YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kahvenin bilinmeyen faydası...
Kahvenin bilinmeyen faydası...
14 Temmuz 2011 09:12
Yeşil çay ve bazı bitki çaylarından daha fazla antioksidan etkisi bulunan kahve, ölçülü tüketilmesi durumunda çok yararlı bir içecek.

40 yıllık hatırını sayıyorsanız, günde tükettiğiniz kahve sayısını da atlamayın. Eğer kronik bir rahatsızlığınız yoksa 6 fincanı geçmemeye çalışın

Rivayete göre, yüzyıllardır evlerimizden eksik etmediğimiz kahveyi ilk keşfeden, meyvelerini yedikten sonra aşırı canlılık gösterip mehtapta rakseden keçiler!.. Habeşistan'ın Kaffa yöresinde yaşayan Khaldi adında bir çoban sıcakta hep uyuşukluk içindeki koyunlarının günün birinde, bir ağacın meyvelerini yedikten sonra hareketlendiklerini görmüş. Bu mucizeye şaşırmış ve kendisi de ağacın küçük meyvelerini kaynatıp suyunu içmiş. Bir süre sonra enerjisi artmış, kalp atışları hızlanmış. Ve tüm dünyayı saracak olan bu tadın kâşifi olmuş...
Kahve adı Arapça "gahwah"dan gelmekte. Türkçe'de kahve'ye dönüşmüştür ve anlamı 'keyif veren içki'dir. Geçmişte 'kara inci' ve 'İslâmların şarabı' diye adlandırılan kahvenin acı, tatlı uzun bir geçmişi vardır. Hiçbirimiz onun hatırını kıramayız, hepimizde kırk yıllık hatırı vardır çünkü. Günlük yaşantımızda öyle bir yer etmiştir ki kahve; alışkanlıklarımızın ismi olmuştur. Kahvaltı sözcüğü kahveden türemiştir. Sabah kahvesinden önce yenilen altlık mahiyetindeki yemeğe 'kahve-altı' denmiş ve bu zamanla kahvaltıya dönüşmüştür.

UYARICI ETKİSİ VAR

Kahvenin bileşiminde kafein alkoloidi bulunmaktadır. Kafeinin az miktarının damarları genişletmek sûretiyle uyarıcı etkisi vardır. Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, böbrek damarlarını genişleterek idrarı çoğaltır, solunumu hızlandırır. Kanı beyne çekerek, beynin faaliyetini arttırır ve narkotiklerle zehirlenmelere karsı kullanılır. Fazla miktarda alındığında uyarıcı etki fazlalaşır, kalbin çarpıntısını arttırır, kulakların uğuldamasına sebep olur. Kahvede az miktarda protein, yağ ve sakkaroz bulunur. Kahve ya çekirdek olarak veya çekilmiş olarak (kavrulup-öğütülmüş) olarak satılır. Kavrulup öğütülmüş kahve çabuk bayatladığından, daha çok çekirdek kahve tercih edilir.
Ancak kahve içenlerin sağlık açısından dikkat etmesi gerekli noktalar var. Kahve, pişirme tekniğine bağlı olarak kolesterolu arttırabiliyor. Bu nedenle günlük en fazla 6 fincan önerebiliriz. Gebeler -fazla kahve düşük riskini artırmakta-, çocuk emzirenler ve yüksek tansiyonu olanlarda bu miktar günde 1 fincana inmeli. Kahve alışkanlığınız ileri boyutta ise aniden keserseniz başağrısı, sıkıntı, anksiete, bulantı gibi belirtiler olabilir. Bu nedenle yavaş yavaş tüketimin azaltılması en doğrusu. Ayrıca mide barsak sisteminde ve mesanede uyarıcı etkisi olabiliyor.

2006 yapılan geniş bir çalışmada kahvenin yaşa bağlı algılama sorunlarını azaltıcı etkisi olduğu gösterildi
(European Journal of Clinical Nutrition Ağustos 2006). Yine 2005 yılında Journal of the American Medical Association adlı çok iyi bir tıp dergisinde yayınlana yazıda da kahve içenlerde Tip 2 şeker hastalığı riskinin azaldığı gösterildi. Bu konudaki araştırmalarda ilginç bir bulgu kafeinsiz kahve içenlerde şeker hastalığı riskinin azalmış olması. Bu da yararlı etkinin kafein dışında kahvede bulunan başka bir maddeden kaynaklandığını düşündürmekte.

Etkileyici bir başka çalışmaya bakacak olursak; Journal of Agriculture and Food Chemistry'de 2001 senesinde yayımlanan bir araştırmada kahvenin yeşil çay , siyah çay ve bazı yararlı bitkisel çaylardan daha fazla antioksidan etkisinin olduğu saptanmıştır. Kahvenin antioksidan etkisi içerdiği klorojenik asitten gelmekte ve bazı kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğu yapılan çalışmalarca gösterilmekte.

Dost toplantılarımızın sessiz ortağı, yorgun akşamların vefalı dostu ve yoğun çalışma hayatımızın güzel bir  molası olan kahvenin ölçülü tüketiminin zararından çok faydası olduğunu düşünürsek,  hayattan alacağımız keyifli anları kaçırmamak dileğiyle sevgiyle kalınız..

Bir ipucu !

Kahvenin kolesterol yükseltici etkisi içerdiği yağlardan kaynaklanmakta. Yağlar ise kağıt filtreler tarafından emilmekte. Bu nedenle lipid metabolizması bozuk kişilerde kahve tüketimi kolesterol ve diğer lipidleri artırırken. Ancak filtre edilmiş kahvede (kağıt kahvedeki yağı emdiği için) bu risk yok.

Biliyor muydunuz?

Kahve Yemen'den Mekke ve Medine'ye yayılmış ve 15. yy. sonunda islam gezginler tarafından İran, Mısır, Türkiye ve tüm İslam dünyasına yayılmıştır. Bu yayılma sonucu kahvenin ticari değeri yanısıra, toplumsal önemi de ortaya çıkmıştır. İnsanlar cami yerine kahvehaneye gitmeye başlamış. Buralarda çeşitli oyunlar oynamış, günlük sorunları tartışmıştır. Bu da dini çevreleri ve yöneticileri rahatsız ettiği için, kahve içimi üzerine dönem dönem ciddi kısıtlamalar gelmiştir. Kahvenin, Arap yarımadasından Osmanlı İmparatorluğuna ulaşması ise kahvenin tüm dünyaya yayılması için en önemli aşama olmuştur.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler