YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Diş fırçalamak orucu bozar mı?
Diş fırçalamak orucu bozar mı?
08 Haziran 2016 08:00
Oruçluyken diş fırçalamak orucu bozar mı? Diş fırçalamanın orucu bozup bozmadığı belli oldu. Diş fırçalamak kişisel ve sağlık bakımının başında gelir. Diş fırçalamayı hergün yapan kişiler ramazan ayında oruçluyken dişlerini fırçalayabilir mi?

Diş sağlığı ve kişisel bakım açısından diş fırçalamak oldukça önemlidir. Uzmanlar günde dişimizi en az 2 kere fırçalamamızı önerir. Diş fırçalama alışkanlığı, ramazanda oruç tutan insanların oruçlu iken 'dişimi fırçalasam orucum bozulur mu' sorusunu akıllara getiriyor. Diş fırçalamak orucu bozar mı? Diş fırçalamanın orucu bozduğunu iddia edenlere yanıt Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geldi. Diyanet, 'diş fırçalamak orucu bozar mı' sorusuna yanıt verdi.

Ramazan ayının ikinci gün orucu tutuldu. Yanlız mübarek Ramazan ayının gelmesi ve oruçların tutulmaya başlamasıyla birlikte, en çok merak edilen sorulardan biri hiç şüphesiz 'diş fırçalamak orucu bozar mı?' sorusu. Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan resmi açıklama yapıldı. İşte 'diş fırçalamak orucu bozar mı?'

DİYANET İŞLERİ BAKANLIĞI RESMİ SİTESİNDEN AÇIKLAMA

Diyanet İşleri Başkanlığı ise resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamayla bu soru yanıt buldu.

Diş fırçalamak orucu bozar mı?

Başkanlığın internet sitesinden yapılan resmi açıklamada; Diş fırçalamakla oruç bozulmaz. Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur ve kazası gerekir. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce ve iftardan sonra fırçalanması uygun olur.' ifadeleri kullanıldı.

DİŞ SAĞLIĞI UZMANI NE SÖYLEDİ?

Diş Hekimi Pertev Kökdemir ise ’Diş fırçalamak vücudu besleyen bir durum olmadığı için, din adamlarının da defalarca onayladığı gibi oruçluyken diş macununu yutmamak kaydıyla diş fırçalamak oruç bozmaz” dedi. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, Ramazanda ciddi boyutta rahatsızlık veren ağız kokusu ve diş sorunlarıyla ilgili merak edilen soruları yanıtladı:
 
Diş doktoru Pertev Kökdemir, “Diş fırçalamak banyo yapmaktan farksız” dedi, anlattı: Macunu yutmazsanız, oruç bozulmaz. Ramazanda çürüklerin artmaması için dişler iftarda ve sahurda daha özenle fırçalanmalı...

Ağız kokusu nasıl önlenir?

Ağız kokusu, yalnızca diş çürüklerinden meydana gelmez. En büyük sebebi; diş eti iltihabıdır. Ayrıca protezler de ağız kokusu yapabilir. Bronşlar ve mideyle ilgili kokular da meydana gelebilir. Bilhassa, daha önce yediğimiz gıdalar ve midenin boş olması, koku olasılığını artırır. Geniz eti akıntıları da koku yapabilir. Ağız bakımı özellikle sahurda yeterince iyi yapılmadığında koku daha da artabilir. Ağız spreyleri oruçluyken de rahatlıkla kullanılabilir, kokuyu gideren ağız gargaraları ise yutmamak kaydıyla gün içinde birkaç kez tekrarlanabilir. Ayrıca tükürük salgısını arttırıcı tedbirler bu kokuyu baskılar. Ramazandan önce de kişiler diş bakımı yaptırırsa böyle bir sorunla karşılaşmaz.

Diş çürükleri artar 

Ramazan ayı çürük oluşumunu tetikleyebilir. Özellikle iftarda ve sahurda yenilen yemeklerden sonra ağızdaki dengeler tamamen bozulur, asit oranı artar. Dolayısıyla bakteri çoğalması için uygun ortam olur. Yemek yenildikten sonra hemen yatıldığı için ağız içi harareti artar, daha çok bakteri üreyebilir. Bu dönemde dikkat edilmezse, diş çürükleri artar.

Banyo yapmaktan farksız

Yemekten sonraki 30 dakikada bakteriler dişte çürüme yapmaya başladığından, sahurda mutlaka dişler fırçalanmalı. Ancak unutulması halinde gün içerisinde de fırçalanabilir. Oruçluyken diş fırçalamanın hiçbir mahsuru olmadığı, din adamları tarafından da defalarca onaylandı. Diş fırçalamak vücudu besleyen bir durum olmadığı için oruçluyken de diş macununu yutmamak kaydıyla diş fırçalamanın bir mahsuru yok. Diş macunu da, ağız suyu da oruçluyken rahatlıkla kullanılabilir. Banyo yapmanın nasıl oruç için bir mahsuru yoksa diş fırçalamak da aynı mantığı taşıyor.

Tuzlu suyla gargara yapın 

Ramazan’da ağız bakımı için iftardan ve sahurdan sonra dişlerin daha özenle fırçalanması gerekir. Bir ay dilaltı ve diş etinin iyice temizlenmesini, bir de ağız antiseptiği kullanılmasını özellikle öneriyoruz. En basiti; tuzlu suyla gargara yapmaktır, daha etkili olan anti bakteriyel gargara ya da ağız spreyi gibi ürünler de kullanılabilir.

ORUÇ TUTMANIN FARZ OLMADIĞI DURUMLAR

Yolculuk: İslâm, insanlara üstesinden gelemeyecekleri mükellefiyetleri yüklemez. Emirler takat ölçüsündedir. Yolculuk ise, zaman zaman meşakkat ve sıkıntıların olduğu bir durumdur. Böyle bir durumdaki Müslüman yolculuğun vereceği meşakkat karşısında oruç tutmada zorlanabilir. Bundan dolayıdır ki Cenab-ı Hakk, Bakara suresinin 184. âyetinde bu durumdaki kimselere oruç tutmama noktasında ruhsat vermiştir. Seferde iken oruç tutmayan daha sonra kaza eder. Ancak dileyen kimseler, yolcu oldukları halde bu orucu tutabilirler.

Hastalık: Yüce Yaratıcı, oruç tutamayacak kadar hasta olan kimselere de ruhsat vermiş, oruç mükellefiyetinden onları istisna etmiştir. Bunlar iyileştikten sonra tutamadıkları orucu kaza ederler. Burada hastalığı tam olarak tarif etmek gerekir. Hastalık, insanın hayatî fonksiyonlarının muntazam şekilde seyir etmemesi veya etraftan gelen uyarılara cevap verilmeme hali olarak tarif edilebilir. Hastalık, oldukça ciddi ve tedavi gerektiren bir durum olabileceği gibi basit bir rahatsızlık da olabilir. Bu ayırımı yapmayı yani oruç tutup tutmaması gereken kimseleri ayırmayı İslâm, Tabib-i Müslim-i Hâzık'a, (müslüman mütehassıs hekime) bırakmıştır. Tabiatıyle rastgele bir kimseye danışarak oruç tutmamak Allah katında o şahsa manevî mesuliyet yükler.

Gebelik ve çocuk emzirmek: Gebe olan ya da çocuğunu emzirme durumunda olan kadınlar, gerek kendilerine, gerekse çocuklarına bir zarar gelmemesi için, oruç tutmama noktasındaki ruhsata dahildirler ve daha sonra müsait olduklarında kaza ederler. (Bkz: İbn Mâce, Sıyâm 3)

Yaşlılık: İslâm, oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimselere ruhsat tanımış, tutamadıkları her gün için bir fakir doyurmak suretiyle bu onları bu ibadetten muaf tutmuştur.

Aşırı açlık ve susuzluk: Oruçlu olan bir kimse, aşırı açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalsa, orucun, onun beden ve ruh sağlığını ciddi boyutta etkileyeceğinden endişe etse yahut doktor bu hususta kendisine tutmaması noktasında rapor vermiş olsa, bu kimse de oruçtan muaf tutulmuş olup, sağlığına kavuştuğunda, tutamadığı günler kadar tutmak suretiyle bu ibadeti yerine getirmiş olur.

İkrah: Yani zorla oruç tutturulmamak halidir. Birisi oruç tutana, "Orucunu bozmazsan seni öldürürüm veya bir uzvunu keserim" diye tehdit etmişse, dediğini yapmaya gücü yetiyorsa, oruçlunun orucunu bozması mübah olur.

ORUCU BOZMAYAN ŞEYLER NELER?

* Unutarak yemek içmek ve cinsî münasebette bulunmak. Unutarak yapılan bu işler orucu bozmaz. Ancak oruçlu olduğunu hatırladığı anda, bu işleri yapmayı bırakması gerekir.

* Birinin unutarak yiyip içtiği görülürse, eğer yiyip içen adam, güçsüz, zayıf ve ihtiyar birisi ise hatırlatmamak daha iyidir. Zira bu, Allah'ın, o kimseye, güçsüzlüğüne merhameten orucunu unutturmak suretiyle ikram ettiği bir rızıktır. Unutarak yiyip içen kimse güçlü, kuvvetli biri ise hemen hatırlatılmalıdır.

* Uyurken ihtilâm olmak.

* Hanımını öpmek, elle tutmak, okşamak.. Bu durumda meni gelmedikçe oruç bozulmaz.

* Kadına el sürmeden sadece bakmak veya şehevî konuları düşünmek sebebiyle tahrik olup meninin gelmesi.

* Geceden cünüp olan kimsenin, yıkanmayı sahurdan sonraya, oruçlu vaktine bırakması.

* Ağza gelen balgamı yutmak.

* Kafasından burnun içine gelen akıntıyı çekip yutmak.

* Denize, yahut başka bir suya dalınca, kulağa su kaçması.

* İstek dışı olarak boğaza sigara Dumanı gibi keyif verici bir duman girmesi.

* Boğazına toz veya sinek kaçmak. Gözyaşı veya yüz teri ağza girecek olsa, eğer bir-iki damla kadarsa orucu bozmaz. Ancak tuzluluğu bütün ağız içinde hissedilecek kadar çok olup oruç hatırda iken yutulursa orucu bozar.

* Sahurdan dişleri arasında kalmış nohut tanesinden küçük bir şeyi yutmak.. Nohut tanesinden büyük olursa orucu bozar.

* Hariçten susam veya buğday tanesi kadar bir şeyi ağzına alıp yavaş yavaş ve tadı boğazına varmayacak şekilde çiğneyip yok etmek.

* Kendiliğinden gelen kusuntu, yine kendiliğinden geriye gitse, ağız dolusu bile olsa orucu bozmaz. Kusma isteğiyle ağza getirilen az miktardaki kusmuk ise kendiliğinden içeri gitse orucu bozmaz. Fakat miktarı ağız dolusu ise orucu bozar.

* Kan aldırmak.

* Göze sürme çekmek.

* Derideki gözeneklerden içeri giren şeyler orucu bozmaz. Buna binaen, vücuda sürülen yağ veya yıkanılıp soğukluğu içeri nüfuz eden su, orucu bozmaz. Çünkü bunlar yoluyla içeri girerler.

* Baş veya karındaki bir yaraya konulan ilâç, vücuttan içeri girmedikçe oruç bozulmaz.

ORUCU BOZUP YALNIZ KAZÂYI GEREKTİREN DURUMLAR

* Yenilip içilmesi normal, alışılmış olmayan ve insan tabiatının meyletmediği şeylerin yenilip içilmesi orucu bozar ve sadece kazayı gerektirir. Taş, toprak, çiğ pirinç, çiğ hamur, un gibi insanların normalde yemediği şeyleri yemek orucu bozar ve sadece kazayı gerektirir.

* Henüz içi olmamış yeşil cevizi yemek. Veya bademi, fındığı ve kuru fıstığı kabuğuyla birlikte çiğnemeden yutmak.

* Arka yola fitil koymak, ilâç akıtmak.

* Burna ilâç çekmek.

* Kulağın içine yağ damlatmak.

* Boğaza huni ile bir şey akıtmak.

* Karında veya başta bulunan herhangi bir yaraya sürülen ilâcın vücuttan içeri nüfuz etmesi.

* Boğaza kaçan yağmur, kar veya doluyu istemeyerek yutmak.

* Abdest alırken boğazına veya burna su çekerken genzine hata ile suyun kaçması.

* İsteyerek boğazına veya burnuna duman çekmek. Sigara, anber gibi lezzet ve keyif verici bir duman olursa kefaret de gerekir.

* Ramazan günü zor kullanmak suretiyle yapılan cinsel ilişkiden dolayı, bu işe zorlanan kimseye sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez. Zor kullanmak, can almak, bir organı kesmek veya bunlardan birine sebebiyet verecek şekilde dövmekle yapılan zorlamadır. Üzüntü ve acı verecek derecede olan dövmek veya sadece hapsetmek suretiyle yapılan bir zorlamadan dolayı Ramazan orucunu bozmak kaza ile birlikte kefareti de gerektirir.

* Dişleri arasında kalan nohut tanesi kadar olan bir şeyi yemek.

* Kendi isteğiyle dışarı kusmak. Bu kusma ağız dolusundan az da olsa orucu bozar.

* Ağız dolusu kendiliğinden gelen veya isteyerek getirilen kusmuğu mideye çevirmek.

* Sahur vakti geçtiği halde, geçmedi zannıyla sahur yemek.

* Güneş battı, iftar oldu zannıyla oruç bozmak.

* Ramazan orucundan başka bir orucu bozmak. İsterse kasden olsun..

* Hanımını öpmek, okşamak, sarılma, v.s. sebebiyle erkekten ve kadından meninin gelmesi. Şehvetle sadece mezinin gelmesi ile oruç bozulmaz.

* Ramazan orucunu tutmaya niyet etmeden gündüz yiyip içmek de sadece kazâyı gerektirir. Kefaret icab etmez. Çünkü kefaret oruç tutmamanın değil, tutulan orucu bozmanın cezasıdır. Fakat böyle bir şey günahtır. Tevbe etmek gerekir.

* El ile meni getirmek (istimna' - mastürbasyon).

* Kan yutmak. Çoğunluğunu tükürük teşkil eden ağızdaki az kanı yutmak orucu bozmaz.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler