YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Organ bağışçısı sayısı 1 yılda yüzde 80 arttı
Organ bağışçısı sayısı 1 yılda yüzde 80 arttı
10 Eylül 2015 08:36
Türkiye Organ Bağışı sayısında rekorları tazeledi.

Türkiye'deki organ bağışçı sayısı, son bir yılda yaklaşık yüzde 80 artarak 80 bin civarından 145 bine ulaştı. Türkiye'de en fazla organ bağışı 20 bin bağışçıyla İzmir'den gerçekleştirilirken en az organ bağışında bulunan kent ise 1 bağışçıyla Iğdır oldu.

İzmir, 20 bin 26 bağışçısıyla Türkiye'deki 80 ili geride bırakarak zirvedeki yerini korudu. İzmir'i, 17 bin 379 bağışçı ile İstanbul takip etti. İzmir Sağlık Müdürü Ayhan İzzettinoğlu, İzmir'in organ bağışında Türkiye'ye örnek olduğunu söyledi.  

Geçen yıl 80 bin civarında olan organ bağışçısı sayısı 144 bin 850'ye çıktı. Organ bağışında ilk sırada İzmir, 20 bin 26 bağışçısıyla Türkiye'deki 80 ili geride bırakarak zirvedeki yerini korudu. İzmir'i, 17 bin 379 bağışçıyla İstanbul, 11 bin 171 kişiyle Muğla, 8 bin 914 kişiyle Kocaeli, 7 bin 292 bağışçıyla Manisa takip etti. Ankara ise 5 bin 74 organ bağışçısıyla listede 8'inci sırada yer aldı. Türkiye'de en az organ bağışçısı olan il ise 1 kişiyle Iğdır oldu. 

Ortak çalışma yürütülüyor

Kentin organ bağışındaki duyarlılıkla Türkiye'ye örnek olduğunu söyleyen İzmir Sağlık Müdürü Ayhan İzzettinoğlu, son 3 yıldır ilk sırada yer aldıklarına dikkati çekti. Organ bağışına büyük önem verdiklerini söyleyen İzzettinoğlu, "Organlarımız toprak olup gidecek. Bunun birine can olması için çaba gösteriyoruz" dedi.
 
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, organ bağışı çağrısı yaptı. Görmez, her şeyden önce tıp ilmi ve teknolojisinin ve genetik biliminin süratli gelişiminin sağladığı imkanlar ve organ bağışı yönündeki kamusal ve sivil bilinçlenme sayesinde organ naklinin, nerdeyse günlük hayatın tedavi yöntemlerinden biri haline geldiğini ifade etti.

İKİ TARAFINDA DA İNSAN VAR

Organ naklinin her iki tarafında da "insan" olduğunu anlatan Görmez, "İnsanın ise yaratıklar evreninin en saygın varlığı niteliği taşıması ve ebedi ahret hayatı için ölümden sonra tekrar dirilmeye dair iman, gelişmelerin sadece tıp ve hukuk değil, belki daha anlamlı bir boyutta din ve ahlak çerçevesinde ele alınmasını gerekli kılmıştır" diye konuştu.

CAİZ VE MEŞRU OLDUĞU SÖYLENEBİLİR

Görmez, canı korumanın İslam dinine göre beş temel gayeden en önemlisi olduğunun altını çizerek, "Dinin asli kaynakları yanında, organ naklinin ve bunu sağlamak üzere bağışının din ve ahlak bakımından sakınca taşımadığını gösteren bir başka dayanak da, o işlemin toplum vicdanında doğurduğu akistir. İnsan, fıtrat üzere yaratılmış, ortak akıl sayesinde yanlış ve yalan üzerinde birleşmeleri yargısının oluştuğu bir konunun caiz ve meşru olduğu söylenebilir" açıklamasında bulundu.

GAYRİMÜSLÜMLERİN ORGANLARINDAN YARARLANILABİLİR

Görmez, "İslam dini cinsi, milliyeti, rengi, dini, konumu ne olursa olsun her insana insan olarak bakmış ve eşit bir yaşama hakkı tanımıştır. İslam tedaviye önem vermiş, her insana tedavi olmada eşit haklar tanımış, bir insana hayat vermeyi bütün insanlığa hayat verme mesabesinde görmüştür. Buna göre, organ nakli ve bağışı açısından Müslüman ile gayrimüslim arasında hiçbir fark yoktur. Bilhassa Anadolumuzda insanların takıldığı konulardan bir tanesi budur.

Gayrimüslim birinden Müslüman birine organ nakli yapılmasında İslam açısından hiçbir sakınca yoktur. Gayrimüslim birine organ bağışlamakta da herhangi bir sakınca olmadığını söyleyebiliriz. Zira organların başkasına nakledilmesine izin vermek, İslam hukukunda vücut üzerinde gerçekleşen, candan cana bir sadakadır. Tasaddukta ise bağışı kabul edecek kimsenin Müslüman olması şartı aranmamıştır."

ORGAN NAKLİ TEDAVİ YÖNTEMİ

Görmez, organ naklinin bir tedavi yöntemi olduğunu vurgulayarak, "İnsanı yaşatma ve hayatı koruma esas olunca, bunu temin eden son çare olarak organ nakli de düşünülecektir. Nitekim bunun tarihsel izlerine ve benzerlerine İslam dini geleneğinde çok erken dönemlerden itibaren rastlamak mümkündür. Organ nakli konusunu, bu ve benzeri veriler ışığında tartışan günümüz alimleri ve fetva kurulları, geneli itibarıyla fakat belli şartlar ve tedbirler çerçevesinde tedavi amaçlı nakil ve bağış işlemlerine onay vermektedirler" dedi.

Organ Bağışı Haftası'nda çağrıda bulunan Görmez, "Lütfen bütün hastane köşelerinde belki aylarca belki yıllarca gözyaşı içinde bekleyen anneler, babalar, yavrular ve şifa bekleyen hastalara imdat olun. Onlara hayat taşıyalım. Dini, ilmi, tıbbi, hukuki şartlar yerine geldikten sonra bizim organlarımızı bağışlamamız candan cana giden en büyük sadakadır" diye konuştu.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler