YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ak Parti'de yeni dönemin ilk şifreleri verildi
Başbakan ve Genel Başkan'ını Çankaya'ya uğurlayan Ak Parti'yi Davutoğlu'nun kaptanlığında nasıl bir gelecek bekliyor? AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu bu soruya yanıt verdi.
Ak Parti'de yeni dönemin ilk şifreleri verildi
25 Ağustos 2014 / 17:42 Güncelleme: 25 Ağustos 2014 / 17:47

Sütlüce’deki AK Parti İl Başkanlığı’nda gerçekleşen değerlendirme toplantısına İBB Başkanı Kadri Topbaş ile AK Partili İlçe Belediye Başkanları ve partililer katıldı. 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını değerlendiren Babuşcu muhalefetin mağlubiyeti sorgulamak yerine AK Parti'nin zaferiyle uğraştığına vurgu yaparak şu mesajları verdi.

“Tükiye, tarihinde ilk defa halkın oylarıyla cumhurbaşkanını seçti. Türkiye’ye birçok alanda sayısız ilkler yaşatmış Recep Tayyip Erdoğan, sonunda kendisi de bir “ilk” oldu. Türkiye’de halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı! Türkiye’nin 2023 hedeflerine daha emin, daha kararlı, daha güçlü adımlarla yürüyeceği bir döneme girildi. 10 Ağustos seçimlerinin sonucuyla mutluluk ve sevinç duyanlar sadece Edirne’den Karsa bu ülkenin insanları değil. Gazze de sevinçli. Uygur kardeşlerimizin de gözleri aydınlık. Bosna, Kosova, Üsküp de mutlu”
 
“Varlıklarını sadece AK Parti karşıtlığı üzerinden anlamlandıranlar, şimdilerde bütün umutlarını da AK Parti’ye bağlamış durumdalar. CHP’siyle, MHP’siyle, ulusalcısıyla, paraleliyle, bir kısım medyasıyla her seçimde bütün kampanyalarını AK Parti karşıtlığına dayandıran malum konsorsiyumdan söz ediyorum. 3 Kasım 2002 seçiminden itibaren AK Parti karşısında, yerel- genel her seçimde ve referandumda yeni bir hezimete uğrayanlar, kendi hatalarından ders çıkarıp yeni bir siyasi anlayışa sarılacaklarına, bu sefer de Erdoğan sonrası AK Parti’nin zayıflayacağı, bölüneceği, iç çekişmelerle yıpranacağı türünden umutlara sarılıyorlar.

Muhalefet başarısızlığın değil de başarının hesabını sormaya çalışmak gibi bir trajikomik hal içinde. 28 Ağustos sonrası Çankaya ile problemli bir kabine görüntüsü ortaya çıksın diye ne yapacaklarını, nasıl bir yol izleyeceklerini düşünüp duruyorlar. Bu anlamda sahte tebessümler kuşanıp sahte övgülere hazırlanıyorlar. CHP ve MHP, demokrasimiz açısından bilinçli, sağlıklı, plan ve projelere dayalı bir muhalefet oluşturmaktan zaten uzaktı.

Son dönemlerde ise muhalefet anlayışlarını bütünüyle Pensilvanya’ya ihale etmiş durumdalar. Gerek 30 Mart, gerekse Cumhurbaşkanlığı seçimine dair bütün kampanya ve çalışmalarını Pensilvanya’nın yörüngesinde yaptılar. Bu, bir yönüyle CHP ve MHP’nin muhalefeti temsil noktasında nasıl bir siyasi sefalet için de olduğunun açık bir göstergesi, bir başka yönüyle ise, “Meşru muhalefetle bir yere varamıyoruz, bari kayıt dışı-illegal muhalefetle bir şeyler yapmaya çalışalım” çaresizliğidir. Dolayısıyla muhalefet deyince, yörüngesine girdikleri Pensilvanya hakkında da bir şeyler söylemek isterim”

“AK Parti, herhangi bir parti değildir. Herhangi bir parti olsa, bu kadar ilki başaramazdı. Yeni Genel Başkanımızın tanımlamasıyla AK Parti, nesillerle de asırlarla da sınırlı olmayan, kıyamete kadar sürecek olan adalet ve hak mücadelesinin adıdır.  Bu partide her şey kendi doğası içinde gelişir ve en güzel karara dönüşür. Nitekim yeni Genel Başkanlık konusunda da dönüştü!

Bütün karar alma mekanizmaları devreye sokuldu ve oradan çıkan ortak irade ‘Ahmet Davutoğlu’ dedi. Biz nasıl malum çevrelerin her seçim öncesinde kurdukları hayalleri ve kapıldıkları hevesleri kursaklarında bıraktıysak, bu yeni döneme dair kapıldıkları anlamsız umutları da boşa çıkaracağız inşallah. İnşallah “Çankaya’da Erdoğan, Başbakanlıkta Davutoğlu” tablosuyla Türkiyemiz çok daha büyük hedeflere koşacak, çok daha güzel günlere ulaşacaktır.

Malum çevreler, bunu bildikleri için, yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında gerilimli, çatışmacı ve huzursuzluk dolu süreçler yaşanması için yeni tahrik, teşvik ve kampanyalara başlamış bulunuyorlar. Biz de diyoruz ki; 'Bunu bu zamana kadar başaramadınız, bundan sonra da başaramayacaksınız! Başta Davutoğlu olmak üzere AK Parti’deki herkes şu gerçeği bir şuur seviyesinde özümsemiştir: Erdoğan’la olmak, milletle olmaktır.'

Nitekim Davutoğlu, çok daha önceden yeni dönemde muhtemel Başbakanın nasıl olması gerektiğini tanımlarken şöyle demişti: Silik biri olması gerekmiyor. Problem çıkaran biri olması da. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenler boşuna hayal kurmasın. Yeni Başbakanımız kukla olmayacak kadar kişilikli, Erdoğan’la olmanın milletle olmak demek olduğunu bilecek kadar da şuurludur.”

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler