YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
123'er bin lira tazminat
Başbakan Erdoğan grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Erdoğan müjde de verdi, sert sözler de kullandı...
123'er bin lira tazminat
24 Ocak 2012 / 13:10 Güncelleme: 24 Ocak 2012 / 13:09

Erdoğan Partisinin grup toplantısında sözlerine Marmaray Projesi ile başladı. Bu projenin bir dünya projesi olduğunu söyledi...

İşte bu dakkadan sonra Erdoğan'ın uslubu sertleşti, sözleri kesikinleşti. Hedefine ise Irak Başbakanı Nuri El Maliki'yi koydu...

İşte Erdoğan'ın sözleri;

Maliki'nin Türkiye bizim içişlerimize karışıyor yaklaşımını da çok çirkin ve talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. Teskereyi hatırlayın. Irak'taki kardeşlerimiz istemediği için biz Irak'a girmedik. Aksi takdirde Türkiye'de Irak'ta olacaktı. Çünkü biz istenmediğimiz yerde olmayız. Maliki'nin şunu bilmesi gerekirdi. Siz mezhep kavgası içinde eğer Irak'ta böyle bir çatışma sürecini başlatırsanız, bizim buna sessiz kalmamız mümkün değil. Çünkü biz sizlerle sınır komşusuyuz, akrabalık ilişkilerimiz var. Hepsinin ötesinde tarihten gelen kültürel bağlarımızında bir anlamı var. Sizler Irak'la yakından uzaktan ilişkisi olmayanlarla hoşgeldiniz diyeceksiniz, onları ağırlayacaksınız, onlara sesiniz çıkmayacaksınız, sınır komşunuz Türkiye'ye bizim içişlerimize karışıyor diyeceksiniz. Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır. Bu nasıl bir ülke yönetimi anlayışıdır.Önce söylediklerini kulaklarının duyması lazım. Onun için talihsiz bir açıklama diyorum.

Bakanlarınızın evlerinin önüne tank yerleştirirseniz herhalde kimse size adil bir yönetimsiniz demez. Bakanlar sabah bakıyor ki evin önünde tank var, namluyu eve yöneltmiş. Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı aynı şekilde. Böyle bir yönetim anlayışı olur mu. Bunları maalesef Irak yönetimi sergiledi.

SURİYE'YE KERBELA ÖRNEĞİ

Suriye'de azınlığın çoğunluğa hükmettiği değil, zulmettiği değil, halkın taleplerine uygun bir idarenin oluşmasını samimiyetle savunuyoruz. Irak'ta bir mezhep çatışmasının çıkmasına sebep olanlar, tıpkı Kerbela'da Peygamber Torunu'nun kanını akıtan Yezid gibi tarihin sayfalarına bir kara leke olarak yazılırlar dedim. Kim kim ibadet eden kardeşini katlediyorsa o Yezid'in izindedir. Halepçe'de kürtler kimyasal silahlarla katledildiğinde acıyı yüreğimizde hissettik. Onu bu ülke yapmadı. Ülkemizde yapılan seferberlik, harcanan para ortada. Altınköprü'de Türkmenler katledildiğinde, bize saldırılmış gibi üzüldük. Köylerde, camilerde sünniler toplu halde katledildiğinde yasını bizde tuttuk. Kerbela'da Necef'te, ibadet eden Şii'lere yönelik saldırılara telin ettik.

Biz Irak Başbakanı Maliki'ye ve Iraklı yetkililere uyarılarımız yaptık. Umuyor ve  inanıyorum ki, Irak yönetimi Türkiye'nin dostane tavsiyelerine kulak verir ve Irak halkının çile çekmesine fırsat vermez.

Dakiklar ilerledikçe Erdoğan'ın sözleri yumuşamadı hatta gitgide sertleşti. Erdoğan'ın bu sert sözlerinden BDP'de CHP'de nasibini aldı.

BDP'ye Uludere olayıyla CHP'ye ise Dersim'le yüklendi...

BDP İKİ YÜZLÜDÜR

Terör örgütünün katliamlarına gözyaşı akıtmayanların Uludere'de akıttıkları gözyaşları timsahların gözyaşlarıdır. Uludere'deki acılı kardeşim bunların nasıl iki yüzlü olduğunu görsün. Biz böyle bir çifte standarta asla tenezzül etmedik. Biz bu yola analar ağlamasın diye çıktık. İşte terörle mücadele esnasınıda güvenlik güçlerinin mağaradaki teröristlere yönelik tavrını gördünüz. saatlerce bir generalin dil döktüğünü gördünüz değil mi?Askerin parkasını çıkarıp teröristin üstünü örttüğünü gördünüz değil mi? 5 yıldır annemi görmüyorum diyen çocuk teröriste, seni annene götüreceğiz denilince nasıl hıçkırıkla ağladığını gördünüz değil mi? Ama diğre tarafta silah kürtlerin güvencesidir diyenlerin vicdanı olabilir mi? Şu anda bu çatının altında bu ifadeyi kullanabiliyor. Bunlar kanın ticaretini yaparlar. Bunlar ölmeyi, öldürmeyi teşvik ederler. Dikkatinizi çekiyorum.

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİN İZİNİ SÜRECEĞİZ

Bizim dönemimizde vuku bulan hadiselerin değil, bizden önceki acı hadiselerin de izini süreceğiz. 19 kişinin kemiklerini bulduk. Bize kadar niye yapılamıyordu. Ama şimdi yapılıyor. Eyy yazılı medyanın bir kısmı. Bunları görmüyor musunuz? Toprağın altındaki silahları nasıl biz çıkardıysak, bugünde toprağın altındaki faili meçhulleri biz ortaya çıkarıyoruz. Ama bazılarının gözü var görmez, kulağı var duymaz, konuşamaz, çünkü kalpler mühürlü. 70'lerin, 80'lerin antidemokratik dönemlerinde nice değerimizi yitirdik. 1990'larda bu ülke faili meçhuller arenasına dönmüştü. 24 Ocak'ta Uğur Mumcu, Gaffar Okan katledildi. Bunların üstü örtüldü. Kimi yurtdışına kaçtı. Cem Karaca gibi vatanına dönenler oldu, ama Ahmet Kaya gibi vatanına dönemeyenler oldu. Musa Anter'in ismini andım, Anter'in oğlu, bana bir mektup gönderdi. 43 senedir memleketine gidemediğini anlattı. Memlekete girişinin sebebini hala bilmediğini anlattı. Babasının mezarına gidip fatiha okumama izin verin dedi. Hemen araştırdık, izin yetkimiz olduğunu gördük, ülkesine döndü. Bu ülke çok büyük acılar yaşadı. Biz bazılarının sabırsızlığını anlıyoruz, ama iki asırdır acılar yaşayan bu toprağı bir gecede gülistana çevirmenin zor olduğunu da herkes görmeli.

CHP DARAĞACINA NEDEN ÇIKTI?

Karşımızda yüzelli yıl öncesinin İttihat ve Terakki zihniyetini taşıyan bir CHP'si var. Doğunun İttihat ve Terakkisi olmayı özleyen bir BDP var karşımızda. Bu ülkede CHP sadece ve sadece bir nedenle darağacına çıkmıştır. Yağlı ipliği masum insanların boynuna geçirmek için. Kılıçdaroğlu, bunu bilmiyorsa, Ali Çetinkaya'nın idam kararlarına baksın. Bilmiyorsa, 3 Aliller divanına baksın. Hiçbirini bilmiyorsa, otomobil farıyla aydınlatılan mahkemede Seyit Rıza'nın nasıl idam edildiğine baksın.

CHP'YE DE BEDELLİ ÇIKARMALI

Dersim faciası CHP eseridir. Bu facia 1939'da bitmişdir. Bağımlı yargının eseri ise yıllarca daha sürmüştür. Ama bugün artık yargı birilerine bağımlı değil, bağımsızdır. Esasen CHP'nin rahatsızlığı da işte bu yeni süreçtir. Artık yeni militanlarını yargıya yerleştiremeyenlerin feryadıdır. Biri Anayasa Mahkemesi'nin biri Danıştay'ın önünde iki bekçi kulubesi kurdular, yürütmenin elini bağladır. Bizim bir bedelli de onlar için çıkarmamız gerekiyor. Yoksa bunların Anayasa Mahkemesi ve Danıştay önündeki nöbetleri bitmeyecek. İşte katsayı düzenlemesi örneği. Dürüst ol ya. 28 Şubattaki, 27 Mayıs'taki zihniyet neyse bugünde o. Niçin bu imamhatipler sizi bu kadar rahatsız ediyor. İmamhatip okulunda bu çocuklar ne okuyor bu çocuklar. Düz lisede ne okuyorsa onu okuyor, üstüne dini dersler alıyor. Bir yarış, herkes hangi imtihana giriyorsa, onlarda bu imtihana giriyor. Niye. Dindar bir nesil gelmesin.

MESLEK LİSELERİNE DÖNECEĞİZ

Eğitimi artık meslek liselerine kaydıracğız. Yurtaşındaki gibi eğitimin yüzde 60'ı yüzde 70'i meslek lisesi olacak. Bakın ben size bir şey söyülyorum. Kapıcının çocuğu Siyasal'a giriyor, Anadolu'nun yoksul ve zeki evlatları iyi eğitim alınca bunları iktidarı sarsılıyor. CHP işte bundan rahatsız oluyor. 27 Mayıs ve 28 Şubat'ı da bu zihniyetle yaptılar.

Erdoğan konuşmasını sonuna yaklaşırken Uludere'de hayatını kaybedenlerin ailelerine de müjdeyi verdi.

HER AİLEYE 123 BİN TL

Her aileye 123 bin TL ödüyoruz. Bu paranın ölenleri geri getirmeyeceğini bizlerde çok iyi biliyoruz. Bizim hedefimiz gönülleri kazanabilmektir. Bu par amağdur vatandaşlarımızın analarının ak sütü gibi helaldir. Meselelelerin üstünü örtme amaçlı değildi.

Erdoğan'ın gündemindeki bir diğer konu da Dink Davası'nda çıkan karardı. Erdoğan, dosya kapanmadı dedi, yürütme olarak üstümze düşeni yacağız diye ekledi..

HRANT DİNK DAVASI

Hrant Dink davasının da aydınlatılması en büyük isteğimizdir. Dosya kapanmamıştır. inanıyorum ki tatmin edici bir süreç işletilecektir. Yürütme olarak üstümüze düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirecğiz. Bu olay Türkiye'nin hoşgörüsünü zedeleyemeyecektir.

MİLLİ GÜVENLİK DERSİ KALKIYOR

Erdoğan grup toplantıısnı bitirirken eğitimde de bir değişimden söz etti.  Başbakan, Milli Güvenlik dersinin müfredattan kaldırıldığını söyledi...

SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler