27 Temmuz 2017 Perşembe
  • Altın143,369
  • BIST107.206
  • Dolar3,5533
  • Euro4,1312
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6415
  • İstanbul24 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya18 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya27 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • Bursa22 °C
  • Kayseri15 °C
  • Kocaeli19 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel27 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Her 10 kişiden 1'inin başı ağırıyor
Her 10 kişiden 1'inin başı ağırıyor
16 Nisan 2013 15:22
Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, baş ağrısının doktora başvuru nedeni olan en sık 10 şikayetten biri olduğunu söyledi.

Özel Mediva Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu yaptığı açıklamada, “Baş ağrısı” deyiminin kafada orbitaların(göz) üzerinden, suboksipital (ense) bölgeye kadar duyulan ağrı ve rahatsızlık hissi için kullanıldığını belirterek, “Ağrının kaynağı her zaman bu bölgede olmayıp, yüz, dişler veya boyunda olabilir ve bu tanımlanan alana yayılabilir.

Baş ağrısının tarihçesi M.S. 130 yıllarına kadar uzanmakta ise de, bu konuda ayrıntılı bilgilerin çoğu son 30-40 yıldaki çalışmalara dayanmaktadır. Baş ağrısı birçok hastalığa eşlik ederek sadece nörologları değil, hemen hemen bütün dallardaki uzman ve pratisyen hekimleri de yakından ilgilendiren bir sorundur. Baş ağrısı olan hastaların büyük çoğunluğu polikliniklere ağrının nedenini öğrenmek (yüzde 77) ve tedavi olmak için gelirler (yüzde 69). Bunların dışında hastaların geliş nedenleri çok çeşitlidir. Sadece ilaç yazdırmak (yüzde 20) veya sadece film çektirmek(yüzde 8) için doktora gelen hasta sayısı az değildir” dedi.

Baş ağrısı nedeniyle gelen hastaya yaklaşımın da önemli olduğunu belirten Dr. Hikmet Dolu şöşle devam etti: “Baş ağrısı klinik pratikte primer/sekonder ve akut/kronik olarak sınıflandırılarak incelenir. Primer baş ağrılarının başlıcaları: Migren, gerilim tipi, demet-küme ve günlük süreğen baş ağrısıdır. Sekonder baş ağrıları: Serebral veya sistemik hastalıkların semptomu olup, yaklaşım esas olarak altta yatan nedenin ele alınması şeklindedir. Bu tür baş ağrılarının en sık görülenleri aşağıda özet olarak verilmiştir:

Migren: Erkeklerin yüzde 10’unda, kadınların yüzde 15-20’sinde ortaya çıkar. Nöbetler halinde gelen, saatlerce bazen günlerce süren, hastayı yatıran veya işinden alıkoyan, bulantı, bazen kusmanın eşlik ettiği, ışıktan ve sesten rahatsızlığa yol açan, başın bir yarısını tutan, zonklayıcı, şiddetli baş ağrısıdır. Belirtilen baş ağrısı özelliklerinin her hastada bulunması gerekmez. Değişik tipleri vardır: auralı/aurasız migren, adetdönemi (katamenial migren) migreni.

Gerilim baş ağrısı: Genellikle başın tümünü tutar ve çoğunlukla boyun kaslarının kasılmasıyla gider. Hasta tarafından ağırlık, yanma, sıkışma, basınç seklinde tarif edilir. Bulantı ve kusma genellikle olmaz, hareketle artmaz, çoğunlukla hastanın günlük aktivitelerini engellemez. 5-10 dakika kadar kısa olduğu gibi günlerce de sürebilir. Ataklar şeklinde tekrarlar veya hiç geçmez, devamlı olabilir. Yıllarca ve sık baş ağrısı olan kişilerin yüzde 60’ında gerilim tipi baş ağrısı vardır.

Küme baş ağrısı: Sıklıkla bir saat civarında süren, günde bir ya da birkaç defa gelen, bir taraf göz, alın ve şakakta yerleşik, ani başlayıp, ani sona eren şiddetli baş ağrısı ile karakterizedir. Baş ağrısına gözde kanlanma, gözyaşı akması, burun akması, burunda şişme, alın ve yüzde terleme, göz kapağı şişmesi, göz kapağı düşmesi ve o taraf göz bebeğinde küçülme gibi sinir sistemi belirtileri eşlik eder. Ağrı günde birkaç kere veya gün aşırı sıklığında gelebilir ve genellikle aynı saatlerde, çoğunlukla geceleri ortaya çıkar. Bu tür ağrı nöbetleri haftalar ya da aylar boyu sürdükten sonra kendiliğinden kaybolur. Fakat yılda bir iki kere veya birkaç yılda bir benzer ağrılı dönemler yine ortaya çıkabilir. Nadir görülür, değişik tipleri vardır.

Kronik günlük baş ağrısı: Hastalarda yıllardan beri her gün gelen, sabahtan akşama kadar devam eden, zaman zaman hastayı yatıracak kadar şiddetlenen sürekli baş ağrısı tipidir. Hastaların çoğunda başlangıçta migren, bir kısmında da gerilim tipi baş ağrısı bulunur. Bunlar giderek sıklaşır ve her gün gelen baş ağrısına dönüşür. Bir bölüm hasta da migren ya da gerilim tipi baş ağrısı olmaksızın doğrudan kronik günlük baş ağrısı gelişir. Kronik günlük baş ağrısı olan hastaların çoğu sürekli ağrı kesici ilaç alır. Ağrı kesici ilaçlar baş ağrısını geçirmediği halde hasta bu ilacı almaya devam eder, çünkü ağrı kesici ilacı almadığı zaman baş ağrıları şiddetlenir. Bu nedenle hastada bir çeşit ağrı kesici ilaç bağımlılığı gelişir.

Psikolojik nedenli ağrı ve baş ağrıları: Ağrı, somatoform ağrı bozukluğunda ana şikayeti oluşturur veya başka çeşitli ruhsal hastalıkların belirtilerinden biri olarak ortaya çıkar. Somatoform ağrı bozukluğunda belirli bir bedensel nedene bağlı olmayan, psikolojik etkenlerle ilgili olabilen ve kişinin bireysel, toplumsal ve mesleki olarak işlevlerini önemli derecede bozan ağrı şikayeti vardır.

Değişik ruhsal nedenli ağrılar belirli bir anatomik yapıya uymaz, bedenin birbiriyle ilgisiz birden çok yerinde ortaya çıkabilir. Ağrının yeri zaman içinde değişiklik gösterir. Tedavi ile bir bölgedeki ağrı geçerse bir başka bölgede tekrar ortaya çıkar. Ağrı kesici ilaçların yararı olmaz. Ağrı şikayeti genellikle devamlıdır. Ağrıyla ilgili bilgiler çok güç alınır; hastalar çoğu kez belirsiz, birbiriyle çelişik ya da uyumsuz cevaplar verir.

Ağrı ruhsal nedenlerle ortaya çıkmasına rağmen hastalar genellikle duygusal sorunları ve çatışmaları olduğunu kabul etmez, ruhsal durumları ile ağrı arasında bağlantı kuramaz ve ağrılarının gerçekliğini ve ağır şekilde hasta olduklarını ispata yönelik abartılı durumlar sergilerler. Ruhsal nedenli ağrılarda tedavi esas olarak; ilaç ve psikoterapidir.

Yapısal bozukluklara bağlı olmayan çesitli baş ağrıları: Çoğu zaman fiziksel etkilerle ortaya çıkan, nadiren tedavi gerektiren bas ağrılarıdır. Başın dıştan basısına bağlı baş ağrısı, başın soğukta kalmasına bağlı baş ağrısı, soğuk gıda yenilip içilmesine bağlı baş ağrısı, öksürük sırasında ortaya çıkan baş ağrısı, egzersiz sırasında ortaya çıkan baş ağrısı, cinsel aktivite sırasında ortaya çıkan baş ağrısı... Bu grup içinde sayılabilir. Yapısal bozukluklara bağlı olmayan baş ağrıları hayati tehdit etmemekle beraber yaşam kalitesini ciddi şekilde bozarlar ve iş-güç kaybına sebep olurlar. Baş ağrısını ortaya çıkaran sebeplerin hasta tarafından tanınıp kontrol edilmesi, yaşam şeklinin ve dış olaylara verilen tepki biçiminin değiştirilmesi ve ağrıların gelmesini önleyici (ağrı kesici ilaç dışında) ilaçların uygun şekilde kullanılması ile bazen tama yakın, bazen büyük oranda düzelme sağlanır.”

Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, tedavi hakkında şu bilgileri verdi: “Baş ağrısında başarılı bir tedavinin ilk basamağı; doğru tanı konulmasıdır. Bu nedenle baş ağrısı yakınması olan hastanın, nedeninin belirlenmesi ve doğru tanı konulması açısından nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önerilir.”

 

İHA

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler