19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,491
  • BIST108.434
  • Dolar3,6580
  • Euro4,3309
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8183
  • İstanbul20 °C
  • Ankara17 °C
  • İzmir24 °C
  • Konya19 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri15 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa22 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
AK Partili Şentop: "Egemenlik darbecilerde"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, katıldığı bir konferansta, "Türkiye'de egemenlik millette değil darbecilerde" dedi ve Osmanlı'nın gerçek manada 27 Mayıs 1960'tan sonra sona erdiğini vurguladı.
AK Partili Şentop: "Egemenlik darbecilerde"
29 Ocak 2015 / 14:44 Güncelleme: 29 Ocak 2015 / 15:12

Kanal A Muhabiri Serkan Kılıç'ın haberi:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop Birlik Vakfı Ankara Şubesinde düzenlenen "Yeni Anayasa Yeni Türkiye" konulu konferansta konuştu.

Mevcut Anayasa'nın 1960'taki darbe zihniyetinin iktidarını kaybetmemek için yazıldığını öne süren Şentop, 1923 yılında kurulan Cumhuriyet'in de 60 darbesiyle yıkıldığını savundu. Yeni anayasanın mutlaka yapılacağını söyleyen Şentop Türkiye'de başkanlık sistemi tartışmaları için de "Türkiye'de başkanlık sistemi uygulanıyor" dedi.

"Eğer seçimi kazanırsak Anayasa'dan altı oku çıkaracağız" dediler

Cumhuriyet'in tarifi monarşi olmayan şekli idaredir. Bir ülkede devlet başkanlığı babadan oğla geçmiyorsa saltanatlık yoksa orada Cumhuriyet vardır. O zaman mesela Saddam'ın Irak'ına ne diyeceksiniz?

Cumhuriyet Halk Partisi, "Cumhuriyeti de biz getirdik demokrasiyi de biz getirdik" diyor. Cumhuriyet 1 Kasım 1922'de kabul edildiğine göre CHP yok. 29 Ekim 1923'te var ama 1 Kasım 1922'de yok. Cumhuriyeti getirdikleri de yalan, demokrasiyi getirdikleri de yalan.

1933'ten itibaren hem teşkilat olarak hem ideoloji olarak devlet ve parti bütünleştiriliyor. Avrupa'daki örnekleri gibi Almanya ve İtalya örnekleri gibi, CHP Genel Sekreteri İçişleri Bakanı oluyor İl Başkanları da illerde valiler oluyor.

1937 Şubatı'nda dönemin Başbakanı İsmet İnönü ve 150 arkadaşının teklifiyle Anayasa'ya CHP'nin altı oku altı ilkesi diye bildiğimiz ilkeler giriyor. Böylece partinin ilkeleri anayasaya sokularak devlet ile parti ideolojik olarak bütünleştiriliyor. Gerçi daha sonra - bunu dipnot olarak söyleyeyim- 1950 seçimleri öncesinde İsmet İnönü'nün imzasında yayımlanan seçim beyannamesinde "Eğer seçimi kazanırsak Anayasa'dan altı oku çıkaracağız" diyor.

Seçim olmadan iktidarda durmanın kolay yolu: 'Anayasa'

1950'de CHP kaybediyor, kimin kazandığından daha çok kaybedenin kim olduğu önemli. 1950'de kaybeden CHP sadece bir siyasi parti, bugünkü gibi bir parti değil bu parti. 1924'ten itibaren Türkiye'yi tek parti olarak yöneten, devletle bütünleşmiş sadece siyasetçi değil aynı zamanda devlet bürokrasisini de temsil eden bir kuruluş kaybediyor. Seçim yapılsa yine kaybedecek, 50'den beri kaybediyor. O zaman seçim olmadan, seçime ihtiyaç olmadan bu siyasi düşünceyi görüşü ideolojiyi devlete taşımak lazım, iktidara taşımak lazım. Bunun en kolay yolu da darbedir.

Darbeden sonra siz 1945'te uluslararası konjonktürün zorlamasıyla çok partili hayata geçmişsiniz tekrar tek partili hayata dönebilir misiniz? Seçimsiz bir Cumhuriyet, bu mümkün değil. Darbe yapmışsınız, uluslararası bir meşruiyet sağlayabilirsiniz ama bunun bir hududu var, bir sene iki sene üç sene...

Seçim yapacaksınız, yine kaybedeceksiniz. O zaman darbe dışında sürdürülebilir bir formül bulmak lazım. Seçim ile iktidara gelemeyen bir siyasi düşünceyi, seçimi kazanamasa da iktidara getirecek, seçimi kaybetse de iktidarda tutacak bir formüle ihtiyaç var. Bu formülün adı 'anayasa'dır.

"Darbeyi TSK içerisindeki çete yaptı"

Mayıs darbesini yapan çete TSK içerisindeki çete. İlk defa 1954 seçimlerinden sonra teşkilatlanmaya başlamış. TSK değil 27 Mayıs'ta darbe yapan. TSK içerisinde bir çete. Burada TSK darbeyi yapan değil darbenin mağduru bir kurum olarak öne çıkıyor.

Aynı Başbakan gibi, Demokrat Parti Bakanları gibi, Genelkurmay Başkanı da darbeciler tarafından alınıyor, Harp Okulu'na götürüyor, orada basın mensupları tarafından tekmeleniyor. Onun dışında Hava Kuvvetleri Komutanı var. O da gözaltına alınıyor.

Tümgeneral Cemal Madaloğlu, "Darbeyi yaptık. O gün 3. Ordu Komutanı'nı aradım 'Paşam darbe yaptık' diyor. 3. Ordu Komutanı Orgeneral diyor ki; "Hayırlı olsun evladım bana Komutanını ver", tümgeneralle niye muhatap olsun.

"İlk defa o zaman düşündük" diyor, "Taşrada bizden yüksek rütbeli adamlar var. Bunlar bizim sözümüzü niye dinlesinler" diye. Oturduk düşündük arkadaşlarla kimi buluruz diye. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan yeni emekli olmuş Cemal Gürsel aklımıza geldi. Gidin İzmir'den getirin gelmezse zorla getirin"

Bu darbe TSK adına yapılmış bir darbe değildir. Silahlı kuvvetler adına bir çete bir cunta bu darbeyi yapmıştır.

"Osmanlı Devleti gerçek manada 27 mayıs 1960'ta sona ermiş"

1919 Danimarka anayasasının son maddesinde "Bu anayasanın hiçbir hükmü değiştirilemez" diye bir hüküm koymuşlar. 5 - 6 sene sonra Anayasa'nın tamamı kaldırılmış yerine başka bir anayasa yapılmış.

Kemalizm veya başka bir ideoloji anayasadan çıkarılmalıdır ama var mı acaba Kemalizm? Önce bunu sormak lazım. Şimdi 61'den itibaren anayasada bir ideoloji var ama bu ideoloji Kemalizm veya Atatürkçülük diye bir ideoloji değil.

Anayasa'nın ideolojisi Atatürkçülük ya da Kemalizm midir değildir? Hemen 27 Mayıs sabahından itibaren Türkiye'de ikinci cumhuriyet ilan ediliyor. Türkiye'de esasen yeni bir devlet ideolojisi resmi ideoloji benimseniyor. İsmet Özel der ki "Osmanlı Devleti gerçek manada 27 mayıs 1960'ta sona ermiş".

İkinci Cumhuriyeti ilan etmek istiyorlar ancak "Atatürk'le İstiklal Savaşı'yla münasebetimizi keseriz meşruiyet krizi yaşarız. Bu böyledir ama adını koymayalım" diyorlar.

"Yeni Türkiye Madeni Para Gibi"

Şimdi bizim Yeni Türkiye ile kastettiğimiz şey aslında yeni Anayasa'dır. Yeni Türkiye dediğimiz şey madeni paranın tura kısmıdır, yeni anayasada bunun yazı kısmıdır.

Egemenlik millete aitse siyasi iktidar kullanma hakkı yetkisi milletten alır anayasa. Bunun şeklini tanzim edebilir ama anayasa kendisi milletin yerine geçerek biri iktidar dağıtım merkezine dönüştürülemez

Türkiye'nin anayasaya neden ihtiyacı var? Çünkü Türkiye'nin anayasası yok onun için. Yeni anayasa Türkiye'de bu manada mutlaka yapılacak. Ama yeni anayasa tüm sorunların çözümü değil, sonuçta yazılı metin. Bundan önce anayasa kültürü gerekli. Mesela İngiltere'de anayasa yok. Bununla ilgili anayasa hukukçusu Orhan Aldıkaçtı bir anısını anlatıyor:

"İngiltere'ye vapurla giderken Lordlar Kamarası üyesi İngiliz hukukçuyla İngiliz siyasi sistemini tartışıyorlar. İngiltere'de anayasa yok, ama Kral ya da Kraliçe Parlamento'yu feshetme yetkisine sahip: Kral Parlamento'yu feshettiği zaman 3 ay içinde seçime gider" diyor. Sonra soruyor "Peki ya Kral Parlamento'yu fesheder seçime gitmezse?" İngiliz siyasetçi "Bu hiçbir İngiliz'in aklına gelmemiştir" diyor.

"Türkiye'de yarı başkanlık sistemi var"

Türkiye 82 Anayasa'sıyla beraber esasen parlamenter sistemin dışına parlamenter sistemden ayrılan bir model belirlemiştir

Çok güçlü yetkilere sahip ve doğrudan halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanı dediğimizde başkanlık sistemine çok yaklaşan bir sistem herhalde. Yarı Başkanlık Sistemi. Mesela Fransa'dan ne farkımız var? Fransa'da cumhurbaşkanı prensip olarak kabinenin başıdır. Bizde "Gerekli görürse Kabine'yi toplar" diyor.

Başkanlık sistemini biz ortaya attığımızda federasyon tartışmasını ortaya attı bazı cahiller. Niye? Çünkü başkanlık sistemi deyince Amerika'yı hatırlıyorlar. Orayı hatırlayınca bu sefer eyalet sistemi, federasyon. Türkiye'de Federasyon tarih boyunca olmamış bir şey. Osmanlı Devleti de federasyon devlet değildir, üniter devlettir. Nedir üniter devlet? Yasamanın yürütmenin, yargı'nın tek merkezden idare edildiği üniter devlet, farklı merkezler varsa merkez çoğalması varsa yasamada yürütmede yargıda o zaman federasyondan bahsediyoruz. Osmanlı'da tek yasama var; padişahın kontrolünde Divan-ı Humayın

Türkiye'nin tarihinde federasyon yok. Başkanlık sistemi de böyle bir şeyi zorunlu hale getirmez.

Bizim seçim beyannamemiz deklare edilmiş değil. Beyannamede ne yer alır ne yer almaz onu söylemeye mezun değilim, onu söyleyemem. Burada ama şunu söylerim: Önümüzdeki dönemde seçimlerin en temel tartışma konusu yeni anayasa olacaktır. Bu yeni Anayasa içerisinde de en önemli tartışma konularından birisi de başkanlık sistemi olacaktır.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler