6 kişi. Bilen bunlar, babanın dükkanı değil ki burası Türkiye Cumhuriyeti. Başbakan kefil oluyor, silahlarınızı alın çıkın, yahu sen kimsin, böyle bir hakkın yok ki senin! Sen padişah mısın!"

"Akil Adamlar listesinde CHP'ye oy veren adam yok"

Bir akil adamlar listesi var. Evlere şenlik. Bir tane CHP'ye oy veren adam yok. Verse verse belki Kadir İnanır vermiştir, o da Marmari'te tatilden sandığın başına gitmemiştir. Türkiye'nin özeti Başbakan'a yağcılık, tarikata bağlılık, sünnete uygun bıyık. Türkiye'nin özeti bu. Türkiye'de zaten müslümanlar ikiye ayrılıyor, bir bizim gibi müslüman olanlar, bir de Tayyip'ten sonra müslüman olanlar."

"Kafayı içkiye takmışlar"

"Kafayı içkiye takmışlar, ama Türkiye'nin gelmiş en büyük kumarcı partisi AKP'dir. Bakın sizin yıllarınızda Türkiye'de yaşadığınız yıllarda devletin oynattığı kumar ne vardı? Bir Spor Toto vardı, bir de Milli Piyango vardı. Bir de haftanın iki günü at yarışı olurdu. Şimdi Şans Topu, İddiaa, Skor Loto say da say. O kadar çok kumar var ki, mesela kumar dört katına çıktı Türkiye'de, beygirler iki gün koşuyordu, şimdi yedi gün koşuyor, gündüz yetmiyor, gece de koşuyor. Beygirlerin anası ağladı bu iktidar döneminde."

"İçkiyi yasaklıyormuş, sevsinler senin içkiyi yasaklamanı. Yahu sen TEKEL'in içki kısmını nasıl sattın, nasıl peşkeş çektin, onu anlatmak lazım. 298 miyon dolara sattılar, alan kişi 900 milyon dolara sattı, o alan kişi 2.1 milyar dolara sattı. Asıl haram bu, asıl hırsızlık bu, asıl dinsizlik bu."

"Suriye'de kavga etmemizi gerektirecek durum yok"

"Suriye'de bizim kavga etmemizi gerektirecek bir durum yok ortada. Neden ediyoruz? Neden ediyoruz yani? Bakın iki ay önce Hatay'daydım. Sınır diye bir şey kalmamış, yani Özgür Suriye Ordusu, muhalifler gündüz gidip savaşıyorlar Suriye'de, gece sınırdan geçip Türkiye'den geçip dinleniyorlar, yaralarını sarıyorlar. Türkiye muz cumhuriyeti değil, sınır diye birşey yok."

Reyhanlı'da vatandaşlarımız öldü, istihbarat çok daha önceden verilmiş, 73 MOBESE kamerası aynı anda bozulmuş, böyle birşey olabilir mi? Sınırları bir ülkenin namusudur. Türkiye sınırları kevgire dönmüş durumda, böyle birşey olamaz."

"Suriye ile bizim bir savaşımız yok. Suriye bizim komşumuz. Bazı konular Suriye'nin içişleridir. Geçmişte Irak'la ilgili ne yaşandıysa, aynısını şimdi Suriye ile ilgili yaşıyoruz. Türkiye taraf olmamalıdır. Türkiye rejime muhalif silahlı güçlere kucak açmamalıdır. Bu insanlara yardım etmemelidir. Bu uluslararası hukuka uygun değildir, ahlaka uygun değildir. Esad'ın bir diktatör olduğunu biliyoruz, Ama Tayyip Erdoğan'ın da ne kadar demokrat olduğunu biliyoruz."

Çözüm süreci hakkında: "Biz barış isteyen bir partiyiz"

Türkiye'de başlatılan çözüm sürecine ilişkin bir soru üzerine ise İnce şunları söyledi:
Biz barış isteyen bir partiYİZr. Ama kaygılarımız var, kuşkularımız var süreçle ilgili. Çünkü parlamentonun bilgisi dışında yapılıyorlar herşey. Başbakan, Abdullah Öcalan ve birkaç yandaşı bunları biliyor. Bu pazarlıklardan Erdoğan'a başkanlık, Öcalan'a özgürlük olduğunu biliyoruz. Türkiye'de silahların geçici bir süre susmuş olması, sürekli susacağı anlamına gelmiyor, bu süreçten sonuç alınamazsa Türkiye'yi daha büyük belalar bekliyor."

 

İHA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler