26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın143,932
  • BIST97.713
  • Dolar3,5669
  • Euro4,0007
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6158
  • İstanbul16 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya8 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
308 hayır oyu ile reddedildi
308 hayır oyu ile reddedildi
308 hayır oyu ile reddedildi
22 Temmuz 2008 / 19:34 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verdiği gensoru önergesi 92 kabule karşılık 308 hayır oyu ile reddedildi.


TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında, ''Bağdat'ta düşen uçakla'' ilgili verdiği gensorunun, gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler görüşmelerde sert tartışmalar yaşandı.


Önerge sahibi olarak söz alan CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Moldova uçağının Adana Havalimanında 3 ay bekledikten sonra Türkiye'den yolcu aldığını ve 1.5 yıl önce Bağdat'ta düştüğünü anımsattı. Seyhan, mali sorumluluk sigortası bulunmayan uçağın, savaş bölgesine gittiğinden ayrı bir sigorta da yaptırmadığını ileri sürdü.


Havayolu kargo taşımacılığı yapan bir şirketin, yolcu taşıma yetkisi bulunmazken, bilet tanzim edip kargo uçağıyla yolcu taşıttığını kaydeden Seyhan, kaza raporunda kokpitteki sesleri kaydeden cihazın arızalı olduğunun belirtildiğini söyledi.


Yolculara kişi başına bin dolarlık sigorta yapıldığını öne süren CHP'li Seyhan, ''İnsan hayatının değeri bin dolar mı? Ölen yolcuların yakınlarına ne diyeceğiz? 'Türkiye'de faili meçhul cinayetler var ondan sayın' mı diyeceğiz?'' diye sordu.


Bakan Yıldırım'ın, ''Uçak Moldova'nın, düştüğü yer de Irak'' diyebileceğini belirten Seyhan, şöyle konuştu:


''Camı kırık bir uçağa, uçuş izni veriyorsunuz. Uçağın düştüğü yerin 200 metre yakınındaki üs, dünyanın en iyi korunan üssü. Uçağın sigortası neden yok? Neden düştü? Düştü mü düşürüldü mü? Bilmiyoruz, sorumlularını bilmiyoruz. Bunun faili meçhul cinayetlerden ne farkı var?


Uçağın neden düştüğünü 1.5 yıldır açıklayamıyorsunuz. Ben böyle ülke görmedim. Her yıl yolsuzluk operasyonu yapılır, Enerji Bakanı yolsuzluğu kabul etmez, çağdışı film gösterilir Milli Eğitim Bakanı kabul etmez, serbest bırakıldıktan sonra suçunu öğrenmeden ölümleri kimse kabul etmez. Bunu da (uçağın düşmesini) benim vicdanım kabul etmiyor. Ağustos ayında kanım donuyor.''


-''ÖLEN 28 İŞÇİYE SAYGI DUYUN''-


CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da Moldova'ya ait uçağın 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat'ta düşmesi sonucu 28 Türk işçisinin öldüğünü anımsatarak, bilgi ve belgelerin temini için 1.5 yıl sonra gensoru önergesi verildiğini söyledi.


Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın uçak düştükten sonra, ''Havacılıkta uluslararası kurallar geçerlidir. Ölenlerin yakınlarının haklarını koruyacağız'' sözlerine itibar ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, mağduriyetlerin giderilmediğini savundu.


Uzun uğraşlar sonucu elde ettiklerini söylediği sigorta poliçesini kürsüden gösteren CHP'li Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


''Poliçe okunmuyor, en azından ben okuyamadım. Ancak, Danıştay kararına göre yargıçlar poliçeyi okuyamamış, avukatlar okuyamamış. Bununla da yetinmeyip Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Şubeye gönderdim onlar da okuyamadı. Bu poliçeyi sadece Bakan okuyor. Ölen 28 işçiye saygı duyun, elinizi vicdanınıza koyup Gensoruya 'evet' deyin.''


Sivil Havacılık Genel Müdürünün atamasına ilişkin kararnameyi 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in imzalamadığını, daha sonra vekaleten atandığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Bu kişi, Adapazarı'nda zimmet, dolandırıcılık, evrakta sahtecilikten yargılanmış. Atama kararnamesini Sezer onaylamıyor ama Gül'ün ilk işi bu kişiyi Genel Müdür koltuğuna oturtmak. '800 bin dolar rüşvet aldı' diye bir iş adamı açıklama yapıyor. Ulaştırma Bakanı, 'Aliciğim, sen inanmış insansın, gel sana yeni bir şirket kuralım. Bak Suatçığım da yanımda' diyor. O Suat'ın da kim olduğunu öğrendik sayın Bakan. Vaktimiz olmadığından konuşmalarınızın bant kaydını sizlere dinletemiyorum. Biz bu bilgi ve belgelerin toplanması için şimdiye kadar bekledik'' diye konuştu.


-''SORUNLARIN DAHA AYRINTILI ELE ALINMASI...''-


DTP grubu adına söz alan Van Milletvekili Fatma Kurtulan ise Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın, Adana'dan Irak'a Türk işçilerini taşırken 9 Ocak 2007 tarihinde Bağdat'ta düşen Antonov tipi uçakla ilgili, kazadan sonra, ''Uluslararası standartlara uyduğu ve denetiminin yapıldığını'' söylediğini ifade ederek, şimdi ortaya atılan iddiaların Yıldırım'ın görevini kötüye kullandığı endişesini yarattığını söyledi.


Kurtulan, gensoruyla kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşımı sorunlarının daha ayrıntılı ele alınmasının önünün açılması gerektiğini söyledi. DTP'li Kurtulan, Ulaştırma Bakanı Yıldırım hakkında gensoru açılmasının doğru bir karar olacağını savundu.


MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Bağdat'ta düşen uçakla ilgili olarak, ''Ciddiyetine, sorun çözme gayreti ve kapasitesine inandığım Sayın Bakanın bu konunun sorgulanmasına yeterince değinmediği gibi bir endişe ve üzüntüm bulunuyor'' dedi.


TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında, ''Bağdat'ta düşen uçakla'' ilgili verdiği gensorunun, gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmelerde MHP adına söz alan Şandır, olayla ilgili iddiaların hafife alınmaması gerektiğini söyledi.


Şandır, olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen bir çok soruya yanıt alınamadığını ileri sürerek, ''Sivil havacılıkta kurallar kanla yazılır. Her kaza sonrasında sivil havacılıkla ilgili kurallar biraz daha dikkatli takip edilir'' dedi.


Kaza öncesi yeterli tedbirlerin alınmadığını öne süren Şandır, konuşmasında Bakan Yıldırım'a çeşitli sorular yöneltti.


Antonov 26 tipi uçakların yolcu taşımacılığında kullanılmadığının söylendiğini dile getiren Şardır, ''Nasıl oluyor da Türkiye'de yolcu taşımasına izin veriliyor?'' dedi.


Dünyada 2006 yılında 72 uçak kazası meydana geldiğini, bunların 26'sının Antonov 26 tipi uçakla gerçekleştiğini ifade eden Şandır, Bağdat'ta yaşanan bu kazanın kader değil, sorumluların kusuru sonucu oluştuğunu öne sürdü.


Uçakla ilgili Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün gerekli denetimleri yapıp yapmadığını da soran Şandır, konuşmasını şöyle sürdürdü:


''İddia edildiğine göre bu kazaya neden olan sorumlular Sayın Bakanın tasarrufuyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde istihdam ediliyor. Israrla inatla burada görevde tutulmaya çalışılıyor. Anlaşılıyor ki yetersiz, anlaşılıyor ki bu konuda yeterli sorumluluğu olmayan yöneticilerin bu genel müdürlükte göreve devam etmeleri Sayın Bakanın himayesinde gerçekleşmektedir. Bu sorunun da cevabı verilmelidir? İddialar ağır, deniliyor ki burada yeterli teknik yeterliliği olan kadrolar AKP iktidarı tarafından uzaklaştırıldı. Milletvekili çocuklarından oluşturulan yeni bir kadro kuruldu. Bunların yetersizliği maalesef bu denetimlerin gerçekleşmesini engelledi. Bu, iddia ediliyor. Gerçekten bugün Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün teknik kadrosu, denetim kadrosu, bu uçuşların emniyetli bir şekilde yapılmasını temin edecek kalite ve kapasiteye sahip mi değil mi? Nasıl oluyor da bir yıl içinde birbirine benzer 2 uçak kazası yaşıyoruz? Birinde 28, birinde de 57 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Kendi hava yolunuzla taşıyamadığınız yolcuyu, güvenirliliği tescilli olmayan bir hava yoluyla taşınmasına müsaade etmek, kendi insanımıza saygısızlık olmuyor mu?''


Bu iddiaları siyaset yapmak için dile getirmediklerini ifade eden MHP'li Şandır, konuşmasını şöyle tamamladı:


''Tedbirlerin yeterince alınmasını amaçlayan bir çığlığımız var. Şakası olmayan, ihmali olmayan, olması halinde de bedeli ağır olan bir konuyu tartışıyoruz. Ciddiyetine, sorun çözme gayreti ve kapasitesine inandığım Sayın Bakanın bu konunun sorgulanmasına yeterince değinmediği gibi bir endişe ve üzüntüm bulunuyor. Sayın Bakanın mutlaka cevabı vardır. Bu konuda beklenen tedbirleri, ortaya konan iddiaların cevabını yeterince verebildiğinin söylemek mümkün değil. Yeni bir kazaya muhatap olmamak için alınması gereken tedbirlerin tamamının en titiz bir şekilde alarak, bu tür kazaların yaşanmamasını temin etmek, hepimizin görevidir. İnanıyorum ki Sayın Bakan bu soruların cevabını tatmin edecek şekilde verecektir.''


AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verdiği gensoru önergesini ne kadar ciddiye aldığının, TBMM Genel Kurul sıralarındaki milletvekillerinin sayısından belli olduğunu söyledi.


Doğan, CHP'nin, Bağdat'ta düşen uçakla ilgili Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verdiği gensorunun, gündeme alınıp alınmamasına ilişkin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerde AK Parti Grubu adına söz aldı.


CHP'ye, ''Bu gensoruyu vermek için niye 18 ay beklediniz? Düşürmek istediğiniz bir bakanın 18 ay gibi uzun bir süre görevde kalmasına neden izin verdiniz?'' diye soran Doğan, CHP'nin gensoruyu ne kadar ciddiye aldığını, Genel Kurul sıralarındaki milletvekili sayısından belli olduğunu ifade etti.


Doğan, CHP'nin hangi bakanlar hakkında gensoru önergesi verdiğini düşündüğünü belirterek, bütün bakanların başarılı olduğunu ancak halkın, bazı bakanların başarılarını daha fazla anladığını bildirdi. Doğan, ''Bunlar çamur at izi kalsın, yıprat'' dedi.


-''BAKAN HALKA MAL OLDU''-


Sivil havacılığın, AK Parti iktidarı öncesi ve sonrasında hangi aşamada olduğunun bilinmesi gerektiğini belirten Doğan, ''2002'de Türkiye'nin onlarca havaalanında ot bitiyordu. Schopenhauer, 'alışkanlıklar, hayal gücünün afyonudur' der. Biz o afyonu, o alışkanlıkları ortadan kaldırdık. 2002'de iç hatlarda yolculuk yapan 8,5 milyon kişi varken, 2007'de 32,5 milyona çıktı. 2002'de 25 bin olan koltuk sayısı, 2007'de 40 bine yükseldi'' diye konuştu.


Doğan, Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın halka mal olduğunu savunarak, Türk hava yollarının, şirketlerinin, dünyanın güvendiği şirketler arasında yer aldığını ifade etti. Doğan, 2006-2007 yılları arasında 23 ülkede, 728 Türk uçağının denetlendiğini belirterek, denetimler sonucunda uçuş güvenliğini engelleyen hiçbir bulguya rastlanmadığını bildirdi.


AK Parti'li Doğan, Türkiye'nin attığı büyük adımlarla, uluslararası havacılık organlarında, karar mekanizmasında yer aldığını, yönlendirilen ülke olmaktan, yönlendiren ülke konumuna geldiğini kaydetti.


TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında, ''Bağdat'ta düşen uçakla'' ilgili verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması reddedildi.


Genel Kurulda, görüşmelerin ardından yapılan oylamaya 400 milletvekili katıldı. Gensoru önergesi, 92 kabul oyuna karşılık, 308 hayır oyuyla reddedildi.

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler