YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
AB'ye olan bağlılık yüzde 75'ten yüzde 20'ye düştü
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa'daki proğramını, partisinin il teşkilatınca Merinos Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen bayramlaşma törenine katılarak sürdürdü.
AB'ye olan bağlılık yüzde 75'ten yüzde 20'ye düştü
17 Ekim 2013 / 08:52 Güncelleme: 17 Ekim 2013 / 12:41

Türkiye’de halkın, AB'ye olan bağlılığının yüzde 75"en yüzde 20'lere düştüğünü öne süren Arınç, “Bunun kabahati bizde değil. Bunun kabahati Türkiye’ye engel üstüne engel çıkartanlar. Türkiye’yi sorgulamaya kalkanlar. Sorumsuz davranan AB ülkeleridir. Biz buna rağmen 50 yılın hayali olan Türkiye’nin AB'ye girme meselesinde geri adım atmadık. Biz dersimize çalıştık ev ödevimizi yaptık.

İlerleme raporunda 30 Eylül'de başbakanımızın açıkladığı demokratikleşme paketi hakkında övücü sözler var. Hükümetin reformlardaki kararlığı, yüzde on seçim barajındaki değişiklikler, özel okullardaki farklı dillerde eğitim konusu, yargı reformu ve diğer konularda Başbakanımızın açıkladığı ve büyük kısmının bir hafta içinde gerçekleştiği son reform paketine olumlu bakılıyor. İnsan Hakları ve özgürlükler bakımından biz bunu olumlu karşılıyoruz. Gereğini yapacağız" diye konuştu.

Son reform paketinde Türkiye için büyük bir ilerleme olduğunu söyleyen Arınç, genç neslin yapılan bu reformların farkında olmadığını kaydetti. ‘Gençler 10 yıl içinde Türkiye’yi bizimle birlikte gördü. Geçmişi hiç yaşamadı. Yokluk çekenler, varlığın kıymetini daha iyi bilirler. Bizim dezavantajımız, gençlerin geçmişi yaşamadıkları, belkide okumadıkları için bu gün daha fazlasını istiyor olmaları. Çünkü onlar geçmişteki yanlışlıkları sıkıntıları bilmiyor. Görmesinler inşallah" dedi.

Arabamla kurban derisi topladım

Geçmişte kurban derisi üzerinde post kavgası yapıldığını belirten Arın, bu uygulamanın dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini söyledi.

Kurban derilerinin Türk Hava Kurumu'nun dışındakilere verilmesinin suç sayıldığını belirten Arınç, TCK'nın 526 maddesi var. Şimdi değişti. O dönemde yetkili merci bütün kurban derileri Türk Hava Kurumuna verilecek diyor. Bir başksı başka bir amaçla toplarsa, kurban sahibide derisini buna verirse emirlere iteatsizlik yapmış olurlar. Ondan sonrasını kendisi düşünsün.

Türk Hava Kurumu muhtarları almış ve onlara, ‘Kurban derilerini Türk Hava Kurumu'ndan başkasına vermeyeceksiniz. Verirseniz suçlusunuz ' diyordu.

Muhtar kardeşler bu zulümden kurtuldunuz ya size ne mutlu. Avukat halimizle kaç defa karakola gittik. Biz sorgulandığımız gibi, topladığımız derilerimize müsadere eder, el koyarlardı. Ondan sonra gazeteler, ‘kurban derileri ele geçirildi’ diye yazardı.

Ne kadar ayıp bir şey.Türk Hava Kurumu artık o eski kurum değil. Ankara’da üniversite kurdu. Dünyanın her yerinden öğrenci alıyor. Geçmişin Türk Hava kurumu, zalim müstebit kurum. Bu gün çok şükür üniversite sahibi oldu."dedi.

Başörtüsü yüzünden Meclis Başkanı olmaya inat ettim 

Başörtüsü tartışmalarına da değinen Arınç şunları söyledi:

“Bir hanfendinin giyimine biz karışmayız. Kendi iradesiyle kıyafeti tercih etmişse o bizimde tercihimizdir. Nasıl İran’da başını mutlaka örteceksin diye bir baskı var. Nasıl örtersen ört ama başında bir bez bulunsun diye bir baskı yanlışsa, başını mutlaka açacaksın demekte İran örneği bir baskıdır. İkisini de red ettik. Yeter ki kadınlarımızı başı açık örtülü olarak kategorize etmeyin. İkiside saygıya layıktır. Yeterki kendi iradesiyle başını açsın, kapatsın. Biz ona karışmayız.

Üniversitelerde okuyan genç kızlarımızın ne büyük bir zulüm altında kaldığını biliyoruz. Eşleri baş örtülü olan insanların hayatlarında ne büyük zulümler yaşadıklarını biliyoruz. Benim meclis başkanı olmamın sebeplerinden biri budur. O dönemin gazetelerini açın, 'inat ettim inadına aday oluyorum' dedim. Gazetelerde boy boy fotoğraflar. 10’u burda 10’u burda. Bunlar meclis başkanı olur çünkü eşlerinin başları açık. Bunlar meclis başkanı olamaz çünkü onların eşlerinin başları örtülü. Ne kadar hicran verici bir şey. Ne kadar saygısızlık, ahlaksızlıktır.

Biz eşin başının örtülü veya açık olması niye bir ayrımcılık olsun Açık olduğu zaman ona her yol serbest olsunda kapalı olduğu zaman niye onun önünde engeller olsun. Gittim inadına adaylığımı koydum. Allah’a hamd olsun birinci turda 369 oyla meclis başkanı seçildim. 5 yıl boyunca sabrettik. Demokrasinin herşeyi çözeceğine inandık. Dağlara çıkmadık, isyan etmedik, silah atmadık. Milletimize anlata anlata demokrasi yoluyla geldiğimiz noktaya bakın. 11 yıl sonra Türkiye’de özgürlükler ne kadar güçlendi ve insanlar bu tür insanlıklara ne kadar susamış ki itiraz eden güçlü bir ses bile duyamıyorsunuz"

Yumruk atan elim çarptı der

CHP’li bir milletvekilinin kamusal alanda başörtüsünü Danıştay'a taşımasını da eleştiren Arınç, "CHP Grup Başkanvekili açıklama yapıyor. Partimiz adına değil. Kendi adına açmış diyor. Biz biliriz bunları adam bir yumruk atar da ‘ ben yumruk atmadım elim çarptı’ deyiverir.

Mahkemede çok gördük bunları. Kimse artık aldırış etmiyor. On sene önceki Kılıçdaroğlu olsaydı şimdi ‘laiklik elden gidiyor‘diye ne kadar çok bağırırdır. Cumhuriyet öldü bitti diye ne kadar çok ağıt yakar. Parlementonun içinde, 'dışarı, dışarı' diye ne kadar çok bağırırdı düşünebiliyor musunuz Çok şükür herşeyin bir zamanı var" diye konuştu.

15 aylık parti yüzde 10 barajını aştı

Ak Parti’nin 15 aylık bir parti olarak yüzde 10 barajı ile seçimlere girdiğini hatırlatan Bülent Arınç, yüzde 10 barajının 12 Eylül’de getirildiğini dile getirdi.

Ak Parti’nin 40 yılılk, 50 yıllık partilerle aynı yarışa girdiğini ifade eden Arınç, “Hamdolsun ipi tek başımıza göğüsledik. O zaman bizden hiç yüzde 10 barajı var diye şikayet eden duydunuz mu Bir insan kendisini yüzde 10’a göre ayarlar mı Bir parti nasıl iktidar olacak. İlle de yüzde 10 barajı olmasında yüzde 7 ile ben parlementoya girerim diyen bir parti tabela partisi mi İktidar partisi mi olacak Başbakanımız ilk toplantımızda ‘En az yüzde 40 oy ve 15 milyon seçmen’ dedi. İnanmıştı buna.

Milletin gümbür gümbür geldiğini, sokaklarda yürüyemediğimizi, en muhteşem mitingleri yaptığımızı hatırlıyorum. 15 aylık bir parti yanında da devleti kurdum, Atatürk’ün partisiyim, Cumhuriyeti ben getirdim diyen bir parti. Cumhuriyet Halk Partisi. Kendisini dev aynasında gören bir partinin Türkiye’de baraj altında kaldığını biliyoruz" şeklinde konuştu.

Yüzde 22’lerden yüzde 52'lere geldiklerini söyleyen Arınç, samimiyet, ihlas ve milletle ters düşmedikleri için ayakta kaldıklarının altını çizdi. Hükümetin dar bölge, daraltılmış bölge ve mevcut sistemi seçme şansı sunduğunu belirten Arınç, bu kıyağı başka bir partinin yapmayacağına dikkat çekti.

AK Parti'yi sizin hatırınıza kapatamayız 

‘Türkiye 11 yılda ne yaptıysa temsilde adalet kadar yönetimde istikrar içinde çalıştı’ diyen Arınç, Türkiye’nin artık parçalı bulutlu havaları hoş karşılamayacağını kaydetti.

Baraj kavgasını yapmanın muhalefete düştüğünü belirten Bülent Arınç şöyle konuştu:
“Aynı şekilde formule edilebilecek kendilerinin bir seçeneği varsa onları da karşımıza getirsinler. Bu üç seçenekte sizin işinize yarıyor derlerse. Ne yapalım yazıda gelse turada gelse böyle ise Ak Partiyi sizin hatrınız için kapatacak değiliz güzel kardeşim.

Sen bir defa iktidar olmak istiyor musun istemiyor musun ona karar ver. Azıcık aşım kaygısız başım mı diyorsun: Küçük olsun benim olsun mu diyorsun Bana 15-20 milletvekili yeter içeriye bir kapağı atayım mı diyorsun Sen bunun peşindesin ben yüzde 50’leri aşmışım 60’ın peşindeyim. Ya herro ya merro. Siyaset iddia işidir. Eskiler derki deveyi yardan uçuran bir tutam ottur."

 

DHA

 

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler