YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"AK Parti ülkeye hizmetin odağı haline gelmiştir"
"AK Parti ülkeye hizmetin odağı haline gelmiştir"
"AK Parti ülkeye hizmetin odağı haline gelmiştir"
06 Mayıs 2008 / 14:11 Güncelleme: 06 Mayıs 2008 / 00:00

AK Parti’nin Anayasa Mahkemesi’ne verdiği kapatma davasıyla ilgili 98 sayfalık savunmanın altında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası yer aldı.



AK Parti kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne verdiği metne “savunma” değil, “cevap” adını verdi.


“AK PARTİ MİLLETİMİZE HİZMETİN ODAĞI OLMUŞTUR”


Başbakan Erdoğan, partisinin cevabını, “AK Parti, laikliğe aykırı fiillerin değil, kurulduğundan itibaren yaptığı çalışmalarla ülkemize ve milletimize hizmetin odağı haline gelmiştir” dedi.


Savunmada “İddianame’de AK Parti yerine ısrarla AKP denilmesi siyasi tavır göstergesidir” denildi.


Savunmanın ilk sayfasında “Cevap Veren: Adalet ve Kalkınma Partisi, Karşı Taraf: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Konu: İddianameye cevaplarımız” ifadeleri bulundu. Savunmanın giriş bölümünde iddianamenin hukuk sisteminin en temel karakteri olan objektiflik, nesnellik, nedensellik ve rasyonelliğe dayanmadığı, en iyimser yaklaşımla bir algılama sorunun varlığını ortaya koyduğu belirtildi.


Savunmada, “Partimiz hakkında hazırlanan iddianame baştan aşağı gerçekleri tersyüz eden, değerleri ve kavramları birbirine karıştıran, dahası koruyor gibi göründüğü ilkelere zarar veren ön yargılı bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu iddianamenin gerçekte olup bitenle bir ilgisi bulunmamaktadır. Esasen böyle bir ilgi kurma kaygısı taşımadığı da ortadadır. Bu nedenle iddianamenin ortaya koyduklarıyla gerçekler arasında derin bir uçurum bulunmaktadır. Sonuçta iddianamenin kanıtladığı tek şey de budur” denildi.


İDDİANAME BAŞTAN SONA ÇELİŞKİLERLE DOLU


Savunmanın giriş bölümünde “Bu iddianame bir çelişkiler yumağıdır. Kurulduğu andan beri Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine doğru kararlılıkla yürüyen ve bu yürüyüşün en önemli dönemeci olan Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin gerçekleşmesi için gerekli her adımı atan bir partinin laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiğini ileri sürmek bir çelişkidir” ifadesi de yer aldı.


AK Parti’nin büyük uzlaşma arayışının Başsavcı’ya göre “suç oluşturduğu” vurgulanan savunmada, vurgulanmış siyah harf karakterleriyle “Açıkladıklarımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiçbir zaman olmadı, bundan sonra da olmayacaktır” ifadesi yazıldı.


Savunmada iddianamede portresi çizilmeye çalışılan partiyle Ak Parti'nin hiçbir ilgisini bulunmadığı, temel sorunun “Ak Partinin siyasi felsefesi ve vizyonunun anlaşılamaması” olduğu belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:


“Muhafazakâr Demokrat bir siyasal kimlik geliştiren Ak Parti, siyaseti normalleştirmeyi, siyaseti gerçekçi bir eksene oturtmayı, Türk siyasetinin kronik gerilim alanlarını rahatlatmayı amaçlamıştır.


AK Parti’nin kendisini net, somut ve çerçevesi belirlenmiş bir şekilde ortaya koyması ‘gizli gündem’, ‘takiyye’ gibi olumsuz çağrışımların gereksiz gerilimler üretmesini engellediği gibi, kimlik-eylem-söylem uyumunu sağlayarak siyasete kalite kazandırmak açısından da önemli bir farklılık oluşturmuştur.


“AK PARTİ MODERNLEŞME HEDEFİNE ODAKLANMIŞTIR”


AK Parti Türkiye’nin geleneksel kültürel değerleri ile ‘muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma’ hedefi arasında bir çelişki değil, uyum olduğunu gösteren politikalar üretmiştir. Bunu yaparken AK Parti’nin sosyolojik gücü ile siyasi perspektifinin ürettiği sinerji, Cumhuriyetimizin mayasında bulunan modernleşme hedefine odaklanmıştır.


AK Parti, toplumun tüm kesimlerinden, ülkemizin her bölgesinden, bütün ekonomik ve sosyolojik katmanlarından oy almış bir merkez partisidir. Partimiz, son genel seçimlerde 81 ilin biri hariç tümünde milletvekili çıkaran tek partidir. Dolayısıyla AK Parti Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün teminatıdır.


Üniter devlet, laik devlet, demokratik devlet vurgusu AK Parti’nin temel siyasi misyonudur.


AK Parti laikliğe karşı odak değil, laikliği toplumsallaştıran bir harekettir.


“AK PARTİ” YERİNE “AKP” DEMEK SİYASİ YAKLAŞIMIN GÖSTERGESİDİR


Kapatma talebinde bulunan iddianame hukuk dışı bir dille kaleme alınmıştır. her şeyden önce, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resim kayıtlarında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kısaltmasının ‘AK Parti’ olarak belirtilmesine rağmen, iddianamede ısrarla ‘AKP’ şeklinde kullanılması siyasi bir tavrın göstergesidir.”


AK Parti hakkında laikliğe karşı eylemlerin odağa haline geldiği iddiasıyla hakkında kapatılma talebiyle dava açılan AK Parti, üniversitelerde türban takma özgürlüğü getiren anayasa düzenlemesine ilişkin iddianamede yer alan ifadelere ilişkin olarak ön savunma metninde şu görüşleri dile getirdi:


“Ülkede yaşayan herkesi ve her kurumu bağlayan Anayasanın uygulanması gerektiğini söylemek, laikliğe aykırı olmak bir yana, hukuk devleti olmanın zorunlu bir gereğidir. Sonuç olarak, sadece laiklik konusundaki yorum farkından dolayı bir siyasi partinin kapatılmasının istenmesi, evrensel standartlara uygun laiklik ilkesi, ifade ve siyasi parti özgürlükleri ile asla bağdaşmaz. Esasen partimizin laiklik anlayışı da demokratik ülkelerde ve uluslar arası belgelerde benimsenen laiklik anlayışı ile uyumludur. Dolayısıyla, partimizin laikliğin için boşalttığı yolundaki iddia bütünüyle temelsizdir


ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİNİN LAİK İLKESİ İLE ÇELİŞMİYOR


AK Parti, ön savunma metninde türbana ilişkin yaptıkları anayasa değişikliğinin laikliğe aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceğini de belirtti. Ön savunmada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın bir gazeteci ile yaptığı röportaj da delil olarak gösterildi. Başsavcı Yalçınkaya’nın doğrulamadığı röportajda, Başsavcı’nın anayasa değişikliklerinin açılan kapatma davasının temel gerekçesini oluşturduğu belirtilmişti.


Ön savunma metninde yapılan anayasa değişikliği şu sözlerle savunuldu:


“Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra yasama organının aynı konuda düzenleme yapabileceğine dair çok sayıda örnek bulunmaktadır. ‘Yükseköğretim Yasası’nda değişiklik içeren teklifin Anayasaya aykırı olduğu tartışmasızdır’ sözü de hem hukuken yanlıştır, hem de Anayasa Mahkemesi’nin yorum yetkisine müdahale niteliğindedir. Bir kere, bizim anayasa düzenimide kanun tekliflerinin Anayasaya uygunluğunun incelenmesi parlamento dışındaki bir organ tarafından yapılamaz. Bu anlamda henüz yasalaşmamış, Parlamentoda yasama sürecinin komisyon ve genel kurul aşamalarından geçmemiş bir metnin ‘anayasaya aykırı olduğu’nun söylenmesi hukuken hiçbir geçerliliğe sahip değildir.


‘Anayasa değişikliği içeren teklif ise amaç yönünden Anayasaya aykırıdır’ görüşü hem yanlıştır, hem de Anayasa Mahkemesi’nin yetki alanına müdahale niteliğindedir. Yanlıştır, çünkü Anayasanın hükümleri arasında hiyerarşi bulunmamaktadır. Şekil sakatlığı dışında, Anayasanın bir hükmünün diğer bir hükmüne aykırı olduğu hukuken ileri sürülemez. Nitekim Anayasamız anayasa değişikliklerinin esas bakımından denetimini kabul etmediği gibi, şekil bakamından uygunluk denetimini de ‘teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlı’ tutmuştur. Anayasanın 10 ve 42’nci maddelerindeki değişikliklerin laiklik ilkesine aykırı olduğu iddiası hukuki açıdan ileri sürülemez. Kaldı ki, bu değişiklikler kamu hizmetlerinden yararlanmada kanun önünde eşitlik ilkesi, üniversite eğitiminde fırsat eşitliği ve öğrenim özgürlüğünün alanını genişletme gibi amaçlar taşımaktadır.”


“ANAYASA YAPMA YETKİSİ DEMOKRATİK VE ANYASAL BİR YETKİDİR”


Ön savunma metninde yapılan anayasa değişikliğinin iddianameye konu edilmesine de tepki gösterilerek şu görüşler dile getirildi:


“Anayasayı yapma ve değiştirme yetkisi herhangi bir iddianameye konu edilemeyecek kadar önemli, demokratik ve anayasal bir yetkidir. Bu yetkinin ürettiği temel normu denetleme yetkisi, sadece belli şekil sakatlıkları bakımından Anayasa Mahkemesi’ne aittir. Hiç kimse, Anayasanın kurucu iktidar olan meclise verdiği yetkinin kullanımının, Anayasa karşıtı eylem grubuna girdiği iddiasında bulunamaz. Parlamentodaki oylamada söz konusu anayasa değişikliklerinin 411 oyla kabul edilmesi, AK Parti’ye mensup milletvekilleri dışındaki diğer partilere mensup milletvekillerinin de bu değişikliğe olumlu oy verdiklerini göstermektedir


AK PARTİ SAVUNMA TAM METNİ İÇİN TIKLAYINIZ


AK PARTİ KAPATMA DAVASI İDDİANAMESİ TAM METNİ İÇİN TIKLAYINIZ

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler