YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ak Parti ile BDP arasından su sızmıyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli partisinin bugünkü grup konuşmasında hükümete ve BDP'ye yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Ak Parti ile BDP arasından su sızmıyor
19 Şubat 2013 / 11:35 Güncelleme: 19 Şubat 2013 / 12:46

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti ile BDP'nin arasından su sızmadığını, neredeyse yedikleri ve içtiklerinin ayrı gitmediğini ifade ederek, ''Gelişmeler AKP'nin, sanki PKK'nın Truva atı gibi çalıştığına, gizli bir çete mensubuymuşçasına faaliyet gösterdiğine işaret etmektedir'' dedi.
 
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iç ve dış kaynaklı sorunlarının artarak sürdüğünü söyledi. 
 
Arap Baharı'nın sanılanın ve ümit edilenin aksine, siyasal ve toplumsal ateşi daha da alevlendirdiğini, riskleri yaygınlaştırdığını ifade eden Bahçeli, bugünkü şartlarda sokakları alabora olup düzlüğe ve huzura ulaşan hiçbir ülke olmadığını ve olmayacağının görüldüğünü belirtti. 
 
Arap Baharı'nda değişim ve özgürlük çığlıklarından, önceki yönetimlerin kopyası olabilecek yönetim biçimlerinin filizlendiğini dile getiren Bahçeli, ''Arap Baharı emperyalizmin, yeni sömürgeci özlemlerin bir oyunu olarak birçok ülkeyi kontrolü altına almış ve toplumsal bunalımın yatak değiştirerek eskisinden daha da güçlü akmasına yol açmıştır'' dedi.
 
Şam yönetimi ve muhalifler arasındaki vahşi kavganın faturasının Suriye halkına çıktığını kaydeden Bahçeli, Suriyeliler'in trajedi yaşadığını söyledi. 
 
Türkiye'ye sığınanların arasına sızan saldırganların, canlı bombaların ve niyeti malum grupların endişeleri hat safhada artırdığını savunan Bahçeli, hükümetin bunlara yönelik aldığı tedbir ve önlemlerin hiçbir şekilde ortaya çıkmadığını ifade etti. 
 
Cilvegözü sınır kapısının Suriye tarafının muhaliflerin denetim ve kontrolünde olduğunu anlatan Bahçeli, şunları söyledi: 
 
''Başbakan ve hükümetinin destek verip, geniş imkanlar sunduğu muhalif gruplar Türkiye'ye minnet gösterisini bombayla yapmış ve teşekkürü bu şekilde etmişlerdir. Bu tam anlamıyla hamlıkla, saflıkla, milli gerçeklere uzaklıkla, düşkünlükle, çaresizlikle hatları çizilmiş hayalperest ve sıfırlanmış dış politika aymazlığının ortaya çıkardığı bir durumdur. AKP Hükümeti vatan sınırlarını suikastçılara, ölüm makinelerine emanet etmiş gibidir. Ve ne acıdır ki Türkiye'nin sınırları kalbura dönmüş, kimin girdiği, kimin çıktığı, kimlerin hangi gayelerle arzı endam ettiği bilinmezliğe bırakılmıştır. AKP'nin kendi eliyle yetiştirip palazlandırdığı canavar, şimdi sahibini esir almaya ve yavaş yavaşta yemeye başlamıştır. Suriye'deki girdaptan, dalga boyu hızla artan tsunamiden istifade etmeye çalışan bölücü ve yıkıcı unsurlara da bu meyanda gün doğmuştur. AKP Hükümeti tercih ettiği politikalardan dönmeli ve Türkiye'yi daha fazla ateşe atacak adımlardan vakit geç olmadan sıyrılmalıdır.'' 
 
 
''Millet darp ediliyor''
 
 
Devlet Bahçeli, Türkiye'nin, belirsizliğin kol gezdiği, tehdit ve tehlikelerin bıçak gibi keskinleştiği bir döneme sıkıştığını savunarak, ''İtiraf etmeliyim ki Türk milleti sanki bir narkozun etkisinde, sanki siyasal bir hipnozun dayatması altındadır. Tepkiler törpülenmekte, itirazlar marjinalleştirilmektedir'' dedi. 
 
Türk milletinin hayati bir dönemeçte olduğunu ifade eden Bahçeli, ''Tüm değerleri AKP Hükümeti'nin etrafında toplanmış bölücü sıfatlı linç ve infaz görevlileri tarafından darp edilmektedir. Dokunulmazlıklarımız tahriş edilmekte, tartışması dahi abes olacak, müzakeresi dahi edilemeyecek milli değerlerimiz hafife alınmakta ve küçümsenmektedir'' diye konuştu. 
 
Atatürk ve aziz şehitlerin cesaret ve kahramanlıklar sergileyerek hediye ettiği milli devletin yok edilmenin eşiğinde, dağılmanın ucunda olduğunu iddia eden Bahçeli, şöyle devam etti: 
 
''Bölücüler taban tutmuş ve AKP'ye tam olarak tutunmuştur. Kanlı örgüt ve elebaşısı AKP'ye yapışmış ve sonunda hizaya sokmuştur. Düşünebiliyor musunuz, Türk milletinin demokratik tercihiyle iktidara gelen bir parti, yetki aldığı muhteşem varlığa kast ve ihanet etmek için tüm yolları denemekte, her çirkinlikten çare ummaktadır. Olanlar, yapılanlar, dayatılanlar ve çevrilen dolaplar günahtır, yazıktır, hakarettir ve kesin kes ihanettir. Açıkça görüyoruz ki demokrasinin ruhunu yağmalamış, milli iradenin anlamını tersten okumuş AKP yönetimi kaderimize diz çöktürmek, benliğimizi ve direncimizi kırmak için varını yoğunu ortaya koymaktadır. 
 
AKP, İmralı canisine süklüm püklüm, ezik ve onursuz bir ruh haliyle teslim olmanın gurursuzluğuyla baş başa kalmış, PKK ise yıllardır aradığı imkan ve ortamı yakalamanın kıvancını ağız tadıyla yaşamaya başlamıştır. Gelişmeler AKP'nin, sanki PKK'nın Truva atı gibi çalıştığına, gizli bir çete mensubuymuşçasına faaliyet gösterdiğine işaret etmektedir. Şu ibret verici irtibata bakınız ki AKP ile BDP'nin arasından su sızmamakta, bu ikilinin neredeyse yedikleri, içtikleri ayrı gitmemektedir. Terörist başının tertip ettiği İmralı galasına kanlı kostümle katılan bu ikili birbirine refakat edecek, ön açacak ve saygıda kusur etmeyecek bir kıvama gelmiştir. Türk milleti AKP tarafından göz göre göre kandırılmıştır. Türk milleti AKP tarafından bile bile tongaya düşürülmüştür.''
 
 
AA
 
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler