YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Tam Gün'e esneme yok!
Tam Gün yasası Başbakan Erdoğan'ın ameliyat olması sırasında delindi iddiasına Sağlık Bakanı Recep Akdağ cevap verdi. Akdağ, "ortalığı bulandırmak isteyenleri iyi niyetli olarak görmüyorum" dedi
'Tam Gün'e esneme yok!
12 Ocak 2012 / 13:00 Güncelleme: 12 Ocak 2012 / 16:02

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tam Gün uygulamalarının Türkiye'de yerleştiğini belirterek, muayenehanesi ya da özelle ilişkisi olan öğretim üyelerinin acil durumlarda ya da konsültasyon ihtiyacında hastalara müdahale edebileceğini bildirdi. Akdağ, ancak bu hizmetin çok geniş bir uygulama olarak düşünülmemesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bakanı Akdağ, kahvaltıda bir araya geldiği gazetecilere Tam Gün Yasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Geçen yıl tam gün ile ilgili tartışmaların devam ettiğini, ama bu konuda ciddi bir paradigma değişikliği yaşandığını ifade eden Akdağ, bu uygulamanın fiilen hayatta olduğuna dikkati çekti.

Ülkedeki 120 bine dolayındaki doktorun 90 bine yakınının kamuda görev yaptığını, bunlardan da bin kadarının tam gün çalışmadığını anlatan Akdağ, ''Bunların hepsi üniversitede. Sağlık Bakanlığı hastanelerinde tam gün uygulaması artık tamamen yürürlüğe girmiş durumda. 32 binin üzerindeki uzman arkadaşımızın hiçbirinin dışarıda bir özel hastaneyle ya da muayenehaneyle ilişkisi yok'' diye konuştu.

Vatandaşların bu uygulamanın yanında olduğunu vurgulayan Akdağ, tartışmanın üniversite tarafında devam eden küçük bir ayağı olduğunu, ancak bunun da 2012'de çözüleceğini bildirdi.

Akdağ, ''Bir sosyal devlette vatandaşın desteğini alan bir uygulamaya kim karşı çıkarsa çıksın bu karşı çıkanların benim demokrasi anlayışıma göre, güçleri, vatandaşın lehine olan uygulamaları değiştirmeye ya da baltalamaya yetmez'' diye konuştu.

Vatandaşın sağlığını ticari meta, ticaret unsuru olarak değerlendirilebilecek uygulamalara izin vermelerinin beklenmemesi gerektiğini belirten Akdağ, hükümetin bu konudaki kararlılığını dile getirdi.


-''Tam Gün delindi mi ''-

 

''Başbakan'ın ameliyatının ardından 'Tam Gün delindi' tartışmaları oldu. Acaba bu hekim ceza alacak mı, Tam Gün Kanunu'nda bir esneklik olacak mı '' sorusu üzerine ise Akdağ, şöyle konuştu:

''Tabii ki Başbakanımızın durumu farklı. Bir ülkenin başbakanını ameliyat ederken bir takım güvenlik şartları oluşturmak gerekiyor. Tabii olarak belirli tedbirler almak lazım. Dolayısıyla o konuyu tartışmanın dışında bırakıyorum. Anlamsız bir tartışmayla ortalığı bulandırmak isteyenleri de iyi niyetli olarak görmüyorum, çok açık olarak ifade edeyim. Onun dışında, Tam Gün uygulamaları sırasında biz hep başından beri şunu söyledik ve yazdık da aslında, bunu üniversitelerimize de yazdık. Acil durumlarda ya da konsültasyon ihtiyacında kanunlarımız hastalara müdahale imkanını veriyor. Nitekim bunlar bize yazılı olarak sorulunca da ilgili genel müdürlüğümüz bunun normal bir yol olduğunu ilgili kurum ve kişilere bildirdi. Tam günün amacı, vatandaşımızı piyasacı, sağlığı ticarileştiren bir anlayıştan kurtarmaktır.''

Birilerinin bu tartışmaları menfaatleri gereği yaptığına dikkati çeken Akdağ, ''Tam Gün uygulamasını kaldıralım da üniversitelerdeki değerli hocalarımızın muayenehaneleri olsun, işimiz, ihtiyacımız olduğu zaman o muayenehaneye gidip para mı ödeyelim  Ya da muayenehaneler üniversite hastanesinin içine getirilmiş olsun, özel muayene, özel ameliyat adı altında para ödemek mi zorunda kalalım '' sorusunu yöneltti.

Bu hastanelerin vergilerle inşa edildiğini, devletin kaynaklarıyla işletildiğini hatırlatan Akdağ, ''Bu hastaneler birilerinin para kazanma, ticarethane merkezi gibi kullanılamaz. Bu halkımıza yapılabilecek en büyük haksızlıktır'' diye konuştu.

Öğretim üyelerini bu çeşit bir ticarileştirme mantığından tenzih ettiğini, sistemin yanlış kurgulandığını kaydeden Akdağ, ''Türkiye'de Tam Gün uygulamaları yerleşmiştir. Tartışma birkaç yüz ya da bini geçmeyen bazı öğretim üyelerimiz üzerinden yürümektedir. Biz bunu da çözebilecek güce sahibiz. Bir şekilde süreç içinde bu da çözülecektir'' şeklinde konuştu.

Akdağ, AK Parti hükümetlerinin hiç bir zaman sağlığın eski dönemlerde, geçmiş köhne düzende olduğu gibi ticarileştirilmesine, piyasalaştırılmasına izin vermeyeceğini vurguladı.


-Konsültanlık sistemi-


''Üniversite hastanelerindeki konsültanlığın şartları'' ile ilgili bir soru üzerine ise Akdağ, ''Üniversite hastanelerinde yapılan yüzlerce, binlerce, milyonlarca işlem hiç bu ihtiyaç olmadan zaten gerçekleştiriliyor. Konuştuğumuz çok şey, çok nadir durumlar için gereken bir husustur. Bunun da şu anda hukuken zaten imkanı var'' dedi.

Acil bir durumda, hasta başka bir hastaneye götürülemediğinde ya da hizmetin bütünlüğü açısından tam gün çalışmayan bir hocanın desteğine ihtiyaç duyulduğunda buna kanunların izin verdiğini anlatan Akdağ, ancak bunun belgelendirilmesi, tutanak altına alınması gerektiğini vurguladı.

Akdağ, ''Amacımız ne  Dışarıda muayenehanesi olan ya da bir özel hastaneyle ilişkisi olan bir değerli öğretim üyemizin oradaki ilişkiyi üniversite hastanesinin içine taşımasına engel olmaya çalışıyoruz. Çünkü o ilişkinin üniversite hastanesinin içine taşınması çok pahalıya mal oluyor'' diye konuştu.

''Muayenehanesi ya da özel hastaneyle ilişkisi olan öğretim üyelerinin konsültanlık hizmetinden nasıl yararlanılacağı '' sorusunu da yanıtlayan Akdağ, acil ve çok özel durumlara has konsültanlık hizmetinin geniş bir uygulama olarak düşünülmemesi gerektiğini vurguladı.

Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tam gün çalışmayı ortadan kaldıracak, istismarlara yol açacak bir uygulamaya müsaade etmeyiz. Ancak YÖK ile de konuştuğumuz biçimde, üniversite ile kadro ilişkisini kesmiş öğretim üyeleri, profesör ve doçentler açısından bir sözleşmeli model üzerinde çalışıyoruz. Yalnız bu sözleşmelilik modelleri de yarın yasalaşırsa hiçbir zaman tam günün ruhunu bozacak şekilde yaygın uygulamalar haline getirilmeyecektir. Çok özel durumlarda, çok özel ihtiyaçlar için uygulanabilecek modellerdir.''

Bu konuda bir hususun daha altını çizmek istediğini dile getiren Akdağ, konuşmasında şunları vurguladı:

''Türkiye'nin anlı şanlı, yarım asırlık, bir asırlık tarihi olan üniversitelerin, tıp fakültelerinin bir takım özellikli işleri sadece piyasayla ilişkisi olan öğretim üyelerine ait kalacak şekilde geliştirememiş olması da dikkate değerdir. Şöyle düşünün, Ankara'da büyük bir üniversite bir hususta şikayetleniyor, diyor ki, 'biz karaciğer nakli yapamıyoruz, karaciğer nakli yapan hocamızın piyasayla ilişkisi var, onun için artık karaciğer nakli yapamıyor.' Piyasayla ilişkisi var ne demek  Karaciğer nakli yapmak için vatandaşla dışarıda pazarlık yapmaktadır. Bunları açık açık konuşalım. Böyle bir şikayet ortaya konurken o üniversitenin ön ayak olduğu, gelişmesini sağladığı Anadolu'daki üniversitelerden biri de dünyanın karaciğer nakli yapan tıp fakültelerinin arasına giriyor. Böyle bir gerçekliği görünce biraz oturup düşünmek lazım. Bir köklü tıp fakültesinde özellikli işlemi yapan hocalar grubu, bunların hepsinin dışarıyla ilişkisi varsa, demek ki geçmişte çok kötü bir sistem varmış. O alana ihtiyacı olan her vatandaş ya muayenehaneye ya da özel hastaneye taşınmak zorunda kalıyordu.''

Akdağ, tam gün uygulamalarını bozacak, geniş anlamda dışarıda çalışanların üniversitelerin içine nüfuz ederek bu kurumları ticarileştireceği bir ortama girmeyeceklerini bildirdi. (AA)

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler