25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya6 °C
  • Diyarbakır1 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa3 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sonbahar, bağışıklığınızı zayıflatmasın
Sonbahar, bağışıklığınızı zayıflatmasın
09 Eylül 2013 10:40
Via Hospital Group Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Betül Cengiz, sonbaharın gelmesiyle bağışıklık sisteminin zayıfladığını belirterek, bu mevsimde beta enfeksiyonunda artış görüldüğünü vurguladı.

Betül Cengiz, “Korunmada dikkat edilecek en önemli unsurlar hastaya yakın temasta bulunmamak, el hijyenini önemsemek, gerekirse maske takmak olarak sıralanabilir. Doktor gerekli görürse koruma tedavisi alınabilir.” dedi. 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Betül Cengiz, sonbaharda sıkça görülen beta enfeksiyonu hakkında bilgi verdi. Cengiz, “Yaz mevsiminin bitip baharın başladığı eylül ve ekim aylarında üst solunum yolu hastalıkları artış gösteriyor.

Mevsim değişikliğiyle birlikte okulların açılması, kapalı alanlarda yaşama tonsillofarenjitlerin görülmesini sıklaştırıyor. Mevsim değişiklikleri sonrasında yaşanan hastalıkların temelinde, ani ısı değişikliği nedeniyle viral hastalıkların çoğalması, hava kirliliği, kapalı ortamlar neticesinde zayıflayan bağışıklık sisteminin bakteri ve virüslere karşı savunmasız kalması yatıyor.” ifadelerini kullandı. 

Beta hastalığının okul çocuklarında yüzde 15-30 oranında görüldüğünü aktaran Cengiz, “Başta kızıl olmak üzere romatizmal ateş, romatizmal kalp hastalığı ve akut glomerulonefrite neden olabiliyor. Hastalık özellikle okul, kreş gibi toplu yaşam alanlarında bulunan çocukları etkiliyor.” şeklinde konuştu. 

Cengiz, hastalık ve tedavi yöntemleri hakkında şunları söyledi: “Boğaz ağrısı, bezeler, ateş, adale ağrıları, bulantı ve kusma beta tonsillofarenjitinin seyrinde görülen ilk bulgular olarak karşımıza çıkar. Bademcikler kızarık ve iltihaplıdır. Ses kısıklığı ise daha çok virüs kaynaklı tonsillofarenjtlerde görülür. Virüs kaynaklı olan tonsillofarenjitlerde ayrıca ağız içinde aftlar, ülseratif lezyonlar da görülebilir.

İyi tedavi edilmediği zaman tonsillofarenjitler çeşitli komplikasyonlara sebep olabilir. Bunlar bademcik absesi, sinüzit, kulak iltihabı gibi hastalıklardır. Beta hastalığının en önemli komplikasyonu ise hastalık geçtikten birkaç hafta sonra görülen romatizmal eklem hastalığı, romatizmal kalp hastalığı ve böbrekte görülen glomerülonefrit hastalığıdır. Hastalığın seyrine ve bulgularına göre hızlı antigen testi(strep A), boğaz kültürü, kan sayımı, periferik yayma, ASO gibi laboratuvar testleri uzmanlar tarafından istenebilir.

Tedavide asıl amaç bakteriyi ortadan kaldırmak, bulaşmasını önlemek, komplikasyonların gelişmemesini sağlamaktır. Günümüzde birçok antibiyotik beta enfeksiyonunu tedavi edebilir. Ancak en etkin tedavi ve koruma penisilinle sağlanır. Penisilin tedavisi 9 gün içinde başlanırsa komplikasyonlar ve hastalık önlenmiş olur.

Viral nedenli oluşan enfeksiyonun tedavisi ise yatak istirahati, yeterli sıvı alımı, ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile sağlanır. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Korunmada dikkat edilecek en önemli unsurlar hastaya yakın temasta bulunmamak, el hijyenini önemsemek, gerekirse maske takmak olarak sıralanabilir. Hasta kimselerle temas sonrası doktor gerekli görürse koruma tedavisi alınabilir. Aşılama ise viral tonsillofarenjıtlerde koruyucudur.”

 

İHA

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler