YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Ah şu AK Parti'yi biraz aşağı çeksek..."
"Ah şu AK Parti'yi biraz aşağı çeksek..."
03 Şubat 2014 14:49
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Gönen'de yaptırılan yeni devlet hastanesi binasının inşaatında incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, "Onların derdi 30 Mart seçimleri değil. Onların derdi cumhurbaşkanlığı seçimleri. 30 Mart seçimlerinde dertleri 'ah şu AK Parti'yi biraz aşağı çeksek, Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasının önünü bir kesebilsek çünkü Recep Tayyip Erdoğan'ı milletten koparamıyorlar, Erdoğan'ı milletin hayallerinin önünde gitmekten caydıramıyorlar" dedi.

Daha sonra belediye ve esnaf ziyaretinde bulunan Müezzinoğlu, Gönen Esnaf ve Sanatkarlar Odasında sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda sorun üreten, çözen ve geleceği doğru şekillendiren 3 yönetici tipi olduğunu söyledi.

Türk milletinin çok sık sorun üreten yöneticileri gördüğünü, bunun ağır bedellerini yaşadığını dile getiren Müezzinoğlu, zaman zaman sorun çözen yöneticilerle başarının yakalandığını anlattı.

Milletin vizyon üreten, geleceği doğru şekillendiren yönetimleri uzun süre yakalayamadığını, bu yüzden ülkenin yıllarını kaybettiğini vurgulayan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Zaman zaman milletin yakaladığı sorun çözen yönetimlere de müdahale ettiler. Milletimiz bunların ağır bedellerini ödedi. 1960 yılında milletin sorun çözen yönetimini farklı dedikodularla, iftiralarla, başta rahmetli Başbakan Adnan Menderes olmak üzere Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı idama götürdüler. Menderes, Zorlu ve Polatkan, milli iradenin temsilcileriydi. Milletin gelecek vizyonuna öncülük yapan siyasi iradenin temsilcileriydi. İdam edilen, şahıs olarak Menderes, Polatkan ve Zorlu'ydu ama özü itibarıyla milli iradenin kendisiydi, milletin hayalleri, umutları, sandığın iradesi, hukukuydu, milletin gelecekle ilgili hukuku idam ediliyordu. O gün yine birçok iftiralarla, dedikodularla, yüksek mahkeme sıfatları verilen savcılar ve hakimler kanalıyla bu milletin sorun çözen yönetimini alaşağı ettiler, milleti yine sorun üreten yönetimlerle muhatap ettiler."

Müezzinoğlu, daha sonra sonra 12 Eylül darbesi ve 28 Şubat'ın geldiğini belirterek, "28 Şubat'ta 'hafızanızda kalan ne var' diye düşündüğünüzde, dört-beş başlık vardır. Refahyol hükümetinin başbakanı rahmetli Erbakan Hoca, sorun çözen yönetim anlayışıyla milli bankalarmızın gelirlerini bir havuzda toplayarak, faiz lobilerine teslim olmama anlayışıyla ekonomik politikayı devreye soktu" dedi.

Milletin eline cebini insafsızca uzatan faizciler ve milleti sömürenlerin bunlardan rahatsız olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, "Erbakan Hoca, ramazan ayında iftar sofrasına bu ülkenin din adamlarını davet etti. 'Sakallılar, cübbeliler, Başbakanlığa geldi, 'laiklik, cumhuriyet elden gidiyor, Aczimendiler sokağı işgal etti' diye yaygara kopardılar. 'Cambaza bak, cambaza bak' diyerek öbür taraftardan, bankalardan 50 milyar doları hortumlattılar, hortumladılar" diye konuştu.

"AK Parti'ye karşı da benzer senaryoları uygulamaya çalıştılar"

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2001 yılının 14 Ağustos'unda, partinin kuruluşunu takdim ederken iki temel cümle söylediğini anımsatan Müezzinoğlu, "AK Parti, milletin kendi partisidir, ortak değerlerinin temsilcisidir, ortak hayallerinin öncülüğünü yapacaktır. 'AK Parti kurulurken, kuruluşunu planlarken medyaya güvenerek kurmadık bu partiyi' dedi. 'Sermayeye, belirli güç odaklarına güvenerek kurmadık bu partiyi' dedi. 'Millete inanarak, güvenerek, milletle birlikte yürüme anlayışıyla bu partiyi kurduk ve Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' dedi" ifadesini kullandı.

Müezzinoğlu, Türkiye'de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması gerektiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Hiç kimse, bu milletin iradesiyle çelik çomak oynar gibi oynayamamalı. Kimse milli iradeyle, sandığın hukukuyla, milletin hayalleriyle kendi çıkarlarını merkeze alan anlayışla oynayamamalı. Çok sıkıntılarla karşı karşıya kaldık. O lobiler, karanlık kapılar arkasında milleti darbelerle, müdahalelerle yönetmeyi başarmış olanlar, AK Parti'ye karşı da benzer senaryoları planladılar, uygulamaya çalıştılar ama artık AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan vardı ve 'Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' diyen siyasi duruş vardı."

Müezzinoğlu, bir dönem cumhurbaşkanının bile seçtirilmediğini anımsatarak, cumhurbaşkanını halkın seçmesi için referanduma gittiklerini ancak buna da karşı çıktıklarını söyledi.

Bazılarının milletin iradesinden korktuğunu ifade eden Müezzinoğlu, bu kesimin kapalı evre formel demokrasiyi savunduğunu belirterek, "Sorun üreten yönetimlerin olması işlerine geliyor. Sorun üreten yönetimlerde su ne kadar bulanıksa, o kadar büyük balık avlıyorlar. Avladıkları balıklar milletin balıkları milletin hak ve hukuku" dedi.

"Onların derdi..."

CHP ve MHP'ye yeni anayasa için çağrıda bulunan Müezzinoğlu, "Milleti ikide bir tünele, sıkıntıya sokmayacak, çağdaş, özgürlükçü hukuk devletini merkeze alan bir bir anayasa yapalım ama gelmiyorlar çünkü kapalı devre sistemler işine geliyor. Milletle olmak zor, halkın yanında bulunmak, halkın derdini dinlemek, kahır çekmek zor" diye konuştu.

Müezzinoğlu, milletle olmak yerine bazılarının kolay olanı seçtiğine dikkati çekerek, şunları dile getirdi:

"Birileri, AK Parti'yi kapatacak, onlar elini ovuşturarak 'oh, ne güzel oldu, meydan bize kaldı' diyecekler. Bugünkü 17 Aralık hadiselerinde 'Ah bir Recep Tayyip Erdoğana'a kadar gitsek de onu alaşağı etsek de bir darbe de burada yapsak, üç savcı, üç hakimle bu işi ne güzel yaparız' diyerek yeniden el ovuşturmaya ağızlarını sulandırmaya başladılar. Artık yağma yok."

AK Parti'yle yürüyen bir millet olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bu millet, milli irade hırsızlarına artık bu ülkede asla meydanı boş bırakmayacak. Bu ülke bizim. Ay yıldızlı bayrağımızın altında bu ülkeyi yarınlara daha güçlü taşımak gibi sorumluluklarımız var. Milli iradeyi, hukuku hukukun üstünlüğünü merkeze alan, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın, insanı yücelt ki devlet yücelsin' diyen anlayışın son virajına giriyoruz. Bunlardan birisi 30 Mart seçimleri ve bu, çok önemli. Onların derdi 30 Mart seçimleri değil. Onların derdi cumhurbaşkanlığı seçimleri. 30 Mart seçimlerinde dertleri 'Ah şu AK Parti'yi biraz aşağı çeksek, Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasının önünü bir kesebilsek çünkü Recep Tayyip Erdoğan'ı milletten koparamıyorlar, Erdoğan'ı milletin hayallerinin önünde gitmekten caydıramıyorlar."

Başbakan Erdoğan'ın birilerinin ne dediğine değil, milletin ne dediğine ve beklediğine baktığını vurgulayan Müezzinoğlu, "Şimdi, '11 yıl yetmedi bir de cumhurbaşkanı olursa işimiz çok zor diyen Avrupa, Almanya, İngiltere, Fransa var. 2023 vizyonunda milli bütçesi 2 trilyon dolar olan Türkiye hedefliyoruz. Bütçeyi 800 milyar dolara taşıyan ve 2 trilyon dolarlık hedefi olan bir AK Parti var" değerlerndirmesinde bulundu.

Dışarıdan ülkeye karşı bu akışı ve söylenenleri anladığını ancak içeride rahatsız olanları, milletin kaderiyle oynayanları, masa başı siyasi mühendislik yapanları anlamakta zorluk çektiğini aktaran Müezzinoğlu, milletin bu kişileri iyi tanıdığını söyledi.

Bütün oyunları, tezgahları bozacaklarını vurgulayan Müezzinoğlu, bu dönemde birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulduğunu, ülkenin vizyonunu milletle başarabileceklerini kaydetti.

Faiz ve dövizin yükselmesi

Başarının temelinde yatan sırrın AK Parti'nin milli iradeye sahip çıkması olduğuna dikkati çeken Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

"İstikrarlı yönetim anlayışının sonucunda ekonomik istikrar geldiği için de biz hiçbir yatırım yapmaktan sıkıntı çekmedik ama şimdi faizleri, dövizi yükseltmeyi kısmen de olsa başardılar. Cumhurbaşkanımızın tabiriyle uçağı türbülansa sokmayı başardılar. Kim kazandı, kim kaybetti  Dövizin, faizin yükselmesinden kim kaybediyor  Millet kaybediyor, birileri kazanıyor. Bu oyunları 'bak cambaza' diye çok oynadılar. Bu oyunları oynayacakları dönemleri bitirmemiz lazım. 30 Mart'ta yarınlarımızı, evlatlarımızın geleceğini önemser gibi ilimize, ülkemize, milletin geleceğine sahip çıkmamız lazım. Milletimiz, milli iradeye yanlış yapanlara hak ettiklerini sandıkta yeniden verecek. 'Milleti dert edinen, millet için gecesini gündüzüne katanlara da hak ettiği güveni ve desteği de verecektir' diye düşünüyorum."

"Kılıçdaroğlu, Merkel'e Türkiye'nin demokrasisini şikayet etti"

Müezzinoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Gezi olaylarında polise verilen yetki nedeniyle Almanya Başbakanı Angela Merkel'e mektup yazdığını dile getirerek, "Türkiye'nin demokrasisini şikayet etti, polisin faşizm, baskı uyguladığını mektupla şikayet etti. Bir ay önce hepiniz biliyorsunuz ki Hamburg'da benzer olaylar oldu. Merkel, Hamburg'u tehlikeli ve riskli bölge ilan etti, polisin yetkilerini artırdı. Benzer yetkileri Alman polisi kullandı. Kılıçdaroğlu, aynı olaylar için Merkel'e mektup yazmadı, yazmaz çünkü biraz mert, dürüst ve ilkeli olsa 'Ey Merkel, senin ülkende de ne oldu ya, senin ülkende de demokrasi yokmuş' demesi gerekmez mi  Bu kadar ilkesiz, bu kadar tutarsız bunlar" şeklinde konuştu.

 

AA

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler