YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Güneş giren eve doktorun girmediği gibi köpek giren evde de astım olmazmış!
Güneş giren eve doktorun girmediği gibi köpek giren evde de astım olmazmış!
04 Kasım 2015 10:08
Çocukların en çok sevdiği hayvanlar arasında yer alan köpek ve kedilerle ilgili önemli bir araştırma sonucu ortaya çıktı. İsveç'te yapılan araştırmada köpek ile büyüyen çocukların astım hastalığına daha az yakalandığı ortaya çıktı.

İsveç’teki Uppsala Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre köpek besleyen evlerde büyüyen çocukların astım hastalığına daha az yakalandığı ortaya çıktı.

Araştırmacılar, hayatlarının ilk yılından itibaren bir köpekle birlikte yaşayan çocukların astım hastalığına yakalanma riskinin köpek sahibi olmayan yaşıtlarından yüzde15 daha düşük olduğunu iddia etti. Uzmanlar araştırmada çiftlik hayvanları ile etkileşim içinde olan çocukların astıma yakalanma riskinin ise yüzde 52 oranında düştüğünü gördüklerini de belirtti.

Astım nedir?

Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.

Nedenleri

Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel koşulların etkisi ile astım oluşmaktadır ayrıca geçirilen zatürre vb. hastalıklar da astımın oluşmasında önemli etkenlerdendir. Astımın tipik karakteristiği bronşların mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan episodik dispnedir (nefes darlığı). Bu durum, polijenik bir kalıtım biçiminde genetik kökenli olabilir; fakat enfeksiyon, alerji ve emosyonel faktörler de rol oynayabilir. Psikolojik mekanizmaların rol oynaması için bronşiyal aşırı duyarlığa somatik bir yatkınlık bulunması gerekir. Astımlılarda belirli birtakım kişilik özelliklerine rastlanmasına rağmen, bu hastalıkla birlikte görülen spesifik bir kişilik tipi yoktur; anksiyetenin yol açtığı bazı astım nöbetlerinin nedeni bir şartlı refleksle açıklanabilir. Kesin alerji vakası gösteren bazı hastalarda bulunan yüksek bir immunglobulin (IgE) seviyesi, alerjinin oynadığı rolü açığa çıkarmıştır. Bu gibi hastaların yeni bulunan immunosüpressif ilaçlarla tedavileri yararlı olabilir. Kortikosteroid'ler de tedavide yararlıdırlar, fakat uzun süre ve yüksek dozda kullanılırsa bazı yan etkileri olabilir. Eğer astım nöbetlerinde şartlı anksiete belirgin bir rol oynuyorsa, hayal gücünde sistematik desensitizasyon yöntemi uygulanabilir. Eğer hipersensitivite dolayısıyla hava yolunun reversibl tıkanmasına yol açan birçok stimüle edici faktörlerin astıma neden olduğu düşünülüyorsa, önce mümkün olduğu kadar açık bir biçimde bu fiziksel ve psikolojik nedenlerin tablosunu çizmek ve bunlardan her birini tedavi ederken hastayı sürekli kontrol altında tutmak gerekir. Astım sıklıkla bir alerjiye bağlı olmakla beraber (%60-80) alerji olmadan da astım olabilir.. Doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir. Eğer derhâl doktora başvurulmazsa(belirtiler nüksettiği anda)ölümcül sonuçlara yol açabilir.

Hastalarda zaman zaman hırıltı, nefes darlığı ve öksürük olur. Bazı durumlar astım belirtilerinin çok artmasına sebep olur. Bunlar: mikrobik hastalıklar, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı, alerji yapıcı maddeler (allerjenler), egzersiz ve psikolojik bozukluklardır.

Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.

Astımı belirtilerin şiddetine göre hafif aralıklı, hafif süregen, orta süregen ve ağır süregen olarak sınıflamak mümkündür. Astımın tanısında muayene bulgularının yanı sıra, kanda IgE' nin ve eozinofil adı verilen akyuvarın sayısının yüksek bulunması, solunum testlerinde soluk borusunda daralma olduğunun gösterilmesi ve deri testleri ile hastaların neye karşı alerjisi olduğunun gösterilmesinin çok büyük bir rolü vardır. ayrıca sert nefesler gözükür .

Tedavi

Astım tedavisinde çoğunlukla inhaler adı verilen medikal cihazlar kullanılır. İnhaler kullanımı ile lokal etki yaratılır ve daha düşük dozla daha fazla etki elde edilir. Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır.

Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır. Birinci grup ilaçlara rahatlatıcı ilaçlar adı verilir (salbutamol, terbutalin gibi sempatomimetikler). Kriz esnasında veya belirtiler başladığında kişi inhaler'i ağzına götürür ve soluk alma (inspirasyon) sırasında inhaler'i sıkar. İkinci grup ilaçlar astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yöneliktir. Bunlar da solunum yoluyla alınan kortikosteroidler, kromolin sodyum, nedokromil sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistleridir. Her iki grup ilaçta inhaler tercih edilir.

Alerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve korunma yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır.

Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterirse belirtiler (%50-%60) tamamen kaybolabilir. Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler