YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mükemmel cild için...
Mükemmel cild için...
21 Aralık 2009 16:21
Cildinizin yaşlanma sürecini yavaşlatın

Vücut yaşlandıkça cildin görünüşü ve karakteri de değişir. Deri yaşlanması çevresel etkenler, genetik, makyaj, beslenme ve diğer faktörlerden etkilenir.

Güneş ışınları, beslenme alışkanlıkları, derinin dış fiziksel ve kimyasal uyarılara fazla maruz kalması, sigara kullanımı, fazla alkol tüketimi yaşlılık belirtilerini artırıyor, bu etkilerden kaçınmak yaşlanmayı yavaşlatabiliyor.

En büyük organ olan derinin de diğer organlarla birlikte 20 yaşından itibaren yaşlanmaya başladığını söyleyen Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Buket Pençe, yaşlanırken ciltte oluşan değişiklikleri, bu süreci yavaşlatmak ve etkilerini azaltmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.

Derinin üst tabakası yani epidermis incelir ve kırışıklıklara neden olur, derinin yaralanması kolaylaşır. Epidermisin en üst tabakasının yenilenmesi gecikir ve deri soluk bir renk alır. Derinin onarımı yavaşlar ve küçük yaralar bile geç iyileşmeye başlar. Deriden su kaybı kolaylaştığı için deri kurur ve kaşınır. Deriden giren kimyasal maddelerin atılımı gecikir ve kontakt dermatitler yani ekzemalar artar.

DERİNİN BARİYER FONKSİYONLARI BOZULUR

Bunun nedeni ise derinin bariyer fonksiyonunun bozulmasıdır. Derinin yaşlanmasıyla melanosit denen renk yapan hücreler azalır. Ultraviyoleye karşı koruyuculuğu azalır güneş lekeleri artar. Derinin bağ dokusu yani elastik ve kollagen liflerdeki bozukluk nedeniyle deri gevşeyerek sarkar, elastikiyeti azalır, mimik çizgileri oluşur, sertleşir ve pürüzlenir. Deride kalın, pürtüklü lekeler artar, alerjik reaksiyonlara neden olan mast hücreleri azaldığı için erken tip ilaç ve besin alerjileri azalır. Eller ve yüzde deri altı yağ dokusu azalırken, uyluklar ve karında artar. Bu da kadınlarda kalça, erkeklerde bel bölgesinin genişlemesine neden olur.

Derinin direnç fonksiyonu bozulduğu için deri kanserleri artar. Ter bezleri azalır ve sıcak çarpması riski artar. Deride kılcal damarların görünümü ile kendiliğinden oluşan morluklarda artış görülür. Derinin ısı regülasyonu bozulur ve yaşlılar daha çok üşür. Yaş ilerledikçe yüzde gözenekler genişler ve siyah noktalar artar. Saçlar incelir, yavaş uzar, dökülür, beyazlaşır. Erkeklerde saç dökülmesi 20’li yaşlarda, kadınlarda ise menapozdan sonra başlar. Yaşla kadınlarda çenede istenmeyen kıllar oluşurken, erkeklerde kaş, burun içi, kulak kılları uzar. Tırnaklar incelir, yavaş uzar, kurur, matlaşır ve kolay kırılırlar.

Bütün bu değişikliklere engel olabilmek için ilk ve en önemli yapılacak şey güneşten korunmaktır. Çünkü ultraviyole ışınları, deride serbest radikal üretimini artırarak ve antioksidan savunma kapasitesini azaltarak foto yaşlanmaya neden olurlar.İkinci aşamada deri yaşlanmasına engel olmak ve tedavi etmek amacıyla beslenmeye dikkat edilmeli, yaşa göre vitaminler, alfa hidroksi asitler, bitkisel ürünler, biyolojik faktörler, serbest radikal yakalayıcılar, antioksidanlar, bazı hormonlar dıştan veya ağızdan kullanılmalı alkol ve sigara içilmemelidir.

KOZMETİK AÇIDAN ÖNEMLİ VİTAMİNLER

Vitamin A ve deriveleri: Retinoik asit, betakaroten ve retinol en sık kullanılanlardır. Bunların hem ağızdan alınmaları hem de kozmetiklerde kullanılması güneşe ve diğer tüm etkenlere bağlı deri yaşlanmasını geriye döndürebilir. Bu etkinin görülebilmesi için retinoik asit içeren kozmetiklerin en az 6 hafta kullanılması gerekir. Ancak deriyi tahriş edici etkisine dikkat edilmeli, geceleri kullanılması tercih edilmelidir.

Vitamin E: Kuvvetli bir antioksidandır. Ultraviyole ışınlarından korur, nemlendiricidir, kızarıklık ve lekelenmeyi engeller. Topikal kullanıldığında alfa tokoferol olarak kırışıklıkları önler ve kollajen sentezini artırır.

Vitamin C: Antioksidan ve leke açıcıdır, hücrelerde kollajen sentezini düzenler ve ultraviyole ışınlarından korur.

Vitamin B: Vitamin B3 (Niasin) derinin su kaybını önler, deriyi nemlendirir ve antioksidandır. Provitamin B5 (Pantenol) ise nemlendiricidir ve saç bakım ürünlerinde yüzde 5 oranında kullanılabilmektedir.

Alfa Hidroksi Asitler: Meyve asitleri olarak bilinirler. En çok kullanılanlar glikolik asit ve kaltik asittir. yüzde 2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asittir, yüzde 8 ile 12 oranında kollajen sentezini artırır, yüzde 70 oranında ise peeling yapar.

Bitkisel Ürünler: Ginkgo biloba ekstresi, soya fasulyesi, mercimek ve kırmızı şarapta bulunurlar. Serbest radikallerden ileri gelen yaşlanmayı geciktirebilir. Piyasada vitaminlerle birlikte yaşlanma karşıtı preparatlarda bulunur.

Polifenoller: Yeşil çayda bulunurlar. C ve E vitamininden daha kuvvetli serbest radikal tutucudurlar. Saç toniklerinde erkek tipi saç dökülmesine karşı da kullanılırlar.

Aloe vera jeli: Ultraviyoleden koruyucu, kızarıklık düzeltici, nemlendirici olarak yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılır.

Biyolojik Faktörler: Kallikrein: Domuz pankreasından elde edilir. Yara iyileşmesini hızlandırır ve kırışıklık oluşumuna engel olur. Plasenta Ekstreleri, insan veya hayvan kaynaklı olabilir, hücre yenilenmesini sağlar, derinin esnekliğini artırır.

Üçüncü sırada ise yaşlı deriyi düzeltmek ve daha fazla ilerlemesini engellemek amacıyla uygulanan kimyasal peeling (derinin üst tabakasının soyulması), mikrodermabrazyon, lazer, botulinum toksini, dolgu maddeleri ve estetik plastik cerrahi operasyonları gelmektedir.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler