YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ak Parti’nin seçimlerden çıkaracağı dersler
Ak Parti’nin seçimlerden çıkaracağı dersler
Ak Parti’nin seçimlerden çıkaracağı dersler
01 Nisan 2009 / 11:17 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


Bugün Gazetesi yazarlarından Gülay GÖKTÜRK, Ak Parti’nin özellikle doğudaki oylarındaki düşüşün sebeplerini yazdı.


KİMLİK SİYASETİ - HİZMET SİYASETİ


Seçim sonuçları üzerine söylenecekleri bir tek yazıda toparlamak imkansız. Tek başına AK Parti'nin oy kaybının tahlili bile bir yazının çerçevesini aşan bir konu. O yüzden bugün sonuçlar arasında değerlendirilmesini en acil gördüğüm noktadan başlamak niyetindeyim; Güneydoğu'daki AK Parti yenilgisinden ve DTP başarısından...


Kasım 2008 tarihinde şöyle yazmışım:


"Rüzgar eken fırtına biçer diye bir atasözü vardır. Bugün Güneydoğu'da esen fırtına bana bu sözü hatırlatıyor. Aylarca önceden beri yazıyorum; rüzgar, "Diyarbakır kalesini teslim alacağız" ve benzer söylemlerle ekilmiştir. Eğer siz, bir şehri düşman eline geçmiş bir kale gibi görür ve teslim almak üzere kuşatırsanız, kalenin içindekilerin de "teslim etmemek" için ellerindeki bütün güçlerle direnmelerinde garipsenecek bir şey yoktur. (...) Başbakan demokratik bir yarışı savaş ilanına çevirmekle en büyük hatayı yaptı. (...) İzlenen yanlış siyaset yüzünden sonuçta öyle bir çıkmaza girdik ki AK Parti kazanırsa, bölge halkının bir kesimi kendini fena halde yenilmiş, elindeki tek kaleyi de kaybetmiş ve teslim alınmış hissedecek. DTP kazansa bu defa da Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ele geçirilemeyen bazı kalelerin; nüfuz edilemeyen bazı bölgelerin varlığı tescil edilmiş gibi olacak."


Şimdi de Cemil Çiçek'in seçim sonrası yaptığı değerlendirmeyi okuyun:


"Türkiye'nin belirli bir bölgesinde DTP'den başka parti kalmadı. Iğdır'ı aldılar, yani Ermenistan sınırındalar. AK Parti o bölgede sadece Mardin'i kazandı. Tamam, Ankara'yı aldık diye sevinebiliriz. CHP de İzmir'i aldık diye övünebilir. Ama bu kutlamanın Türkiye'nin güvenlik açısından sorunlu bölgesine yardımı olmaz. Oraya ayrıca dikkatle bakmak gerekir."


Haklı değil miymişim korkmakta?


Cemil Çiçek vatan parçasının bir bölümü düşman eline geçmiş gibi konuşuyor. Ve bütün partileri kendi kazanç ya da kayıplarını bir yana bırakıp karşı karşıya olunan bu "milli tehlike"ye karşı birleşmeye çağırıyor.


Oysa Kürt meselesinin siyaset yoluyla çözümüne en çok katkıda bulunacak sonuç, DTP'nin yerel seçimlerde silinmesi değil, varlığını koruması hatta güçlendirmesidir. DTP'nin Güneydoğu'da birçok ilde belediye başkanlığını kazanması -yerel yönetimlerin yetkileri istenen düzeyde olmasa da- bölge halkının bir ölçüde de olsa "temsil edildiğini" hissetmesine katkıda bulunur. Özellikle genel seçimlerde önlerine dikilen baraj nedeniyle ulusal düzeyde temsil edilemedikleri göz önüne alınırsa, yerel düzeydeki bu temsil önemli bir nefes alma borusudur. Ama eğer siz seçim sonuçlarına böyle bir fırsat olarak değil de Cemil Çiçek gibi "milli bir tehlike" olarak bakarsanız durumu gerçekten de tehlikeli hale getirebilirsiniz. 


Bu yüzden bence hükümetin seçim sonrasında yapması gereken en acil düzeltme Cemil Çiçek'in bu vahim bakış açısının reddi olmalıdır.


Tabii bir de, dillerine pelesenk ettikleri şu "kimlik siyasetine karşıyız" sözü var ki, onun üzerinde de yeni baştan düşünmeleri gerekiyor.


Güneydoğu'da kimlik siyasetinin karşısına "hizmet siyaseti" ile çıkmanın hiç de iyi bir fikir olmadığını daha önce de defalarca yazdım.


Doğrusu bu yeni bir buluş da değildi.


Türkiye'yi yönetenler, Osmanlı'dan bu yana zaten bu siyaseti izlediler. Devlete bağlılık, isyan etmeme, Kürt olduğunu unutma karşılığında onun temel ihtiyaçlarını giderme görevini gönüllü bir biçimde üstlendiler, bundan gocunmadılar, tersine bunu tercih ettiler. Tercih ettiler, çünkü bu muhtaçlık durumunu devlete bağlılığın bir güvencesi olarak gördüler ve kendi yaptıkları hizmetleri de bu güvencenin bedeli olarak kabul ettiler. Kimi zaman daha yoğun, kimi zaman daha başarısız ama hizmet hep gitti Güneydoğu'ya. Bölgeden bir kuruş vergi toplanmadı ama 80 yıl boyunca hep para aktarıldı. Sonuç ortada: Kürt isyanları hiç durmadı. Bölge halkı Kürt olduğunu unutmadı.


AK Parti belki farkında değil ama, özünde bir kimlik sorunu olan Kürt sorununu "ekonomik kalkınma" yoluyla çözmeye niyetlenmesi, tıpkı bizim bazı dar kafalı Kemalistlerin başörtüsü sorununu bir "geri kalmışlık" sorunu gibi görmeleriyle aynı şey. Onların, halkımız yoksulluktan ve cahillikten kurtulursa


başını da açar sanmalarıyla, AK Parti'nin Güneydoğu kalkınırsa Kürtler kimliklerini unutur sanması arasında bir fark yok.


Erdoğan ve arkadaşlarının anlayamadığı şu ki, kimlik siyaseti denen şey boşuna çıkmaz ortaya. Kimlik siyaseti, kimlik sorunları olduğu sürece vardır. Kimlik siyasetlerinin siyaset arenasından silinmesi ancak bu sorunlar ortadan kalktıktan sonra mümkün olabilir. Dolayısıyla ülkeyi yönetmeye talip olanların, kimlik siyasetlerinin zeminini ortadan kaldırıncaya, yani sorunları çözünceye kadar kimlik siyaseti yapmak, bir başka deyişle bu soruna özel duyarlılık göstermek, özel politikalar üretmek gibi bir mecburiyeti vardır. Siz iktidar partisi olarak, kimlik siyasetinin artık oy toplayamayacağı, prim yapmayacağı koşulları yaratmadan kimlik siyasetini reddederseniz aslında kendinizi tecrit etmiş olursunuz.


* * *


İşin en garibi de ne biliyor musunuz...


AK Parti kimlik siyasetine karşıyız diye diye az kimlik siyaseti yapmadı. TRT Şeş'in açılışı, Kürt Enstitüsü girişimleri başka neydi ki.. Kuzey Irak'la diyalog kanallarının açılması, PKK'nın silah bırakması ve barışın tesisi için bir yıldır Barzani'yle birlikte yürütülen çalışma ne için yapıldı? Ne var ki AK Parti bir yandan bunları yaparken bir yandan da şoven milliyetçi çevrelerin şimşeklerinden korunmak için "kimlik siyaseti değil hizmet siyaseti" söyleminden medet umdu. Sonuçta attığı olumlu adımlar kimlik siyasetini reddeden bu keskin söylemin gölgesinde kayboldu.


Umarım, AK Parti yönetimi bu yeni dönemde söylemlerin bazen icraattan daha önemli olabildiğini kavrar. Hele böyle kangrenleşmiş sorunların simgesi olan söylemler söz konusuysa...   (Bugün)

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler