YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Göz tansiyonuna aman dikkat!
Göz tansiyonuna aman dikkat!
11 Mart 2016 14:31
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Emrah Altıparmak, glokom hastalığında erken tanının son derece önem arz ettiğini bildirdi.

Glokomun en sık görülen türlerinin ’açık açılı’ ve ’kapalı açılı’ olduğunu belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Emrah Altıparmak, bu iki türün tüm glokom hastalarının yaklaşık yarısını oluşturduğunu, ayrıca çocuk ve IHA gençlerde (jüvenil tip), hatta çok nadir olmakla birlikte bebeklerle de (yenidoğan glokomu) görülebildiğini söyledi.

Yine göz içi basınç değerleri normal ölçülmesine rağmen görme sinirinde hasar gelişen bir glokom türü de (normal basınçlı glokom) olduğunu belirten Prof. Dr. Altıparmak, glokomun en sık görülen türü olan açık açılı glokomun herhangi bir yakınmaya neden olmadığını kaydetti.

Oldukça sinsi ilerleyen ve hastanın fark etmesi için görmesinin ciddi olarak azalması gerektiğini ifade eden Altıparmak, “Bu nedenle rutin göz muayenesinin en önemli bölümlerinden birisi göz tansiyonunun ölçümüdür. Kapalı açılı glokom daha çok ataklar şeklinde kendini gösteren bir hastalıktır.

Göz tansiyonu aniden yükselir, hastanın gözünde kızarıklık, bulanık görme ve Ağrı olur. Yenidoğan glokomunda ise bebek ışıklara aşırı hassastır, gözleri sulanır, hastalığın devamında gözünün önündeki saydam tabaka (kornea) büyümeye başlar ve gözde de büyüme meydana gelir” dedi.

Prof. Dr. Altıparmak, rutin göz muayenesinin bölümleri arasında zaten göz tansiyonu ölçümü ve görme sinirinin değerlendirilmesinin yer aldığını hatırlatarak, "Günümüzde görme sinirindeki kaybın daha hassas ölçümüne izin veren ve takiplerde değişimi daha kolay fark etmemizi sağlayan bilgisayarlı görme alanı, göz siniri analizi (OCT, HRT vb) gibi cihazlar mevcuttur.

Ayrıca saydam tabakanın göz tansiyonu ölçümünü etkilediği bilindiğinden son yıllarda saydam tabaka kalınlığı ölçümü (pakimetri vb) de glokom hastalarının tanı ve takibinde kullanılan yöntemler olmuştur” şeklinde konuştu.

Glokom hastalığının seyrini değiştirdiği bilinen ve tedavi edilebilen tek faktörün şu an için hala göz içi basıncının, yani göz tansiyonunun düşürülmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Altıparmak, “Günümüzde göz tansiyonunu çok etkin biçimde düşürebilen sayısız ilaç ve ilaç kombinasyonları vardır.

İlaç kullanmaya uygun olmayan veya ilaçla hastalığın ilerlemesi durdurulamayan hastalar için çeşitli cerrahi tedaviler (lazer tedavileri de dahil) mevcuttur. Tedavide önemli olan, her hastanın kendi özelinde değerlendirilmesi, muayene ve testlerde hastalığın ilerlemesini durduran göz tansiyonu değerlerinin tespit edilmesi ve korunmasıdır.

Örneğin bir hastanın göz içi basıncını normalin üst sınırı olan 21 mm hg’nın altına indirmek görme siniri hasarını durdurmaya yeterken, benzer bir hastada yetmeyebilir ve göz içi basıncını daha da düşük seviyelerde tutmak gerekebilir. Bütün bunlar hastaların dikkatli bir takibi ve verilen tedaviye uymaları ile gerçekleştirilebilir” diye konuştu.

40 YAŞ ÜZERİNDE DAHA SIK RASTLANIYOR

Glokom hastasının kendi görmesini koruması için yapacağı en önemli şeylerin ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrollerini aksatmaması olduğunu söyleyen Altıparmak, sözlerine şöyle devam etti:

“Göz hekiminiz sizin için en uygun takip sıklığını size anımsatacaktır. Glokom hastalığı bazı ailelerde daha sık görülebilir. Bu nedenle glokom tanısı konan hastalar kan bağı olan akrabalarını bilgilendirip onları da göz muayenesi olmak için teşvik etmelidir. Glokom hastalığına 40 yaş üzerinde daha sık rastlandığından bu yaştaki hasta yakınlarının da göz muayenesi olmaları son derece önemlidir.”

GLOKOM TEDAVİSİ SABIR VE ÖZEN GEREKTİRİR

"Glokom tedavisinde amaç göz tansiyonunu düşürerek hasar görmeyen sinir hücrelerini korumaktır" diyen Eroğlu, "Bir defa hasar görmüş sinir hücrelerinin tekrar iyileştirilmesi mümkün olmadığı için glokomda erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

Hastalığın tedavisi ömür boyu sürer ve kararlılık ister. Hastaların görme yeteneğini koruyacak olan da bu kararlılıktır.Göz tansiyonunu düşürmek amacı ile en sık kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinde çeşitli göz tansiyonu damlaları ve haplar kullanılır.

Glokom tanısı konulan hastalarda ilaç tedavisi hayat boyu devam etmelidir. İlaç tedavisi ile göz tansiyonu düşürülemeyen hastalarda laser ya da cerrahi girişim uygulanır. Cerrahi girişimin yeterli olmadığı dirençli hastalarda özel tahliye tüpleri yerleştirilir" şeklinde konuştu.

Her bireyin düzenli olarak yılda bir kez göz kontrolünden geçmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, bazı risk faktörlerine sahip bireylerin özellikle bu kontrollere uyması gerekliliğinin altını çizerek bu kişileri şu şekilde sıraladı: "45 yaşın üzerindeki kişiler, ailesinde göz tansiyonu hastalığı bulunanlar, şeker hastalığına sahip kişiler, gözünde miyop olan kişiler, uzun süre kortizonlu ilaç kullananlar, göz travması geçiren kişiler".

ERKEN TANI GÖRME KAYBINI ENGELLİYOR

Glokom dikkatli bir göz muayenesi ile teşhis edilir.  Glokom teşhis edildiği anda hasarlanmış görme hücrelerini canlandırmak mümkün değildir. Tedavi mevcut görme hücrelerinin hasardan korunmasına yöneliktir.

Tanı ne kadar erken yapılırsa, o oranda görme sinir lifi ve görme hücresi hasardan kurtulacaktır. Glokom teşhisinde şu yöntemler kullanılır:

Göz Tansiyonu Ölçümü: Tonometre adı verilen bir aletle göz tansiyonu ölçülür. Halen günümüzde poliklinik muayene şartlarında en kolay ve en hızlı yapılabilen glokom tarama yöntemidir.

Normal göz tansiyonu değeri 10-21 mmHg’dir. Çoğunlukla glokom hastaları 21 ve üzeri göz tansiyonu ile bulunur. Ama bazı kişilerde 10-21 mmHg arasında glokom da gelişebilmektedir.  Normal göz tansiyonu o kişinin görme siniri üzerinde hasar oluşturmayan basınç değeridir.

Bu değer bazen normal kabul edilen sınırların içinde, bazen de dışında olabilir. Her insanının kendine özgü bir normal değeri vardır. Bunu değerlendirecek olan göz hastalıkları uzmanıdır.
 
Görme Siniri Başı Muayenesi: Görme siniri başı muayenesi glokomun tanı ve takibinde en önemli muayene yöntemlerindendir. Normal görünümden farklı bir görme siniri başı glokom mevcudiyetini gösterebilir.
 
Gonoioskopi (Açı Muayenesi): İris ile korneanın birleşim yerinin muayenesidir. Bu muayene ile glokomun tipi belirlenir (açık açılı-kapalı açılı). Tedavide muayene haricinde takipte önemlidir.
 
Kornea Kalınlık Ölçümü: Kornea, gözü saat camı gibi kapatan saydam bir dokudur ve göz tansiyonu bu tabakadan ölçülür. Doğumsal olarak kornea dokusu olması gerekenden kalın olursa ölçülen göz tansiyonu değerleri de olduğundan yüksek çıkar.

Bunun tersi de doğrudur, ince kornealı insanlarda göz tansiyonu yanlış olarak düşük ölçülebilir. Bu durum özellikle glokom açısından risktir ve glokomun gizlenmesine, tanının gecikmesine neden olabilir.
 
Görme Alanı Muayenesi: Görme alanı retinadaki görme hücrelerinin hassasiyetini ölçerek kişinin görme alanının haritasını çıkarır.  Normalde fark edemediğimiz görme alanı kayıpları erken dönemde tespit edebilmektedir.

Glokomun tanısı ve takibinde çok önemli bir yeri vardır.Sinir Lifi Tabakası Ölçümü: Görme sinirini oluşturan sinir lifi tabakasının özel bir cihazla incelenmesidir. Son yıllarda glokom tanı ve takibinde çok önemli bir yer edinmiştir.

 

İHA

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler