YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Abdullah Gül'e "rahatsız edici" dedirten eleştiri
"Mantıksız talepte bulunmadık, şantaj da yapmadık"
Abdullah Gül'e "rahatsız edici" dedirten eleştiri
09 Nisan 2009 / 15:41 Güncelleme: 09 Nisan 2009 / 00:00

Financial Times'a konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliği'ne atanması sırasında Türkiye'nin itirazına çeşitli çevrelerden gelen yorumları eleştirdi.
   


Cumhurbaşkanı Gül, Financial Times gazetesine verdiği demeçte, bu konuda bazı yaklaşımların farkında olduklarını ve bunu kaygılandırıcı bulduğunu belirerek, "Bu çok tehlikeli ve bizi rahatsız ediyor" dedi.


Gül, röportajın başında ABD Başkanı Barack Obama'nın başkan olarak ilk denizaşırı ikili ziyaretini Türkiye'ye yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


ABD'nin bir süper güç olarak yükümlülükler taşıdığını ancak Türkiye'nin de bölgedeki önemli ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Gül, Afganistan'dan Balkanlara, enerji güvenliğinden Orta Doğu'ya, terörizmden nükleer silahsızlanmaya kadar çeşitli konuların yalnızca Türkiye'yi değil dünyanın tümünü ilgilendirdiğini belirtti.


ERMENİSTAN KONUSU


Cumhurbaşkanı Gül, Ermenistan konusunda iki ülke arasında zaman zaman ilişkileri normalleştirme çabaları bulunduğunu, ancak bu çabaların Ermenistan ziyaretinin ardından hız kazandığını anımsatarak, bu ziyaretin bir Türk Cumhurbaşkanı'nın ilk kez Erivan'a gitmiş olması nedeniyle tarihi bir ziyaret olduğunu, o zamandan beri de telefon ve diğer iletişim yollarıyla ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda karşılıklı kesin bir anlayışın olduğunu ifade etti.


Gül, "İkili ilişkiler vasıtasıyla normalleşmeye yönelik iyi bir anlayışa vardığımızı söyleyebilirim" dediği konuşmasında, yaz döneminden sonra Kafkaslarda yeni bir durum olduğuna işaret etti.


Kafkaslar İstikrar ve İşbirliği Platformu başlatıldığını hatırlatan Gül, bu perspektiften Kafkaslar'daki en büyük sorunun Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Karabağ meselesi olduğunu, bu sorunun çözülmesini istediklerini, böylece Kafkaslar'da yeni bir havanın doğacağını söyledi.


Kafkaslar'daki bu problemlerin çözümü için büyük bir çaba harcadıklarını dile getiren Gül, "2009'un fırsat yılı olduğuna inandığını" ifade etti ve Minsk grubundan başlayarak herkesi bir çözüme ulaşmak için çabalarını artırma çağrısında bulundu. 


AFGANİSTAN


Cumhurbaşkanı Gül, Afganistan konusunda ise, Türkiye'nin daha önce iki kez ISAF komutasını üstlendiğini, şimdi de Afganistan'daki güçlerin komutasını üstleneceğini hatırlattı.


Afganistan'da askeri durumun yanı sıra sivil çabalara da dikkati çeken Gül, Afganistan'ı ziyaretinde askeri duruma rağmen halkın aklını ve gönlünün kazanılmayacağını gördüğünü, Kabil sokaklarının çamur içinde olduğunu, asfalt için 100 milyon dolar tahsis edildiğini, yolların onarımına başlandığını, onlarcası kızlar için olmak üzere toplamda yüzlerce okul açtıklarını kaydetti.


Afganistan ve Pakistan devlet başkanları ile genelkurmay başkanlarının Türkiye toplantılarını hatırlatan Gül, ayrıca Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın eşiyle yaptığı Afganistan ziyaretlerine değinerek Afganistan'ın üç bölgesine de gittiklerini, tecrit edilmiş halde askerleri ziyaret edip dönen liderler olmadıklarını, bu olaylarda Türkiye'nin katkı kapasitesinin çok geniş olduğunu belirtti.


Gül, tüm bunların barış ve istikrarı, ortak değerleri geliştirmek için yaptıklarını söyledi.


Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin Afganistan'da komutayı üstlenince asker sayısını artırıp artırmayacağı sorusuna karşılık, "askeri ve sivil varlığın artırılacağı", askeri yetkililerin konuyla ilgili çalıştığını söyledi. Gül, Türkiye'nin yapacağı askeri katkının önemli olacağını vurguladı ancak kesinlikle muharip güç olmayacağının altını çizdi.


NATO GENEL SEKRETERLİĞİ TARTIŞMASI


Abdullah Gül, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliği sürecinde yaşananlarla ilgili olarak da NATO gibi bir savunma teşkilatında bu durumların karar mekanizmasında ele alındığını ve bir karara varıldığını hatırlatarak, Türkiye'nin 1952 yılından beri NATO'nun aktif ve önemli katkı sağlayan bir üyesi olduğunu, Soğuk Savaş sırasında Türkiye'nin kaynaklarını Avrupa savunması için harcadığını, bunun takdir edilmesi gerektiğini söyledi.


Rasmussen'in adaylığını diğer ülkelerle telefonda görüştüklerini, bazı soruları olduğunu ve endişelerini paylaştıklarını ifade eden Gül, şimdi geleceğe bakmak gerektiğini, yeni genel sekreterin başarılı olması için birlikte çalışmaları gerektiğini ifade etti.


Bu çerçevede çeşitli çevrelerden gelen bazı yaklaşımların farkında olduklarını ve bunu kaygılandırıcı bulduğunu belirten Gül, "Bu çok tehlikeli ve bizi rahatsız ediyor" dedi.


NATO'ya katkıları çok daha küçük ülkelerin bile bazı önemli stratejik konularda veto hakkı kullandığını ya da kararları engellediğini belirten Gül, bu durumda bir ülke önemli ve hayati katkı sağlayıcı ülkeyse, bazı endişeleri varsa bunların dinlenip çözülmesi gerektiğini anımsattı.


Şantaj yapmadıklarını ya da mantıksız bir talepte bulunmadıklarını vurgulayan Gül, Avrupa kültürü olan uzlaşmacılıkla modern, akılcı, mantıklı bir şekilde davrandıklarına dikkati çekti.


Sonunda bir anlayışa varıldığını, belirli Avrupa ülkelerinden gelen yorumlar karşısında şaşırdığını belirten Gül, bunun Avrupa ruhuna uygun bulmadığını kaydetti.


KIBRIS KONUSU


Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs'ın da parçası olduğu AB-NATO işbirliğindeki güçlükler konusunda Türkiye'nin bir jestte bulunup bulunmayacağına dair soruya, bu konuda bir jest yapılacaksa bu jestin kendilerine yapılması gerektiğini, kendilerinin daha fazla katkıda bulunduğunu, daha fazla stratejik katkı ve fedakarlık yaptıklarını söyledi.


Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde de NATO ve AB toplantılarında bu sorunun en kısa zamanda çözülmesi gerektiğini anlattığını ifade etti.


Dünyada büyük tehditler, sorunlar doğuracak büyük potansiyeller olduğunu daha güçlü işbirliğine ihtiyaç duyulan zamanlar olabileceğini anımsatan Gül, bu sorunun büyük konuları kaçırabileceği ve büyük dayanışmayı engelleyebileceği konusunda muhataplarını uyardığını hatırlattı.


Bu konunun AB içinde bir sorun olduğunu AB ve NATO'nun tam ve sağlıklı bir işbirliğine sahip olmaması sorunu olduğunu belirten Gül, bunun kendilerinin sorunu olmadığını kaydetti.


Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs konusunda bir çözüm için çok ciddi olduklarının altını çizerek, bu sorunu gerçekten çözmek istediklerini ve 2004'te bunu kanıtladıklarını söyledi.


Kıbrıs konusunda kapsamlı bir çözüme ulaşma konusunda tam bir niyet taşıdıklarını belirten Gül, bu nedenle KKTC cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a tam destek verdiklerini, bu sorunun kısa sürede çözülmesini arzu ettiklerini kaydetti.


"Sorun çözüldüğünde Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın tümü tam bir işbirliğiyle AB içinde yeni bir dayanak olabilir" diyen Gül, bunun gerçek arzuları ve vizyonları olduğunu ifade etti.



AA



SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler