YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ak Parti özgürlüklerin en büyük güvencesidir"
"Ak Parti özgürlüklerin en büyük güvencesidir"
20 Nisan 2013 09:13
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "AK Parti, her vatandaşımızın dilediği gibi yaşamasının en büyük güvencesidir" dedi.

AK Parti Şişli İlçe Gençlik Kolları'nın Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde düzenlediği "Çıkışta Mahalleye Gel" programına katılan Bağış, genç moderatörlerin sorularını yanıtladı.

Bağış, kendisiyle ilgili tanıtım filminin izlendiği programda çalınan "Gülnihal" şarkısının düğün şarkısı olduğunu söyledi.

Gençlere, AK Parti'nin gençlik kollarına katılmaları önerisinde bulunan Bağış, kendisinin de 15 yaşında gittiği Amerika'da gurbet özlemi çekerken kültürünü yaşatabilmek için farklı çabalar içine girdiğini, Türk dernekleriyle çalıştığını anlattı.

Bir soru üzerine Bağış, kendisi ve eşi Beyhan'ın isminden türeterek oğluna Egehan adını koyduklarını, kızına da uygun olması için Ecehan ismini verdiklerini anlattı.

Bağış, babasının, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda doğduğu için kendisine Egemen adını koyduğunu kaydetti.

Siyasi hayata atılmasına ilişkin soru üzerine, babasının eski Siirt Belediye Başkanı olduğunu belirten Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın davetiyle siyasete atıldığını söyledi.

"Bir anda kendimi İstanbul milletvekili adayı olarak buldum. Şişli'nin sokaklarında adım adım dolaşmaya başladık" diyen Bağış, Başbakan Erdoğan'ın 4,5 yıl tercümanlığını yaptığını, bunun kendisi için önemli bir tecrübe olduğunu anlattı.

Bağış, mutlu evliliğin formülünün ise paylaşmak olduğunu ifade ederek, İstanbul'da yaşadıktan sonra da başka bir şehirde yaşamayı düşünemediğini kaydetti.

AB süreci

Bavul ticaretine ilişkin soru üzerine Bağış, Türkiye'nin eskiden bavul ticaretine ihtiyaç duyduğunu, ülkenin çok büyük bir gelir kapısı olduğunu belirterek, artık bavul ticaretinin eskisi kadar gelir kaynağı olmadığını söyledi.

Bağış, Laleli esnafı açısından bu ticaretin hala önemli olduğunu ancak bir düzen ve kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini ifade etti.

AB sürecine ilişkin soru üzerine de Türkiye'nin demokratikleşebilmesi, reformlar ve kalkınması için çok önemli olduğunu belirten Bağış, şunları kaydetti:

"Türkiye şu anda çözüm sürecinden geçiyor. Bu süreç aslında AB süreciyle eş zamanlı giden bir süreçtir. Ülkenin bütün vatandaşlarının eşit vatandaşlar olabilme sürecidir. Bu süreç 3 Kasım 2002'de başladı. Kimse 'Kürdüm' diyemiyordu. Rahmetli Özal cumhurbaşkanı bile olmuştu ama Kürt olamamıştı, 'ben Kürdüm' diyememişti.

Bu süreçte mağduriyetini gideren tek kesim Kürtler olmadı. Ülkenin Ermeni vatandaşları 112 yıl aradan sonra ilk defa Akdamar'da ayin yapabildiler. Kimileri Avrupa'da Roman vatandaşlarını sınır dışı etmeye kalkarken, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı kucaklaştı. Devletin kendi öğrencisine ayrımcılık yaptığı bir ülkede yaşıyorduk. Katsayı gibi bir uygulama vardı. Bunların hepsinin giderilmesinde AB süreci çok önemli olmuştur. AB'nin ülkelerine ihtiyacımız olmayabilir ama ilkelerine ihtiyacımız vardı. Ekonomik olarak AB'ye ihtiyacımız yok. Ekonomik olarak güçlü gidiyoruz. Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisiyiz ama Almanya'nın bu seneki ihracatı bizim 2023 hedefimizin 3 katıdır. Böylesine büyük bir pazarı neden göz ardı edelim AB süreci ülkemiz için çok şey kazandıran bir süreç. Onun için 'durmak yok, reforma devam' diyeceğiz."

Karikatür krizi

Hollandalı parlamenter ile arasında geçen karikatür krizine ilişkin soruya ise Bağış, "Göreve atandığım gün Başbakan bana talimat verdi. 'Türkiye'nin hakkını koruyacaksınız, diklenmeyin ama dik durun' dedi. Hem o talimatı aklımda tuttum ve yerine getirmeye çalıştım. Ama benim insanıma, benim değerlerime, benim inancıma hakaret etmeye kalkanlara da dayanamadım, diklendim. Onlar ondan anlıyor" yanıtını verdi.

Sosyal medya kullanıcısı

Sosyal medyanın önemine ilişkin de Bağış, twitter kullandığını, 580 bine yaklaşan takipçisi olduğunu ifade ederek, "Her twiti adeta bir miting gibi düşünüyorum. Siyasi bir mesaj vermek için önemli. Twitter çok önemli ama bazen de cıvıtır. Siyaset sosyal medyayla yapılmıyor ama desteklenmeli. Ama siyaset gönülden gönüle iletişim kurabilme sanatıdır. Twitter hesabımı kendim kullanırım, mesajlarımı kendim yazarım. Hakaret olduğu zaman mahkemeye vermiyorum ama blokluyorum. Hakarete kaçmadığı sürece her türlü eleştiriye saygım var" dedi.

Programlarından dolayı sürekli yolculuk yaptığını, uçağa binmediği gün sayısının az olduğunu ifade eden Bağış, "Her gün bir yerlere uçuyorum. Ailem İstanbul'da ben de uçaklarda yaşıyorum" diye konuştu.

Avrupa'da eğitim

AB fonlarıyla eğitim için Avrupa'ya gitmenin artık herkes için çok daha kolay olduğunu, program ilk başladığında 8 bin gencin gittiğini belirten Bağış, geçen yıl 55 bin kişi hedefi aşılarak 61 bin kişinin eğitime gönderildiğini, bu yıl için de 70 bin kişinin amaçlandığını kaydetti.

Gençlerin Ulusal Ajans'ın internet sayfasından duyurulan projeleri takip etmelerini isteyen Bağış, "Artık Avrupa'ya gitmek sadece kaymak tabakasının çocuklarına has bir olay değil, herkese bu fırsat var. Bu projeler herkese açık" dedi.

"Oğlum iyi golf oynar"

Bağış, Fenerbahçeli olduğunu herkesin bildiğini ama yurt dışında oynayan ve karşısında yabancı bir takım olan herhangi bir Türk takımını da tuttuğunu söyledi.

Basketbolcu İbrahim Kutluay ile bacanak olduklarını, eşlerinin amca çocukları olduğunu kaydeden Bağış, golf oynayan oğlunun da kendi yaş grubunda Türkiye ikincisi olduğunu, kendisinin ise golfte iyi olmadığını anlattı.

Türkiye'de yaşam tarzının değiştirilmesi için bir baskı yapılmadığını, kendi tercihiyle değiştirmek isteyenlerin bulunabileceğini ama bunun devlet ve hükümet baskısıyla olmadığını vurgulayan Bağış, "Laiklik, insan hakları, ifade özgürlüğü CHP'nin tekelinde değil. Vatanseverlik, milliyetçilik de MHP'nin tekelinde değil. Kürt kardeşlerimizin eşitlik taleplerine sıcak bakmak da BDP'nin tekelinde değil. AK Parti, her vatandaşımızın dilediği gibi yaşamasının en büyük güvencesidir" dedi.

"(Başörtüsü kullanma özgürlüğünü, mini etek kullanma özgürlüğü kadar önemsiyorum) dediğim için 5 yıl önce Anayasa Mahkemesi'nde yargılandım" diyen Bağış, dileyenin dilediğini giyebilmesinin AB standartlarında bir ülke olunabilmesi açısından çok önemli olduğunu kaydetti.

Bağış, kimsenin baskıyla kendi yaşam tarzını değiştirmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

Muhafazakar kesimden rahatsız olanlar

"Muhafazakar kesimin 'artık ben de buradayım' demesinden rahatsız olan çevreler mi var " sorusuna Bağış, "Mutlaka rahatsız olan çevreler vardır ama verdiğimiz rahatsızlık için özür dileyecek değiliz. Her türlü yasak son bulmalıdır" yanıtını verdi.

Bir katılımcının, "Dindar gençlik söylemimizden dolayı yine de eleştiriliyoruz" şeklindeki ifadesi üzerine Bağış, "Dindarların kime ne zararı var Dindar kişi, Allah korkusuyla dürüst olmak, çalışkan olmak zorundadır. Bundan niye rahatsız oluyorlar Onları camiye zorla götüren yok. Ama gidene bari karışmasınlar" diye konuştu.

Gençlere tavsiyelerde de bulunan Bağış, farklı konularda kitap okumalarını istedi.

Artık bütün öğrencilerin tablet bilgisayarları olacağını, Türkiye'nin gençliğinin bilgiyle donatıldığını belirten Bağış, gençlerin ülkeyi 2071 Türkiye'sine taşıyacağını, bunun da kendisine heyecan verdiğini söyledi.

Yabancı dizileri izlediğini, film olarak da "Baba" filmi ile bazı James Bond serilerini beğendiğini anlatan Bağış, "Selam" filmini izlemeyenlere de yanlarında mendil getirmeleri konusunda tavsiyede bulundu.

Bağış, "Selam"ın gerçek hikayeler üzerine yapılan duygulu bir film olduğunu söyledi.

"Atatürk'ün o hedefini gerçekleştirenler de o Türk okullarını ortaya koyan vizyonel beyinlerdir. Atatürk'ün hayallerini gerçekleştirenler, Türk okullarını inşa edenler, onlara destek verenlerdir" diyen Bağış, Atatürk'ün hayallerini gerçekleştirenin Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları olduğunu söyledi.

Bağış, Erdoğan'ın, Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evi ziyaret eden ilk başbakan olduğunu da kaydetti.

Giyim tarzına ilişkin soruya karşılık, ilk başta eşinin büyük bir katkısı olduğunu ifade eden Bağış, "6 dakikada bavulumu hazırlar, 4 dakikada da açarım. Kendi bavulumu kendim yaparım" dedi.

Dinlenmek için de Şile'deki mütevazı evine gittiğini, fırsat bulamayınca da İstanbul Boğazı'nı seyretmenin yorgunluğunu aldığını söyleyen Bağış, "Siyasetçi olmasaydınız, ne olurdunuz " sorusuna da "Herhalde iş adamı olurdum. Siyasetten önce ticaretle uğraşıyordum. Girişimciydim. Siyasetten sonra da yine de girişimci olurum diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

Bağış, siyasete katılmasının, hayatını en çok etkileyen olay olduğunu belirtti.

Boston'daki saldırı

Boston saldırısına ilişkin soruya karşılık da Bağış, bütün istihbarat birimlerinin, emniyet teşkilatının çözmeye çalıştığı bir olayı yorumlamasının doğru olmayacağını belirterek, "Terör saldırılarından sonra bütün dikkatleri İslam dünyasına çevirmeye çalışan zihniyetlere cevap vermek istiyorum. Teröristler Müslüman olamaz. Müslümanlar da terörist olamaz. Bunlar birbirine zıt tanımlardır. Bir kişiyi öldürmenin tüm insanlığı öldürmek olarak kabul edildiği dinin mensupları, günahsız insanları hedef alan bombalar yapıp, terör içerisinde bulunamazlar. Bulunurlarsa da o inancın temel değerlerini hiç algılayamamışlar demektir" şeklinde yanıt verdi.

AK Parti'li gençlerin Türkiye'yi yönetmeye hazırlanmalarını isteyen Bağış, "AK Parti'nin alternatifi gözükmüyor. Partimizin sıkı kuralları var. Ben dahil olmak üzere 73 kişi üçüncü dönem milletvekili. Biz artık ara veriyoruz, bırakıyoruz. 2023 hedeflerini ortaya koyduk. Ak gençliğe güvenerek 10 yıl sonrasının, 50 yıl sonrasının hedeflerini yapıyoruz. 2071 Türkiye'sini inşa edebilmek için kendilerini bilgiyle donatmalarını, iyi hazırlanmalarını istiyoruz" dedi.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler