27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya11 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır15 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri8 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel18 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kadınların korkulu rüyası: Meme kanseri
Kadınların korkulu rüyası: Meme kanseri
11 Haziran 2013 18:19
Op. Dr. Reşat Altuğ Aktaş, kadınların korkulu rüyası olan ve dünyaca ünlü sinema sanatçısı Angelina Jolie’nin göğüslerini aldırmasıyla bir kez daha gündeme gelen meme kanseri ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Dünyada her 8 kadından birinin hayatının belirli bir döneminde meme kanserine yakalanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Aktaş, erken teşhisin yaygınlaşması ile meme kanserinden ölüm oranlarının gerilediğini ve hastaların beklenen yaşam süreleri uzadığını belirtti.

Aktaş, bu nedenle hastaların tedavi sonrasında yaşam kalitesini yükseltmenin daha çok önem kazandığının altını çizdi.

Meme kaybının hastaları fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan olumsuz yönde etkilediğinin altını çizen Op. Dr. Reşat Altuğ Aktaş,“Bu tür organ kaybı hastaya sürekli yaşadığı travmayı hatırlatmakta, vücut algısını bozmakta, istenmediğini ve beğenilmediğini düşünmesine neden olmakta. Bu da gerek ailesi, gerekse çevresiyle ilişkilerinin bozulmasına sebebiyet vermektedir.

Göğüs kanseri sonrası meme onarımları hastaların yaşam kalitelerini yükseltmekte, ruhsal ve bedensel olarak daha iyi bir hale gelmelerini sağlamaktadır” dedi.

Tıbbi olarak meme onarımına engel bir durumu olmayan tüm meme kanseri hastalarına meme onarımı işlemleri yapılabileceğini ifade eden Aktaş, meme onarımı işleminin kime yapılacağına, zamanlamasına ve yöntemine doktorların hastayla birlikte karar vermesi gerektiğini söyledi.

Meme onarımları 3 yöntemle yapılıyor

Göğüs onarımının 3 yöntemle yapıldığını vurgulayan Op. Dr. Reşat Altuğ Aktaş, “Meme onarımları protez kullanılarak, hastanın kendi dokuları kullanarak ve iki yöntemin birlikte kullanılmasıyla yapılabilir. Çok yaşlı, genel durumu bozuk, ilerlemiş kalp hastalığı, şeker hastalığı, damar hastalıkları gibi ağır sağlık sorunu olan hastalarda meme onarımı yapılmayabilir” şeklinde konuştu.

Meme onarımı işlemleri genellikle çok seanslı ameliyatlar olduğunu ifade eden Aktaş, şunları söyledi:

“Sürecin tamamı bir yıla yakın bir süreye yayılabiliyor. Bunların arasında büyük ve ağrılı işlem, sıklıkla ilk ameliyattır. Sonraki işlemler daha kısa ve ağrısı azdır.Protezlerle onarım yapılacaksa ilk ameliyatta doku genişletici konulur ve karşı meme küçültülür; ikinci seansta protez konulur ve simetri sağlanır. Kendi dokuları ile yapılacaksa ilk ameliyatta doku taşınır ve duruma göre karşı meme şekillendirilir. İkinci ameliyatta simetri sağlamak amacı ile ufak revizyonlar gerekir.Tüm yöntemlerde üçüncü ameliyatta meme başı onarımı gerçekleştirilmektedir. Bu oldukça basit bir işlemdir ve genelliklelokal anestezi altında yapılır.”

Hekim ve hasta birbirlerini iyi anlamalı

Meme onarımında kullanılacak yöntemde hastanın dokularının durumu, vücut yapısı, almış olduğu tedavi, radyoterapi görüp görmediği, yaş, doğum yapıp yapmadı gibi pek çok faktörün belirleyici olduğuna dikkat çeken Reşat Altuğ Aktaş,“Hastanın bu durumlarını değerlendirildikten sonra kullanılabilecek seçenekler belirlenir.

Bu seçeneklere hasta, doktorla birlikte bir karar verir. Meme onarımı uzun bir süreçtir ve aşamasında karşılıklı konuşarak ortak kararlar alınır. Bu sürecin başarı ile tamamlanabilmesi için hekim ve hastanın birbirlerini iyi anlayabilmeleri ve karşılıklı güvenin oluşması son derece önemlidir. İşlemlerin her aşamasında sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlar ancak karşılıklı güven varsa aşılabilir” dedi.

Op.Dr.Reşat Altuğ Aktaş, meme onarımının yapılmaması halinde hastalarda ruhsal, sosyal ve fiziksel sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Aktaş, “Meme onarımı sürecinin başlaması ile hasta hayatının kontrolünü tekrar ellerine aldığını hisseder ve onarım meme kanseri sonrası düştüğü boşluk hissini, depresyonu yenmelerinde faydalı olur. Bu nedenle memesini kaybeden tüm hastalara, aksine bir durum olmadıkça, meme onarımı uygulanmalıdır” şeklinde konuştu.

 

İHA

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler